Danıştay Kararı 10. Daire 2019/4584 E. 2021/5356 K. 08.11.2021 T.

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2019/4584 E.  ,  2021/5356 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No: 2019/4584
Karar No: 2021/5356

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Denetim Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Başkanlığı / …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN_KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, on altı çalışanına ait işe giriş bildirgeleri ile bir çalışanına ait işten ayrılış bildirgesinin, 2006/4-12, 2007/1-12, 2009/1-12, 2010/1-12, 2011/1-12 ve 2012/1-2 dönemlerine ait ek aylık prim ve hizmet belgelerinin ve 2006/6-12, 2007/1-12, 2009/1-12, 2010/1-12, 2011/1-12 ve 2012/1-2 dönemlerine ait ek sosyal güvenlik destek primi belgelerinin süresinde Kuruma verilmemesi nedeniyle 5510 sayılı Kanun’un 102. maddesine istinaden 168.609,60 TL idari para cezası uygulanmasına ilişkin işleme yapılan itirazın reddi reddine dair …tarih ve …sayılı komisyon kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …İdare Mahkemesince; dosyadaki mevcut bilgi ve belgeler ile Asgari İşçilik İnceleme Raporu ve ekindeki davacının davalı idare müfettişine verdiği ifadelerin birlikte incelenmesinden; her ne kadar haksız sigorta tespitlerinin iptali istemiyle …İş Mahkemesinde açılan davada …tarih ve E:…, K:…sayılı karar ile davanın kısmen kabul edilerek kararda belirtilen hizmet ve ek süreler için işlemler iptal edilmiş ise de, davanın geriye kalan kısımlarını ilgilendiren hizmet ve ek sürelere ilişkin kısım ret ile sonuçlandığından ve sigortasız çalıştırılan diğer şahıslara ilişkin sigortalı işe giriş bildirgelerinin, söz konusu kişiler nedeniyle Kuruma verilmesi gereken işyeri bildirgesinin, aylık prim ve hizmet belgelerinin verilmemesi nedeniyle 5510 sayılı Kanun hükümleri uyarınca tesis edilen dava konusu idari para cezası işleminde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davacı tarafından, temyize konu kararda davalı idarece yapılan ek hizmet süresinin tespitinin iptali istemiyle açılan davada …İş Mahkemesince davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verildiği, Mahkemece yaptırılan ve karar gerekçesinde atıf yapılan bilirkişi raporunda yer alan 2010 yılı ve 2011 yılı yönünden davacı şirketin iş kapasitesinin bilinmediği için değerlendirme yapılamadığı tespitinin kendilerine uygulanan cezanın hukuka aykırı olduğunun göstergesi olduğu, faaliyetin bulunduğuna dair bilgi ve belgeye ulaşılan yıllara ait ek hizmet sürelerinin iptalinin de bu dönemlere dair kesilen para cezasının hukuka aykırılığını ortaya koyduğu, denetmen tarafından hazırlanan raporun varsayımlara dayanılarak farazi olarak hazırlandığı, işe giriş bildirgesi nedeniyle verilen cezaların da listede yer alan çalışanların tamamının sigorta girişi mevcut olduğu için haksız olduğu, davanın reddi yönündeki kararın bozulmasının gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin idarî para cezasının her bir sigortalı için asgari ücretin onda biri tutarında uygulanması gerekirken, her bir sigortalı için asgari ücret tutarında idarî para cezası verilmesi yönünden kabulü, diğer kısımları yönünden ise reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Danıştay Başkanlık Kurulunun 07/03/2019 tarih ve 2019/24 sayılı kararıyla Danıştay Onbeşinci Dairesinin kapatılması üzerine Danıştay Onuncu Dairesine gönderilen dava dosyasında, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Dosyanın incelenmesinden; yapı denetim faaliyeti sürdüren davacıya ait işyerinde yapılan asgari işçilik incelemesi neticesinde davalı idare müfettişliğince düzenlenen …tarihli ve …sayılı Asgari İşçilik İnceleme Raporunda, davacının yanında çalışan denetçi / kontrol elemanı / yardımcı kontrol elemanlarının (toplam 31 kişi) belgelerinin Bayındırlık ve İskan Bakanlığı’na verildiği, ancak davalı idareye sigortalı olarak bildirimlerinin yapılmadığı/eksik yapıldığı, bu kişilerden 11’inin emekli aylığı alanlardan (pasif sigortalı), kalan 20’sinin aktif sigortalı olduğu, sektörün genel olarak değerlendirilmesinde pasif sigortalılar ile aktif sigortalı olup başka iş yerinde çalışması bulunanların iş yerinde aylık ortalama 8 gün, aktif sigortalı olup başka iş yerinde çalışması bulunmayanların ise aylık 30 gün çalışmalarının bulunduğu, ancak firma tarafından daha az gün üzerinden bildirim yapıldığı, bu nedenle prime esas gün sayısının 8 veya 30 gün üzerinden hesaplanmasının gerektiği tespitlerine yer verildikten sonra söz konusu 31 kişinin ise işe giriş bildirgelerinin süresinde Kuruma verilmemesi nedeniyle fiil tarihine göre 506 veya 5510 sayılı Kanun uyarınca idari para cezası uygulanması, ayrıca 2008/1-12 dönemine ait tüm sigorta kollarındaki sigortalılar için düzenlenen aylık prim ve hizmet belgelerinin ve Sosyal Güvenlik Destek Primine (SGDP) tabi olan sigortalılar için düzenlenen aylık prim ve hizmet belgelerinin Kuruma süresinde verilmemesi nedeniyle 5510 sayılı Kanun’un 102. maddesinin 1. fıkrasının (c/4) bendi uyarınca idari para cezası uygulanması gerektiği görüşlerinin yer aldığı; bu rapora istinaden düzenlenen ve dava konusu işleme esas olan 01/02/2012 tarih ve 14 sayılı Araştırma Raporunda; 20/08/2010 tarih ve 93205/AİR.6 sayılı Asgari İşçilik İnceleme Raporunda hizmet tespitleri yer alan 11 emekli (pasif) sigortalının aylık 8 gün üzerinden Kuruma bildirilmeleri esası kabul edildiğinden, bu hizmet tespitleri esas alınarak SGDP’ye tabi olarak işe başladıklarını gösterir işe giriş bildirgelerinin ve asgari ücretle çalıştıkları kabul edilerek ek aylık prim ve hizmet belgelerinin istenilmesi, verilmemesi durumunda da re’sen düzenlenerek prim tahakkuk ve tahsilatının yapılması ve bu belgeler için 5510 sayılı Kanun’un 102. maddesi uyarınca idari para cezası uygulanması, aktif sigortalı olup başka iş yerinde çalışması bulunan 19 kişinin aylık 8 gün ve asgari ücret üzerinden çalıştıkları kabul edilerek işe giriş bildirgelerinin, aylık prim ve hizmet belgelerinin istenilmesi, verilmemesi durumunda da re’sen düzenlenerek prim tahakkuk ve tahsilatının yapılması ve bu belgeler için idari para cezası uygulanması, aktif sigortalı olup başka iş yerinde çalışması bulunmayan 1 kişinin ise aylık 30 gün ve asgari ücret üzerinden çalıştığı kabul edilerek işe giriş bildirgesi ile aylık prim ve hizmet belgesinin istenilmesi, verilmemesi durumunda da re’sen düzenlenerek prim tahakkuk ve tahsilatının yapılması ve bu belgeler için idari para cezası uygulanması gerektiği görüşlerine yer verildiği; bu rapora istinaden tesis edilen dava konusu işlemle davacıya 5510 sayılı Kanun’un 102. maddesi uyarınca 168.609,60 TL idari para cezası verildiği, bu para cezasının içinde çalışanlardan …’e ait 21/10/2009 tarihli işten ayrılış bildirgesinin süresinde Kuruma verilmemesi nedeniyle uygulanan 1 asgari ücret tutarındaki cezanın da yer aldığı (Her ne kadar …tarih ve …idari para cezası tutanağında işten ayrılış bildirgesinden bahsedilmese de gerek dava konusu idari para cezasına esas olan …tarih ve …sayılı Araştırma Raporu gerekse de davacı tarafından dava dilekçesinde iptali istenilen idari para cezası uygulanmasına ilişkin işleme yapılan itirazın reddine dair …tarih ve …sayılı komisyon kararı içerisinde mevcuttur.), davacı tarafından haksız sigorta tespitlerinin iptali istemiyle …İş Mahkemesinde açılan davada …tarih ve E:…, K:…sayılı karar ile dava kısmen kabul edilerek kararda belirtilen hizmet ve ek süreler için davalı Kurum işlemlerinin iptal edildiği, davanın geriye kalan hizmet ve ek sürelere ilişkin kısmının ise reddedildiği, anılan kararın onandığı, davacı tarafından idareye yapılan itirazın reddi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

İLGİLİ MEVZUAT:
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 9. maddesinin 3. fıkrasında, “Birinci fıkranın (a), (c) ve (d) bentlerine göre sigortalılığı sona erenlerin durumları işverenleri tarafından, (b) bendinde belirtilen şekillerde sona erenlerin durumlarının ise kendileri ve sözü edilen bentte belirtilen faaliyetin sona erme halinin bildirildiği kuruluşlar veya vergi daireleri tarafından, en geç on gün içinde Kuruma bildirilir.” hükmü; 102. maddesinin 1. fıkrasının (j) bendinde, “9’uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine göre sigortalılığı sona erenlere ilişkin bildirim ile 506 sayılı Kanunun geçici 20’nci maddesinde yer alan sandıklara, sandık iştirakçiliğinin başlama veya sona ermesine ilişkin bildirimi, süresi içinde ya da Kurumca belirlenen şekle ve usule uygun olarak yapmayanlar veya Kurumca internet, elektronik veya benzeri ortamda göndermekle zorunlu tutulduğu halde anılan ortamda göndermeyenler hakkında, bir takvim ayında işlenen bu fiillerden dolayı tutmakla yükümlü bulunulan defter ve belgelerin ibraz edilmemesi nedeniyle verilmesi gereken ceza tutarını aşmamak kaydıyla her bir sigortalı veya sandık iştirakçisi için asgari ücretin onda biri tutarında idari para cezası uygulanır.” hükmü ve aynı Kanun’un “31/5/2006 Tarihli ve 5510 Sayılı Kanuna İşlenemeyen Geçici Maddeler” başlığı altında yer alan (1/3/2012 tarih ve 6283 sayılı Kanun’un Geçici Maddesi) Geçici 1. maddesinde, “31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 102 nci maddesinin birinci fıkrasının (j) bendinde bu Kanunun 3 üncü maddesi ile yapılan değişiklik, bu Kanunun yayımı tarihinden önce tahakkuk ettirildiği halde ödenmemiş olan cezalar için de uygulanır, ancak tahsil edilmiş tutarlar red ve iade veya mahsup edilmez.” hükmü yer almaktadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Mahkeme kararının, “dava konusu işlemin; işe giriş bildirgelerinin, ek aylık prim ve hizmet belgelerinin ve ek sosyal güvenlik destek primi belgelerinin yasal süresinde Kuruma verilmediğinden bahisle uygulanan idari para cezalarına ilişkin kısmı” yönünden davanın reddine dair kısmının incelenmesi:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın dava konusu işlemin işe giriş bildirgelerinin, 2006/4-12, 2007/1-12, 2009/1-12, 2010/1-12, 2011/1-12 ve 2012/1-2 dönemlerine ait ek aylık prim ve hizmet belgeleri ile 2006/6-12, 2007/1-12, 2009/1-12, 2010/1-12, 2011/1-12 ve 2012/1-2 dönemlerine ait ek sosyal güvenlik destek primi belgelerinin yasal süresi içinde Kuruma verilmediğinden bahisle uygulanan para cezalarına ilişkin kısmı yönünden davanın reddine dair kısmı usul ve hukuka uygun olup, davacının temyiz dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Mahkeme kararının, “dava konusu işlemin, iş yeri bildirgesinin yasal süresinde Kuruma verilmediğinden bahisle uygulanan idari para cezasına ilişkin kısmı” yönünden davanın reddine dair kısmının incelenmesi:

Öncelikle, her ne kadar İdare Mahkemesince “iş yeri bildirgesinin” Kuruma süresinde verilmediğinden bahisle idari para cezası uygulandığı kabul edilerek yargılama yapılmış ise de; gerek idari para cezası kararında gerekse bu karara yapılan itirazın reddine ilişkin dava konusu işlemde, davacı şirkete iş yeri bildirgesini vermediğinden bahisle idari para cezası uygulanmamış olup, söz konusu para cezası Kemal Özmen isimli işçinin işten ayrılış bildirgesinin Kuruma süresinde ibraz edilmemesi nedeniyle verilmiştir. Bu nedenle, Mahkeme kararının bu kısmına yönelik inceleme, “işten ayrılış bildirgesi” verilmemesine istinaden uygulanan idari para cezasına yönelik hukuka uygunluk denetimi yapılarak gerçekleştirilmiştir.
Uyuşmazlıkta, davacıya işten çıkış bildirgesinin Kuruma verilmemesi nedeniyle 5510 sayılı Kanun’un 102. maddesi uyarınca ceza verilmesi gerektiğinde kuşku bulunmamaktadır.
Ancak, 5510 sayılı Kanun’un 102. maddesinin 1. fıkrasına, 5838 sayılı Kanun ile eklenen (j) bendindeki hüküm dikkate alınarak davacıya bir asgari ücret tutarında idari para cezası verildiği, oysa 5510 sayılı Kanun’un 102. maddesinin 1. fıkrasının 6283 sayılı Kanun ile değişik (j) bendinde, davacının fiiline uyan ceza asgari ücretin onda biri tutarına indirilmiş olup, ayrıca Geçici 1. madde uyarınca bu Kanunun yayımı tarihinden önce tahakkuk ettirildiği halde ödenmemiş olan cezaların da asgari ücretin onda bir tutarında uygulanması gerektiği açıktır.
Bu durumda, davacının lehine olan kanun ve yine “31/5/2006 Tarihli ve 5510 Sayılı Kanuna İşlenemeyen Geçici Maddeler” başlığında yer alan Geçici 1. madde hükmü dikkate alındığında idarî para cezasının asgari ücretin onda biri tutarında uygulanması gerekirken, asgari ücret tutarında idarî para cezası verilmesinde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.

Bu itibarla, davanın reddi yönündeki Mahkeme kararının bu kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine,
2. Davanın reddine ilişkin temyize konu …İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının; dava konusu işlemin, işe giriş bildirgelerinin, ek aylık prim ve hizmet belgelerinin ve ek sosyal güvenlik destek primi belgelerinin yasal süresinde verilmediğinden bahisle uygulanan idari para cezalarına ilişkin kısımları yönünden ONANMASINA, işten ayrılış bildirgesinin yasal süresinde verilmediğinden bahisle uygulanan idari para cezasına ilişkin kısmı yönünden BOZULMASINA,
3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,

4. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 08/11/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.