Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2019/4717 E. , 2021/4204 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2019/4717
Karar No : 2021/4204
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Tıp Sağlık Hizmetleri Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN_KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, şirkette çalışanların 2008/1-6, 2010/7-12, 2011/1-12 ve 2012/1-6 dönemlerine ait aylık prim ve hizmet belgelerinin süresi içinde kuruma verilmediğinden bahisle 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 102. maddesi uyarınca 47.047,40 TL idari para cezası verilmesine ilişkin İstanbul Sosyal Güvenlik il Müdürlüğü Küçükçekmece Sosyal Güvenlik Merkezinin … tarih ve … sayılı işlemi ile anılan işleme karşı yapılan itirazın reddine dair … tarih ve … sayılı komisyon kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince; inceleme raporuna göre davacı şirketin bazı çalışanlarının ücretlerinin eksik bildirildiği, bazı çalışanların net ücretlerinin kuruma verilen bildirgede brüt ücret gibi gösterildiği, yine bazı çalışanların çalıştıkları gün sayısının eksik bildirildiği, bir kişinin işe başlama tarihinin 10 gün sonra kuruma bildirildiğinin görüldüğü, raporda tespit edilen hususlara göre dava konusu idari para cezasında ve dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davacı tarafından, müfettiş raporunda sadece 2011 yılının incelendiği, 2011 yılı dışındakiler için beyanlarının alınmadığı, belge istenmediği, iddialarının mahkeme kararında irdelenmedği ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kısmen kabulü ile Mahkeme kararının 2011 yılı dışında uygulanan idari para cezasına ilişkin kısmının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Danıştay Başkanlık Kurulu’nun 07/03/2019 tarih ve 2019/24 sayılı kararıyla Danıştay Onbeşinci Dairesinin kapatılması üzerine Danıştay Onuncu Dairesine gönderilen dava dosyasında, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Dosyanın incelenmesinden; diyaliz merkezi işleten davacı şirket tarafından, diyaliz merkezinde çalışan doktor ve hemşirelerin 2008/1-6, 2010/7-12, 2011/1-12 ve 2012/1-6 dönemlerine ait aylık prim ve hizmet belgelerinin süresi içinde Kuruma verilmediğinden bahisle 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 102. maddesi uyarınca 47.047,40 TL idari para cezası verildiği, idari para cezasının davacı şirkete 11/03/2013 tarihinde tebliğ edildiği, bu işleme yapılan itirazın reddi üzerine her iki işlemin de iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı, dava konusu işlemin dayanağı Sosyal Güvenlik Kurumu Rehberlik ve Teftiş Başkanlığının 10/08/2012 tarihli Asgari İşçilik İnceleme Raporunda; 2011 yılına ilişkin kayıt ve belgelerin incelendiğinin, bir kısım sigortalıların ücretlerinin sözleşmelerinde net olarak belirtildiğinin ve 2011 yılı için sigorta primine esas kazançları bildirilmeyen veya eksik bildirilenlerin tespit edildiğinin, bu sebeple 5510 sayılı Kanun’un 102. maddesi uyarınca işlem yapılması gerektiğinin belirtildiği anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT:
01/10/2008 tarihine kadar yürürlükte bulunan 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 79. maddesinin 1. fıkrasında; “İşveren, bir ay içinde çalıştırdığı sigortalının sigorta primleri ve destek primi hesabına esas tutulan kazançlar toplamı ve prim ödeme gün sayıları ile bu primleri gösteren ve örneği yönetmelikle belirlenen asıl veya ek belgeleri ait olduğu ayı veya dönemi takip eden ayın sonuna kadar Kuruma vermekle ve Kurumca istenilmesi halinde iş yeri kayıtlarını ibraz etmekle veya sigortalı çalıştırmadığı takdirde, bu hususu sigortalı çalıştırmaya son verdiği tarihten itibaren bir ay içinde yazılı olarak Kuruma bildirmekle yükümlüdür.” hükmü,
140. maddesinin 1. fıkrasının “c” bendinde; “Bu Kanunun 79 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca verilmesi gereken belgeleri anılan fıkrada belirtilen süre içinde Kuruma vermeyenlere her bir fiil için belgenin …. 3) Mahkeme kararı ile veya denetim elemanlarınca yapılan tespitler sonucunda ya da kamu kurum ve kuruluşları tarafından düzenlenen belgelerden hizmetleri veya kazançları Kuruma bildirilmediği veya eksik bildirildiği saptanan sigortalılarla ilgili olması halinde, belgenin asıl veya ek nitelikte olup olmadığı, işverence düzenlenip düzenlenmediği üzerinde durulmaksızın aylık asgarî ücretin üç katı tutarında,” idari para cezası verilir.” hükümleri yer almıştır.
Mülga 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 29/07/2003 tarih ve 4958 sayılı Kanun hükmü ile değiştirilen 140. maddesinin 5. fıkrasında, fiilin işlendiği günden itibaren beş yıl içinde tebliğ edilemeyen idari para cezalarının zamanaşımına uğrayacağı kurala bağlanmıştır.
506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nu yürürlükten kaldıran 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun, idari para cezasına ilişkin hükümleri 01/10/2008 tarihinde yürürlüğe girmiş olup; anılan Kanun’un işlem tarihinde yürürlükte olan haliyle 86. maddesinde; “İşveren bir ay içinde 4 üncü ve 5 inci maddeye tabi çalıştırdığı sigortalıların ve sosyal güvenlik destek primine tabi sigortalıların; a) Ad ve soyadlarını, T.C. kimlik numaralarını, b) 80 inci maddeye göre hesaplanacak prime esas kazançlarını, c) Prim ödeme gün sayıları ile prim tutarlarını gösteren ve örneği Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenen asıl veya ek aylık prim ve hizmet belgesini, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamındakiler için en geç Kurumca belirlenecek günün sonuna kadar, diğer sigortalılar için ise ait olduğu ayı takip eden ayda Kurumca belirlenecek günün sonuna kadar Kuruma vermekle veya sigortalı çalıştırmadığı takdirde, bu hususu sigortalı çalıştırmaya son verdiği tarihten itibaren, onbeş gün içinde Kuruma bildirmekle yükümlüdür.” hükmü bulunmaktadır.
Anılan Kanun’un 102. maddesinin 1. fıkrasının “c” bendinde; “86 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca verilmesi gereken belgeleri, Kurumca belirlenen şekilde ve usûlde vermeyenler ya da Kurumca internet, elektronik veya benzeri ortamda göndermekle zorunlu tutulduğu halde anılan ortamda göndermeyenler veya belirlenen süre içinde vermeyenlere her bir fiil için;…. 4) Belgenin mahkeme kararı, Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarınca yapılan tespitler veya diğer kamu idarelerinin denetim elemanlarınca kendi mevzuatları gereğince yapacakları soruşturma, denetim ve incelemeler neticesinde ya da bankalar, döner sermayeli kuruluşlar, kamu idareleri ile kanunla kurulan kurum ve kuruluşlardan alınan bilgi ve belgelerden, hizmetleri veya kazançları Kuruma bildirilmediği veya eksik bildirildiği anlaşılan sigortalılarla ilgili olması halinde, belgenin asıl veya ek nitelikte olup olmadığı, işverence düzenlenip düzenlenmediği dikkate alınmaksızın, aylık asgari ücretin iki katı tutarında idari para cezası uygulanır.” hükmü bulunmaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Mahkeme kararının, dava konusu işlemin 2011/1-12 dönemlerine ait aylık prim ve hizmet belgelerinin yasal süresinde verilmediği gerekçesiyle uygulanan idari para cezasına ilişkin kısmı yönünden incelenmesi:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın, 2011/1-2011/12 dönemine ait idari para cezasına ilişkin kısım yönünden davanın reddine dair kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Mahkeme kararının, dava konusu işlemin 2008/1. ve 2. aylarına ait aylık prim ve hizmet belgelerinin yasal süresinde verilmediği gerekçesiyle uygulanan idari para cezasına ilişkin kısmı yönünden incelenmesi:
Dava konusu idari para cezasının davacıya 11/03/2013 tarihinde tebliğ edildiği dikkate alındığında, 01/10/2008 tarihinde yürürlükten kaldırılan 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 140. maddesinin 5. fıkrası uyarınca fiilin işlendiği günden itibaren beş yıl içinde tebliğ edilemeyen idari para cezaları zamanaşımına uğrayacağından 2008/1. ve 2. aylarına ait aylık prim ve hizmet belgelerinin süresinde verilmediğinden bahisle uygulanan idari para cezasının zamanaşımına uğradığı açıktır.
Bu itibarla, dava konusu işlemin söz konusu dönemlere ilişkin kısmının bu gerekçeyle iptali gerekirken, İdare Mahkemesi kararının bu aylar yönünden davanın reddine dair kısmında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Mahkeme kararının, dava konusu 2008/3-6, 2010/7-12 dönemleri ile 2012/1-6 dönemlerine ait aylık prim ve hizmet belgelerinin yasal süresinde verilmediği gerekçesiyle uygulanan idari para cezasına ilişkin kısmı yönünden incelenmesi:
5510 sayılı Kanun hükümlerine göre ceza verilebilmesi için cezaya esas alınan fiil ve olayların somut, kesin ve hiçbir duraksamaya yer vermeyecek şekilde davalı idarece tespiti gerekli ve zorunludur.
Dava konusu işlemin dayanağı teftiş raporunda, sadece 2011 yılına ilişkin inceleme yapıldığı, davacı şirket çalışanlarının 2011 yılına ait aylık prim ve hizmet belgelerinin davalı idareye eksik verildiğinin veya hiç verilmediğinin tespit edildiği, ancak idari para cezasına konu 2008/3-6, 2010/7-12 ve 2012/1-6 dönemlerine ilişkin inceleme yapılmadığı görülmekte olup, eksik incelemeye dayalı dava konusu işlemin bu kısmında hukuka uyarlık bulunmadığından, davanın reddi yolundaki temyize konu kararın bu kısmında da hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine,
2. Davanın reddine ilişkin temyize konu … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının 2008/1-6, 2010/7-12 ve 2012/1-6 dönemlerine ait idari para cezası yönünden davanın reddine dair kısmının BOZULMASINA, 2011/1-12 dönemlerine ait idari para cezası yönünden davanın reddine dair kısmının ONANMASINA,
3. Bozulan kısımlar hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 21/09/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.