Danıştay Kararı 10. Daire 2019/4773 E. 2021/1247 K. 18.03.2021 T.

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2019/4773 E.  ,  2021/1247 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No: 2019/4773
Karar No: 2021/1247

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı davanın reddi yolundaki kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, 1 işçinin işe giriş ve işten ayrılış bildirgeleri ile 2014/05-12 ve 2015/01-05 dönemlerine ait aylık prim ve hizmet belgelerinin yasal süresi içerisinde Kuruma verilmediğinden bahisle 5510 sayılı Kanun’un 102. maddesi uyarınca 32.430,15 TL idari para cezası ile tecziyesine dair İstanbul Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Şişli Sosyal Güvenlik Merkezinin … tarih ve … sayılı işleminin iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararıyla; davacıya ait börek ve pide salonu faaliyetinde bulunulan iş yerinde yapılan denetim sonucu düzenlenen 20/05/2015 tarihli işyeri durum tespit tutanağı ve alınan ifadeler doğrultusunda … ‘un işyerinin mutfak bölümünde fiilen çalıştığının tespit edildiği, … ‘un işe giriş tarihinin 27/03/2011 olarak yazıldığı, işverenin … ‘u işe ihtiyacı olduğundan temizlik elemanı olarak kendisinin işe aldığını beyan ettiği, bu durumda 5510 sayılı Kanun ile getirilen zorunluluklara aykırı davranılarak çalışana ait işe giriş ve işten ayrılış bildirgesi ile aylık prim ve hizmet bildirgelerinin zamanında Kuruma verilmediğinin işveren ile birlikte imza edilen işyeri durum tespit tutanağı ile sabit olması, aksinin ispat edilememesi karşısında tesis edilen idari para cezasında hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, … ‘un ayda 8 gün çalıştığına dair beyanlarının tutanağa işlenmediği, itirazları sonuçlandırılmadan idari para cezası verildiği, şahitlerin dinlenilmediği, iş mahkemesi kararının bekletici mesele yapılmadığı, idare mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : İdare Mahkemesi kararının kısmen onanması, kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Danıştay Başkanlık Kurulunun 07/03/2019 tarih ve 2019/24 sayılı kararıyla Danıştay Onbeşinci Dairesinin kapatılması üzerine Danıştay Onuncu Dairesine gönderilen dava dosyasında, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Davacıya ait iş yerinde sigorta primleri ödenmeden kayıtdışı çalışan olduğu yolundaki ihbar üzerine Sosyal Güvenlik Denetmeni tarafından 20/05/2015 tarihinde fiili denetim yapıldığı, denetim sonucu hazırlanan … tarih ve … sayılı durum tespit raporuyla, 1 işçinin işe giriş ve işten ayrılış bildirgeleri ile 2014/05-12 ve 2015/01-05 dönemlerine ait aylık prim ve hizmet belgelerinin yasal süresi içinde Kuruma verilmediğinin tespit edildiğinden bahisle davacının 32.430,15 TL idari para cezası ile cezalandırıldığı, bu işleme yapılan itirazın reddi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

İLGİLİ MEVZUAT:
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 9. maddesinin 3. fıkrasında; “birinci fıkranın (a), (c) ve (d) bentlerine göre sigortalılığı sona erenlerin durumları işverenleri tarafından, (b) bendinde belirtilen şekillerde sona erenlerin durumlarının ise kendileri ve sözü edilen bentte belirtilen faaliyetin sona erme halinin bildirildiği kuruluşlar veya vergi daireleri tarafından, en geç on gün içinde Kuruma bildirilir.” hükmü, 102. maddesinin 1. fıkrasının “j” bendinde; “9’uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine göre sigortalılığı sona erenlere ilişkin bildirim ile 506 sayılı Kanunun geçici 20’nci maddesinde yer alan sandıklara, sandık iştirakçiliğinin başlama veya sona ermesine ilişkin bildirimi, süresi içinde ya da Kurumca belirlenen şekle ve usule uygun olarak yapmayanlar veya Kurumca internet, elektronik veya benzeri ortamda göndermekle zorunlu tutulduğu halde anılan ortamda göndermeyenler hakkında, bir takvim ayında işlenen bu fiillerden dolayı tutmakla yükümlü bulunulan defter ve belgelerin ibraz edilmemesi nedeniyle verilmesi gereken ceza tutarını aşmamak kaydıyla her bir sigortalı veya sandık iştirakçisi için asgari ücretin onda biri tutarında idari para cezası uygulanır.” hükmü yer almaktadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Mahkeme kararının, dava konusu işlemin işe giriş bildirgesi ile 2014/05-12 ve 2015/01-05 dönemlerine ait aylık prim ve hizmet belgelerinin yasal süresinde verilmediği gerekçesiyle uygulanan idari para cezasına ilişkin kısmı yönünden davanın reddine dair kısmının incelenmesi:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın dava konusu işlemin 1 işçinin işe giriş bildirgesi ile 2014/05-12 ve 2015/01-05 dönemlerine ait aylık prim ve hizmet belgelerinin yasal süresi içinde verilmediği gerekçesiyle uygulanan idari para cezasına ilişkin kısmı yönünden davanın reddi yolundaki kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Mahkeme kararının, dava konusu işlemin işten ayrılış bildirgesinin yasal süresinde verilmediği gerekçesiyle uygulanan idari para cezasına ilişkin kısmı yönünden davanın reddine dair kısmının incelenmesi:
5510 sayılı Kanun’un, anılan hükümlerine göre ceza verilebilmesi için öncelikle cezaya esas alınan fiil ve olayların somut, kesin ve hiçbir duraksamaya yer vermeyecek şekilde davalı idarece tespiti gerekli ve zorunludur. Bu tespitler çalışanların şikayet ve itirazlarına, işverene ait kayıt ve defterlere, diğer kamu kurum ve kuruluşlarının işlemlerine bakılarak yapılabilecek ve aksi sabit oluncaya kadar bu tespitlere itibar edilecektir.
Davacının iş yerinde çalıştığı tutanakla tespit edilen işçinin, işten ayrıldığına dair herhangi bir bilgi, belge ya da ifade bulunmadığı gibi denetim tarihinde fiilen çalıştığı da görülmektedir.
Bu durumda, davacı hakkında fiilin, somut bilgi ve belge ile tereddüte yer vermeyecek şekilde ispatlanarak sübuta erdirilmesi üzerine ceza yaptırımı uygulanabileceğinden dava konusu işlemin 1 işçinin işten ayrıldığı gerekçesiyle 5510 sayılı Kanun’un 102. maddesinin 1. fıkrasının (j) bendi gereğince asgari ücretin onda biri tutarında uygulanan idari para cezasına ilişkin kısmı yönünden davanın reddi yolunda verilen kararda hukuka uyarlık bulunmadığından İdare Mahkemesi kararının bu kısmının bozulması gerekmektedir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin kısmen kabulüne,
2. Davanın reddi yolundaki … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı temyize konu kararının dava konusu işlemin işten ayrılış bildirgesinin yasal süresinde verilmediği gerekçesiyle uygulanan idari para cezasına ilişkin kısmı yönünden davanın reddine dair kısmının BOZULMASINA,
3. Davacının temyiz isteminin kısmen reddine, temyize konu Mahkeme kararının dava konusu işlemin işe giriş bildirgesi ile aylık prim ve hizmet belgelerinin yasal süresinde verilmediği gerekçesiyle uygulanan idari para cezasına ilişkin kısımları yönünden davanın reddine dair kısmının ONANMASINA,
4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 18/03/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.