Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2019/4816 E. , 2021/1249 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No: 2019/4816
Karar No: 2021/1249
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …Kollektif Şirketi …ve Ortağı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : …Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : …İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı davanın reddi yolundaki kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, bir işçinin işe giriş ve işten ayrılış bildirgesinin, 2013/06-12, 2014/01-06 dönemlerine ait aylık prim ve hizmet belgelerinin yasal süresi içinde Kuruma verilmediği ve 2014/03, 04, 05 ve 06 dönemlerine ait ibraz edilen defter ve belgeler ile aylık ücret tediye bordrolarının usulüne uygun düzenlenmediğinden bahisle Trabzon Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Karadeniz Sosyal Güvenlik Merkezinin 10/09/2015 tarihli ve 3 ayrı işlemiyle verilen toplam 33.722,00 TL idari para cezalarına yapılan itirazların reddine dair …tarih ve …sayılı komisyon kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararıyla; davacı şirkete ait …plakalı yolcu otobüsünün Bolu İlinde yaptığı trafik kazasında otobüs sürücüsünün vefat ettiği, aynı gün otobüs şoförü Kuruma bildirilmiş ise de, soruşturma kapsamında düzenlenen inceleme raporuyla bahsi geçen şahsın 14/06/2013 – 30/05/2014 tarihleri arasında 76 günde 109 defa Sarp Gümrük kapısından davacı şirkete ait araçların sürücüsü olarak giriş çıkış yaptığının tespit edildiği, ibraz edilen defter ve belgeler ile aylık ücret tediye bordrosunun mevzuata uygun düzenlenmediğinin görüldüğü, bu durumda; bahsi geçen sigortalının işe giriş bildirgesinin yasal süresinde verilmediği, davacı şirket tarafından ibraz edilen defter ve belgeler ile aylık ücret tediye bodrdosunun mevzuata uygun düzenlenmediği, 2013/6-12 ve 2014/1-6 aylarına ilişkin asıl ve ek nitelikteki aylık prim ve hizmet belgelerinin yasal süresinde davalı Kuruma verilmediği anlaşılmakla, davalı idarece düzenlenen idari para cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine ulaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, itirazlarının değerlendirilmediği, tanık ifadelerinin dikkate alınmadığı, Ahmet Keleşoğlu’nun iki adet otobüsün ortağı olduğu, kaza günü aracı kendisinin kullanması nedeniyle işe giriş bildirgesinin verildiği, Trabzon – Batum seferi yapan araca kâr ortağı olması nedeniyle zaman zaman seyahat ettiği, otobüsün ortağı olmasına rağmen resmiyette firma adına kayıtlı olduğu, idare mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : İdare Mahkemesi kararının kısmen onanması, kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Danıştay Başkanlık Kurulunun 07/03/2019 tarih ve 2019/24 sayılı kararıyla Danıştay Onbeşinci Dairesinin kapatılması üzerine Danıştay Onuncu Dairesine gönderilen dava dosyasında, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Davacı şirket adına kayıtlı yolcu taşımacılığı yapan …plakalı otobüsün, …’nun sevk ve idaresinde Bolu istikametinden Düzce istikametine doğru seyir halindeyken 06/06/2014 tarihinde trafik kazası geçirdiği, kazada araç sürücüsü …’nun vefat ettiği, kazanın 10/06/2014 tarihinde iş kazası bildirim formuyla Kuruma bildirilmesi üzerine inceleme başlatıldığı, inceleme sonucu hazırlanan …tarih ve …sayılı inceleme raporuyla, 1 işçinin işe giriş ve işten ayrılış bildirgeleri ile 2013/06-12, 2014/01-06 dönemlerine ait aylık prim ve hizmet belgelerinin süresi içinde Kuruma verilmediğinden ve 2014/03, 04, 05 ve 06 dönemlerine ait ibraz edilen defter ve belgeler ile aylık ücret tediye bordrolarının usulüne uygun düzenlenmediğinden bahisle davacı şirketin 3 ayrı işlemle toplam 33.722,00 TL idari para cezası ile cezalandırıldığı, bu işlemlere yapılan itirazın reddi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT:
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 9. maddesinin 3. fıkrasında; “birinci fıkranın (a), (c) ve (d) bentlerine göre sigortalılığı sona erenlerin durumları işverenleri tarafından, (b) bendinde belirtilen şekillerde sona erenlerin durumlarının ise kendileri ve sözü edilen bentte belirtilen faaliyetin sona erme halinin bildirildiği kuruluşlar veya vergi daireleri tarafından, en geç on gün içinde Kuruma bildirilir.” hükmü, işlem tarihinde yürürlükte olan haliyle 86. maddesinde; “İşveren bir ay içinde 4 üncü ve 5 inci maddeye tabi çalıştırdığı sigortalıların ve sosyal güvenlik destek primine tabi sigortalıların; a) Ad ve soyadlarını, T.C. kimlik numaralarını, b) 80 inci maddeye göre hesaplanacak prime esas kazançlarını, c) Prim ödeme gün sayıları ile prim tutarlarını gösteren ve örneği Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenen asıl veya ek aylık prim ve hizmet belgesini, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamındakiler için en geç Kurumca belirlenecek günün sonuna kadar, diğer sigortalılar için ise ait olduğu ayı takip eden ayda Kurumca belirlenecek günün sonuna kadar Kuruma vermekle veya sigortalı çalıştırmadığı takdirde, bu hususu sigortalı çalıştırmaya son verdiği tarihten itibaren, onbeş gün içinde Kuruma bildirmekle yükümlüdür.” hükmü, 102. maddesinin 1. fıkrasının “j” bendinde; “9’uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine göre sigortalılığı sona erenlere ilişkin bildirim ile 506 sayılı Kanunun geçici 20’nci maddesinde yer alan sandıklara, sandık iştirakçiliğinin başlama veya sona ermesine ilişkin bildirimi, süresi içinde ya da Kurumca belirlenen şekle ve usule uygun olarak yapmayanlar veya Kurumca internet, elektronik veya benzeri ortamda göndermekle zorunlu tutulduğu halde anılan ortamda göndermeyenler hakkında, bir takvim ayında işlenen bu fiillerden dolayı tutmakla yükümlü bulunulan defter ve belgelerin ibraz edilmemesi nedeniyle verilmesi gereken ceza tutarını aşmamak kaydıyla her bir sigortalı veya sandık iştirakçisi için asgari ücretin onda biri tutarında idari para cezası uygulanır.” hükmü yer almaktadır.
Anılan Kanun’un 102. maddesinin 1. fıkrasının “e” bendinin 4 ve 5 numaralı alt bendlerinde; “4) Tutmakla yükümlü bulunulan defter ve belgelerin ibraz edilmemesi nedeniyle verilmesi gereken ceza tutarını aşmamak kaydıyla; defter ve belgelerin tümünü verilen süre içinde ibraz etmekle birlikte; kanunî tasdik süresi geçtikten sonra tasdik ettirilmiş olan defterlerin tasdik tarihinden önceki kısmı, işçilikle ilgili giderlerin işlenmemiş olduğu tespit edilen defterler, sigorta primleri hesabına esas tutulan kazançların kesin olarak tespitine imkân vermeyecek şekilde usûlsüz veya noksan tutulmuş defterler, herhangi bir ay için sigorta primleri hesabına esas tutulması gereken kazançların ve kazançlarla ilgili ödemelerin (sigorta primine esas kazancın ödemeye bağlı olduğu durumlar dahil) o ayın dahil bulunduğu hesap dönemine ait defterlere işlenmemiş olması halinde, o aya ait defter kayıtları geçerli sayılmaz ve bu geçersizlik hallerinin gerçekleştiği her bir takvim ayı için, aylık asgari ücretin yarısı tutarında; kullanılmaya başlanmadan önce tasdik ettirilmesi zorunlu olduğu halde tasdiksiz tutulmuş olan defterler geçerli sayılmaz ve tutmakla yükümlü bulunulan defter türü dikkate alınarak bu bendin (1) ve (2) numaralı alt bentlerine göre; Vergi Usûl Kanunu gereğince bilanço esasına göre defter tutulması gerekirken işletme hesabı esasına göre tutulmuş defterler geçerli sayılmaz ve bu bendin (1) numaralı alt bendine göre;
5) İşverenler tarafından ibraz edilen aylık ücret tediye bordrosunda; işyerinin sicil numarası, bordronun ilişkin olduğu ay, sigortalının adı, soyadı, sigortalının sosyal güvenlik sicil numarası, ücret ödenen gün sayısı, sigortalının ücreti, ödenen ücret tutarı ve ücretin alındığına dair sigortalının imzasının bulunması zorunludur. Belirtilen unsurlardan herhangi birini ihtiva etmeyen (imza şartı yönünden makbuz mukabilinde veya banka kanalıyla yapılan ödemeler hariç) ücret tediye bordroları geçerli sayılmaz ve her bir geçersiz ücret tediye bordrosu için aylık asgari ücretin yarısı tutarında, idari para cezası uygulanır. İbraz süresi geçirildikten sonra incelemeye sunulan ve tümünün veya bir bölümünün geçersiz olduğu tespit edilen defter ve belgeler yönünden, ayrıca geçersizlik fiilleri için idari para cezası uygulanmaz, sadece tutulan defter türü dikkate alınarak bu bendin (1), (2) ve (3) numaralı alt bentlerine göre idari para cezası uygulanır.” hükmü yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Mahkeme kararının, dava konusu işlemin işe giriş bildirgesi ile aylık prim ve hizmet belgelerinin yasal süresinde verilmediği gerekçesiyle uygulanan idari para cezasına ilişkin kısmı yönünden incelenmesi:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın, dava konusu işlemin 1 işçinin işe giriş bildirgesinin ve 2013/06-12, 2014/01-06 dönemlerine ait aylık prim ve hizmet belgelerinin yasal süresi içinde Kuruma verilmediğinden bahisle uygulanan idari para cezalarına ilişkin kısmı yönünden davanın reddine dair kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Mahkeme kararının, dava konusu işlemin …adına işçilik giderlerinin işyeri defter ve belgeleri ile ücret tediye bordrolarına işlenmediği gerekçesiyle uygulanan idari para cezasına ilişkin kısmı yönünden incelenmesi:
Dosyanın incelenmesinden; dava konusu işlemin dayanağı inceleme raporunda, 2013/06, 07, 08, 09, 10, 11, 12 ile 2014/01, 02 dönemlerine ait sigorta primine esas kazanç tutarlarının işyeri defter ve belgelerine kaydedilip kaydedilmediği hususunun Trabzon Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü denetmenleri tarafından tespit edilmesi halinde toplam 9 ay için 5510 sayılı Kanun’un 102. maddesinin 1. fıkrasının e/4 bendi gereğince idari para cezası uygulanması, 2014/03, 04, 05, 06 dönemlerine ait eksik bildirildiği anlaşılan işçilik giderlerinin ücret tediye bordrolarına işlenmediğinin tespit edilmesi nedeniyle de toplam 4 ay üzerinden 5510 sayılı Kanun’un 102. maddesinin 1. fıkrasının e/5 bendi gereğince idari para cezası uygulanması gerektiği kanaatinin rapor edildiği, Karadeniz Sosyal Güvenlik Merkezinin …tarih ve …sayılı işlemiyle, 2014/03, 04, 05, 06 dönemleri için ibraz edilen defter ve belgelerin 5510 sayılı Kanun’un 102. maddesinin 1. fıkrasının e/4 bendine, ibraz edilen aylık ücret tediye bordrolarının ise 5510 sayılı Kanun’un 102. maddesinin 1. fıkrasının e/5 bendine uygun olarak düzenlenmediğinden bahisle toplam 4.280,00 TL idari para cezası uygulandığı anlaşılmıştır.
Davacı şirket aleyhine, işyerinde çalıştırıldığı tespit edilen işçi için işe giriş bildirgesi ile aylık prim ve hizmet belgelerinin süresinde verilmemesinden dolayı 5510 sayılı Kanun’un 102. maddesi uyarınca idari para cezası tahakkuk ettirildiği, dolayısıyla bu kişinin çalıştırıldığı halde belgelerinin düzenlenerek Kuruma verilmemesi nedeniyle idari para cezası verildiği, aynı sebepten kaynaklanan çalışma gün ve kazançlarının ibraz edilen defter ve belgelerde bulunmadığı, işçilik giderlerinin aylık ücret tediye bordrolarına işlenmediği ve bu nedenle kayıt geçersizliği olduğundan bahisle uygulanan idari para cezasının mükerrer ceza olduğu sonucuna varıldığından, dava konusu işlemin bu kısmının iptaline karar verilmesi gerekirken, davayı reddeden İdare Mahkemesi kararının bu kısmında hukuka uyarlık görülmemiştir.
Mahkeme kararının, dava konusu işlemin işten ayrılış bildirgesinin yasal süresinde verilmediği gerekçesiyle uygulanan idari para cezasına ilişkin kısmı yönünden davanın reddine dair kısmının incelenmesi:
Karadeniz Sosyal Güvenlik Merkezinin …tarih ve …sayılı işlemiyle, işten ayrılış bildirgesinin yasal süresinde verilmediği gerekçesiyle de idari para cezası uygulandığı, ancak İdare Mahkemesince, dava konusu işlemin bu kısmıyla ilgili herhangi bir inceleme yapılmadığı ve bu kısım yönünden hüküm kurulmadığı görülmektedir.
Bu nedenle, dava konusu işlemin işten ayrılış bildirgesinin yasal süresinde verilmediği gerekçesiyle uygulanan idari para cezasına ilişkin kısmı yönünden eksik hüküm nedeniyle İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
Öte yandan; dava konusu işlemin dayanağı inceleme raporunda, …’na ait işten çıkış bildirgesinin 06/06/2014 tarihinde işveren tarafından verildiği ve 5510 sayılı Kanun’un 102. maddesinin 1. fıkrasının (j) bendi uyarınca yapılacak bir işlem bulunmadığı da belirtilmektedir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin kısmen kabulüne,
2. Davanın reddi yolundaki …İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı temyize konu kararının, dava konusu işlemin işten ayrılış bildirgesinin yasal süresinde verilmediği ile işçilik giderlerinin işyeri defter ve belgeleri ile ücret tediye bordrolarına işlenmediği gerekçesiyle uygulanan idari para cezasına ilişkin kısımları yönünden BOZULMASINA,
3. Davacının temyiz isteminin kısmen reddine, temyize konu Mahkeme kararının, dava konusu işlemin işe giriş bildirgesi ile aylık prim ve hizmet belgelerinin yasal süresinde verilmediği gerekçesiyle uygulanan idari para cezasına ilişkin kısımları yönünden ONANMASINA,
4. Bozulan kısımlar hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 18/03/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.