Danıştay Kararı 10. Daire 2019/4849 E. 2021/1843 K. 14.04.2021 T.

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2019/4849 E.  ,  2021/1843 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2019/4849
Karar No : 2021/1843

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : …Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN_KONUSU : …. İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı davanın reddi yolundaki kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, bir işçinin işe giriş ve işten ayrılış bildirgesi ile 2011/12, 2012/01-12, 2013/01-10 dönemlerine ait aylık prim ve hizmet belgelerinin (Sosyal Güvenlik Destek Primi) yasal süresi içinde Kuruma verilmediği ve 2011/12 – 2013/10 dönemlerindeki her bir ay için yevmiye defterinin geçersiz olduğundan bahisle 56.530,50 TL idari para cezası ile tecziyesine ilişkin İstanbul Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Gaziosmanpaşa Sosyal Güvenlik Merkezinin …tarih ve …sayılı işlemi ile bu işleme yapılan itirazın reddine dair …tarih ve …sayılı idari para cezası itiraz komisyonu kararının iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararıyla; uyuşmazlık konusu olayda …’un sigortasız çalıştırıldığından bahisle davacı hakkında yaptığı şikayet sonrasında yapılan incelemelerde, işyerindeki irsaliye ve faturalardaki imzalarda şikayetçinin imzalarının tespit edilerek sigortasız çalıştırıldığının sübût bulduğu, anılan kişinin davacıya ait işletmede 5510 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olarak çalıştırılması gereken şahıslardan olduğu, davalı idare iddialarının aksini ortaya koyacak başkaca bilgi ve belgenin de bulunmadığı, bu durumda, davacıya ait işyerinde sigortasız işçi çalıştırıldığından bahisle 5510 sayılı Kanun’un ilgili maddeleri uyarınca idari para cezası verilmesine yönelik davalı idare işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine ulaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, şikayetçinin serbest meslek erbabı olduğu, vergisel sıkıntıları nedeniyle kendi adına vergi kaydının bulunmadığı, zaman zaman iş yerine ait faturaları kullanmasına müsaade edildiği, faturaların 11/12/2012 – 24/10/2013 tarihleri arasında olduğu, 2011/12 – 2013/10 dönemlerinde çalıştığından bahisle ceza verilemeyeceği, idare mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …

DÜŞÜNCESİ : İdare Mahkemesi kararının kısmen onanması, kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Danıştay Başkanlık Kurulunun 07/03/2019 tarih ve 2019/24 sayılı kararıyla Danıştay Onbeşinci Dairesinin kapatılması üzerine Danıştay Onuncu Dairesine gönderilen dava dosyasında, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Davacıya ait iş yerinde sigortasız işçi çalıştırıldığı yolunda yapılan şikayet üzerine Sosyal Güvenlik Denetmeni tarafından inceleme başlatıldığı, işyerine ait kayıt ve belgelerin celbi ile ifadelerin alınması sonucu hazırlanan 11/07/2014 tarih ve 2014/AT/012 sayılı durum tespit raporuyla, bir işçiye ait işe giriş ve işten ayrılış bildirgeleri ile 2011/12, 2012/01-12, 2013/01-10 dönemlerine ait sosyal güvenlik destek primi belgelerinin yasal süresi içinde Kuruma verilmediği ve 2011/12 – 2013/10 dönemlerindeki her bir ay için kayıt geçersizliğinin tespit edildiğinden bahisle davacının 56.530,50 TL idari para cezası ile cezalandırıldığı, bu işleme karşı yapılan itirazın reddi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

İLGİLİ MEVZUAT:
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun işlem tarihinde yürürlükte olan haliyle 86. maddesinde; “İşveren bir ay içinde 4 üncü ve 5 inci maddeye tabi çalıştırdığı sigortalıların ve sosyal güvenlik destek primine tabi sigortalıların; a) Ad ve soyadlarını, T.C. kimlik numaralarını, b) 80 inci maddeye göre hesaplanacak prime esas kazançlarını, c) Prim ödeme gün sayıları ile prim tutarlarını gösteren ve örneği Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenen asıl veya ek aylık prim ve hizmet belgesini, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamındakiler için en geç Kurumca belirlenecek günün sonuna kadar, diğer sigortalılar için ise ait olduğu ayı takip eden ayda Kurumca belirlenecek günün sonuna kadar Kuruma vermekle veya sigortalı çalıştırmadığı takdirde, bu hususu sigortalı çalıştırmaya son verdiği tarihten itibaren, onbeş gün içinde Kuruma bildirmekle yükümlüdür.” hükmü, 102. maddesinin 1. fıkrasının “e” bendinin 4. alt bendinde; “Tutmakla yükümlü bulunulan defter ve belgelerin ibraz edilmemesi nedeniyle verilmesi gereken ceza tutarını aşmamak kaydıyla; defter ve belgelerin tümünü verilen süre içinde ibraz etmekle birlikte; kanunî tasdik süresi geçtikten sonra tasdik ettirilmiş olan defterlerin tasdik tarihinden önceki kısmı, işçilikle ilgili giderlerin işlenmemiş olduğu tespit edilen defterler, sigorta primleri hesabına esas tutulan kazançların kesin olarak tespitine imkân vermeyecek şekilde usûlsüz veya noksan tutulmuş defterler, herhangi bir ay için sigorta primleri hesabına esas tutulması gereken kazançların ve kazançlarla ilgili ödemelerin (sigorta primine esas kazancın ödemeye bağlı olduğu durumlar dahil) o ayın dahil bulunduğu hesap dönemine ait defterlere işlenmemiş olması halinde, o aya ait defter kayıtları geçerli sayılmaz ve bu geçersizlik hallerinin gerçekleştiği her bir takvim ayı için, aylık asgari ücretin yarısı tutarında; kullanılmaya başlanmadan önce tasdik ettirilmesi zorunlu olduğu halde tasdiksiz tutulmuş olan defterler geçerli sayılmaz ve tutmakla yükümlü bulunulan defter türü dikkate alınarak bu bendin (1) ve (2) numaralı alt bentlerine göre; Vergi Usûl Kanunu gereğince bilanço esasına göre defter tutulması gerekirken işletme hesabı esasına göre tutulmuş defterler geçerli sayılmaz ve bu bendin (1) numaralı alt bendine göre … idari para cezası uygulanır.” hükmü yer almaktadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Mahkeme kararının, dava konusu işlemin işe giriş ve işten ayrılış bildirgeleri ile aylık prim ve hizmet belgelerinin yasal süresinde verilmediği gerekçesiyle uygulanan idari para cezasına ilişkin kısmı yönünden davanın reddine dair kısmının incelenmesi:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın, dava konusu işlemin 1 işçinin işe giriş ve işten ayrılış bildirgeleri ile 2011/12, 2012/01-12, 2013/01-10 dönemlerine ait aylık prim ve hizmet belgelerinin (SGDP) yasal süresi içinde Kuruma verilmediğinden bahisle uygulanan idari para cezalarına ilişkin kısmı yönünden davanın reddine dair kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Mahkeme kararının, dava konusu işlemin 2011/12, 2012/01-12, 2013/01-10 dönemlerindeki her bir ay için yevmiye defterindeki kayıtların geçersizsizliğinden bahisle uygulanan idari para cezasına ilişkin kısmı yönünden davanın reddine dair kısmının incelenmesi:
Dosyanın incelenmesinden; dava konusu işlemin dayanağı durum tespit raporunda, iş yerinde çalıştığı tespit edilen …’un bilgilerinin ücret bordrosunda yer almadığı ve ücretinin yevmiye defterine işlenmediğinin tespit edildiğinden bahisle 2011/12 – 2013/10 dönemlerindeki her bir ay için 5510 sayılı Kanun’un 102. maddesinin 1. fıkrasının e/4 bendi gereğince idari para cezası uygulanması kanaatinin rapor edildiği ve dava konusu işlemle idari para cezasının uygulandığı anlaşılmıştır.
Davacı aleyhine, işyerinde çalıştırıldığı tespit edilen işçi için işe giriş bildirgesi ile aylık prim ve hizmet belgelerinin (SGDP) süresinde verilmemesinden dolayı 5510 sayılı Kanun’un 102. maddesi uyarınca idari para cezası tahakkuk ettirildiği, dolayısıyla bu kişinin çalıştırıldığı halde belgelerinin düzenlenerek Kuruma verilmemesi nedeniyle idari para cezası verildiği, aynı sebepten kaynaklanan istihdam edilen kişinin isminin ücret bordrosunda yer almadığı ve ücretinin yevmiye defterine işlenmemesi nedeniyle kayıt geçersizliği olduğundan bahisle uygulanan idari para cezasının mükerrer ceza olduğu sonucuna varıldığından, dava konusu işlemin bu kısmının iptaline karar verilmesi gerekirken, davayı reddeden İdare Mahkemesi kararının bu kısmında hukuka uyarlık görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin kısmen kabulüne,
2. Davanın reddi yolundaki …. İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı temyize konu kararının, dava konusu işlemin 2011/12, 2012/01-12, 2013/01-10 dönemlerindeki her bir ay için yevmiye defterindeki kayıtların geçersizsizliğinden bahisle uygulanan idari para cezasına ilişkin kısmı yönünden BOZULMASINA,
3. Davacının temyiz isteminin kısmen reddine, temyize konu Mahkeme kararının, dava konusu işlemin işe giriş ve işten ayrılış bildirgeleri ile aylık prim ve hizmet belgelerinin (SGDP) yasal süresinde verilmediği gerekçesiyle uygulanan idari para cezasına ilişkin kısımları yönünden ONANMASINA,
4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 14/04/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.