Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2019/4864 E. , 2021/1419 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No: 2019/4864
Karar No: 2021/1419
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Sitesi Yöneticiliğini Temsilen Yönetici …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı dava konusu işlemlerin iptali yolundaki kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı apartman yönetimi tarafından, 2008/09, 10, 11, 12, 2009/01-12, 2010/01-12, 2011/01-12, 2012/01-12, 2013/01-12 ile 2014/01, 02 dönemlerine ait aylık prim ve hizmet belgelerinin yasal süresi içinde Kuruma verilmediğinden bahisle 109.965,00 TL idari para cezası ile tecziyesine dair … tarih ve … sayılı işlem ile işyeri kayıt ve belgelerinin tam olarak ibraz edilmediğinden bahisle 6.426,00 TL idari para cezası ile tecziyesine dair … tarih ve … sayılı işlemin ve bu işlemlere karşı yapılan itirazların reddine dair … Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü … Sosyal Güvenlik Merkezinin … tarihli … ve … sayılı idari para cezası itiraz komisyonu kararlarının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; olayda, 2008 yılının 9. ayından başlayarak 5,5 yıllık (66 aylık) bir süre için idari para cezası verildiği, hizmetleri Kuruma bildirilmeyen veya eksik bildirildiği tespit edilen sigortalılar için tespitin yapıldığı tarihten itibaren geriye yönelik en fazla bir yıl için prime esas kazanç tespiti yapılabileceği ve bu bir yıllık süre için ek veya asıl nitelikteki aylık prim ve hizmet belgelerinin verilmesi istenebileceğinden, geriye yönelik bir yıllık süre koşuluna uyulmadan tespitin yapıldığı tarihten geriye yönelik 5,5 yıllık bir süre için davacı site yöneticiliği adına 109.965,00 TL para cezası verilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı işlem ile bu işleme karşı yapılan itirazın reddine dair … tarih ve … sayılı itiraz komisyonu kararında hukuka uygunluk bulunmadığı, kurum denetim elemanı tarafından istenilen defter ve belgelerin mevcut olanlarının davacı site yöneticiliği tarafından süresi içinde denetime ibraz edilmesine karşın, sigortasız çalıştırıldığı iddia edilen … adlı kişiye ait ücret bordrolarının ibraz edilmemesi sebebiyle denetim elemanı tarafından ceza önerildiği anlaşılmakta olup, kayıtsız çalıştırıldığı iddia edilen bir işçi için resmi olarak zaten ücret bordrosu düzenlenemeyeceği ve düzenlenmeyen bu belgeyi Kurum denetim elamanına ibraz etmenin fiilen imkansız olduğu dikkate alındığında, defter ve belgeleri tam olarak ibraz etmediğinden bahisle 5510 sayılı Kanun’un 102. maddesinin (e) bendi uyarınca davacı site yöneticiliği adına 6.426,00 TL para cezası verilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı işlem ile bu işleme karşı yapılan itirazın reddine dair … tarih ve … sayılı itiraz komisyonu kararında da hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, denetmen raporu uyarınca ceza verildiği, işyerine ait kayıt ve belgelerin süresinde ibraz edilmediği, kurum işleminin iptali istemiyle iş mahkemesinde açılan davanın derdest olduğu, idare mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, davalı idarenin temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : İdare Mahkemesi kararının kısmen gerekçeli onanması, kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Danıştay Başkanlık Kurulunun 07/03/2019 tarih ve 2019/24 sayılı kararıyla Danıştay Onbeşinci Dairesinin kapatılması üzerine Danıştay Onuncu Dairesine gönderilen dava dosyasında, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Davacı apartmana ait iş yerinde kayıtdışı çalışan bulunduğu yolunda yapılan ihbar üzerine Sosyal Güvenlik Denetmeni tarafından 17/04/2014 tarihinde fiili denetim yapıldığı, denetim sonucu hazırlanan … tarih ve … sayılı inceleme raporuyla, 2008/09, 10, 11, 12, 2009/01-12, 2010/01-12, 2011/01-12, 2012/01-12, 2013/01-12 ile 2014/01, 02 dönemlerine ait aylık prim ve hizmet belgelerinin yasal süresi içinde Kuruma verilmediği, işyeri kayıt ve belgelerinin tam olarak incelemeye sunulmadığından bahisle davacının iki ayrı işlemle toplam 116.391,00 TL idari para cezası ile cezalandırıldığı, bu işlemlere karşı yapılan itirazların iki ayrı komisyon kararıyla reddi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT:
01/10/2008 tarihine kadar yürürlükte bulunan 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 79. maddesinin 1. fıkrasında; “İşveren, bir ay içinde çalıştırdığı sigortalının sigorta primleri ve destek primi hesabına esas tutulan kazançlar toplamı ve prim ödeme gün sayıları ile bu primleri gösteren ve örneği yönetmelikle belirlenen asıl veya ek belgeleri ait olduğu ayı veya dönemi takip eden ayın sonuna kadar Kuruma vermekle ve Kurumca istenilmesi halinde iş yeri kayıtlarını ibraz etmekle veya sigortalı çalıştırmadığı takdirde, bu hususu sigortalı çalıştırmaya son verdiği tarihten itibaren bir ay içinde yazılı olarak Kuruma bildirmekle yükümlüdür.”,
140. maddesinin 1. fıkrasının “c” bendinde; “Bu Kanunun 79 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca verilmesi gereken belgeleri anılan fıkrada belirtilen süre içinde Kuruma vermeyenlere her bir fiil için belgenin …. 3) Mahkeme kararı ile veya denetim elemanlarınca yapılan tespitler sonucunda ya da kamu kurum ve kuruluşları tarafından düzenlenen belgelerden hizmetleri veya kazançları Kuruma bildirilmediği veya eksik bildirildiği saptanan sigortalılarla ilgili olması halinde, belgenin asıl veya ek nitelikte olup olmadığı, işverence düzenlenip düzenlenmediği üzerinde durulmaksızın aylık asgarî ücretin üç katı tutarında,” idari para cezası verilir.” hükümleri yer almıştır.
Mülga 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 29/07/2003 tarih ve 4958 sayılı Kanun hükmü ile değiştirilen 140. maddesinin 5. fıkrasında, fiilin işlendiği günden itibaren beş yıl içinde tebliğ edilemeyen idari para cezalarının zamanaşımına uğrayacağı kurala bağlanmıştır.
506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nu yürürlükten kaldıran 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun, idari para cezasına ilişkin hükümleri 01/10/2008 tarihinde yürürlüğe girmiş olup; anılan Kanun’un işlem tarihinde yürürlükte olan haliyle 86. maddesinde; “İşveren bir ay içinde 4 üncü ve 5 inci maddeye tabi çalıştırdığı sigortalıların ve sosyal güvenlik destek primine tabi sigortalıların; a) Ad ve soyadlarını, T.C. kimlik numaralarını, b) 80 inci maddeye göre hesaplanacak prime esas kazançlarını, c) Prim ödeme gün sayıları ile prim tutarlarını gösteren ve örneği Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenen asıl veya ek aylık prim ve hizmet belgesini, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamındakiler için en geç Kurumca belirlenecek günün sonuna kadar, diğer sigortalılar için ise ait olduğu ayı takip eden ayda Kurumca belirlenecek günün sonuna kadar Kuruma vermekle veya sigortalı çalıştırmadığı takdirde, bu hususu sigortalı çalıştırmaya son verdiği tarihten itibaren, onbeş gün içinde Kuruma bildirmekle yükümlüdür.” hükmü bulunmaktadır.
Anılan Kanun’un 102. maddesinin 1. fıkrasının “c” bendinde; “86 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca verilmesi gereken belgeleri, Kurumca belirlenen şekilde ve usûlde vermeyenler ya da Kurumca internet, elektronik veya benzeri ortamda göndermekle zorunlu tutulduğu halde anılan ortamda göndermeyenler veya belirlenen süre içinde vermeyenlere her bir fiil için;…. 4) Belgenin mahkeme kararı, Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarınca yapılan tespitler veya diğer kamu idarelerinin denetim elemanlarınca kendi mevzuatları gereğince yapacakları soruşturma, denetim ve incelemeler neticesinde ya da bankalar, döner sermayeli kuruluşlar, kamu idareleri ile kanunla kurulan kurum ve kuruluşlardan alınan bilgi ve belgelerden, hizmetleri veya kazançları Kuruma bildirilmediği veya eksik bildirildiği anlaşılan sigortalılarla ilgili olması halinde, belgenin asıl veya ek nitelikte olup olmadığı, işverence düzenlenip düzenlenmediği dikkate alınmaksızın, aylık asgari ücretin iki katı tutarında idari para cezası uygulanır.” hükmü,
“e” bendinin 4. alt bendinde, “Tutmakla yükümlü bulunulan defter ve belgelerin ibraz edilmemesi nedeniyle verilmesi gereken ceza tutarını aşmamak kaydıyla; defter ve belgelerin tümünü verilen süre içinde ibraz etmekle birlikte; kanunî tasdik süresi geçtikten sonra tasdik ettirilmiş olan defterlerin tasdik tarihinden önceki kısmı, işçilikle ilgili giderlerin işlenmemiş olduğu tespit edilen defterler, sigorta primleri hesabına esas tutulan kazançların kesin olarak tespitine imkân vermeyecek şekilde usûlsüz veya noksan tutulmuş defterler, herhangi bir ay için sigorta primleri hesabına esas tutulması gereken kazançların ve kazançlarla ilgili ödemelerin (sigorta primine esas kazancın ödemeye bağlı olduğu durumlar dahil) o ayın dahil bulunduğu hesap dönemine ait defterlere işlenmemiş olması halinde, o aya ait defter kayıtları geçerli sayılmaz ve bu geçersizlik hallerinin gerçekleştiği her bir takvim ayı için, aylık asgari ücretin yarısı tutarında; kullanılmaya başlanmadan önce tasdik ettirilmesi zorunlu olduğu halde tasdiksiz tutulmuş olan defterler geçerli sayılmaz ve tutmakla yükümlü bulunulan defter türü dikkate alınarak bu bendin (1) ve (2) numaralı alt bentlerine göre; Vergi Usûl Kanunu gereğince bilanço esasına göre defter tutulması gerekirken işletme hesabı esasına göre tutulmuş defterler geçerli sayılmaz ve bu bendin (1) numaralı alt bendine göre, …”,
“e” bendinin 5. alt bendinde, “İşverenler tarafından ibraz edilen aylık ücret tediye bordrosunda; işyerinin sicil numarası, bordronun ilişkin olduğu ay, sigortalının adı, soyadı, sigortalının sosyal güvenlik sicil numarası, ücret ödenen gün sayısı, sigortalının ücreti, ödenen ücret tutarı ve ücretin alındığına dair sigortalının imzasının bulunması zorunludur. Belirtilen unsurlardan herhangi birini ihtiva etmeyen (imza şartı yönünden makbuz mukabilinde veya banka kanalıyla yapılan ödemeler hariç) ücret tediye bordroları geçerli sayılmaz ve her bir geçersiz ücret tediye bordrosu için aylık asgari ücretin yarısı tutarında, idari para cezası uygulanır. İbraz süresi geçirildikten sonra incelemeye sunulan ve tümünün veya bir bölümünün geçersiz olduğu tespit edilen defter ve belgeler yönünden, ayrıca geçersizlik fiilleri için idari para cezası uygulanmaz, sadece tutulan defter türü dikkate alınarak bu bendin (1), (2) ve (3) numaralı alt bentlerine göre idari para cezası uygulanır.” hükümleri yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Mahkeme kararının, dava konusu … tarih … sayılı işlemin 2008/9. ayına ait aylık prim ve hizmet belgesinin yasal süresinde verilmediği gerekçesiyle uygulanan idari para cezasına ilişkin kısmı yönünden incelenmesi:
Dosyanın incelenmesinden; davacı apartmana ait iş yerinde kayıtdışı çalışan bulunduğu yolunda yapılan ihbar üzerine Sosyal Güvenlik Denetmeni tarafından 17/04/2014 tarihinde fiili denetim yapıldığı, dava konusu işlemin dayanağı inceleme raporu ile de, ibraz edilen defter ve ek olarak sunulan belgeden, “…’ın kaldığı dairenin kira, elektrik, su ve ısınma gideri bedelleri karşılığında haftada 3 gün çöp toplama ve 2 defa merdiven temizliği yaparak ayda ortalama 10 gün çalışmaktadır.” denildiğinin tespit edildiği, 10/10/2007 tarihli gider makbuzundan başlayarak çeşitli tarihlerde …’a ödeme yapıldığı, 01/11/2005 tarihinde işe başladığı belirtilmesine rağmen işe giriş bildirgesinin verilmediği hususlarının tespit edildiği, site yöneticisi tarafından 21/04/2014 tarihinde verilen ifade de, …’ın 2005 yılı Ekim – Kasım ayı öncesinde eski yönetici tarafından işe alındığı, kapıcı dairesinde kaldığı, kira vermemesi ve giderlerinin site tarafından ödenmesi karşılığında temizlik ve çöp toplama işlerini yaptığı, sigorta yapılmasını istemesi üzerine 2014 yılı Şubat ayı içinde sigorta girişinin yapıldığının beyan edildiği görüldüğünden idari para cezası dönemi içerisinde sigortasız işçi çalıştırıldığı hususunun sabit olduğu anlaşılmaktadır.
Öte yandan; davacı site yöneticiliği tarafından, Kurum işleminin iptali istemiyle dava açıldığı, … İş Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla, davanın reddine karar verildiği, bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun … Bölge Adliye Mahkemesi … Hukuk Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla esastan reddine karar verildiği, bu karara karşı Yargıtay nezdinde yapılan temyiz incelemesinin ise derdest olduğu görülmektedir.
Uyuşmazlıkta, …’ın 2007/10. ayından 2014/2. ayına kadar sigortasız çalıştırıldığının tespit edildiği, dava konusu işlemin dayanağı inceleme raporunda aylık prim ve hizmet belgeleri yönünden zamanaşımı süreleri dikkate alınarak idari para cezası verilmesinin önerildiği, Osmangazi Sosyal Güvenlik Merkezinin … tarih ve … sayılı işlemiyle, 2008/09. ayından 2014/02. ayına kadar olan dönem için 5510 sayılı Kanun’un 102. maddesinin 1. fıkrasının c/4 bendi uyarınca 109.965,00 TL idari para cezası uygulandığı, bu cezaya yapılan itirazın ise … tarih ve … sayılı itiraz komisyonu kararı ile reddedildiği görülmektedir.
Bu durumda, idari para cezasının davacı site yöneticiliğine 17/12/2014 tarihinde tebliğ edildiği dikkate alındığında, mülga 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 140. maddesinin 5. fıkrası uyarınca fiilin işlendiği günden itibaren beş yıl içinde tebliğ edilemeyen idari para cezaları zamanaşımına uğrayacağından 2008/09 dönemine ait aylık prim ve hizmet belgesinin süresinde verilmediğinden bahisle uygulanan idari para cezasının bu kısmı zamanaşımına uğradığından, dava konusu işlemin bu kısmının yukarıda aktarılan gerekçe ile iptali gerekirken, farklı bir gerekçeyle iptali yönündeki İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik görülmemiştir.
Mahkeme kararının, dava konusu … tarih ve … sayılı işlemin 2008/10, 11, 12, 2009/01-12, 2010/01-12, 2011/01-12, 2012/01-12, 2013/01-12 ile 2014/01, 02 dönemlerine ait aylık prim ve hizmet belgesinin yasal süresinde verilmediği gerekçesiyle uygulanan idari para cezasına ilişkin kısmı yönünden incelenmesi:
08/05/2008 tarih ve 26870 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 5754 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 50. maddesi ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 86. maddesi değiştirilmiş ve 7. fıkradan sonra gelmek üzere 8. fıkra eklenerek; “Kurumun denetim ve kontrolle görevli memurlarınca işyerinde fiilen yapılan tespitlerden ve kamu idarelerinin denetim elemanlarınca kendi mevzuatı gereğince yapacakları soruşturma, denetim ve incelemelerden kayıt ve belgelere dayanmaksızın çalıştığı belirlendiği halde, hizmetlerinin veya prime esas kazançlarının Kuruma bildirilmediği anlaşılan veya eksik bildirildiği tespit edilen sigortalıların geriye yönelik hizmetlerinin veya prime esas kazançlarının, en fazla tespitin yapıldığı tarihten geriye yönelik bir yıllık süreye ilişkin kısmı dikkate alınır.” hükmü getirilmiştir.
Madde değişikliğinin gerekçesi; “.. işyerlerinde çalıştığı saptanan kimselerin sigortasız olarak geçen hizmetlerinden geriye yönelik bir yıllık sürenin hizmetlerinden sayılma imkanı getirilmiştir.” şeklinde belirtilmiştir.
12/05/2010 tarih ve 27579 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği’nin “Hizmetlerin tespiti” başlıklı 26. maddesinin 2. fıkrasında; “Kurumun denetim ve kontrolle görevli memurlarının işyerinde yaptıkları durum tespiti sırasında, sigortalı, işyerinde çalışan diğer sigortalılar, işyeri mahallinde bulunanlar veya işveren beyanına dayanılarak yaptıkları ve tespit tarihinden önceki bir yıllık süreye ilişkin hizmetler de sigortalılıkta dikkate alınır. Bir yıllık süreyi aşan sigortalı çalışmalar ise her zaman düzenlenebilir nitelikte olmayan kanunen geçerli kayıt ve belgeler ile kanıtlanmak şartıyla dikkate alınabilir” hükmü yer almıştır.
Hukuk devletinde ceza hukukuna ilişkin düzenlemelerde olduğu gibi idari yaptırımlar açısından da hangi eylemlerin yaptırım gerektireceği, bunlara uygulanacak yaptırımın türü ve ölçüsü, yaptırımın ağırlaştırıcı ve hafifleştirici nedenlerinin belirlenmesi gibi konularda kanun koyucu takdir yetkisine sahiptir.
5510 sayılı Kanunu’nun 102. maddesinde düzenlenen idari para cezaları, Kanunda belirtilen yükümlülüklere aykırı davranışların önlenmesi amacıyla, araya yargısal bir karar girmeden, idarenin doğrudan işlemiyle idare hukukuna özgü usullerle verilen ve maddenin birinci fıkrasında sayılan işlem ve eylemlere uygulanan yaptırımlardır.
Gerek 506 sayılı, gerekse 5510 sayılı Kanunlara göre, işçi çalıştırılmaya başlanılması ile sigortalılık ilişkisinin başka bir koşul aranmaksızın kendiliğinden zorunlu olarak doğması nedeniyle anılan Kanunlar uyarınca işverence yerine getirilmesi gereken yükümlülükler ceza zamanaşımı süresi boyunca devam etmektedir. Aksi bir düşünce, bir yıldan fazla sigortasız işçi çalıştırılması halinde işverenin 1 yıllık süreden sonrası yükümlülüklerden muaf tutulması sonucunu doğurur ki, bu da kanun koyucunun amaçladığı bir sonuç olarak kabul edilemez.
Uyuşmazlıkta, …’ın iş yerinde sigortasız olarak çalıştığı hususunun sabit olduğu, 2008/10, 11, 12, 2009/01-12, 2010/01-12, 2011/01-12, 2012/01-12, 2013/01-12 ile 2014/01, 02 dönemlerine ait aylık prim ve hizmet belgesinin yasal süresinde verilmediğinden bahisle dava konusu … tarih ve … sayılı işlemin bu kısmının tesis edildiği, İdare Mahkemesince; 5510 sayılı Kanun’un 86. maddesi uyarınca hizmetleri Kuruma bildirilmeyen veya eksik bildirildiği tespit edilen sigortalılar için tespitin yapıldığı tarihten itibaren geriye yönelik en fazla bir yıl için prime esas kazanç tespiti yapılabileceği ve bu bir yıllık süre için ek veya asıl nitelikteki aylık prim ve hizmet belgelerin verilmesinin istenebileceğinden, geriye yönelik bir yıllık süre koşuluna uyulmadan tesis edilen dava konusu işlemin bu kısmının iptaline karar verildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, 5510 sayılı Kanun’un 86. maddesinin 1. fıkrası uyarınca verilmesi gereken belgelerin süresinde verilmemesi halinde 102. maddenin 1. fıkrasının c bendi uyarınca idari para cezası uygulanacağı, bu madde uyarınca işveren aleyhine idari para cezası uygulanmasının tek sınırının on yıllık ceza zamanaşımı süresi olduğu, kaldı ki idari para cezası uygulanmasının 86. maddede belirtilen belgelerin Kuruma verilmesi yükümlülüğünü kaldırmayacağı, anılan Kanun’un 86. maddesine eklenen 8. fıkrasının sigortasız olarak istihdam edilen kişilerin geriye yönelik bir yıllık süreye ilişkin çalışmalarının hizmet tespiti davası açılmadan idari kararla sigortalı olarak sayılmasına imkan getirilmesi amacıyla ihdas edildiği ve sigortasız çalışan kişiye hizmet tespiti için kolaylık sağlandığı, bu değişikliğin işverenin süresinde belge verme yükümlülüğünü ortadan kaldırmadığı, idari para cezasının da 86. maddenin 1. fıkrasında öngörülen yükümlülükler için düzenlendiği görüldüğünden dava konusu işlemin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararının bu kısmında hukuka uyarlık görülmemiştir.
Mahkeme kararının, defter ve belgelerin tam olarak ibraz edilmediğinden bahisle uygulanan dava konusu idari para cezası yönünden incelenmesi:
Dosyanın incelenmesinden; dava konusu işlemin dayanağı inceleme raporunda, çalışmaları tespit edilen …’a ait ücret ödeme bordrolarının ibraz edilmediğinden bahisle 5510 sayılı Kanun’un 102. maddesinin 1. fıkrasının e bendi gereğince idari para cezası uygulanması gerektiği kanaatinin rapor edildiği, … Sosyal Güvenlik Merkezinin … tarih ve … sayılı işlemiyle, kayıt ve belgelerin tam olarak ibraz edilmediğinden bahisle 5510 sayılı Kanun’un 102. maddesinin 1. fıkrasının e/1 bendi uyarınca 6.426,00 TL idari para cezası uygulandığı, bu cezaya yapılan itirazın ise … tarih ve … sayılı itiraz komisyonu kararı ile reddedildiği anlaşılmıştır.
Davacı şirket aleyhine, işyerinde çalıştırıldığı tespit edilen işçi için aylık prim ve hizmet belgelerinin süresinde verilmemesinden dolayı 5510 sayılı Kanun’un 102. maddesi uyarınca idari para cezası tahakkuk ettirildiği, dolayısıyla bu kişinin çalıştırıldığı halde belgelerinin düzenlenerek Kuruma verilmemesi nedeniyle idari para cezası verildiği, aynı sebepten kaynaklanan ücret ödeme bordrolarının ibraz edilmediğinden bahisle uygulanan idari para cezasının mükerrer ceza olduğu sonucuna varıldığından, dava konusu … tarih ve … sayılı işlemin yukarıda aktarılan gerekçe ile iptali gerekirken, farklı bir gerekçeyle iptali yönündeki İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin kısmen kabulüne,
2. Dava konusu işlemlerin iptali yolundaki … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararının, dava konusu … tarih ve … sayılı işlem ile … tarih ve … sayılı komisyon kararının 2008/10, 11, 12, 2009/01-12, 2010/01-12, 2011/01-12, 2012/01-12, 2013/01-12 ile 2014/01, 02 dönemlerine ait aylık prim ve hizmet belgelerinin yasal süresinde verilmediği gerekçesiyle uygulanan idari para cezasına ilişkin kısımları yönünden BOZULMASINA,
3. Davalı idarenin temyiz isteminin kısmen reddine, temyize konu Mahkeme kararının, dava konusu … tarih ve … sayılı işlem ile … tarih ve … sayılı komisyon kararının 2008/9. ayına ait aylık prim ve hizmet belgesinin yasal süresinde verilmediği ile … tarih ve … sayılı işlem ile … tarih ve … sayılı komisyon kararının defter ve belgelerin tam olarak ibraz edilmediğinden bahisle uygulanan idari para cezasına ilişkin kısımları yönünden yukarıdaki gerekçeyle ONANMASINA,
4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 25/03/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.