Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2019/4898 E. , 2021/1251 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No: 2019/4898
Karar No: 2021/1251
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …Apartmanı Yöneticiliği Adına Yönetici
…
VEKİLİ : Av. …
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : …Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMLERİN KONUSU : …İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı dava konusu işlemin 127,00 TL’lik kısmının iptali, 34.812,00 TL’lik kısmı yönünden davanın reddi yolundaki kararının taraflarca aleyhlerine ilişkin kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı apartman yönetimi tarafından, işyeri bildirgesi, bir işçinin işe giriş ve işten ayrılış bildirgeleri ile 2014/09-12, 2015/01-09 dönemlerine ait aylık prim ve hizmet belgelerinin yasal süresi içinde Kuruma verilmediğinden bahisle 34.939,00 TL idari para cezası ile tecziyesine ilişkin Eskişehir Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Tepebaşı Sosyal Güvenlik Merkezinin …tarih ve …sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararıyla; para cezasına ilişkin işlemin dayanağının 08/09/2015 tarihli denetim tespit tutanağı olduğu, tespit tutanağının davacıya ait kaşe basılmak suretiyle ve herhangi bir şerh konulmaksızın davacı apartman yöneticiliği adına …tarafından imzalanmış olması karşısında …isimli çalışan açısından davalı idare denetim görevlisince yapılan tespitlerin yerinde olduğu ve söz konusu işçi açısından işe giriş bildirgesi ile aylık prim hizmet belgelerinin verilmemesi eylemi ile işyeri bildirgesinin verilmemesine ilişkin eylemin subüta erdiği, …nin işten ayrılmasına rağmen işten çıkış bildirgesinin verilmediği gerekçesiyle para cezası verilmiş ise de, adı geçen kişinin Eskişehir İli, …Mahallesi, …Caddesi, No:…adresinde bulunan …Apartmanında işten ayrıldığına ilişkin olarak gerek durum tespit tutanağında ve gerekse denetim raporunda herhangi bir tespit bulunmadığı, tespit tarihinden geriye doğru 1 yıl süre baz alınmak suretiyle işlem tesis edilmesi hususunda idarenin yetkisi bulunduğu gibi ilgilinin bu 1 yıllık süre içinde çalışmadığına dair davacı tarafından sunulmuş herhangi bir belgenin de bulunmaması ve Ünite İtiraz Komisyonunun 16/12/2015 tarihli kararındaki iki çalışan şeklindeki ifadenin sehven kaleme alınmış olduğu, işlemin sadece …isimli çalışan açısından tesis edilmiş olduğu görüldüğünden davacının işçi çalıştırmasına rağmen işe giriş, aylık prim hizmet belgeleri ile işyeri bildirgesini süresinde kuruma vermemiş olmasından ötürü tecziye edildiği 34.182,00 TL’lik para cezasında hukuka aykırılık, …nin işten çıkarılmış olduğuna dair herhangi bir tespit yapılmaksızın işten çıkış bildirgesi verilmediği gerekçesiyle verilen 127,00 TL’lik para cezasında ise hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle dava konusu para cezasına ilişkin işlemin 127,00 TL tutarındaki kısmının iptaline, geri kalan 34.812,00 TL tutarındaki kısmının iptali yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından, yerel denetim tutanağının sosyal güvenlik denetmeni tarafından imzalanmasının zorunlu olduğu söylendiği için imzalandığı, denetim sonrasında yazılı olarak itiraz dilekçesi verildiği, şikayetçinin apartmanda çalışıp çalışmadığının araştırılmadığı, bahçesi bulunmayan apartmanın doğalgazlı olduğu ve tam zamanlı apartman görevlisine ihtiyaç duyulmadığı, idare mahkemesi kararının davanın reddine ilişkin kısmının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından; kontrol memurluğu tarafından düzenlenen rapor uyarınca ceza verildiği, yürütülen işlemlerin hukuka uygun olduğu, idare mahkemesi kararının dava konusu işlemin iptali yolundaki kısmının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Davacının temyiz isteminin kısmen kabulü, kısmen reddi, davalı idarenin temyiz isteminin ise reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Danıştay Başkanlık Kurulunun 07/03/2019 tarih ve 2019/24 sayılı kararıyla Danıştay Onbeşinci Dairesinin kapatılması üzerine Danıştay Onuncu Dairesine gönderilen dava dosyasında, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Davacı apartman yöneticiliğinde kayıtdışı çalışan olduğu yolunda yapılan ihbar üzerine Sosyal Güvenlik Denetmeni tarafından 08/09/2015 tarihinde fiili denetim yapıldığı, denetim sonucu hazırlanan …tarih ve …sayılı durum tespit raporuyla, işyeri bildirgesinin, 1 işçinin işe giriş ve işten ayrılış bildirgeleri ile 2014/09-12, 2015/01-09 dönemlerine ait aylık prim ve hizmet belgelerinin yasal süresi içinde Kuruma verilmediğinden bahisle davacının 34.939,00 TL idari para cezası ile cezalandırıldığı, bu işleme yapılan itirazın reddi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT:
01/10/2008 tarihine kadar yürürlükte bulunan 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 8. maddesinde, “İşveren, örneği Kurumca hazırlanacak işyeri bildirgesini en geç sigortalı çalıştırmaya başladığı tarihte Kuruma doğrudan vermek veya iadeli taahhütlü olarak göndermekle yükümlüdür.”,
9. maddesinde, “işveren çalıştıracağı kimseleri, işe başlatmadan önce örneği Kurumca hazırlanacak işe giriş bildirgeleriyle Kuruma doğrudan bildirmekle veya bu belgeleri iadeli-taahhütlü olarak göndermekle yükümlüdür.”,
140. maddesinin 1. fıkrasının “a” bendinde; “Bu Kanunun 8 inci maddesinde belirtilen bildirgeyi Kanunda belirtilen tarihte Kuruma vermeyenlere, .. 2-; “Diğer defterleri tutmak zorunda olanlar için iki aylık asgari ücret tutarında,”,
“b” bendinde; “Bu Kanunun 9 uncu maddesinde belirtilen bildirgeyi yasal süresi içinde Kuruma vermeyenlere, her bir sigortalı için aylık asgari ücret tutarında, bildirilmeyen sigortalıların çalışma izninin olmaması durumunda asgari ücretin iki katı tutarında; …. idari para cezası verilir.” hükümleri yer almıştır.
Mülga 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 29/07/2003 tarih ve 4958 sayılı Kanun hükmü ile değiştirilen 140. maddesinin 5. fıkrasında, fiilin işlendiği günden itibaren beş yıl içinde tebliğ edilemeyen idari para cezalarının zamanaşımına uğrayacağı kurala bağlanmıştır.
506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nu yürürlükten kaldıran 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun, idari para cezasına ilişkin hükümleri 01/10/2008 tarihinde yürürlüğe girmiş olup; anılan Kanun’un 8. maddesinde; “İşverenler, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılan kişileri, 7 nci maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen sigortalılık başlangıç tarihinden önce, sigortalı işe giriş bildirgesi ile Kuruma bildirmekle yükümlüdür.” hükmü,
11. maddesinin 3. fıkrasında, “İşveren, örneği Kurumca hazırlanacak işyeri bildirgesini en geç sigortalı çalıştırmaya başladığı tarihte, Kuruma vermekle yükümlüdür.” hükmü bulunmaktadır.
Anılan Kanun’un 102. maddesinin 1. fıkrasının a bendinin 2. alt bendinde, “8 inci maddenin birinci fıkrasında belirtilen bildirgenin verilmediğinin, mahkeme kararından veya Kurumun denetim ve kontrolle görevli memurlarınca yapılan tespitlerden ya da diğer kamu idarelerinin denetim elemanlarının kendi mevzuatları gereğince yapacakları soruşturma, denetim ve incelemelerden veya bankalar, döner sermayeli kuruluşlar, kamu idareleri ile kanunla kurulan kurum ve kuruluşlardan alınan bilgi ve belgelerden anlaşılması halinde bildirgeyi vermekle yükümlü olanlar hakkında her bir sigortalı için asgari ücretin iki katı tutarında idari para cezası uygulanır.”,
“b” bendinde; “11. maddesinde belirtilen bildirgeyi, Kurumca belirlenen şekle ve usûle uygun vermeyenler veya Kurumca internet, elektronik veya benzeri ortamda göndermekle zorunlu tutulduğu halde, anılan ortamda göndermeyenler veya bu Kanunda belirtilen süre içinde Kuruma vermeyenlere; .. 2) Diğer defterleri tutmak zorunda olanlar için asgari ücretin iki katı tutarında, .. idari para cezası uygulanır.” hükmü yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Mahkeme kararının dava konusu işlemin işten ayrılış bildirgesinin yasal süresinde verilmediği gerekçesiyle uygulanan idari para cezasına ilişkin kısmının iptaline dair kısmı yönünden yapılan inceleme:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın dava konusu işlemin işten ayrılış bildirgesinin yasal süresi içinde Kuruma verilmediğinden bahisle uygulanan para cezasına ilişkin kısmı yönünden dava konusu işlemin iptali yolundaki kısmı usul ve hukuka uygun olup, davalı idarenin temyiz dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Mahkeme kararının dava konusu işlemin aylık prim ve hizmet belgelerinin yasal süresinde verilmediği gerekçesiyle uygulanan idari para cezasına ilişkin kısmı yönünden davanın reddine dair kısmı hakkında yapılan inceleme:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın dava konusu işlemin 2014/09-12, 2015/01-09 dönemlerine ait aylık prim ve hizmet belgelerinin yasal süresi içinde Kuruma verilmediğinden bahisle uygulanan para cezasına ilişkin kısmı yönünden davanın reddine dair kısmı usul ve hukuka uygun olup, davacının temyiz dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Mahkeme kararının dava konusu işlemin işyeri bildirgesi ile işe giriş bildirgesinin yasal süresinde verilmediği gerekçesiyle uygulanan idari para cezasına ilişkin kısımları yönünden davanın reddine dair kısmı hakkında yapılan inceleme:
5510 sayılı Kanun hükümlerine göre ceza verilebilmesi için cezaya esas alınan fiil ve olayların somut, kesin ve hiçbir duraksamaya yer vermeyecek şekilde davalı idarece tespiti gerekli ve zorunludur. Bu tespitler çalışanların şikayet ve itirazlarına, işverene ait kayıt ve defterlere, diğer kamu kurum ve kuruluşlarının işlemlerine bakılarak yapılabilecek ve aksi sabit oluncaya kadar bu tespitlere itibar edilecektir.
İş yerinde 08/09/2015 tarihinde yapılan yerel denetim uyarınca sigortasız olarak istihdam edilen …’nin 01/01/2000 tarihinden beri iş yerinde çalıştığı hususunun hem işveren hem de işçi beyanı ile sabit olduğu görülmektedir.
…’nin işe giriş tarihinde yürürlükte olan 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu uyarınca, iş yeri bildirgesinin en geç sigortalı çalıştırmaya başlandığı tarihte, sigortalı işe giriş bildirgesinin ise işçinin işe başlatılmasından önce Kuruma verileceği kurala bağlanmıştır.
Bu durumda; idari para cezasının davacı apartman yöneticiliğine 17/11/2015 tarihinde tebliğ edildiği dikkate alındığında, en geç 01/01/2000 tarihinde verilmesi gereken işyeri bildirgesi ile işçinin işe başlatılmasından önce verilmesi gereken işe giriş bildirgesi nedeniyle uygulanan idari para cezasına ilişkin kısımlar zamanaşımına uğradığından, bu kısımlara yönelik olarak davanın reddi yolunda verilen idare mahkemesi kararında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine, davalı idarenin temyiz istemin reddine
2. Dava konusu işlemin kısmen iptali, davanın kısmen reddi yolundaki …İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı temyize konu kararının, dava konusu işlemin; işyeri bildirgesi ile işe giriş bildirgesinin yasal süresinde verilmediği gerekçesiyle uygulanan idari para cezasına ilişkin kısmı yönünden davanın reddine dair kısmının BOZULMASINA, aylık prim ve hizmet belgelerinin yasal süresinde verilmediği gerekçesiyle uygulanan idari para cezasına ilişkin kısmı yönünden davanın reddine dair kısmı ile işten ayrılış bildirgelerinin yasal süresinde verilmediği gerekçesiyle uygulanan idari para cezasına ilişkin kısmı yönünden dava konusu işlemin iptali yolundaki kısmının ONANMASINA,
3. Bozulan kısımlar hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 18/03/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.