Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2019/4927 E. , 2021/1849 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2019/4927
Karar No : 2021/1849
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …Elektrik Malz. San. ve Tic. Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : …Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN_KONUSU : …İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı davanın reddi yolundaki kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, 2008/09, 10, 11, 12, 2009/01-12, 2010/01-12, 2011/01-12, 2012/01-12, 2013/01, 02, 03, 04 dönemlerine ait aylık prim ve hizmet belgelerinin usulüne uygun olarak Kuruma verilmediğinden bahisle 89.326,20 TL idari para cezası ile tecziyesine ilişkin İstanbul Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Şişli Sosyal Güvenlik Merkezinin …tarih ve …sayılı işlemi ile bu işleme yapılan itirazın reddine dair 15/06/2015 tarihli komisyon kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararıyla; davacı şirkete ait işyerinde çalışmış olan …’ın sigorta primine esas kazançlarının eksik bildirildiğine dair şikayeti üzerine inceleme başlatıldığı, Sosyal Güvenlik Denetmeni tarafından tanzim edilen 29/12/2014 tarih ve S.T/109 sayılı İnceleme Raporu ile şikayetçi çalışanın hizmet dökümü ve banka hesap dökümleri incelenerek, 16/09/2003 tarihinde davacı şirkete ait işyerinde işe girişi yapılarak söz konusu işyerinde çalışan ve 20/06/2013 tarihinde işten çıkışı yapılan şikayetçi … isimli sigortalının 2003/07-2013/4 arası dönemde Kuruma bildirilmesi gereken Sigorta Primine Esas Kazanç tutarları arasında fark bulunduğunun, Aylık Prim ve Hizmet Belgelerinin de yasal süresi içinde verilmediğinin tespit edildiği, bahsi geçen İnceleme Raporunun aksinin ortaya konulamadığı, denetmen tarafından yapılan tespitlerin aksi sabit oluncaya kadar geçerli olduğu, dolayısıyla … isimli işçinin davacı şirkete ait işyerinde çalıştığı 2003/07-2013/4 arası dönemde 5510 sayılı Kanun’un 86. maddesinde öngörülen ve Kurum’a bildirilmesi gereken asıl veya ek nitelikteki Aylık Prim ve Hizmet Belgelerinin yasal süresi içinde Kuruma verilmediği sonucuna ulaşıldığı, bu durumda; davacı şirkete ait işyerinde çalıştırılan sigortalının, 2003/07 – 2013/4 arası dönemlerde asıl veya ek nitelikteki aylık prim ve hizmet belgelerinin süresi içerisinde Kuruma bildirilmediğinin sabit olduğu anlaşılmakta olup, zamanaşımı hükümleri de dikkate alınarak 2008/9 – 2013/4 arası döneme yönelik olarak, 5510 sayılı Kanun’un 102. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinin (4) nolu alt bendi uyarınca davacı şirkete idari para cezası verilmesine ilişkin dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, idari para cezasının uygulandığı 09/03/2015 tarihinden geriye doğru 5 yıldan önceki dönemlerin zamanaşımına uğradığı, 09/03/2010 tarihinden önceki dönemlerin iptalinin gerektiği, şikayet eden işçiye ait derdest davanın bulunduğu, idare mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : İdare Mahkemesi kararının kısmen onanması, kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Danıştay Başkanlık Kurulunun 07/03/2019 tarih ve 2019/24 sayılı kararıyla Danıştay Onbeşinci Dairesinin kapatılması üzerine Danıştay Onuncu Dairesine gönderilen dava dosyasında, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Davacı şirkete ait iş yerinde sigorta primine esas kazançların eksik gösterildiği yolunda yapılan şikayet üzerine Sosyal Güvenlik Denetmen Yardımcısı tarafından inceleme başlatıldığı, ücretlerin yatırıldığı bankadan hesap ekstrelerinin istenilmesi sonucu hazırlanan …tarih ve …sayılı inceleme raporuyla, iş yerinde ödenen ücretler ile Kuruma bildirilen sigorta primine esas kazançlar arasında fark bulunduğundan bahisle 2008/09, 10, 11, 12, 2009/01-12, 2010/01-12, 2011/01-12, 2012/01-12, 2013/01, 02, 03, 04, dönemlerine ait aylık prim ve hizmet belgelerinin usulüne uygun olmadığı gerekçesiyle davacının 89.326,20 TL idari para cezası ile cezalandırıldığı, bu işleme karşı yapılan itirazın reddi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT:
01/10/2008 tarihine kadar yürürlükte bulunan 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 79. maddesinin 1. fıkrasında; “İşveren, bir ay içinde çalıştırdığı sigortalının sigorta primleri ve destek primi hesabına esas tutulan kazançlar toplamı ve prim ödeme gün sayıları ile bu primleri gösteren ve örneği yönetmelikle belirlenen asıl veya ek belgeleri ait olduğu ayı veya dönemi takip eden ayın sonuna kadar Kuruma vermekle ve Kurumca istenilmesi halinde iş yeri kayıtlarını ibraz etmekle veya sigortalı çalıştırmadığı takdirde, bu hususu sigortalı çalıştırmaya son verdiği tarihten itibaren bir ay içinde yazılı olarak Kuruma bildirmekle yükümlüdür.”,
140. maddesinin 1. fıkrasının “c” bendinde; “Bu Kanunun 79 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca verilmesi gereken belgeleri anılan fıkrada belirtilen süre içinde Kuruma vermeyenlere her bir fiil için belgenin …. 3) Mahkeme kararı ile veya denetim elemanlarınca yapılan tespitler sonucunda ya da kamu kurum ve kuruluşları tarafından düzenlenen belgelerden hizmetleri veya kazançları Kuruma bildirilmediği veya eksik bildirildiği saptanan sigortalılarla ilgili olması halinde, belgenin asıl veya ek nitelikte olup olmadığı, işverence düzenlenip düzenlenmediği üzerinde durulmaksızın aylık asgarî ücretin üç katı tutarında,” idari para cezası verilir.” hükümleri yer almıştır.
Mülga 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 29/07/2003 tarih ve 4958 sayılı Kanun hükmü ile değiştirilen 140. maddesinin 5. fıkrasında, fiilin işlendiği günden itibaren beş yıl içinde tebliğ edilemeyen idari para cezalarının zamanaşımına uğrayacağı kurala bağlanmıştır.
506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nu yürürlükten kaldıran 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun, idari para cezasına ilişkin hükümleri 01/10/2008 tarihinde yürürlüğe girmiş olup; anılan Kanun’un işlem tarihinde yürürlükte olan haliyle 86. maddesinde; “İşveren bir ay içinde 4 üncü ve 5 inci maddeye tabi çalıştırdığı sigortalıların ve sosyal güvenlik destek primine tabi sigortalıların; a) Ad ve soyadlarını, T.C. kimlik numaralarını, b) 80 inci maddeye göre hesaplanacak prime esas kazançlarını, c) Prim ödeme gün sayıları ile prim tutarlarını gösteren ve örneği Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenen asıl veya ek aylık prim ve hizmet belgesini, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamındakiler için en geç Kurumca belirlenecek günün sonuna kadar, diğer sigortalılar için ise ait olduğu ayı takip eden ayda Kurumca belirlenecek günün sonuna kadar Kuruma vermekle veya sigortalı çalıştırmadığı takdirde, bu hususu sigortalı çalıştırmaya son verdiği tarihten itibaren, onbeş gün içinde Kuruma bildirmekle yükümlüdür.” hükmü, 102. maddesinin 1. fıkrasının “c” bendinde; “86 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca verilmesi gereken belgeleri, Kurumca belirlenen şekilde ve usûlde vermeyenler ya da Kurumca internet, elektronik veya benzeri ortamda göndermekle zorunlu tutulduğu halde anılan ortamda göndermeyenler veya belirlenen süre içinde vermeyenlere her bir fiil için;…. 4) Belgenin mahkeme kararı, Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarınca yapılan tespitler veya diğer kamu idarelerinin denetim elemanlarınca kendi mevzuatları gereğince yapacakları soruşturma, denetim ve incelemeler neticesinde ya da bankalar, döner sermayeli kuruluşlar, kamu idareleri ile kanunla kurulan kurum ve kuruluşlardan alınan bilgi ve belgelerden, hizmetleri veya kazançları Kuruma bildirilmediği veya eksik bildirildiği anlaşılan sigortalılarla ilgili olması halinde, belgenin asıl veya ek nitelikte olup olmadığı, işverence düzenlenip düzenlenmediği dikkate alınmaksızın, aylık asgari ücretin iki katı tutarında idari para cezası uygulanır.” hükümleri yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Mahkeme kararının, dava konusu işlemin 2008/9. ayına ait aylık prim ve hizmet belgesinin usulüne uygun olarak verilmediği gerekçesiyle uygulanan idari para cezasına ilişkin kısmı yönünden incelenmesi:
Dosyanın incelenmesinden; davacı şirkete ait işyerinde ücretlerin bir kısmının şirket tarafından kalan kısmının ise şirket yetkilisinin oğlunun hesabından ödendiği ve sigorta primine esas kazançların eksik bildirildiğine dair şikayet üzerine inceleme başlatıldığı, bankadan gelen hesap ekstrelerine ait kayıtlardan idari para cezası dönemi içerisinde sigorta primine esas kazançların Kuruma eksik bildirildiği hususunun sabit olduğu anlaşılmaktadır.
Öte yandan, davacı şirket aleyhine eksik primlerin tamamlatılması istemiyle açılan davada, ……. İş Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararıyla; …’ın 16/09/2003 – 14/06/2013 tarihleri arasında ücretlerinin eksik bildirildiği tespit edilerek davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verildiği, temyiz edilen bu kararın Yargıtay …. Hukuk Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararıyla, emsal ücret araştırmasında iki farklı ücret hesabının yapıldığı, Mahkeme tarafından düşük ücretin esas alındığı, bordro tanıklarının dinlenilmediği gerekçesiyle eksik inceleme ve araştırma nedeniyle bozulduğu, yargılama aşamasının derdest olduğu görülmektedir.
Uyuşmazlıkta, şikayetçi kişiye ait sigorta primine esas kazançların eksik bildirildiğinin tespit edildiği, dava konusu işlemin dayanağı inceleme raporunda aylık prim ve hizmet belgeleri yönünden zamanaşımı süreleri dikkate alınarak idari para cezası verilmesinin önerildiği, dava konusu işlem ile 2008/09. ayından 2013/04. ayına kadar olan dönem için 5510 sayılı Kanun’un 102. maddesinin 1. fıkrasının c/4 bendi uyarınca 89.326,20 TL idari para cezası uygulandığı görülmektedir.
Bu durumda, idari para cezasının davacı şirkete 27/03/2015 tarihinde tebliğ edildiği dikkate alındığında, mülga 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 140. maddesinin 5. fıkrası uyarınca fiilin işlendiği günden itibaren beş yıl içinde tebliğ edilemeyen idari para cezaları zamanaşımına uğrayacağından 2008/09. dönemine ait aylık prim ve hizmet belgesinin usulüne uygun olarak verilmediğinden bahisle uygulanan idari para cezasının bu kısmı zamanaşımına uğradığından, dava konusu işlemin bu kısmının iptali gerekirken davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında bu yönden hukuki isabet bulunmamaktadır.
Mahkeme kararının, dava konusu işlemin 2008/10, 11, 12, 2009/01-12, 2010/01-12, 2011/01-12, 2012/01-12, 2013/01, 02, 03, 04 dönemlerine ait aylık prim ve hizmet belgesinin usulüne uygun olarak verilmediği gerekçesiyle uygulanan idari para cezasına ilişkin kısmı yönünden incelenmesi:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın dava konusu işlemin 2008/10, 11, 12, 2009/01-12, 2010/01-12, 2011/01-12, 2012/01-12, 2013/01, 02, 03, 04 dönemlerine ait aylık prim ve hizmet belgelerinin usulüne uygun olarak verilmediği gerekçesiyle uygulanan idari para cezasına ilişkin kısmı yönünden davanın reddi yolundaki kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin kısmen kabulüne,
2. Davanın reddi yolundaki …. İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı temyize konu kararının dava konusu işlemin 2008/09. ayına ait aylık prim ve hizmet belgesinin usulüne uygun olarak verilmediği gerekçesiyle uygulanan idari para cezasına ilişkin kısmı yönünden davanın reddine dair kısmının BOZULMASINA,
3. Davacının temyiz isteminin kısmen reddine, temyize konu Mahkeme kararının dava konusu işlemin 2008/10, 11, 12, 2009/01-12, 2010/01-12, 2011/01-12, 2012/01-12, 2013/01, 02, 03, 04 dönemlerine ait aylık prim ve hizmet belgelerinin usulüne uygun olarak verilmediği gerekçesiyle uygulanan idari para cezasına ilişkin kısımları yönünden davanın reddine dair kısmının ONANMASINA,
4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 14/04/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.