Danıştay Kararı 10. Daire 2019/5380 E. 2022/4660 K. 25.10.2022 T.

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2019/5380 E.  ,  2022/4660 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2019/5380
Karar No : 2022/4660

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- … Bakanlığı
VEKİLİ : Huk. Müş. Av. …
2- … Valiliği
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN_KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İzmir ili, Konak ilçesi, … Bulvarı, No:…, D:… adresinde göz hastalıkları uzmanı olarak faaliyet gösteren davacıya ait muayenehanenin, Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmeliğin 31. maddesinin birinci fıkrasının (l) bendi uyarınca optisyenlik müessesi bulunan binada faaliyet gösterilemeyeceği gerekçesiyle 3 ay süre verilerek başka bir adrese naklinin sağlanması ve verilen süre sonunda başka bir adrese taşınarak uygunluk belgesi alınmaması halinde muayenehanenin kapatılacağının bildirilmesine ilişkin … Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; 5193 sayılı Optisyenlik Hakkında Kanun’un 9. maddesinin ikinci fıkrası, Optisyenlik Müesseseleri Hakkında Yönetmeliğin 11. maddesi ve Adres ve Numaralamaya İlişkin Yönetmelikte belirlenen bina tanımının birlikte değerlendirilmesinden, sağlık kurum ve kuruluşunun bulunduğu yerlerde optisyenlik müessesesi açılmamasının hedeflendiği, davacıya ait göz muayenehanesi ile … Optik adlı optik müessesesinin aynı binada faaliyette bulundukları, bu durumun Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkındaki Yönetmeliğin 31. maddesi ile 5193 sayılı Kanun’un 9. maddesi ile amaçlanan tabiplik ve optisyenlik mesleğinin kötüye kullanılması ve haksız rekabet şeklinde ortaya çıkan durumların önlenmesi haline aykırılık teşkil ettiği sonucuna varıldığından, davacının muayenehanesi hakkında tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu, kararın kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı belirtilerek davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davacı tarafından, Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmeliğin 31. maddesinin birinci fıkrasının (l) bendinin 30/01/2015 tarihinden itibaren yürürlüğe girdiği, anılan hükmün zaman bakımından muayenehanesi hakkında uygulanmasının mümkün olmadığı, muayenehanesinin mevcut haliyle faaliyetine devam etmesi gerektiği, ayrıca muayenehanesi ile optik firmasının aynı mekanda olduğunun kabulünün de mümkün olmadığı, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu belirtilerek temyiz isteminin kabulü ile kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMALARI : Davalı idareler tarafından temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Davacı, İzmir ili, Konak ilçesi, … Bulvarı, No:…, D:… adresinde bulunan muayenehanesinde … Valiliği İl Sağlık Müdürlüğü Konak Sağlık Grup Başkanlığının … tarih ve … sayılı çalışma izin belgesi ile göz hastalıkları uzmanı olarak faaliyet göstermekte iken, 03/08/2010 tarih ve 27661 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 2. maddesi ile 15/02/2008 tarihli ve 26788 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmeliğe 12/Ç maddesinden sonra gelmek üzere 12/D maddesi eklenmiş ve muayenehanelerin taşıması gereken asgari tesis, hizmet ve personel standartlarına ilişkin şartlar belirlenmiştir. Bununla birlikte anılan Yönetmeliğe geçici 7. madde eklenmiş ve 03/08/2010 tarihine kadar açılmış olan muayenehanelerin, 12/D maddesine bir yıl içerisinde uygunluklarını sağlayarak müdürlüğe başvuru yapacakları, Müdürlükçe yerinde incelenen ve bu Yönetmelikteki şartları taşıdığı tespit edilen muayenehanelere uygunluk belgesi düzenleneceği, bu süre içerisinde yeni uygunluk belgesi almayan muayenehanelerin valilikçe faaliyetinin durdurulacağı kurala bağlanmıştır.
Ardından anılan geçici 7. madde, 30/01/2015 tarih ve 29252 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 12. maddesi ile değiştirilmiş ve 03/08/2010 tarihinden önce açılmış olan muayenehanelerin bina şartları ve fiziki standartları bakımından mevcut durumları ile faaliyetine devam edecekleri ve bu muayenehanelere Müdürlükçe 03/08/2015 tarihine kadar uygunluk belgesi düzenleneceği, bu süre içerisinde uygunluk belgesi almayan muayenehanelerin faaliyetinin valilikçe durdurulacağı düzenlenmiştir.
Davacı tarafından, 30/01/2015 tarih ve 29252 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 12. maddesi ile yeniden düzenlenen geçici 7. madde kapsamında aynı adreste muayenehane uygunluk belgesi düzenlenmesi için 27/04/2015 tarihinde davalı idareye başvuruda bulunulmuş, bunun üzerine … Valiliği İl Sağlık Müdürlüğü tarafından 11/05/2015 tarihinde yerinde yapılan incelemede davacıya ait muayenehanenin faaliyet gösterdiği binada “… Optik” isimli optisyenlik müessesesinin faaliyet gösterdiği tespit edilmiştir.
Davacının, muayenehanesindeki faaliyetine aynı binada bulunan optik müessesesinden daha sonra başladığı gözönünde bulundurulduğunda, muayenehanenin 3 ay süre verilerek başka bir adrese naklinin sağlanması ve verilen süre sonunda başka bir adrese taşınarak uygunluk belgesi alınmaması halinde kapatılacağı … Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı işlemi ile davacıya bildirilmiş, anılan işlemin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu’nun 3. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, sağlık kurum ve kuruluşlarının yurt sathında eşit, kaliteli ve verimli hizmet sunacak şekilde Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca, diğer ilgili bakanlıkların da görüşü alınarak plânlanacağı, koordine edileceği, mali yönden destekleneceği ve geliştirileceği; (c) bendinde, bütün sağlık kurum ve kuruluşları ile sağlık personelinin ülke sathında dengeli dağılımı ve yaygınlaştırılmasının esas olduğu, sağlık kurum ve kuruluşlarının kurulması ve işletilmesinin bu esas içerisinde Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca düzenleneceği; (i) bendinde, sağlık hizmetlerinin yurt çapında istenilen seviyeye ulaştırılması amacıyla; bakanlıklar seviyesinden en uçtaki hizmet birimine kadar kamu ve özel sağlık kuruluşları ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları arasında koordinasyon ve işbirliği yapılacağı, sağlık kurum ve kuruluşlarının coğrafik ve fonksiyonel hizmet alanlarının, verecekleri hizmetler, yönetim, hizmet ilişki ve bağlantıları gibi konularda tespit edilen esaslara uymak ve verilen görevleri yapmakla yükümlü oldukları belirtilmiştir.
Anılan Kanun’un 9. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde ise; bütün kamu ve özel sağlık kuruluşlarının tesis, hizmet, personel, kıstaslarının belirlenmesinin, sağlık kurum ve kuruluşlarının sınıflandırılmasının ve sınıflarının değiştirilmesinin, sağlık kuruluşlarının amaca uygun olarak teşkilatlanmalarının, sağlık hizmet zinciri oluşturulmasının, hizmet içi eğitim usul ve esasları ile sağlık kurum ve kuruluşlarının koordineli çalışma ve hizmet standartlarının tespiti ve denetimi ile bu Kanun’la ilgili diğer hususların Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle düzenleneceği hükme bağlanmıştır.
663 sayılı -dava konusu düzenlemenin tesis edildiği tarihteki adıyla- Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşların Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin -yine dava konusu düzenlemenin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan haliyle- 2. maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendinde, ”Sağlık hizmetlerinde kullanılan ilaçlar, özel ürünler, ulusal ve uluslararası kontrole tâbi maddeler, ilaç üretiminde kullanılan etken ve yardımcı maddeler, kozmetikler ve tıbbî cihazların güvenli ve kaliteli bir şekilde piyasada bulunması, halka ulaştırılması ve fiyatlarının belirlenmesi” Sağlık Bakanlığının görevleri arasında sayılmış; Kararname’nin 27. maddesinin birinci fıkrası ile Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu, Sağlık Bakanlığının bağlı kuruluşu olarak teşekkül ettirilmiş; aynı maddenin ikinci fıkrasının (a) bendinde, anılan Kurumun görev ve yetkileri arasında, “Görev alanına giren ürünlerin ruhsatlandırılması, üretimi, depolanması, satışı, ithalatı, ihracatı, piyasaya arzı, dağıtımı, hizmete sunulması, toplatılması ve kullanımları ile ilgili kural ve standartları belirlemek, bu faaliyetleri yürütecek kamu ve özel hukuk tüzel kişileri ile gerçek kişilere izin vermek, ruhsatlandırmak, denetlemek ve gerektiğinde yaptırım uygulamak, laboratuvar analizlerini yapmak veya yaptırmak.” sayılmış; 40. maddesinde, Bakanlık ve bağlı kuruluşların görev, yetki ve sorumluluk alanına giren ve önceden kanunla düzenlenmiş konularda idari düzenlemeler yapabileceği belirtilmiştir.
Fertlerin ve toplumun sağlığını korumak üzere, optisyen unvanının kullanılması, optisyenlik mesleğinin icra edilmesi ve optisyenlik müessesesinin açılması ve işletilmesiyle ilgili usul ve esasları düzenleyen 5193 sayılı Optisyenlik Hakkında Kanun ise optisyenlik mesleğini icra etme yetkisini haiz kişiler ile optisyenlik müessesesinin sahip ve işletenleri ile bunların faaliyetlerini kapsamaktadır.
Anılan Kanun’un 9. maddesinin ikinci fıkrasında, “Optisyenler ile göz hastalıkları uzmanı tabipler, vergi mükellefiyetleri ayrı olsa bile, aynı mekânda veya iç giriş kapıları veya iç bağlantıları bulunan müesseselerde birlikte mesleklerini icra edemez. Sağlık kurum ve kuruluşları bünyesinde veya binasının içinde de optisyenlik müessesesi açılamaz.” hükmüne yer verilmiş; 16. maddesinde de, optisyenlik müesseselerinin açılışına ve sahip olmaları gereken şartlara dair usul ve esasların Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelik ile düzenleneceği belirtilmiştir.
Anılan hükme dayanılarak hazırlanan ve davacının muayenehanesine çalışma izin belgesi düzenlendiği 23/12/2008 tarihinde yürürlükte olan, 27/09/2004 tarih ve 25596 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Optisyenlik Müesseseleri Hakkında Yönetmeliğin “Müessese açılamayacak yerler” başlıklı 11. maddesinde “a) Optisyenlik mesleğini icra edenler ile göz hastalıkları uzmanı tabipler, vergi mükellefiyetleri ayrı olsa bile, aynı mekânda veya iç giriş kapıları veya iç bağlantıları bulunan müesseselerde birlikte mesleklerini icra edemez.
b) Resmî veya özel sağlık kurum ve kuruluşları bünyesinde veya binasının içinde; mülkiyeti özel hastane, özel idare, belediye veya herhangi bir kamu kurum ve kuruluşuna ait olup, içinde sağlık kurumu veya kuruluşu bulunan binalarda optisyenlik müessesesi açılamaz.
c) Market, süpermarket, alışveriş merkezleri gibi yerlerde diğer tüketim maddelerinin satıldığı bölümler ile optisyenlik müessesesi aynı mekânda olamaz. Buralarda optisyenlik müessesesi açılmak istenilmesi halinde, ayrı bir bölüm teşkil edilmesi ve müessese olarak kullanılacak bu bölümün 10 uncu maddeye uygun olması gerekir.” kuralına yer verilmiştir.
Anılan Yönetmeliği yürürlükten kaldıran ve dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan 18/01/2014 tarih ve 28886 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Optisyenlik Müesseseleri Hakkında Yönetmeliğin “Müessese açılamayacak yerler” başlıklı 11. maddesinde de, “Göz hastalıkları uzmanı tabiplerin mesleğini icra ettiği özel muayenehane, sağlık kurum ve kuruluşlarının bulunduğu bina, müştemilatı ve hizmet veren sağlık tesisine ait, sağlık imarlı alanı ile market ve süpermarket bünyesinde optisyenlik müessesesi açılamaz.” yönünde benzer düzenlemeye yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
5193 sayılı Optisyenlik Hakkında Kanun’un 9. maddesinin ikinci fıkrasında, optisyenler ile göz hastalıkları uzmanı tabiplerin, vergi mükellefiyetleri ayrı olsa bile, aynı mekânda veya iç giriş kapıları veya iç bağlantıları bulunan müesseselerde birlikte mesleklerini icra edemeyecekleri, yine sağlık kurum ve kuruluşları bünyesinde veya binasının içinde de optisyenlik müessesesi açılamayacağı hüküm altına alınmıştır.
Kanun koyucu tarafından, tabiplik ve optisyenlik mesleğinin kötüye kullanılması ve haksız rekabet şeklinde ortaya çıkan ve uygulamada sıkça karşılaşılan durumların önlenmesi için söz konusu hükmün getirildiği Kanun’un gerekçesinde belirtilmektedir.
5193 sayılı Kanunun 9. maddesinin ikinci fıkrası ile Optisyenlik Müesseseleri Hakkında Yönetmeliğin 11. maddesinin gerek davacının muayenehanesine çalışma belgesi düzenlendiği tarihte yürürlükte olan hali, gerekse dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan hali birlikte değerlendirildiğinde; göz hastalıkları uzmanı tabiplerin mesleğini icra ettiği özel muayenehane ile aynı mekânda veya iç giriş kapıları veya iç bağlantıları bulunan müesseselerde veya göz hastalıkları uzmanı tabiplerin mesleğini icra ettiği özel muayenehane bünyesinde optisyenlik müessesesi açılamayacağı, ancak belirtilen bu istisnalar dışında, göz hastalıkları uzmanı muayenehanesi ile aynı binada optisyenlik müessesesinin açılabilmesinin mümkün olduğu anlaşılmaktadır.
Dava dosyasının incelenmesinden; davacının göz hastalıkları uzmanı muayenehanesinin İzmir ili, Konak ilçesi, …Bulvarı, No:…/… adresinde işhanının … numaralı dairesinde faaliyet gösterdiği, “… Optik” isimli optisyenlik müessesesinin ise No:…/… numaralı mağazada, işhanının zemin katında dış cephede bulunduğu, iş yerine ait bir girişin olduğu, göz hastalıkları uzmanı muayenehanesinin ise işhanı içerisinde üçüncü katta bulunduğu anlaşılmış, davacıya ait muayenehane ile aynı binada olduğu belirtilen optik müessesesinin, gerek 5193 sayılı Optisyenlik Hakkında Kanun’un 9. maddesinin ikinci fıkrasında, gerekse Optisyenlik Müesseseleri Hakkında Yönetmeliğin 11. maddesinde düzenlenen müessese açılamayacak yerler kapsamında olmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu durumda, davacının muayenehanesinin 3 ay süre verilerek başka bir adrese naklinin sağlanması ve verilen süre sonunda başka bir adrese taşınarak uygunluk belgesi alınmaması halinde kapatılacağına ilişkin … Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı işleminde yukarıda değinilen Kanun ve Yönetmelik maddeleri ile hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Bu itibarla, davanın reddi yolunda verilen … İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu İzmir Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin KABULÜNE,
2. Davanın reddine ilişkin … İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 25/10/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.