Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2019/5496 E. , 2022/4625 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2019/5496
Karar No : 2022/4625
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- …
2- …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN_KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
DAVANIN_KONUSU : Davacılar tarafından, yapılan aşı sonrasında müşterek çocukları …’ın SSPE (Subakut Sklerozan Panensefalit) hastalığına yakalanması ve sonrasında 18/10/2010 tarihinde vefat etmesinde davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğundan bahisle uğranıldığı ileri sürülen zararların karşılığı olarak … ve … için ayrı ayrı 50.000,00 TL maddi ve 200.000,00 TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
YARGILAMA SÜRECİ :
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davanın reddine, kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’ne göre takdir edilen (reddedilen 100.000,00 TL üzerinden hesaplanan nispi 10.750,00 TL ve reddedilen manevi tazminat için maktu 990,00 TL olmak üzere) 11.740,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı Sağlık Bakanlığı’na verilmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; 25/11/2009 tarihli Muş Devlet Hastanesi Özürlü Sağlık Kurulu raporu ile SSPE tanısı sonucu %60 oranında sakat kalındığının tespit edildiği, davacıların zarar doğurucu eylemin idarenin hizmet kusurundan kaynaklandığını bu suretle öğrendiklerinin kabulünün gerektiği, bu tarihten itibaren bir yıl içinde idareye başvurmak suretiyle idarenin vereceği cevaba göre 60 günlük dava açma süresi içinde dava açılması gerekirken, Kanun maddesinde öngörülen bir yıllık süre geçirildikten çok sonra 03/12/2015 tarihinde idareye yapılan başvurunun reddi üzerine 22/04/2016 tarihinde açılan davanın esasını süreaşımı nedeniyle inceleme olanağı bulunmadığı gerekçesiyle, davacıların istinaf isteminin gerekçeli olarak reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacılar tarafından, tıbbi aşı kayıtlarının muhafaza yükümlülüğünün aşıyı yapan kuruma ait olduğu, bahse konu aşının yapıldığı yerel bölgede otuza yakın kişinin aynı sebeple vefat ettiği, 2009 yılı genişletilmiş bağışıklama programı genelgesiyle kayıtların saklanmasının aşı sorumlusunun yükümlülüğü kapsamında olduğu, aşı işlemine dair kayıtların tutulmaması konusundaki kusurun aşikar olduğu iddialarıyla temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
A) Temyize Konu Bölge İdare Mahkemesi Kararının, Davanın Reddi Yolundaki İdare Mahkemesi Kararına Yönelik İstinaf İsteminin Gerekçeli Olarak Reddine İlişkin Kısmının İncelenmesi:
Bölge İdare Mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın bu kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
B) Temyiz İstemine Konu Kararın Vekalet Ücretine Yönelik Kısmı Yönünden İncelenmesi:
İNCELEME VE GEREKÇE:
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “İstinaf” başlıklı 45. maddesinin 3. fıkrasında; “Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir.” hükmüne yer verilmiş; “Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar” başlıklı 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde, temyiz incelemesi sonunda kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa Danıştay’ın kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır.
02/01/2017 tarih ve 29936 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren ve Mahkeme kararı tarihi itibarıyla uyuşmazlığa uygulanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin “Tarifelerin üçüncü kısmına göre ücret” başlıklı 13. maddesinde; “(1) Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7 inci maddenin ikinci fıkrası, 9 uncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile 10 uncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. (2) Ancak, hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez.”; “Manevi tazminat davalarında ücret” başlıklı 10. maddesinde ise “(1) Manevi tazminat davalarında avukatlık ücreti, hüküm altına alınan miktar üzerinden Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. (2) Davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez. (3) Bu davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur. (4) Manevi tazminat davasının, maddi tazminat veya parayla değerlendirilmesi mümkün diğer taleplerle birlikte açılması durumunda; manevi tazminat açısından vekalet ücreti ayrı bir kalem olarak hükmedilir.” düzenlemeleri yer almaktadır.
Söz konusu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde, duruşmasız davalar için maktu vekâlet ücreti 990,00 TL olarak belirlenmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Dava, her bir davacı için ayrı ayrı 50.000,00 TL maddi ve 200.000,00 TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
İdare Mahkemesince, davanın reddine, kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’ne göre takdir edilen (reddedilen 100.000,00 TL maddi tazminat üzerinden hesaplanan nispi 10.750,00 TL ve reddedilen manevi tazminat için maktu 990,00 TL olmak üzere) 11.740,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davayı avukatla takip eden davalı Sağlık Bakanlığı’na verilmesine karar verilmiş, davacıların istinaf başvurusu üzerine Bölge İdare Mahkemesince, davanın süreaşımı nedeniyle inceleme olanağı bulunmadığı gerekçesiyle davacıların istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine karar verilmiştir.
Maddi tazminat talebiyle açılan davalarda, davanın tümden ret veya kısmen kabul kısmen retle sonuçlandığı durumlarda kabul edilen tazminat miktarının önemli kısmının vekalet ücreti olarak davalı idareye ödenmesi, açılan tazminat davasını davacılar açısından anlamsız hale getirmekte, bazı olaylarda ise, davacıların dava açılmadan önceki durumundan daha kötü bir duruma girmesine neden olmakta, bu durum, gerek Anayasa Mahkemesinin bireysel başvuru kararlarında gerekse Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarında mahkemeye erişim hakkının ihlali olarak değerlendirilmektedir. Tümden ret ya da kısmen kabul, kısmen ret ile sonuçlanan maddi tazminat davalarında, taraflar lehine hükmedilecek vekalet ücretinin, kişilerin hak arama özgürlüğü kapsamındaki mahkemeye erişim hakkını ihlal etmeden ne şekilde hesaplanacağı konusunda Tarifenin 10. maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarına paralel bir düzenlemeye yer verilmemiş olması nedeniyle, reddedilen maddi tazminata ilişkin vekalet ücretinin Tarifenin üçüncü kısmına göre belirleneceğine ilişkin Tarife hükmünün ihmal edilmesi, hakkaniyete daha uygun olacaktır.
Yukarıda yer alan açıklamalar uyarınca, İdare Mahkemesince, tamamı reddedilen maddi tazminat istemi yönünden davalı idare lehine nispi vekâlet ücretine hükmedilmesinde hukuki isabet görülmemiştir. Öte yandan Bölge İdare Mahkemesince, İdare Mahkemesince davanın reddine ilişkin verilen karara karşı davacılar tarafından yapılan istinaf başvurusunun davanın süresinde olmadığı gerekçesiyle reddedildiği, işin esasına girilmeyerek ilk inceleme konularından olan süre aşımı yönünden karar verildiği görüldüğünden maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddi sebebiyle davalı idare lehine ayrı ayrı iki maktu vekalet ücreti yerine tek maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Bu durumda; temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan “davacıların istinaf isteminin reddiyle … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle onanmasına” ibaresinin, “davacıların istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçeyle reddine, İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan ‘kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’ne göre takdir edilen (reddedilen 100.000,00 TL üzerinden hesaplanan nispi 10.750,00 TL ve reddedilen manevi tazminat için maktu 990,00 TL olmak üzere) 11.740,00 TL vekalet ücretinin’ ibaresinin, ‘Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu olarak belirlenen 990,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine’ şeklinde düzeltilmesine” şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacıların temyiz istemlerinin esas yönünden REDDİNE, vekalet ücreti yönünden KABULÜNE,
2. Davanın reddine ilişkin … İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının yukarıda belirtilen şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3. Adli yardım isteminin kabul edilmesi nedeniyle ödenmemiş olan temyiz yargılama giderlerinin davacılardan tahsili için mahkemesince ilgili vergi dairesi müdürlüğüne müzekkere yazılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 20/10/2022 tarihinde esas yönünden oy birliğiyle, vekalet ücreti yönünden oy çokluğu ile kesin olarak karar verildi.
(X)KARŞI OY :
Reddedilen maddi tazminat yönünden davalı idare lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken nispi vekalet ücretine hükmedilmesi ile davanın süre aşımı yönünden reddedilmesi nedeniyle maddi ve manevi tazminat talepleri açısından iki ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar” başlıklı 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca kararın düzeltilerek onanmasını gerektiren, “yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hata ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlık” kapsamında bulunmayıp, anılan maddenin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca kararın bozulmasını gerektiren, “hukuka aykırılık” teşkil ettiğinden, Bölge İdare Mahkemesi kararının, bu hususta yeniden bir karar verilmek üzere bozulması gerektiği oyuyla Daire kararına bu yönden katılmıyorum.