Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2019/5535 E. , 2022/5031 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2019/5535
Karar No : 2022/5031
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : Kendi adlarına asaleten …, …. ve …’a velayeten …, …
VEKİLİ : Av. …
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ : Av. …
TEMYİZ EDEN (MÜDAHİL) : …
VEKİLİ : Av. …
DİĞER MÜDAHİLLER (DAVALI) : 1- … Anonim Türk Sigorta Şirketi
VEKİLİ : Av. …
2- …
VEKİLİ : Av. …
3- …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN_KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, taraflarca ve davalı yanında müdahil tarafından aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
DAVANIN KONUSU : Davacılar tarafından, 26/11/2012 tarihinde Tokat Devlet Hastanesinde doğan …’un, davalı idarenin hizmet kusuru nedeniyle sağ kolunda yanık oluştuğu ve oluşan yanık sonucunda engelli hale geldiği iddiasıyla, zararlarına karşılık … için 3.000,00 TL maddi ve 175.000,00 TL manevi, … için 1.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi, … için 1.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi, … için 10.000,00 TL manevi, …için 10.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi ve davalı idareye yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin manevi tazminat istemine yönelik kısmının iptali istenilmiştir.
YARGILAMA SÜRECİ :
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; …’un doğumdan sonra konulduğu kuvözde 07/12/2012 tarihinde yapılan incelemede, kuvöz suyunun bitmiş olduğunun, kuvöz iç ısısının ve çalışmasının normal olduğunun, bebeğin konulduğu tablanın yükseklik seviyesinin en altta olduğunun, kenarlarının sıcak olduğunun tespit edildiği ve …’u doğumdan sonra teslim alarak kuvöze koyan hemşire …’ın, kuvözün günlük bakımını yapmada ilgisiz kaldığından bahisle uyarma cezası ile cezalandırıldığı, anılan disiplin cezasının iptali istemiyle açılan davanın reddedildiği ve kanun yolu aşamasından geçerek kesinleştiği dikkate alındığında, …’un sağ ön kolunda doğumdan sonra oluşan rahatsızlığın yanık olduğu, yanığın kuvözün su kontrolünün gerektiği gibi yapılmaması nedeniyle aşırı ısınması ve bebeğin kolunun ısınan kesim ile teması sonucunda oluştuğu, dolayısıyla davalı idare personelinin gerekli dikkat ve özeni göstermediği ve meydana gelen zararın sağlık hizmetinin kötü işlemesinden kaynaklandığı, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 3. İhtisas Kurulunca düzenlenen … tarih ve … sayılı raporda …’un %34,2 oranında meslekte kazanma gücünü kaybetmiş sayılacağı ve iyileşme süresinin on sekiz aya kadar uzayabileceği yönünde görüş belirtildiği, meslekte kazanma gücü kaybı nedeniyle …’un uğramış olduğu maddi zararın 19/09/2016 tarihli bilirkişi raporuyla 297.245,29 TL olarak hesaplandığı, manevi zararlar yönünden ise takdiren … için 100.000,00 TL, … için 20.000,00 TL, … için 20.000,00 TL, … için 5.000,00 TL ve …için 5.000,00 TL manevi tazminat ödenmesi gerektiği, davalı idareye yapılan 25/11/2014 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin manevi tazminat istemine yönelik kısmının iptali istemi yönünden ise, anılan işlemin idari davaya konu olabilecek icrai bir işlem niteliği taşımadığı, … ve …’un toplam 2.000,00 TL maddi tazminat istemleri yönünden davadan feragat ettikleri ve bu istemler hakkında feragat nedeniyle karar verilmesine olanak bulunmadığı gerekçesiyle; davalı idareye yapılan 25/11/2014 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istemi yönünden davanın incelenmeksizin reddine, davacılardan … ve … için ayrı ayrı 1.000,00 TL maddi tazminat ödenmesi istemi yönünden feragat nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, davacılardan … için maddi tazminat isteminin kabulü ile 297.245,29 TL maddi tazminatın 3.000,00 TL’lik kısmının davalı idareye başvuru tarihi olan 25/11/2014 tarihinden itibaren, 294.245,29 TL’lik kısmının ıslah dilekçesinin davalı idareye tebliğ edildiği 19/10/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine, davacıların manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulü ile … için 100.000,00 TL, … için 20.000,00 TL, … için 20.000,00 TL, … için 5.000,00 TL ve …için 5.000,00 TL olmak üzere toplam 150.000,00 TL manevi tazminatın davalı idareye başvuru tarihi olan 25/11/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat istemlerinin reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu … İdare Mahkemesi kararının esasa ilişkin kısmının hukuka ve usule uygun olduğu, iptal istemi yönünden verilen incelenmeksizin ret kararı nedeniyle davalı idare lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmemesine ilişkin kısmında ise hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle, davalı idarenin ve müdahillerin istinaf başvurularının kararın esasına ilişkin kısmı yönünden reddine, davalı idarenin istinaf başvurusunun kararın vekalet ücretine ilişkin kısmı yönünden ise kabulüne, kararın davalı idare lehine hükmedilen vekalet ücretine ilişkin kısmının kaldırılmasına ve davacılar tarafından 15.250,00 TL avukatlık ücretinin (maddi tazminat ve iptal istemi yönünden 990,00 TL, manevi tazminat istemi yönünden 14.350,00 TL olmak üzere) davalı idareye ödenmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacılar tarafından, Bölge İdare Mahkemesi kararının davalı idare lehine hükmedilen vekalet ücretine yönelik kısmının bozulması gerektiği; davalı idare tarafından, hizmet kusurunun varlığının bilirkişi raporları ile açıkça ortaya konulamadığı, hükmedilen tazminat miktarlarının fahiş olduğu, manevi tazminata faiz işletilemeyeceği ve yargı harçlarından muaf oldukları; davalı yanında müdahil tarafından, meydana gelen zararın kendi kusurundan kaynaklanmadığı ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Davacılar ve davalı idare tarafından, karşı tarafın temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuş; davalı idare yanında müdahil tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Uyuşmazlıkta; meydana gelen zararın davalı idare yanında müdahil olan …’ın kusurundan kaynaklandığı sabit olmamakla birlikte; …’un kolundaki yanığın doğumun gerçekleştiği hastanede oluştuğu dikkate alındığında, davalı idarenin hizmet kusuru sabit olduğundan ve yukarıda gerekçesi özetlenen Tokat İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurularının esasa ilişkin kısım yönünden reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik bulunmadığından, anılan kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Uyuşmazlıkta; dava dosyasındaki tüm bilgi ve belgeler, davalı idarece yapılan ön inceleme ve disiplin soruşturması, … Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma, … İdare Mahkemesinde disiplin cezasının iptali istemiyle açılan dava, … Asliye Ceza Mahkemesinde taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçundan yapılan yargılama ve tüm bu adli ve idari soruşturmalar ile yargılama süreçlerindeki bilirkişi raporları, taraf ve tanık ifadeleri, tutanaklar değerlendirildiğinde, davacılardan …’un kolunda meydana gelen yanığın davalı idare yanında müdahil olan …’ın kusurundan kaynaklandığının sabit olmadığı, bir başka deyişle, zararlı sonucun davalı idare ajanı …’ın kusurlu eylemleri ile meydana gelip gelmediği hususunun sübuta ermediği açıktır.
Hal böyle olunca; İdare Mahkemesince, davalı idare yanında müdahil olan …’ın kusurlu eylemi sonucunda zararın oluştuğu belirtilerek davalı idarenin tazmin ile sorumlu olduğu gerekçesiyle karar verilmiş olmasında hukuki isabet bulunmamaktadır.
Ancak, …’un davalı idareye bağlı hastanede sağlıklı olarak dünyaya geldiği ve kendinde bulunan bir hastalık veya sendromdan kaynaklı olarak ya da diğer davacılar olan ailesinin kusuru ile de kolundaki yanığın oluşmadığı sabit olduğundan; her ne kadar davalı idare ajanı olan …’ın kusuru ispatlanamasa da, bu hastanedeki bakım ve gözetimi esnasında, yani davalı idarenin sorumluluğu altında iken zarara uğradığı açık olduğundan, davalı idarenin sağlık hizmetini kusurlu işlettiği ve meydana gelen zararın tazmini ile sorumlu olduğu kuşkusuzdur.
Bu durumda; İdare Mahkemesinin, davalı idarenin hizmet kusurunun tespitine yönelik gerekçesinde isabet bulunmamakla birlikte, nihayetinde davalı idarenin sağlık hizmetini kusurlu olarak işletmiş olması nedeniyle zararın meydana geldiği ve davalı idarenin tazmin sorumluluğunun oluştuğu sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla; İdare Mahkemesinin, davacılardan …’un maddi tazminat istemi yönünden davanın kabulü, davacılardan … ve …’un maddi tazminat istemleri yönünden feragat nedeniyle karar verilmesine yer olmadığı, davacıların manevi tazminat istemleri yönünden davanın kısmen kabulü, kısmen reddi ve davacıların iptal istemleri yönünden davanın incelenmeksizin reddi yolunda verilen kararına karşı davalı idare ve davalı idare yanında müdahillerce yapılan istinaf başvurularının esasa ilişkin kısmının reddi, vekalet ücretine yönelik kısmının kabulü yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Tarafların ve davalı idare yanında müdahilin temyiz istemlerinin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararının yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA,
3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin iadesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 09/11/2022 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.