Danıştay Kararı 10. Daire 2019/5580 E. 2022/4069 K. 22.09.2022 T.

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2019/5580 E.  ,  2022/4069 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2019/5580
Karar No : 2022/4069

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLLERİ : Av. Huk. Müş. …
Av. Huk. Müş. …

İSTEMİN_KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının davacı tarafından temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, eşinin HIV virüsü taşıdığı ve evlilik öncesi yaptırdıkları tahlil sonucu hakkında kendilerine herhangi bir bilgi verilmemesinde davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğu iddiasıyla 1.000,00 TL maddi ve 400.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; AIDS hastalığının evlenmeye engel olmadığı, davacının ve eşinin evlilik öncesi tahlil sonuçlarını almak için hastaneye gitmediği, davacının Mahkemenin 28/04/2017 tarihli ara kararı ile Ankara Numune Eğitim Araştırma Hastanesine sevkinin yapıldığı, 25/08/2017 tarihinde Mahkeme kaydına giren 21/08/2017 tarihli Sağlık Kurulu Raporunda davacıda HIV enfeksiyonunun bulunmadığı yönünde karar verildiğinin belirtildiği, davacının idarece tazmin edilmesi gereken bir zararının bulunmadığı, hizmet kusurunun ve davalı idarenin sorumluluğunu doğuracak bir illiyet bağının da mevcut olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davacı tarafından, olayda davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğu, eksik incelemeye dayalı olarak karar verildiği, yaşama hakkı ile maddi ve manevi varlığın korunması hakkının ihlal edildiği, olayda idarenin bilgilendirme yükümlülüğünü yerine getirmediği ileri sürülmektedir.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :

MADDİ OLAY :
03/12/2014 tarihinde, davacı eşi ile birlikte evlilik öncesi sağlık raporu almak üzere Ankara Valiliği İl Halk Sağlığı Müdürlüğüne bağlı Çankaya 2 no’lu Ana Çocuk Sağlığı ve Aile Palanlaması Merkezine başvurmuş, tahlilleri yapılmış ve aynı gün sağlık raporu düzenlenmiştir. Sağlık Merkezine verilen kan tahlili 04/12/2014’te sonuçlanmış ancak doğrulama testi gerektiğinden rapor doğrulamaya gönderilmiş, doğrulama testi sonucu 30/12/2014 tarihinde HIV pozitif olarak çıkmıştır. Anılan sonuçtan haberdar olmayan davacı ve eşi 11/12/2014 tarihinde evlenmişlerdir.
Davacının eşi, 2015 yılında belirli aralıklarla yatarak tedavi görmüş, davacının ise 26/10/2015 ve 01/03/2016 tarihlerinde Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesinde yapılan tahlillerinde HIV sonucu negatif çıkmıştır. Davacı, eşinin HIV virüsü taşıdığı ve evlilik öncesi yaptırdıkları tahlil sonucundan kendilerinin idare tarafından bilgilendirilmemesinde hizmet kusuru bulunduğu iddiasıyla tazminat talebiyle davalı idareye başvurmuş, başvurusunun cevap verilmemek suretiyle reddi üzerine bakılan davayı açmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmış; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, idari dava türleri arasında sayılmıştır.
Genel anlamı ile tam yargı davaları, idarenin faaliyetlerinden ötürü, hakları doğrudan zarara uğrayanlar tarafından idare aleyhine açılan tazminat davaları olup, idarenin hukuki (mali/tazmin) sorumluluğunun yargı aracılığıyla belirlenip hüküm altına alınmasını sağlamaktadır.
İdare kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.
Tam yargı davalarında, öncelikle zarara yol açtığı öne sürülen idari işlem veya eylemin hukuka uygunluğunun denetimi yapılacağından, mahkemece, olayın oluşumu ve zararın niteliği irdelenip, idarenin hizmet kusuru olup olmadığının araştırılması, hizmet kusuru yoksa kusursuz sorumluluk ilkelerinin uygulanıp uygulanmayacağının incelenmesi, tazminata hükmedilirken de her halde sorumluluk sebebinin açıkça belirtilmesi gerekmektedir.
İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmektedir. Hizmet kusurundan dolayı sorumluluk, idarenin sorumluluğunun doğrudan ve asli nedenini oluşturmaktadır.
İdarelerin kamu hizmetlerinin gereği gibi işlemesini sağlayacak organizasyonları yaparak, yeterli araç ve gereçle donatılmış bina, tesis ve araçlarda hizmetin özelliğine uygun olarak seçilen ve yetişmiş personelle hizmeti yürütme yükümlülüğünün bulunduğu tartışmasızdır.
Zarar gören kişinin hizmetten yararlanan durumunda olduğu ve hizmetin riskli bir nitelik taşıdığı sağlık hizmetinde, idarenin tazmin yükümlülüğünün doğması için; zararın, idarenin hizmet kusuru sonucu meydana gelmiş olması gerekmektedir.
Öte yandan, T.C. Sağlık Bakanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Kadın ve Üreme Sağlığı Daire Başkanlığı Evlilik Öncesi Muayene ve Danışmanlık Rehberinde; HIV, dikkat edilmesi gereken bulaşıcı hastalık ve evlenme engeli teşkil etmeyen bulaşıcı hastalık olarak belirlenmiş, evlilik öncesi sağlık muayenesi sırasında dikkat edilmesi gereken hususlar başlığı altında,
“… – Evlenme engeli teşkil etmeyen bulaşıcı hastalık (Hepatit B, Hepatit C, HIV/AIDS vb.) şüphesinde gerekli bilgilendirme yapılarak adaya Evlilik Öncesi Sağlık Raporu Başvuru Formu’ndaki Risk Değerlendirme Sonrasındaki bölüm doldurtulur ve kişinin rızasına göre hareket edilir.
– Başvurularda, risk tespit edilen kişilerde evlenme engeli olmayan hastalıklara yönelik laboratuar tetkiklerinin yaptırılmasının reddedilmesi ve/veya tetkiklerin sonucunun ve hastalık durumunun diğer eş adayı ile paylaşılmasının kabul edilmemesi halinde, bu durumun diğer eş adayına evlilik öncesi sağlık raporunu düzenleyecek hekim veya toplum sağlığı merkezi tarafından yazılı olarak Evlilik Öncesi Sağlık Raporu Başvurusu Tebliğ – Tebellüğ Belgesi ile tebliğ edilmesi gerekmektedir.
– Adayların ayrı ayrı başvurduğu durumlarda adayların herhangi birinde risk tespiti söz konusu ise adayın doldurduğu başvuru formu, diğer aday ve raporu verecek olan hekim tarafından görülebilmesi için faks, elektronik ortam, mektup, kargo, vb. yollarla karşılıklı olarak paylaşılır. Risk tespit edilen aday bilgilerinin paylaşılmasını istemiyorsa Evlilik Öncesi Sağlık Raporu Başvurusu Tebliğ – Tebellüğ Belgesi’nin düzenlenerek diğer adaya tebliğ edilmesi gerekmektedir…” hususlarına yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Temyize konu kararın, maddi tazminata ilişkin kısmının incelenmesi:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Uyuşmazlıkta; davacının yapılan tahlillerde HIV negatif olduğu, dava dilekçesinde dava konusu olay nedeniyle maddi zararı olduğu yönündeki iddiasını ispatlayamadığı durumu birlikte değerlendirildiğinde, davacının maddi zararının bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu nedenle, davacının maddi tazminat isteminin reddine karar verilmesinde sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmamakta olup, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bu kısmının belirtilen gerekçe ile onanması gerekmektedir.

Temyize konu kararın, manevi tazminat yönünden davanın reddine ilişkin kısmının incelenmesi:
Uyuşmazlıkta; İdare Mahkemesince, AIDS hastalığının evlenmeye engel olmadığı, davacının ve eşinin evlilik öncesi tahlil sonuçlarını almak için hastaneye gitmediği, davacıda HIV enfeksiyonunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de; dava konusu olay nedeniyle başlatılan ön inceleme sonucunda, ilgililer hakkında T.C. Sağlık Bakanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Kadın ve Üreme Sağlığı Daire Başkanlığı Evlilik Öncesi Muayene ve Danışmanlık Rehberinde belirtilen hususlara aykırı hareket ettiklerinden bahisle soruşturma izni verilmesine karar verildiği görüldüğünden, yürütülen soruşturmanın akıbetinin araştırılması ve soruşturma sonucunda elde edilen verilerin T.C. Sağlık Bakanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Kadın ve Üreme Sağlığı Daire Başkanlığı Evlilik Öncesi Muayene ve Danışmanlık Rehberi kapsamında “Evlilik Öncesi Sağlık Raporu Başvuru Formu”ndaki talep ve beyanlar da dikkate alınarak değerlendirilmesi, kusur incelemesinin de bu yönüyle yapılması gerekmektedir.
Bu durumda, temyize konu kararın davacının manevi tazminat isteminin reddedilmesine ilişkin kısmının bozulması gerekmektedir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE,
2. Davanın reddine ilişkin … İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan davacı istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının maddi tazminata ilişkin kısmının yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA, manevi tazminata ilişkin kısmının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 22/09/2022 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.