Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2019/5622 E. , 2022/4481 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2019/5622
Karar No : 2022/4481
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR): Kendilerine asaleten …’e velayeten … ve …
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI): … Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ: Hukuk Müşaviri …
İSTEMİN_KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
DAVANIN_KONUSU: Davacılar tarafından, …’in doğumu sırasında eksik ve hatalı takip ve tedavi uygulanarak kalıcı bir rahatsızlık olan cerebral palsye neden olunduğu iddiasıyla uğranıldığı ileri sürülen zararın karşılığı olarak … için 70.000,00 TL maddi, 20.000,00 TL manevi, … ve … için ise ayrı ayrı 15.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 120.000,00 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek mevduat faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla davanın reddine, kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca maktu olarak belirlenen 1.090,00 TL avukatlık ücretinin davacılardan alınarak davalı idareye verilmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesince; davacıların istinaf başvurularının reddine, vekalet ücreti yönünden yapılan davalı istinaf başvurusunun kabulüne, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca maktu olarak belirlenen maddi tazminat için 1.090,00 TL, manevi tazminat için 1.090,00 TL olmak üzere toplam 2.180,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı idareye verilmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI: Davacılar tarafından, sezeryan ile erken doğum neticesinde doğumun gerçekleştiği, gebelik süreci, doğum öncesi ve sonrasında gerekli açıklamaların yapılmadığı, sağlık personelinin hatalı ve eksik müdahalesi nedeniyle ağır hizmet kusuru sonucu bebeğin oksijensiz kaldığı, doktorların doğumdan sonra bebeğin sağlıklı olduğunu söylediği, sonraki tetkiklerde bebeğe engelli tanısı konduğu, bebeğin fiziksel ve mental gelişim açısından zorluk çektiği, davalı idarenin sağlık hizmetinin gerektirdiği araç, gereç ve ekipmanları sağlamadığı, sağlık görevlilerinin görevlerini gereği gibi yerine getirmedikleri, bunun sonucunda kalıcı nitelikteki cerebral palsy rahatsızlığının oluştuğu, bedensel yetersizliğinin devam ettiği, fizik tedavi gördüğü, davalı idarenin çalışanlarını seçerken gerekli dikkat ve özeni göstermediği, doğuma kadar geçen süre içerisinde herhangi bir aksaklıktan bahsedilmediği, sezeryandan önce 48-72 saat hastanede kalmanın önerildiği söylenmişse de kendilerine böyle bir bilgi verilmediği ve matbu evrak imzatılarak çıkışlarının sağlandığı, bu süreçte takip yapılsa idi hastalığın önceden farkına varılarak daha önce tedaviye başlanma ihtimalinin olduğu, doktorun meslek alanındaki hafif kusuru da dahil bütün kusurlarının sorumluluğun unsuru olarak kabul edildiği, adli tıp raporunu hazırlayan kurul içinde tek bir kadın doğum uzmanın bulunduğu, bilirkişi kurulunca tüm dosyadaki deliller değerlendirilerek yapılması gereken müdahalenin ne olduğunun ve tıbbın gerek ve kurallarına göre olayda doktor hatası olup olmadığının denetime elverişli bir şekilde ortaya konulmadığı, Adli Tıp Kurulunca muayene yapılmadan rapor hazırlandığı iddialarıyla temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI: Davalı idare tarafından davacıların temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacıların temyiz istemlerinin REDDİNE,
2. Davanın reddine ilişkin … İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan davacıların istinaf başvurularının reddi, davalı idarenin istinaf başvurusunun vekalet ücreti yönünden kabulü yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin iadesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 13/10/2022 tarihinde, manevi tazminat yönünden oy çokluğu, maddi tazminat yönünden oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Dava; davacılar tarafından, …’in doğumu sırasında eksik ve hatalı takip ve tedavi uygulanarak kalıcı bir rahatsızlık olan cerebral palsye neden olunduğu iddiasıyla uğranıldığı ileri sürülen zararın karşılığı olarak … için 70.000,00 TL maddi, 20.000,00 TL manevi, … ve … için ise ayrı ayrı 15.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 120.000,00 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
Dosyaya sunulan Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2. İhtisas Kurulunun … tarih ve … karar sayılı raporunda; “…’in 17/08/2010 tarihinde saat 00:00 sıralarında Bursa Çekirge Devlet Hastanesi’ne 37 haftalık suları gelen gebe olarak başvurduğu, saat 00:50’de Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı … tarafından yapılan vajinal muayenede kollum kapalı olduğu, suları berrak olduğu, USG tetkikinde fetal kalp atışı pozitif olan 37 haftalık gebelik tespit edildiği, saat 01:35’te NST çekildiği, saat 02:05’te fetal distres ön tanısı ile sezaryen ameliyatına alındığı, apgarı 9 olan 2600 gr. ağırlığında canlı bir bebek doğurtulduğu, doğan bebeğin boynunun sağ tarafında doğum lekesi olduğu, doğan bebeğe Hepatit B aşısı, K.Vit, Genta Gut yapıldığı, Fenilketonüri için kan alındığı, anne ve bebeğin 18.08.2010 tarihinde kendi istekleriyle taburcu edildikleri, doğan bebeğin daha sonra HİE (hipoksik iskemik ensefalopati) tanısı ile tedavi gördüğünün anlaşıldığı, mevcut tıbbi belgelere göre doğum eyleminde saat 01:35’te çekilen NST’ye göre bebeğin intrauterin sıkıntıda olduğunu gösteren bulguların olmadığı, Uludağ Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin 22.11.2016 tarihli nörolojik muayenesinde çocuğun cerebral palsy ile uyumlu bulunmadığı cihetle idareye ve doğum eyleminde ve doğum sonrası küçüğün tedavisi ile ilgilenen sağlık personeline atfı kabil kusur bulunmadığı…” belirtilmektedir.
Anılan raporda her ne kadar doğum eyleminde ve doğum sonrası küçüğün tedavisi ile ilgilenen sağlık personeline atfı kabil kusur bulunmadığı belirtilmişse de; bebeğin doğumdan sonra sağlıklı olduğunun söylendiği, buna karşın bebekte gelişim sürecinde rahatsızlıkların ortaya çıktığı, bu sebeple davacılarda önceki tedavilerin tıbbın gereklerine uygun yapılıp yapılmadığı, sağlık hizmetinin gereği gibi işletilip işletilmediği yönünde üzüntü ve şüphe oluştuğu, bu üzüntü ve şüphe nedeniyle oluşan manevi zararın kısmen de olsa giderilmesi amacıyla davacıların manevi tazminat talebinin değerlendirilmesi, manevi tazminatın ve zarara yol açan idari faaliyetin niteliği ile söz konusu faaliyet sonucu duyulan elem ve ızdırabın niceliği göz önünde bulundurulmak suretiyle ölçülülük ilkesi de gözetilerek makul ve hakkaniyetli bir tutar belirlenerek manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğinden, davacıların manevi tazminata yönelik temyiz isteminin kabulüyle temyize konu kararın manevi tazminat isteminin reddine ilişkin kısmının bozulması gerektiği oyuyla çoğunluk kararına bu kısım yönünden katılmıyorum.