Danıştay Kararı 10. Daire 2019/5631 E. 2022/5230 K. 15.11.2022 T.

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2019/5631 E.  ,  2022/5230 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2019/5631
Karar No : 2022/5230

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı / ANKARA
VEKİLLERİ : Hukuk Müşaviri Av. …

MÜDAHİL (DAVALI YANINDA) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMLERİN_KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

DAVANIN_KONUSU : Davacı tarafından, Çekirge Devlet Hastanesinde sağ kalça femur kırığı nedeniyle gerçekleştirilen ameliyatı sonrası devam eden tedavi sürecinde uygulanan hatalı enjeksiyon nedeniyle uzuv hasarına bağlı olarak iş gücü kaybı meydana gelmesinde davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğu iddiasıyla 20.000,00 TL (miktar artırım dilekçesi ile artırılarak toplam 87.028,86 TL) maddi, 20.000,00 TL (miktar artırım dilekçesi ile artırılarak toplam 60.000,00 TL) manevi tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla davacıya yapılan enjeksiyonda özen eksikliği bulunduğunun Adli Tıp Kurumu … İhtisas Kurulu tarafından hazırlanan … tarih ve … sayılı raporda tespit edildiği, olayda davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğu gerekçesiyle davacının 87.028,86 TL maddi tazminat isteminin kabulüne ve davalı idareye başvuru tarihinden (21/11/2014) itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine, manevi tazminat isteminin ise; 20.000,00 TL’lik kısmının kabulüne ve davalı idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine, manevi tazminat isteminin 20.000,00 TL’yi aşan kısmının ise reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesince; davacının istinaf başvurusunun reddine, davalı idare istinaf başvurusunun maddi tazminata ilişkin kısmının reddine, miktar artırım dilekçesi ile artırılan maddi tazminata işletilecek yasal faiz yönünden kabulüne, Mahkeme karararının bu kısmının kaldırılmasına, miktar artırım dilekçesi ile artırılan 67.028,86 TL maddi tazminatın, miktar artırım dilekçesinin idare kayıtlarına girdiği tarih olan 30/06/2017 tarihinden, kabul edilen diğer 20.000,00 TL’lik maddi tazminat tutarının, idareye başvuru tarihi olan 21/11/2014 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesinin kabulüne karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacı tarafından, manevi tazminatın miktar artırım dilekçesi ile artırılan kısmının da kabulüne karar verilmesi gerektiği, davalı idare tarafından, olayda hizmet kusurunun bulunmadığı, davanın reddine karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.

TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Davalı idare tarafından, davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Davacı tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının açıklamalı şekilde ve düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, davalı idare yanında davaya katılma isteminde bulunan …’in davanın sonucundan etkileneceği neticesine varıldığından müdahale istemi yerinde görülüp, davaya katılma isteminin davanın bulunduğu noktadan itibaren kabulüne karar verilerek gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, hükmedilen maddi tazminat miktarına işletilecek yasal faizin başlangıç tarihi dışındaki kısımlar yönünden usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu yönlerden bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Öte yandan, davaya davalı idare yanında katılma talebinde bulunan … tarafından; davanın kabulüne karar verilmesi akabinde aleyhine adli yargıda Sağlık Bakanlığı tarafından rücu davası açıldığı belirtilerek işbu dava konusu olayda kusurunun bulunmadığı ileri sürülmektedir.
Dava dosyasının incelenmesinden, dava konusu olaydaki hizmet kusurunun direkt olarak müdahil …’in müdahalesinden kaynaklanmadığı, Adli Tıp Kurumu raporunda tespit edilen özen eksikliğinin genel olarak sağlık hizmetinin işleyişi ile ilgili olduğu dolayısıyla hizmet kusurunun sağlık hizmetinin işleyişinden kaynaklandığı görülmektedir.
Temyiz istemine konu kararın, hükmedilen maddi tazminat tutarının miktar artırım dilekçesi ile artırılan 67.028,86 TL’lik kısmına miktar artırım dilekçesinin idare kayıtlarına girdiği tarih olan 30/06/2017 tarihinden, kabul edilen diğer 20.000,00 TL’lik kısmına idareye başvuru tarihi olan 21/11/2014 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi yönünden incelenmesi:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar” başlıklı 49. maddesi, 1. fıkrası, (b) bendinde, temyiz incelemesi sonunda Danıştay’ın, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır.
Aynı Kanun’un 13. maddesinde, idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gerektiği kuralı yer almakta olup, anılan maddede, idari eylemler nedeniyle uğranılan zararın tazmini için idareye başvuruda bulunulmasının, dava ön şartı olarak öngörülmesi ve zararın idare tarafından en erken bu tarihte sulhen ödenebilecek olması nedeniyle yargı yerince hükmedilecek tazminat miktarına, ön karar için idareye yapılan başvuru tarihi, görevli olmayan adli yargıda dava açılması halinde adli yargıda dava açıldığı tarih itibarıyla yasal faiz uygulanması, Danıştay’ın içtihatlarıyla kabul edilmiştir.
Kanun’un 16. maddesinin 4. fıkrasına 30/04/2013 tarihinde yürürlüğe giren 6459 sayılı Kanun’un 4. maddesi ile, “Ancak, tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktar, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabilir ve miktarın artırılmasına ilişkin dilekçe otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ edilir.” cümlesi; aynı Kanun’un 5. maddesi ile de 2577 sayılı Kanun’a Geçici 7. madde olarak, “Bu maddeyi ihdas eden Kanunla, bu Kanunun 16. maddesinin dördüncü fıkrasına eklenen hüküm, kanun yolu aşaması dahil, yürürlük tarihinde derdest olan davalarda da uygulanır.” cümlesi eklenmiştir.
Aktarılan düzenlemeyle, nihai karar verilinceye kadar harcı ödenmek ve bir defaya mahsus olmak üzere, “süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin” dava dilekçesinde gösterilen tazminat miktarının artırılmasına imkan verilmektedir. Böylelikle, artırılan miktar açısından da dava dilekçesinin verildiği tarihteki hukuksal koşullar geçerli bulunmaktadır.
Yapılan bu açıklamalar karşısında, miktar artırımına ilişkin dilekçenin yeni bir dava niteliğinde olmayıp mevcut davada talep edilen tazminat miktarının miktar artırımı suretiyle artırımına olanak sağlayan yasal bir hakkın kullanımına ilişkin olduğu da göz önünde bulundurulduğunda, artırılan tazminat miktarı yönünden davanın kabul edilmesi halinde, yasal faizin başlangıcının bu miktar yönünden de, idarenin uyuşmazlığın esasında ihtilafa, bir başka anlatımla temerrüde düştüğü tarih olduğu; aksi bir durumun hakkaniyete aykırı olacağı sonucuna varılmaktadır.
Bu durumda, artırılan tazminat miktarı bakımından, davalı idareye başvurunun yapıldığı 21/11/2014 tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerektiğinden, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan “davacı istinaf başvurusunun reddine, davalı idare istinaf başvurusunun maddi tazminata ilişkin kısmının reddine, ıslah edilen maddi tazminata ödenecek yasal faizi yönünden kabulüne, Mahkeme kararının bu kısmının kaldırılmasına, ‘miktar artırım dilekçesi ile artırılan 67.028,86 TL maddi tazminatın, miktar artırım dilekçesinin idare kayıtlarına girdiği tarih olan 30/06/2017 tarihinden, kabul edilen diğer 20.000,00TL’lik maddi tazminat tutarının, idareye başvuru tarihi olan 21/11/2014 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davacılara ödenmesinin’ kabulüne” yolundaki ibarenin, “tarafların istinaf başvurularının reddine” şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin REDDİNE, davacının temyiz isteminin esas yönünden REDDİNE, faizin başlangıç tarihi yönünden KABULÜNE,
2. Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin … İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddi, davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunun ise kısmen kabulü ile kısmen reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının yukarıda belirtilen AÇIKLAMA ile ve hüküm fıkrasında yer alan “davacı istinaf başvurusunun reddine, davalı idare istinaf başvurusunun maddi tazminata ilişkin kısmının reddine, ıslah edilen maddi tazminata ödenecek yasal faizi yönünden kabulüne, Mahkeme kararının bu kısmının kaldırılmasına, ‘miktar artırım dilekçesi ile artırılan 67.028,86 TL maddi tazminatın, miktar artırım dilekçesinin idare kayıtlarına girdiği tarih olan 30.06.2017 tarihinden, kabul edilen diğer 20.000,00TL’lik maddi tazminat tutarının, idareye başvuru tarihi olan 21.11.2014 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davacılara ödenmesinin’ kabulüne” ibaresinin, “tarafların istinaf başvurularının reddine” şeklinde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin iadesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 15/11/2022 tarihinde kesin olarak esas yönünden oy birliğiyle, faizin başlangıç tarihi yönünden oy çokluğuyla karar verildi.

(X)-KARŞI OY :
Davacı lehine hükmedilen maddi tazminatın miktar artırımı suretiyle artırılan kısmına işletilecek yasal faizin başlangıç tarihinin, miktar artırım dilekçesinin davalı idareye tebliğ tarihi olarak belirlenmesi hukuka aykırıdır. Ancak, bu husus, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar” başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca kararın düzeltilerek onanmasını gerektiren, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hata ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlık kapsamında bulunmayıp, anılan maddenin 2. fıkrasının (b) bendi uyarınca kararın bozulmasını gerektiren, hukuka aykırılık teşkil ettiğinden; Bölge İdare Mahkemesi kararının, bu hususta yeniden bir karar verilmek üzere bozulması gerektiği oyuyla Daire kararına bu yönden katılmıyoruz.