Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2019/5633 E. , 2022/5321 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2019/5633
Karar No : 2022/5321
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- Kendi adlarına asaleten …, … adına velayeten …, …
2- …
3- …
4- …
VEKİLİ : Av. …
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı / ANKARA
VEKİLLERİ : Huk. Müş. …
Huk. Müş. …
TEMYİZ EDEN MÜDAHİL
(DAVALI YANINDA) : …
VEKİLİ : Av. …
DİĞER MÜDAHİL
(DAVALI YANINDA) : … Sigorta Şirketi (DAVALI)
VEKİLİ : Av. …
İSTEMLERİN_KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının taraflarca ve müdahillerden … tarafından aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
DAVANIN KONUSU : Davacılar tarafından, Aydın Devlet Hastanesi acil servisinde gerçekleştirilen hatalı tıbbi müdahale nedeniyle …’ın sağ ayağının kesilmesiyle sonuçlanan olayda davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğu iddiasıyla …için 52.000,00 TL (miktar artırım dilekçesi ile artırılarak toplam 379.920,93 TL) maddi, 100.000,00 TL manevi, …ve …için ayrı ayrı 30.000,00 TL, …, …ve …için ayrı ayrı 15.000,00 TL, …için 10.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 04/05/2013 tarihiden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararıyla …’ın 379.920,93 TL maddi tazminat isteminin kabulüne, maddi tazminatın 52.000,00 TL’lik kısmının dava tarihi olan 30/10/2014 tarihinden, 327.920,93 TL’lik kısmının ise miktar artırım dilekçesinin davalı idareye tebliğ tarihi olan 06/10/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine, manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile …için 50.000,00 TL manevi tazminatın, anne …için 15.000,00 TL manevi tazminatın, baba …için 15.000,00 TL manevi tazminatın, kardeşler … için 2.000,00 TL manevi tazminatın, …için 2.000,00 TL manevi tazminatın, …için 2.000,00 TL manevi tazminatın ve babaanne … için 2.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihi olan 30/10/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine, bu kısımları aşan toplam 127.000,00 TL manevi tazminat istemine yönelik olarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu gerekçesiyle davacıların, davalı idarenin ve müdahil …’nun istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacılar tarafından, hükmedilen manevi tazminat miktarının yetersiz olduğu, davalı idare tarafından, olayda hizmet kusurunun bulunmadığı, hükmedilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğu, müdahil İbrahim Kokaroğlu tarafından, hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğu, olayda sorumluluğunun bulunmadığı, davacının meslekte kazanma gücü kaybı tespitinin hatalı olduğu ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Taraflarca ve müdahillerce savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, hükmedilen tazminata işletilecek yasal faizin başlangıç tarihi dışındaki kısımlar yönünden usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu yönlerden bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Temyiz istemine konu kararın, faizin başlangıç tarihi yönünden incelenmesi:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “İstinaf” başlıklı 45. maddesinin 3. fıkrasında “Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir.” hükmüne yer verilmiş; “Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar” başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, temyiz incelemesi sonunda Danıştay’ın, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır.
Aynı Kanun’un 13. maddesinde, idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gerektiği kuralı yer almakta olup, anılan maddede, idari eylemler nedeniyle uğranılan zararın tazmini için idareye başvuruda bulunulmasının, dava ön şartı olarak öngörülmesi ve zararın idare tarafından en erken bu tarihte sulhen ödenebilecek olması nedeniyle yargı yerince hükmedilecek tazminat miktarına, ön karar için idareye yapılan başvuru tarihi, görevli olmayan adli yargıda dava açılması halinde adli yargıda dava açıldığı tarih itibarıyla yasal faiz uygulanması, Danıştay’ın içtihatlarıyla kabul edilmiştir.
Kanun’un 16. maddesinin 4. fıkrasına 30/04/2013 tarihinde yürürlüğe giren 6459 sayılı Kanun’un 4. maddesi ile, “Ancak, tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktar, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabilir ve miktarın artırılmasına ilişkin dilekçe otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ edilir.” cümlesi; aynı Kanun’un 5. maddesi ile de 2577 sayılı Kanun’a Geçici 7. madde olarak, “Bu maddeyi ihdas eden Kanunla, bu Kanunun 16. maddesinin dördüncü fıkrasına eklenen hüküm, kanun yolu aşaması dahil, yürürlük tarihinde derdest olan davalarda da uygulanır.” cümlesi eklenmiştir.
Aktarılan düzenlemeyle, nihai karar verilinceye kadar harcı ödenmek ve bir defaya mahsus olmak üzere, “süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin” dava dilekçesinde gösterilen tazminat miktarının artırılmasına imkan verilmektedir. Böylelikle, artırılan miktar açısından da dava dilekçesinin verildiği tarihteki hukuksal koşullar geçerli bulunmaktadır.
Yapılan bu açıklamalar karşısında, miktar artırımına ilişkin dilekçenin yeni bir dava niteliğinde olmayıp mevcut davada talep edilen tazminat miktarının miktar artırımı suretiyle artırımına olanak sağlayan yasal bir hakkın kullanımına ilişkin olduğu da göz önünde bulundurulduğunda, artırılan tazminat miktarı yönünden davanın kabul edilmesi halinde, yasal faizin başlangıcının bu miktar yönünden de, idarenin uyuşmazlığın esasında ihtilafa, bir başka anlatımla temerrüde düştüğü tarih olduğu; aksi bir durumun hakkaniyete aykırı olacağı sonucuna varılmaktadır.
Bu durumda, davacılara ödenecek maddi ve manevi tazminatın yasal faiz başlangıç tarihinin, miktar artırımına ilişkin dilekçe ile artırılan tazminat miktarı da dahil olmak üzere, idarenin temerrüde düştüğü tarih olan merciine tevdi kararının idareye tebliğ edildiği tarih olması gerektiğinden, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan “……İdare Mahkemesince verilen …tarih, E:…, K:…sayılı karara karşı yapılan istinaf başvurularının reddine…” yolundaki ibarenin, “……İdare Mahkemesince verilen …tarih, E:…, K:…sayılı karara karşı yapılan istinaf başvurularının reddine, Mahkeme kararının ‘…1- Davacı …’ın 379.920,93 TL maddi tazminat isteminin kabulüne, maddi tazminatın, 52.000,00 TL’lik kısmının dava tarihi olan 30/10/2014 tarihinden, 327.920,93 TL’lik kısmının ise ıslah dilekçesinin davalı idareye tebliğ tarihi olan 06/10/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine, 2- Manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile davacı Ramazan Uysal için 50.000,00 TL manevi tazminat, davacılardan anne … bakımından 15.000,00 TL manevi tazminatın, baba …bakımından 15.000,00 TL manevi tazminatın, kardeşleri …bakımından 2.000,00 TL manevi tazminatın, …bakımından 2.000,00 TL manevi tazminatın, …bakımından 2.000,00 TL manevi tazminatın ve babaannesi olan …bakımından 2.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihi olan 30/10/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi davalı idare tarafından davacılara ödenmesine…’ şeklindeki hüküm fıkrasının ‘…1- Davacı …’ın 379.920,93 TL maddi tazminat isteminin kabulüne, hükmedilen maddi tazminatın merciine tevdi kararının idareye tebliğ tarihi olan 05/08/2014 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine, 2- Manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile davacı …için 50.000,00 TL, anne …için 15.000,00 TL, baba … için 15.000,00 TL, kardeşler …için 2.000,00 TL, …için 2.000,00 TL, …için 2.000,00 TL, babaanne …için 2.000,00 TL manevi tazminatın merciine tevdi kararının idareye tebliğ tarihi olan 05/08/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine…’ şeklinde düzeltilmesine…” şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin ve müdahil …’nun temyiz istemlerinin REDDİNE, davacıların temyiz istemlerinin esas yönünden REDDİNE, faizin başlangıç tarihi yönünden KABULÜNE,
2. Davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine ilişkin …İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak taraflarca ve müdahil …tarafından yapılan istinaf başvurularının reddi yolundaki temyize konu …Bölge İdare Mahkemesi …İdari Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının yukarıda belirtildiği şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin iadesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın …İdare Mahkemesine gönderilmesine, 22/11/2022 tarihinde esas yönünden oy birliğiyle, faizin başlangıç tarihi yönünden oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X)-KARŞI OY :
Davacılar lehine hükmedilen maddi ve manevi tazminat tutarına işletilecek yasal faizin başlangıç tarihinin, miktar artırımına ilişkin dilekçe ile artırılan tazminat miktarı da dahil olmak üzere, idarenin temerrüde düştüğü tarih olan merciine tevdi kararının idareye tebliğ edildiği tarih olarak belirlenmemesi hukuka aykırıdır. Bu husus, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar” başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca kararın düzeltilerek onanmasını gerektiren, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hata ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlık kapsamında bulunmayıp, anılan maddenin 2. fıkrasının (b) bendi uyarınca kararın bozulmasını gerektiren, hukuka aykırılık teşkil ettiğinden; Bölge İdare Mahkemesi kararının, bu hususta yeniden bir karar verilmek üzere bozulması gerektiği oyuyla Daire kararına bu yönden katılmıyorum.