Danıştay Kararı 10. Daire 2019/5862 E. 2022/4493 K. 17.10.2022 T.

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2019/5862 E.  ,  2022/4493 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2019/5862
Karar No : 2022/4493

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ : 1. Huk. Müş. Yrd. …

KARŞI TARAF(DAVACILAR) : 1- … 2- … , … , 11-…
VEKİLLERİ : Av. …

İSTEMİN_KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacılar tarafından, Hakkari ili, Yüksekova ilçesinde 09/03/2016 tarihinde yakınları …’in, kargo dağıtımı yaptığı esnada araçlarının taranması sonucu vefat etmesi nedeniyle olayda idarenin kusuru bulunduğundan bahisle uğramış oldukları zararlara karşılık olarak anne … ve baba … için ayrı ayrı 40.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi, kardeşlerden her biri için 15.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 315.000,00 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; uyuşmazlık konusu olayın terör olayı olduğu konusunda taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı, olayda idarenin hizmet kusurunun bulunmadığı, bu nedenle maddi tazminat istemlerinin 5233 sayılı Kanun, manevi tazminat istemlerinin ise sosyal risk ilkesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, davacılar tarfından Hakkari Valiliği Zarar Tespit Komisyonuna yapılan müracaat üzerine müteveffa …’in mirasçılarına miras payları oranında 32.640,65 TL ödenmesine karar verildiği, bu tutarın ödenmesine ilişkin taahhütnamenin 27/10/2016 tarihinde davacılar vekili tarafından imzalandığı ve davacılardan …’in hesabına 12/12/2016 tarihinde yatırıldığı gerekçesiyle 80.000,00 TL maddi zararının sulhname gereği ödemesi yapılan 32.640,65 TL kısmı için karar verilmesine yer olmadığına, bu tutarın aşan kısım içinse maddi zararların karşılanması için davalı idareye yapılan başvuru sonrasında uyuşmazlığın sulhname imzalanmak suretiyle sona erdiği dikkate alındığında davanın reddine; manevi tazminat istemleri yönünden ise, olayın gelişimi ve sonucu dikkate alınarak ve ilgililerin durumu itibarıyla davacılardan baba … ve anne … için ayrı ayrı 30.000,00 TL, kardeşleri …, …, …, …, …, …, …, … ve … için ayrı ayrı 15.000,00 TL olmak üzere toplamda 195.000,00 TL manevi tazminat isteminin kabulüne, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; maddi tazminat miktarının reddedilen kısmı ile manevi tazminata ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olduğundan, davacıların bu kısma yönelik istinaf başvurusunun reddine; maddi tazminatın karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kısmı yönünden, Hakkari Valiliği Zarar Tespit Komisyonunca müteveffa …’in mirasçılarına miras payları oranında 32.640,65 TL ödenmesine karar verildiği, bu tutarın davacılardan …’in hesabına 12/12/2016 tarihinde yatırıldığı ve davacının iradesini sulhname imzalamak yolunda kullandığı dikkate alındığında davacıların karşılanması gereken maddi bir zararları bulunmadığından maddi tazminat taleplerinin tamamının reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle istinafa konu kararın, maddi tazminatın karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kısmının kaldırılmasına, bu kısmı yönünden davanın reddine; manevi tazminat için faiz istemi yönünden, davacılar tarafından 13/04/2016 tarihli dilekçe ile Hakkari Valiliği Zarar Tespit Komisyonuna müracaat edildiği, dava dilekçesi ile faiz talep ettiği halde İdare Mahkemesi tarafından sehven faize hükmedilmediği, hükmedilen manevi tazminat miktarına idareye başvuru tarihi olan 13/04/2016 tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davacıların manevi tazminat için faiz istemine yönelik istinaf taleplerinin kabulüne, mahkemece hükmedilen 195.000,00 TL manevi tazminatın 13/04/2016 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davacılara ödenmesine; reddedilen maddi tazminat üzerinden davacı aleyhine hükmedilen nispi vekalet ücretine yönelik kısmı yönünden ise, davalı idare lehine, maddi tazminat isteminin tamamı için ret hükmü kurulduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle reddedilen maddi tazminat için 1.090,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınıp davalı idareye verilmesine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davalı idare tarafından, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacılar tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının kısmen onanması, kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
Temyize konu kararın, davacılardan … dışındaki davacılar yönünden incelenmesi;
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın, … dışındaki davacılar yönünden usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Temyize konu kararın, davacılardan … yönünden incelenmesi;
İNCELEME VE GEREKÇE :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Tarafların kişilik veya niteliğinde değişiklik” başlıklı 26. maddesinde, “Dava esnasında ölüm veya herhangi bir sebeple tarafların kişilik ve niteliğinde değişiklik olursa, davayı takip hakkı kendisine geçenin başvurmasına kadar; gerçek kişilerden olan tarafın ölümü halinde, idarenin mirasçılar aleyhine takibi yenilemesine kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına ilgili mahkemece karar verilir. Dört ay içinde yenileme dilekçesi verilmemiş ise, varsa yürütmenin durdurulması kararı kendiliğinden hükümsüz kalır. Yalnız öleni ilgilendiren davalara ait dilekçeler iptal edilir.” hükümlerine yer verilmiştir.
2577 sayılı Kanun’un 26. maddesinin “yalnız öleni ilgilendiren davalara ait dilekçeler iptal edilir.” hükmünden kastedilen münhasıran ölenin şahsına sıkı sıkıya bağlı olan, başkalarına devir ve temliki veya miras yoluyla intikali mümkün olmayan haklarla ilgili davalardır. Bunun dışında, Türk Medeni Kanunu hükümleri uyarınca, ölene ait bulunan bütün haklar, mallar ve borçlar mirasçılara geçeceğinden, dava açılmakla mameleki niteliğe dönüşen haklar da ölenin malvarlığının bir bölümünü oluşturacağından, açılmış bulunan bu tür davaları ölenin mirasçılarının takip etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava dosyasının incelenmesinden; davacılardan …’in 13/09/2020 tarihinde vefat ettiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda; Mahkemece, davacılardan …’in vefat etmiş olduğu ve uyuşmazlığın yalnız öleni ilgilendiren bir dava niteliğinde bulunmadığı gözetilerek, 2577 sayılı Kanun’un 26. maddesinin birinci fıkrası uyarınca davayı takip hakkı kendisine geçen mirasçıların başvurmasına kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmesi gerekmektedir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin REDDİNE,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının … dışındaki davacılar yönünden ONANMASINA, davacılardan … yönünden 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 26. maddesinin 1. fıkrası hükmünün uygulanmasını teminen BOZULMASINA,
3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 17/10/2022 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.