Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2019/5943 E. , 2022/4272 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2019/5943
Karar No : 2022/4272
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı / ANKARA
(Mülga … Bakanlığı)
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN_KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Gümrük ve Ticaret Bakanlığı … Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğü … Gümrük Müdürlüğünde muayene memuru olarak görev yapmakta iken 16/11/2015 tarihinde emekliye ayrılan davacı tarafından, gümrük müşaviri izin belgesi alma istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin …. tarih ve … sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacının “daktilograf” olarak görev yaptığı sürenin, ilgili Kanun hükümlerinde belirtilen şekilde fiili olarak gümrük idarelerinde gümrük mevzuatı uygulanmak suretiyle geçirilmiş sayılmayacağı, davacının 05/02/2000 tarihinde yürürlüğe giren 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun Geçici 5. maddesinin 3. fıkrası hükmünden 15 yıl gümrükte çalışmış olma şartını sağlamadığından yararlanamayacağı, dolayısıyla sınavsız olarak gümrük müşavirliği izin belgesi verilmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davacı tarafından, Mülga 1615 sayılı Kanun’un 167. maddesinde, gümrük müşavirliği izin belgesinin alınabilmesi için gümrük idaresinde geçirilecek çalışma süresinin memur ayrımı yapılmadan 15 yıl olması gerektiğinin düzenlendiği, Kanun maddesinin davalı idareye yorum hakkı tanımadığı, sadece 15 yıl çalışma şartı arandığı, hizmet süresi ve çalıştığı kadrolar incelendiğinde, gümrük konusunda yeterli bilgiye ve tecrübeye sahip olduğunun anlaşılacağı, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması geektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, Üye …’in “bakılan dava 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 46. maddesinde sayılan davalar arasında yer almadığından, istinaf başvurusunun reddi yolunda verilen kararın temyizen incelenmesine hukuki olanak bulunmadığı ve davacının temyiz isteminin incelenmeksizin reddedilmesi gerektiği” yolundaki ayrışık oyuna karşılık, dava konusu uyuşmazlığın, 2577 sayılı Kanun’un 46. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi kapsamında, temyize tabi olduğuna oy çokluğuyla karar verilerek işin esasına geçildi:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Davacı, Gümrükler Kontrol Genel Müdürlüğünde daktilograf kadrosunda 18/07/1979 tarihinde göreve başlamış, bu görevde 6 yıl 9 ay çalıştıktan sonra 21/04/1986 tarihinde memur kadrosuna, 29/03/1990 tarihinde de muayene memuru kadrosuna atanmış ve bu kadroda iken 16/11/2015 tarihinde emekli olmuştur.
Davacı tarafından, 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 05/02/2000 tarihine kadar gümrük idaresinde daktilograf kadrosu da dahil 15 yılı aşkın çalıştığı, bu sürenin 3 yılından fazlasını muayene memuru olarak geçirdiği, bu nedenle 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun Geçici 5. maddesinin 3. fıkrasının atıfta bulunduğu mülga 1615 sayılı Gümrük Kanunu’nun 167. maddesinin 2. fıkrasında belirtilen şartları taşıdığı ileri sürülerek kendisine gümrük müşavirliği izin belgesi verilmesi istemiyle yapılan başvurunun; on beş yıllık sürenin içinde daktilograf kadrosunda geçen süre sayılmayarak daktilograf kadrosundan memur kadrosuna geçiş yaptığı 21/04/1986 tarihinden itibaren Gümrük Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 05/02/2000 tarihine kadar geçen süre dikkate alınarak Gümrük Kanunu’nun geçici 5. maddesinin 3. fıkrası ve mülga 1615 sayılı Gümrük Kanunu’nun 167. ve 168. maddelerinde belirtilen sürenin tamamlanmadığından bahisle reddi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 228. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendinde, “Gümrük idaresinde gümrük başmüdürü, gümrük muhafaza başmüdürü, gümrük uzmanı, kontrolör, gümrük müfettişi, daire başkanı ve daha üst görevlerde enaz on yıl çalışmış olanlardan, görevlerinden istifa eden veya emekliye ayrılanlar, 227 nci maddenin 1 inci fıkrasında belirtilen koşulları taşımaları halinde, sınav ve staj koşuluna bağlı olmaksızın gümrük müşaviri olmaya hak kazanırlar.” hükmüne; aynı Kanun’un Geçici 5. maddesinin 3. fıkrasında, “Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte, yürürlükten kaldırılan 1615 sayılı Gümrük Kanununun 167 nci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkrası ile 168 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre gümrük komisyoncusu veya gümrük komisyoncu yardımcısı olmaya hak kazananların görevlerinden istifa etmelerini veya emekli olmalarını müteakip, kendilerine bu Kanun hükümlerine göre gümrük müşavirliği veya gümrük müşavir yardımcılığı izin belgesi verilir.” hükmüne yer verilmiştir.
Mülga 1615 sayılı Gümrük Kanunu’nun 167. maddesinin 2. fıkrasında; “Gümrükte en az onbeş yıl çalışıp da bunun üç yılını başmemurluk veya aynı dereceye muadil memurlukta veya muayene memurluğunda geçirenlerden gümrük tatbikat kursundan mezun olanlarla, keza gümrükte on yıl çalışmış ve yüksek görevlerde bulunmuş olanlar tahsil ve imtihan kaydına tabi değildir.” hükmü yer almıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden, 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 05/02/2000 tarihi itibarıyla gümrükte herhangi bir görevde en az on beş yıl çalışmış olup da, bunun üç yılını başmemurluk veya aynı dereceye muadil memurlukta veya muayene memurluğunda geçirenlere istifa etmelerini veya emekli olmalarını müteakip talepleri halinde Gümrük Müşavirliği izin belgesi düzenleneceği öngörülmüştür.
Kanun metninin lafzı (düzenleme hükmü) açıkken, gai (amaçsal) yoruma gidilemeyeceği de kuşkusuzdur.
Yukarıda anılan mülga 1615 sayılı Gümrük Kanunu’nun 167. maddesinin 2. fıkrasında yer alan “gümrükte en az on beş yıl çalışıp da” ibaresinde herhangi bir görev unvanı ayrımı yapılmadığı, maddede sadece on beş yıllık sürenin üç yılının hangi memuriyetlerde geçirilmesi gerektiğinin belirtildiği, dolayısıyla kanun metninin lafzından üç yıllık süre dışındaki süreçte gümrükte çalışmış olmak kaydıyla daktilograf kadrosunda çalışmanın da gümrük müşaviri izin belgesi için aranan hizmet süresinden sayılacağı açıktır.
Bu durumda, Gümrükler Kontrol Genel Müdürlüğünde 18/07/1979-21/04/1986 tarihleri arasında daktilograf olarak, 21/04/1986-29/03/1990 tarihleri arasında memur olarak ve 29/03/1990-16/11/2015 tarihleri arasında da muayene memuru olarak görev yaptıktan sonra 16/11/2015 tarihinde emekliye ayrıldığı anlaşılan davacının, 4458 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla 15 yılı aşkın süre Gümrükler Kontrol Genel Müdürlüğü emrinde görev yaptığı, bu sürenin 9 yılı aşkın kısmının ise muayene memurluğu görevinde geçtiği sabit olduğundan, mevzuatta yer alan hizmet süresine ilişkin şartları taşıyan davacıya gümrük müşaviri izin belgesi verilmesi gerekirken, aksi yönde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Bu itibarla, davanın reddine yönelik karara karşı yapılan istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin KABULÜNE,
2. Davanın reddine ilişkin … İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 10/10/2022 tarihinde oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X)-KARŞI OY :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden kararın onanması gerektiği oyuyla, aksi yöndeki Daire kararına katılmıyoruz.