Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2019/7099 E. , 2022/4162 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2019/7099
Karar No : 2022/4162
DAVACI : …
VEKİLİ : Av. …
DAVALI : … Bakanlığı
VEKİLLERİ : …
DAVANIN_KONUSU : Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından 27. Dönem Milletvekili Seçiminde aday adayı olmak için istifa eden sağlık personelinin seçim sürecinde özel sağlık kuruluşlarında çalışıp çalışamayacaklarına ilişkin düzenlenen … tarih ve … Genel Yazı’nın iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI : Davacı tarafından, 27. Dönem Milletvekili Seçiminde aday olabilmek için kamu görevinden istifa ettiği, istifasından sonra özel bir hastanede çalışmaya başladığı, ancak dava konusu düzenlemede özel hastanedeki görevinden ayrılış yapması gerektiğinin düzenlendiği, esasen kamudaki görevi sona erdiği için özel sektörde çalışmasını engelleyen yasal bir düzenlemenin bulunmadığı, 2839 sayılı Kanun gereği Yüksek Seçim Kurulu tarafından 27. Dönem Milletvekili Seçimi için ilan edilen seçim takvimine göre kesin aday listelerinin ilan tarihinin 30/05/2018 tarihi olduğu, bu tarih itibarıyla siyasi partilerin milletvekili aday listelerinin kesinleştiği, kesinleşen listede isminin bulunmadığı, bu nedenle anılan tarihte adaylığın kaybedildiği, dava konusu düzenlemede ise farklı yorum yapılarak Yüksek Seçim Kurulu tarafından seçim sonuçları yayımlanmadan özel sektörde çalışmanın engellendiği, ancak özel sektörde çalışmak için herhangi bir sürenin beklenmesine gerek olmadığı, kaldı ki kamu görevine iade talebinin de bulunmadığı, dava konusu düzenlemenin sağlık hizmetine erişim hakkını zorlaştırdığı, hukuka aykırı olarak çalışma çalışma ve sözleşme hürriyeti ile sağlık hakkının ihlal edildiği, düzenlemenin iptaline karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVALININ_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, seçimlere iştirak etmek amacıyla görevden çekilmenin, kamu görevlilerinin tâbi oldukları kamu istihdam mevzuatındaki görevden çekilme ile aynı veya eşdeğer kabul edilemeyeceğinin kanunen ve yargı kararları ile sabit olan bir husus olduğu, 298 sayılı Kanun’un Ek 7. maddesi uyarınca, adaylık veya seçim kaybedilmiş olduğu hâlde, seçim sonuçlarının Yüksek Seçim Kurulunca ilanını takip eden bir ay içinde müracaat edilmemiş ise bu tarihten sonra artık görevden çekilme iradesinin seçimlere iştirak amacıyla sınırlı kalmadığı, başlangıçta bu yönde bir irade mevcut olsa dahi bu iradenin bir aylık sürenin sona erdiği tarih itibarı ile olağan görevden çekilme iradesine dönüştüğünün kabulü gerektiği, ancak her hâlde, seçim için özel kanun hükümlerine göre görevden çekilmenin, 657 sayılı Kanun’un 94. maddesine göre çekilme yerine ikame edilemeyeceği, kamu görevlilerine görevden çekildikleri tarih ile göreve dönebilecekleri tarih arasında bu imkânın, seçim çalışmalarını diğer adaylarla eşit şartlarda yürütmeleri ve kamu görevinden ve yürüttükleri kamu hizmetinden kaynaklanan ayrıcalıklarını kendi lehlerine kullanabilme ihtimalini, bir diğer yönden ise görevleri gereği yürüttükleri kamu hizmetinin objektifliğine gölge düşürmesi ihtimalini bertaraf ederek seçimlerin tarafsızlık ve adalet içerisinde yürütülebilmesini sağlamak maksadıyla tanınmış olduğu, Anayasa Mahkemesinin birçok kararında ifade edildiği üzere, Devletçe yürütülen hizmetlerin yanında Devletin yakın denetimi ve gözetimi altında özel kesimce yürütülen sağlık hizmetlerinin de kamu hizmeti niteliğinde olduğu gözetildiğinde, 2839 sayılı Kanun’un 18. maddesine istinaden seçimlerde aday olmak üzere görevinden çekilmiş olan sağlık personelinin, bu süreçte herhangi bir özel sağlık kuruluşunda çalışarak kamu hizmetine iştirak etmesinin bu yönüyle de kanun koyucunun amacına uygun olmayacağı, bu nedenle, milletvekili adayı olmak için istifa eden sağlık personelinin özel sağlık kuruluşunda çalışabilmesi için kanunî sürecin tekemmül ettirilmesi gerektiği, dava konusu Genel Yazı’da hukuka aykırı ve iptali gerektirici bir taraf bulunmadığından davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Dava konusu düzenlemenin üst hukuk normlarına ve hizmet gereklerine uygun olduğu, davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ : Dava,Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından, 27. Dönem Milletvekili Seçiminde aday adayı olmak için istifa eden sağlık personelinin seçim sürecinde özel sağlık kuruluşlarında çalışıp çalışamayacaklarına ilişkin düzenlenen … tarih ve … sayılı genel yazının iptali istemiyle açılmıştır.
Dava konusu edilen genel yazının davacı tarafından iptali istenilen kısmında, “seçimlere katılmak üzere istifa eden ve siyasî bir kişilik hâline gelen Devlet memurunun seçim sürecinde kamu hizmetinden ayrı bulunmasının, hizmet gereklerine ve kamu menfaatine uygun olacağı ve yine belirtildiği gibi Milletvekili Genel Seçiminde aday adayı olunacağı belirtilerek ayrılış yapıldığından dolayı, bu süreçte özel sağlık kuruluşunda çalışma taleplerinin uygun bulunmadığı, bu süreçte Bakanlığımız görüşü alınmadan Müdürlüğünüzce göreve başlatılan sağlık personellerinin ivedilikle ayrılışının yapılması gerektiği ” belirtilmiş; ancak dava devam ederken davalı idarece tesis edilen dosyada mevcut bila tarihli işlemle bu kez Milletvekili Genel Seçiminde aday adayı olunacağı belirtilerek ayrılışı yapılan sağlık çalışanlarının devlet memurluğuna dönmeyeceklerini beyan etmeleri halinde özel sağlık kuruluşunda çalışmalarına engel bir durumun bulunmadığı bildirilmiş, bu işlem üzerine de davacının özel bir hastanede çalışmaya başladığını belirterek davanın konusuz kaldığını içeren dilekçeyi dosyaya sunduğu görülmüştür.
Belirtilen hususlar ışığında; dava devam ederken Milletvekili Genel Seçiminde aday adayı olunacağı belirtilerek ayrılışı yapılan sağlık çalışanlarının devlet memurluğuna dönmeyeceklerini beyan etmeleri halinde özel sağlık kuruluşunda çalışmalarına engel bir durumun bulunmadığı bildirilmiş olup, anılan işlemin, davacının bakılan davayı açmaktaki menfaat ihlalini ortadan kaldırır nitelikte olduğu ve bu nedenle davanın konusunun kalmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle; konusu kalmadığı anlaşılan davaya yönelik olarak karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün “27. Dönem Milletvekili Seçiminde Aday Adayı Olmak İçin İstifa Eden Personeller” konulu, … tarih ve … sayılı Genel Yazısı ile, -özetle-
“… 24/06/2018 tarihinde yapılacak olan 27. Dönem Milletvekili Genel Seçiminde aday adayı olacağından, kamu hastanelerinde görev yapmakta iken, 2839 sayılı Milletvekili Seçimi Kanunu’nun 18. ve 19. maddelerine istinaden, görevinden çekilmiş olan sağlık personelinin herhangi bir özel sağlık kuruluşunda görev yapıp yapamayacağına ilişkin görüşlerine ihtiyaç duyulduğu, 2839 sayılı Kanun ile 298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun’un ek 7. maddesinde, kanunkoyucu tarafından, seçimlere katılmak üzere görevinden istifa eden bir devlet memurunun aday olamaması veya seçimi kaybetmesi halinde görevine atanabilmesi için seçim sonuçlarının Yüksek Seçim Kurulunca ilan şartının öngörüldüğü, dolayısıyla, mezkûr Kanun maddesinin lafzından ve işin mahiyetinden seçimlere katılmak üzere istifa eden ve siyasi bir kişilik haline gelen devlet memurunun seçim sürecinde kamu hizmetinden ayrı bulunmasının, hizmet gereklerine ve kamu menfaatine uygun olacağı ve miletvekili genel seçiminde aday adayı olunacağı belirtilerek ayrılış yapıldığından dolayı, bu süreçte özel sağlık kuruluşunda çalışma taleplerinin uygun bulunmadığı, bu süreçte Bakanlık görüşü alınmadan göreve başlatılan sağlık personelinin ayrılışının yapılması gerektiği”
81 İl Valiliğine bildirilmiştir.
Anılan Genel Yazı’nın iptali istemiyle bakılmakta olan dava açılmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE :
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasanın “Seçme, seçilme ve siyasi faaliyette bulunma hakları” başlıklı 67. maddesinde, vatandaşların, kanunda gösterilen şartlara uygun olarak, seçme, seçilme ve bağımsız olarak veya bir siyasi parti içinde siyasi faaliyette bulunma ve halk oylamasına katılma hakkına sahip olduğu; 76. maddesinin üçüncü fıkrasında ise, hakimler ve savcılar, yüksek yargı organları mensupları, yükseköğretim kurumlarındaki öğretim elemanları, Yükseköğretim Kurulu üyeleri, kamu kurum ve kuruluşlarının memur statüsündeki görevlileri ile yaptıkları hizmet bakımından işçi niteliği taşımayan diğer kamu görevlileri ve Silahlı Kuvvetler mensuplarının, görevlerinden çekilmedikçe, aday olamayacakları ve milletvekili seçilemeyecekleri düzenlenmiştir.
Milletvekili seçimi sistem ve usulünü, seçim çevreleriyle milletvekili sayısını, seçim dönemi ve zamanını, ara seçimi, seçimin yenilenmesi, seçilebilme ve aday olma esasları ile milletvekili seçimine ilişkin ilkeleri ve uygulamaları düzenleyen 2839 sayılı Milletvekili Seçimi Kanunu’nun “Adaylık için görevden çekilmesi gerekenler” başlıklı 18. maddesinde “Hakimler ve savcılar, yüksek yargı organları mensupları, yüksek öğretim kurumlarındaki öğretim elemanları, Yükseköğretim Kurulu, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu üyeleri, kamu kurumu ve kuruluşlarının memur statüsündeki görevlileri ile yaptıkları hizmet bakımından işçi niteliği taşımayan diğer kamu görevlileri, aday olmak isteyen belediye başkanları ve subaylar ile astsubaylar, aday olmak isteyen siyasi partilerin il ve ilçe yönetim kurulu başkan ve üyeleri ile belediye meclisi üyeleri, il genel meclisi üyeleri, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ile sendikalar, kamu bankaları ile üst birliklerin ve bunların üst kuruluşlarının ve katıldıkları teşebbüs veya ortaklıkların yönetim ve denetim kurullarında görev alanlar genel ve ara seçimlerin başlangıcından bir ay önce seçimin yenilenmesine karar verilmesi halinde yenileme kararının ilanından başlayarak yedi gün içinde görevlerinden ayrılma isteğinde bulunmadıkça adaylıklarını koyamazlar ve aday gösterilemezler.” hükmüne; “Görevden ayrılmaya ilişkin hükümler” başlıklı 19. maddesinde ise, “18 inci madde kapsamına girenlerin ayrılma istekleri en yakın amire verilecek bir dilekçeyle yapılır. Dilekçedeki imzanın sahibine ait olduğu, amir tarafından onanır ve doğruca bağlı bulunduğu bakanlığa veya kuruma derhal gönderilir. Dilekçe sahibine, dilekçenin alındığına dair bir belge ve mertebeler silsilesiyle amirlere de bilgi verilir. Aynı esaslar dairesinde telgrafla da müracaat yapılabilir.
Dilekçenin bakanlığa veya kuruma geldiği tarihten itibaren, en geç on gün içinde ayrılma isteğinin kabul edildiği dilekçe sahibine ve amirlerine tebliğ olunur.
Subay ve astsubayların savaş ve seferberlik hallerindeki ayrılma istekleri hariç olmak üzere, ayrılma hakkını kazanmış olanların, ayrılma istekleri reddedilemez. 1402 sayılı Sıkıyönetim Kanununun 2 nci maddesinin yedinci fıkrası hükmü saklıdır. Ayrılma istekleri kabul edilen subay ve astsubaylardan milletvekili seçilmemiş olanlar sonradan bu isteklerinden vazgeçemezler ve silahlı kuvvetlere dönemezler.
Ayrılma hakkını kazanmamış olduklarından dolayı, ayrılma istekleri reddedilenler, aday listesine giremezler ve adaylıklarını koyamazlar.
Ayrılma istekleri kabul edilenler, görev başında bulundukları sürece propaganda mahiyetinde hiç bir harekette bulunamazlar. Subaylar ile astsubaylar ve görevleri gereği resmi elbise giyenler, resmi elbiseyle propaganda yapamaz ve bu mahiyette herhangi bir harekette bulunamazlar.” hükmüne yer verilmiştir.
Bununla birlikte 298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun’un ek 7. maddesinde de, “Yüksek mahkeme üyeleri, hâkimler, savcılar ve bu meslekten sayılanlar ile Subay ve Astsubaylar hariç olmak üzere; milletvekili ve mahalli idareler genel ve ara seçimlerinde aday ve aday adayı olan Devlet memurları ve diğer kamu görevlileri, adaylığı veya seçimi kaybetmeleri halinde, Yüksek Seçim Kurulunca seçim sonuçlarının ilanını takip eden bir ay içinde müracaat etmeleri kaydıyla eski görevlerine veya kazanılmış hak aylık derecelerindeki başka bir göreve dönebilirler.” hükmü yer almaktadır.
Öte yandan, 657 sayılı Devlet Memurları Hakkında Kanun’un 92. maddesinde, “İki defadan fazla olmamak üzere memurluktan kendi istekleriyle çekilenlerden veya bu Kanun hükümlerine göre çekilmiş sayılanlardan tekrar memurluğa dönmek isteyenler, ayrıldıkları sınıfta boş kadro bulunmak ve bu sınıfın niteliklerini taşımak şartıyla ayrıldıkları tarihte almakta oldukları aylık derecesine eşit bir derecenin aynı kademesine veya 71 inci madde hükümlerine uyulmak suretiyle diğer bir sınıfta eşit derecedeki kadrolara atanabilirler.
(Mülga ikinci fıkra: 29/11/1984 – KHK-243/56 md.)
657 sayılı Kanuna tabi olmayan personelden kendi istekleri ile görevinden çekilmiş olanlar, boş kadro bulunmak ve gireceği sınıfın niteliklerini taşımak kaydı ile bu Kanuna tabi kurumlardaki memuriyetlere atanabilirler.
Yasama görevinde veya bakan olarak geçirilen her yıl bir kademe ilerlemesi ve her iki yıl bir derece yükselmesine esas olacak şekilde değerlendirilir.” hükmüne yer verilmiş; 94. maddesinin birinci fıkrasında, devlet memurunun bağlı olduğu kuruma yazılı olarak müracaat etmek suretiyle memurluktan çekilme isteğinde bulunabileceği; mezuniyetsiz veya kurumlarınca kabul edilen mazereti olmaksızın görevin terk edilmesi ve bu terkin kesintisiz 10 gün devam etmesi halinde, yazılı müracaat şartı aranmaksızın, çekilme isteğinde bulunulmuş sayılacağı hüküm altına alınmıştır.
Anılan Kanun’un “Çekilen ve çekilmiş sayılanların yeniden atanmaları” başlıklı 97. maddesinde ise, “Memurlardan mali ve cezai sorumlulukları saklı kalmak üzere;
a) 94 üncü maddenin 2 nci ve 3 üncü fıkrasına uygun olarak memuriyetten çekilenler altı ay geçmeden,
b) Bu Kanuna göre çekilmiş sayılanlar ile 94 üncü maddenin 2 nci fıkrasına uymadan görevlerinden ayrılanlar bir yıl geçmeden,
c) 95 inci maddede yazılı zorunluluklara uymayanlar 3 yıl geçmeden,
d) 96 ncı maddeye aykırı hareket edenler hiçbir surette, devlet memurluğuna alınamazlar.” hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Kamu görevlisinin Anayasal bir hak olan siyasi katılım hakkını kullanarak milletvekili seçimlerinde aday olabilmesi için görevinden çekilmesi, Anayasa’da ve Milletvekili Seçimi Kanunu’nda yasal bir zorunluluk olarak düzenlenmiştir. Görevden çekilme şartı, kamu gücünü idare adına kullanmakta olan kamu görevlisinin sahip olduğu statü ile yetki ve olanakları seçim sürecinde kendi yararına kullanmasını önlemek amacıyla getirilmiştir.
Anayasal bir zorunluluk sonucu görevinden çekilenlerin, aday olamamaları ya da milletvekili seçilememeleri halinde görevlerine dönebilmeleri bazı istisnalar hariç olmak üzere yine Kanun’la mümkün kılınmıştır.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun yukarıda zikredilen 92. maddesinde, kamu görevine dönmeye ilişkin genel düzenleme yapılmış ise de, anılan hükmün seçimler dışındaki bir sebeple ayrılanların dönmesine ilişkin olduğu açıktır. Seçimlere katılmak üzere görevlerinden çekilen kamu görevlilerinin aday olamama ya da seçilememe halinde göreve dönmelerinde 657 sayılı Kanun’un 92. maddesi değil, bu genel düzenlemeden ayrı biçimde, 298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun’un ek 7. maddesiyle getirilen özel hüküm uygulanmaktadır.
Buna göre, yüksek mahkeme üyeleri, hâkimler, savcılar ve bu meslekten sayılanlar ile subay ve astsubaylar hariç olmak üzere, devlet memurları ve diğer kamu görevlilerinin seçimlere katılmak üzere görevlerinden ayrılmalarından sonra, ilgililerin adaylığı veya seçimi kaybetmeleri halinde, Yüksek Seçim Kurulunca seçim sonuçlarının ilanını takip eden bir ay içinde müracaat etmeleri kaydıyla eski görevlerine veya kazanılmış hak aylık derecelerindeki başka bir göreve dönebilmeleri mümkün bulunmaktadır. Kanun koyucu bu hükümle esasen kamu görevlisi için güvenceli bir görevden çekilme halini kabul etmiştir.
Uyuşmazlığın incelenmesinden, davacı tarafından 27. Dönem Milletvekili Genel Seçiminde aday adayı olmak üzere 25/04/2018 tarihli dilekçe ile 2839 sayılı Milletvekili Seçimi Kanunu’nun 18. ve 19. maddelerine istinaden görevinden çekildiği, 15/05/2018 tarihinde özel bir hastanede çalışmaya başladığı, bununla birlikte Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı Genel Yazısının 81 İl Valiliğine gönderildiği, anılan Yazı’nın 24/06/2018 tarihli 27. Dönem Milletvekili Genel Seçiminde aday adayı olacağından, kamu hastanelerinde görev yapmakta iken 2839 sayılı Milletvekili Seçimi Kanunu’nun 18. ve 19. maddelerine istinaden görevinden çekilmiş olan sağlık personelinin herhangi bir özel sağlık kuruluşunda görev yapıp yapamayacağına ilişkin olduğu, Yazı’da, “kanun koyucunun seçimlere katılmak üzere görevinden istifa eden bir devlet memurunun aday olamaması veya seçimi kaybetmesi halinde görevine atanabilmesi için seçim sonuçlarının Yüksek Seçim Kurulunca ilanı şartını öngördüğü, dolayısıyla Kanun maddesinin lafzından ve işin mahiyetinden seçimlere katılmak üzere istifa eden ve siyasi bir kişilik haline gelen devlet memurunun seçim sürecinde kamu hizmetinden ayrı bulunmasının hizmet gereklerine ve kamu menfaatine uygun olacağı, Milletvekili Genel Seçiminde aday adayı olunacağı belirtilerek ayrılış yapıldığından bu süreçte özel sağlık kuruluşlarında çalışma taleplerinin uygun bulunmadığı”nın bildirildiği anlaşılmaktadır.
Yukarıda bahsedilen mevzuat hükümleri uyarınca, kamu hastanelerinde görev yapmakta iken 2839 sayılı Milletvekili Seçimi Kanunu’nun 18. ve 19. maddelerine istinaden görevinden çekilmiş olan devlet memurlarının aday olamamaları veya seçimi kaybetmeleri halinde, seçim sonuçlarının Yüksek Seçim Kurulunca ilanını takip eden bir ay içinde müracaat etmeleri kaydıyla kamudaki görevlerine dönebileceği ve idarenin bu hususta takdir hakkının bulunmadığı açıktır.
Buna göre, seçimlere katılmak üzere siyasi katılım hakkını kullanarak görevinden istifa eden kamu görevlisinin, seçim süreci boyunca kamuda çalışamayacağı ve Yüksek Seçim Kurulunca seçim sonuçlarının ilanını takip eden bir ay içinde müracaat etmesi kaydıyla kamudaki görevine dönebileceği açık olmakla birlikte, bu kişilerin bu süreçte özel kuruluşlarında çalışıp çalışamayacağı hususunda mevzuatta açık bir hüküm bulunmamaktadır.
Seçimlere katılmak üzere görevden çekilmiş kamu görevlisinin her ne kadar kamu görevinden ilişiğinin kesildiği ve göreviyle hukuki irtibatının devam etmediği açık ise de, seçme ve seçilme hakkının Anayasal bir hak olarak tanınmış olması, 2839 sayılı Kanun’un 18. ve 19. maddelerinde görevden çekilmeden ziyade görevden ayrılmadan söz edilmesi ve 298 sayılı Kanun’un ek 7. maddesi ile bu kişilere tekrar göreve dönme olanağının öngörülmüş olması karşısında kamu görevinden ayrılmanın geçici bir ayrılma olduğunun kabulü gerekmektedir. Bu itibarla, seçimlere katılmak üzere görevinden ayrılan kamu görevlisinin seçim sonuçlarının ilanından sonra hala kamu görevine dönme hakkı bulunduğu ve göreve dönme hususunda idarenin takdir hakkı bulunmadığı hususları göz önüne alındığında, seçim süreci boyunca idarenin bu kişilerin özel sağlık kuruluşlarında çalışma taleplerini uygun bulmamasına ilişkin dava konusu düzenlemede kamu yararına, hizmet gereklerine ve üst hukuk normlarına aykırılık bulunmamaktadır.
Davacı tarafından her ne kadar 2839 sayılı Kanun gereği Yüksek Seçim Kurulunca 27. Dönem Milletvekili Seçimi için ilan edilen seçim takvimine göre kesin aday listelerinin ilan tarihinin 30/05/2018 tarihi olduğu, bu tarih itibarıyla siyasi partilerin milletvekili aday listelerinin kesinleştiği, kesinleşen listede ismi bulunmadığından anılan tarihte adaylığın kaybedildiği, bu nedenle özel sağlık kuruluşunda çalışabileceği, dava konusu düzenlemenin çalışma hakkını sınırlandırdığı iddia edilmekte ise de, öncelikle davacının kesin aday listelerinin ilan tarihi olan 30/05/2018 tarihini dahi beklemeksizin 15/05/2018 tarihinde özel hastanede çalışmaya başladığı, dava konusu düzenleme ile getirilen kısıtlamanın ise yalnızca seçim sürecine ilişkin olduğu, nitekim davalı idare tarafından, dava devam ederken 81 İl Valiliğine gönderilen bila tarih ve … sayılı yazı ile, 27. Dönem Milletvekili Genel Seçimi resmi sonuçlarının Yüksek Seçim Kurulu tarafından 05/07/2018 tarihinde açıklandığı, aday adayı olmak üzere devlet memurluğundan ayrılan, ancak aday olamayan ya da aday olduğu halde milletvekili seçilemeyen ve bu süreç içerisinde, tekrar devlet memurluğuna dönmeyeceklerini beyan eden sağlık personelinin özel sağlık kuruluşlarında çalışmasına engel bir durum bulunmadığının bildirildiği, davacının beyanına göre de anılan bildirime istinaden özel hastanedeki görevine başladığı görüldüğünden davacının bu yöndeki iddialarına itibar edilmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen … TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 27/09/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.