Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2019/7104 E. , 2022/4922 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2019/7104
Karar No : 2022/4922
DAVACI : … Birliği
VEKİLİ : Av. …
DAVALI :… Bakanlığı
VEKİLİ : …
DAVANIN KONUSU : 30/11/2012 tarih ve 28483 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Sağlık Hizmetleri Lisans Yönetmeliği”nin 2. maddesinin, 4. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinin, 8. maddesinin ve 15. maddesinin birinci fıkrasının, kazanılmış haklara ilişkin düzenleme içermemesi nedeniyle Yönetmeliğin tümünün iptali ile Yönetmeliğin dayanağı 663 sayılı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Birimleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin (KHK) 57. maddesinin 2. fıkrasının Anayasaya aykırı olduğu ileri sürülerek iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulması istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI : Dava konusu Yönetmeliğin kapsamının, dayanağı KHK’yı aştığı, lisans sahiplerinde herhangi bir mesleki formasyon koşulu aranmamasının eksik düzenleme niteliğinde olduğu, açık arttırmada alenilik kuralının ihlal edildiği, kazanılmış hakların korunduğuna ilişkin bir düzenlemeye yer verilmediği iddia edilmektedir.
DAVALININ SAVUNMASI : Lisans düzenlemesi ile sağlık hizmeti sunacak olan işletme sayısının belirlenmesi, kamu hizmetlerinin bir kısmının özel sektöre yaptırılması, planlama ve kısıtlı sayıda piyasaya giriş hakkının verilmesi neticesinde bunların getireceği gelir artışlarından Devletin de gelir sağlayacağı, vergi gelirleri gibi yine kamu hizmetleri için kaynak oluşturacağı, sağlık hizmeti sunumunun kamu yararını gözetecek şekilde sağlanması için gerekli kontrol mekanizmalarının kurulması, sağlık hizmetinin daha nitelikli ve denetlenebilir olarak sunulmasının sağlanması amacıyla dava konusu Yönetmeliğin çıkarıldığı, lisans alan kişinin aynı zamanda ruhsat alma şartını da haiz olan kişi olması gerektiği; 663 sayılı KHK’nın 57/2. fıkrasında geçen gerçek ve tüzel kişiler ibaresi ile lisans almak için başvuruda bulunabileceklere ilişkin kapsamın belirlenmiş olduğu, bu kişilere yönelik başvuruya engel bazı hususlara da Yönetmelikte yer verildiği, Yönetmeliğin Anayasaya ve 663 sayılı KHK’ye uygun olarak kamu veya özel hukuk tüzel kişisi ayrımına gitmemiş olduğu, bu durumun hukuka aykırılık teşkil etmediği, Yönetmelikte kamu tüzel kişilerine ilişkin özel düzenlemeler bulunmamasının bir eksiklik olmadığı, Yönetmeliğin mevcut hükümlerinin kamu tüzel kişileri için mahiyeti uygun düştüğü ölçüde uygulama alanı bulabileceğinin açık olduğu, Anayasada sağlık kamu hizmetinin Devlet eliyle bizzat verilmesinin öngörülmediği, Devlete “sağlamak, düzenlemek, denetlemek” gibi pozitif ödevde bulunma yükümlülüğü getirildiği, devletçe düzenleme ve denetleme görevinin ifası ile yetinilmesinin dahi mümkün olduğu, dava konusu Yönetmeliğin Anayasaya ve dayanağı 663 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye aykırı bir yönünün bulunmadığı ileri sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun bozma kararı doğrultusunda “vekâlet ücreti ve yargılama giderleri” ile sınırlı olarak yeniden bir karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 46.maddesinin 1. fıkrasında, Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarına karşı Danıştayda temyiz yoluna başvurulabileceği, 2575 sayılı Danıştay Kanunu’nun 38. maddesinde; İdari Dava Daireleri Kurulunca idari dava dairelerinin ilk derece mahkemesi olarak verdiği kararların temyizen incelenebileceğİ öngörülmüş olup 2577 sayılı Kanunun 49.maddesinin 4. fıkrasında ise Danıştay dava dairelerinin ilk derece mahkemesi olarak verdiği kararların temyizen bozulması halinde ısrar hakkı tanınmamıştır.
Dosyanın incelenmesinden, 30/11/2012 tarih ve 28483 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Sağlık Hizmetleri Lisans Yönetmeliği” nin 2. maddesinin, 4. maddesinin (f) fıkrasının, 8. maddesinin ve 15. maddesinin birinci fıkrasının ve kazanılmış haklara ilişkin düzenleme içermemesi nedeniyle de Yönetmeliğin tümünün iptali istemiyle açılan davada Danıştay Onbeşinci Dairesinin 08/03/2017 günlü, E:2013/516, K:2017/1088 sayılı kararıyla, dava konusu Yönetmeliğin dayanağı olan 663 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 57. maddesinin 2 numaralı fıkrasının 6514 sayılı Kanun’un 7. maddesi ile yürürlükten kaldırılması nedeniyle, dava açıldıktan sonra 20/02/2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Sağlık Hizmetleri Lisans Yönetmeliğinin Yürürlükten Kaldırılmasına Dair Yönetmelikle dava konusu Yönetmeliğin yürürlükten kaldırıldığı, davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davanın açılmasına sebep olan davalı idareden alınarak davacıya verilmesine karar verildiği, bu kararın davalı idarece, yargılama giderlerinin yüklenmesine ilişkin kısmının temyizi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 04.06.2018 tarih ve E: 2017/1260, K:2018/2946 sayılı kararıyla, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Kararlarda bulunacak hususlar” başlıklı 24. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde, kararlarda, yargılama giderleri ve hangi tarafa yükletildiğinin belirtileceği hüküm altına alınmış; aynı Kanun’un 31. maddesinin yargılama giderleri konusunda yollamada bulunduğu 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun yerine yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 323. maddesinde; vekâlet ücretine yargılama giderleri arasında yer verilmiş ve 326. maddesinde; Kanun’da yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği, davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkemenin, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştıracağı belirtildikten sonra, 331. maddesinde; davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder düzenlemesine yer verilmiş; böylece, kural olarak, yargılama giderlerinin davada haksız çıkan tarafa yükletilmesi esası benimsendiği, dosyanın incelenmesinden, dava konusu Yönetmeliğin dayanağı olan 663 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 57. maddesinin 2. fıkrasında; ” Bakanlık veya bağlı kuruluşlarınca düzenlenecek, Bakanlık ve bağlı kuruluşlarının planlamaları çerçevesinde, gerçek veya tüzel kişilere sağlık alanında belirli bir hizmeti verebilme veya hastane ve benzeri sağlık kuruluşları açabilme yetkisi veren lisansları açık arttırma ile belirlenecek bedel karşılığında verilir. Lisans verilmesi ilgili faaliyet için gerekli olan izin veya ruhsat yerine geçmez. Lisans verilmesinin usûl ve esasları Bakanlıkça belirlenir.” hükmüne yer verildiği, anılan hükme dayanılarak 30/11/2012 tarih ve 28483 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan “Sağlık Hizmetleri. Lisans Yönetmeliği’nin yayımlandığı, 6514 sayılı Kanunun 7. maddesi ile anılan kanun hükmünün yürürlükten kaldırıldığı, bunun üzerine de 20/02/2014 tarih ve 28919 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Sağlık Hizmetleri Lisans Yönetmeliğinin Yürürlükten Kaldırılmasına Dair Yönetmelik ile dava konusu Yönetmeliğin yürürlükten kaldırıldığının anlaşıldığı, bu çerçevede, yapılan yasa değişikliğiyle Sağlık Bakanlığınca, planlama çerçevesinde gerçek veya tüzel kişilere sağlık alanında belirli bir hizmeti verebilme veya sağlık tesisi açabilme yetkisi veren lisansa ilişkin usul ve esasları düzenlemek amacıyla yayımlanan dava konusu Yönetmeliğin, yasal dayanağının ortadan kalkması nedeniyle yürürlükten kaldırıldığı, görüldüğü üzere, dava konusu düzenlemenin, davalı idarece, davacı tarafından dava dilekçesinde öne sürülen hukuka aykırılık savlarının kabulü anlamına gelebilecek nedenlerle değil, dayanak alınan yasal düzenlemedeki değişikliğin gereği olarak yürürlükten kaldırıldığı, bu durumda, dava konusu Yönetmelik yönünden davalı idarenin, davada haksız çıkan taraf olarak kabulüyle yargılama giderleri ile avukatlık ücretinden sorumlu tutulmasına olanak bulunmadığı gerekçesiyle davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile anılan kararın yargılama gideri yönünden bozulduğu anlaşılmıştır.
Yukarıda sözü edilen yasa maddeleri uyarınca Danıştay dava dairelerinin ilk derece mahkemesi olarak verdiği kararların bozulması halinde ısrar olanağı bulunmadığından, İdari Dava Daireleri Kurulunun bozma kararında yer alan gerekçelerle, yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılması gerekeceği düşünülmüştür.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren 2575 sayılı Danıştay Kanunu’nun Ek 1. maddesi uyarınca Danıştay Onuncu ve Onüçüncü Dairelerinden oluşan Müşterek Kurulca, Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesinin 08/03/2017 tarih ve E:2013/516, K:2017/1088 sayılı kararının, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 04/06/2018 tarih ve E:2017/1260, K:2018/2946 sayılı kararıyla, vekâlet ücreti ve yargılama giderleri yönünden bozulması üzerine bozulan kısım hakkında gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Dava, 0/11/2012 tarih ve 28483 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Sağlık Hizmetleri Lisans Yönetmeliği”nin 2. maddesinin, 4. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinin, 8. maddesinin ve 15. maddesinin birinci fıkrasının ve kazanılmış haklara ilişkin düzenleme içermemesi nedeniyle Yönetmeliğin tümünün iptali ile Yönetmeliğin dayanağı 663 sayılı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Birimleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin (KHK) 57. maddesinin 2. fıkrasının Anayasaya aykırı olduğu ileri sürülerek iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulması istemiyle açılmıştır.
Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesinin 08/03/2017 tarih ve E:2013/516, K:2017/1088 sayılı kararıyla; davacı tarafça Yönetmeliğin dayanağı 663 sayılı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Birimleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 57. maddesinin 2. fıkrasının Anayasaya aykırı olduğu ileri sürülerek iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulması istenilmiş ise de, Anayasa Mahkemesinin 25/06/2013 tarih ve 28688 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 14/02/2013 tarih ve E:2011/150, K:2013/30 sayılı kararında; dava konusu düzenlemenin Anayasaya aykırı olmadığı yönünde karar verildiğinden, davacının Anayasaya aykırılık iddiası yerinde görülmeyerek; dava konusu Yönetmeliğin dayanağı olan 663 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 57. maddesinin 2 numaralı fıkrasının 6514 sayılı Kanun’un 7. maddesi ile yürürlükten kaldırılması nedeniyle, dava açıldıktan sonra 20/02/2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Sağlık Hizmetleri Lisans Yönetmeliğinin Yürürlükten Kaldırılmasına Dair Yönetmelikle dava konusu Yönetmeliğin yürürlükten kaldırıldığı, davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davanın açılmasına sebep olan davalı idareden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Anılan kararın, davalı idarece yargılama giderleri ile vekalet ücreti yönünden temyiz edilmesi üzerine, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 04/06/2018 tarih ve E:2017/1260, K:2018/2946 sayılı kararıyla, kararın vekâlet ücretine ve yargılama giderlerine ilişkin kısmının bozulmasına karar verilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 46. maddesinin 1. fıkrasında, Danıştay dava daireleri kararlarına karşı Danıştay’da temyiz yoluna başvurulabileceği; 2575 sayılı Kanun’un 38. maddesinde, İdari Dava Daireleri Kurulunca idari dava dairelerinden ilk derece mahkemesi olarak verilen kararların temyizen inceleneceği kurala bağlanmış; 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesinin 4. fıkrasında ise, Danıştay dava dairelerinin ilk derece mahkemesi olarak verdiği kararların temyizen bozulması halinde ısrar imkanı tanınmamıştır.
Bu nedenle, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun bozma kararı üzerine bozmaya uyularak bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Kararlarda bulunacak hususlar” başlıklı 24. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde, kararlarda, yargılama giderleri ve hangi tarafa yükletildiğinin belirtileceği hüküm altına alınmış; aynı Kanun’un 31. maddesinin yargılama giderleri konusunda atıfta bulunduğu 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun yerine yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 323. maddesinde, vekâlet ücretine yargılama giderleri arasında yer verilmiş ve 326. maddesinde, Kanun’da yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği, davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkemenin, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştıracağı belirtildikten sonra, 331. maddesinde, “Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder.” kuralına yer verilmiş; böylece, kural olarak, yargılama giderlerinin davada haksız çıkan tarafa yükletilmesi esası benimsenmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Dava konusu Yönetmeliğin dayanağı olan 663 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin (KHK) 57. maddesinin ikinci fıkrasında, “Bakanlık veya bağlı kuruluşlarınca düzenlenecek, Bakanlık ve bağlı kuruluşlarının planlamaları çerçevesinde, gerçek veya tüzel kişilere sağlık alanında belirli bir hizmeti verebilme veya hastane ve benzeri sağlık kuruluşları açabilme yetkisi veren lisansları açık arttırma ile belirlenecek bedel karşılığında verilir. Lisans verilmesi ilgili faaliyet için gerekli olan izin veya ruhsat yerine geçmez. Lisans verilmesinin usûl ve esasları Bakanlıkça belirlenir.” hükmüne yer verilmiş olup, anılan hükme dayanılarak 30/11/2012 tarih ve 28483 sayılı Resmî Gazete’de dava konusu “Sağlık Hizmetleri Lisans Yönetmeliği” yayımlanmıştır.
Bilahare, 6514 sayılı Kanun’un 7. maddesi ile 663 sayılı KHK’nın 57. maddesinin ikinci fıkrasının yürürlükten kaldırılması üzerine 20/02/2014 tarih ve 28919 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Sağlık Hizmetleri Lisans Yönetmeliğinin Yürürlükten Kaldırılmasına Dair Yönetmelik ile de dava konusu Yönetmelik yürürlükten kaldırılmıştır.
Sağlık Bakanlığınca, gerçek veya tüzel kişilere sağlık alanında belirli bir hizmeti verebilme veya sağlık tesisi açabilme yetkisi veren lisansa ilişkin usûl ve esasları düzenlemek amacıyla yayımlanan dava konusu Yönetmelik, yasal dayanağının ortadan kalkması nedeniyle yürürlükten kaldırılmıştır.
Dava konusu Yönetmelik, davacı tarafından dava dilekçesinde öne sürülen hukuka aykırılık iddalarının kabulü anlamına gelebilecek nedenlerle değil, dayanak alınan yasal düzenlemedeki değişikliğin gereği olarak yürürlükten kaldırılmış bulunmaktadır.
Bu hukuksal durum karşısında, dava konusu Yönetmelik yönünden davalı idarenin, davada haksız çıkan taraf olarak kabulüyle yargılama giderleri ile avukatlık ücrretinden sorumlu tutulmasına olanak bulunmadığı sonucuna ulaşılmaktadır.
Bu durumda, dava konusu Yönetmeliğin, dayanağı yasal düzenlemede yapılan değişikliğin gereği olarak yürürlükten kaldırılmış olması ve karar verilmesine yer olmadığı yolundaki Daire kararının kesinleşmesi nedeniyle, davada tarafların haklılık oranlarının tespitine yönelik bir değerlendirme yapılamadığından, vekalet ücretine hükmedilmemesi ve tarafların yaptıkları yargılama giderlerinin üzerilerinde bırakılması gerekmektedir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davanın karar verilmesine yer olmadığı kararı ile sonuçlanıp kesinleşmesi nedeniyle, davalı idare aleyhine vekalet ücretine hükmedilmemesine ve ayrıntısı aşağıda gösterilen yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına,
2. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde taraflara iadesine,
3. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 07/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.