Danıştay Kararı 10. Daire 2019/8551 E. 2022/3614 K. 28.06.2022 T.

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2019/8551 E.  ,  2022/3614 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2019/8551
Karar No : 2022/3614

TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- Kendi adına asaleten …, … …’e velayeten …
2- …
VEKİLLERİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- … Bakanlığı
VEKİLİ : …
2- … Valiliği
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN_KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:…sayılı kararının, davacılar tarafından temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

DAVANIN_KONUSU : Davacılar tarafından, yakınları …’in, 03/10/2012 tarihinde, Şanlıurfa ili Akçakale ilçesinde sınırın karşı tarafında bulunan Suriye ülkesinden geldiği düşünülen askeri mühimmatın kendisine isabet etmesi neticesinde vefatı olayında idarenin sorumluluğunun bulunduğundan bahisle; uğranıldığı ileri sürülen maddi zararların 5233 sayılı Kanun kapsamında, manevi zararların ise genel hükümler kapsamında karşılanması istemiyle 2.500,00 TL maddi ve 300.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararıyla; davanın süre aşımı yönünden reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; davacılar tarafından olayın Suriye tarafından gelen havan ve top mermisi sonucu gerçekleştiğinin olay tarihi itibarıyla bilindiğinin dosya kapsamından anlaşıldığı, olay nedeniyle meydana gelen zararın ise davacıların murislerinin vefat ettiği 03/10/2012 tarihi itibarıyla gerçekleştiği, bu halde eylemin, eylemin idariliğinin ve zararın 03/10/2012 tarihinde gerçekleştiği ve davacılar tarafından da bilindiğinin anlaşıldığı, bu tarihten sonra dava açma sürelerini etkileyecek herhangi bir yeni durumun da meydana gelmediği, 03/10/2012 tarihinden itibaren 60 gün içinde 5233 sayılı Kanun kapsamında, 1 yıl içinde ise 2577 sayılı Kanun’un 13. maddesi kapsamında yetkili idarelere başvurularak verilecek cevap üzerine tazminat davası açılması gerekmekte iken, bu süreler geçirildikten sonra 16/08/2016 tarihinde 5233 sayılı Kanun kapsamında, 03/08/2016 tarihinde ise 2577 sayılı Kanun’un 13.maddesi kapsamında davalı idarelere yapılan başvurular üzerine açılan bakılmakta olan davada süre aşımı bulunduğu, istinaf başvurusuna konu … İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacıların istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından, maddi tazminat yönünden 03/08/2016 tarihli dilekçeyle yaptıkları başvuruya komisyon tarafından verilen ret cevabının 27/09/2016 tarihinde tebliğ edildiği, dava açma süresinin son gününün 26/11/2016 tarihi olduğu, bakılan davanın ise 09/11/2016 tarihinde açıldığı, manevi tazminat yönünden; 15/08/2016 tarihinde İçişleri Bakanlığı’na başvuru yaptıkları, olayın öğrenilmesinden itibaren 5 yıllık süre içinde idareye başvuru yapıldıktan sonra zımni red süresinden itibaren 60 gün içinde de dava açıldığı, bu nedenle manevi tazminata ilişkin kısım yönünden de davada süre aşımı bulunmadığı, olayın faili meçhul olarak nitelendirildiği, fail öğrenilmeden eylemin idariliğinin öğrenilemeyeceği belirtilerek kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMALARI : Davalı İçişleri Bakanlığı tarafından, davacıların temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmuştur.

Davalı Şanlıurfa Valiliği tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacıların temyiz istemlerinin REDDİNE,
2. Davanın süre aşımı yönünden reddi yolundaki … İdare Mahkemesi kararına yönelik yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararının ONANMASINA,
3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin iadesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 28/06/2022 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.