Danıştay Kararı 10. Daire 2019/8742 E. 2022/3919 K. 19.09.2022 T.

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2019/8742 E.  ,  2022/3919 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2019/8742
Karar No : 2022/3919

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı / ANKARA
VEKİLLERİ : Av. …
Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN_KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının davalı idare tarafından kabule ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, 13/04/2011 tarihinde Dr. Nafiz Körez Sincan Devlet Hastanesinde yapılan abdominal histerektomi ameliyatında, davalı idarenin hizmet kusuru nedeniyle vücudunda ameliyat materyali (bez) unutulduğu iddiasıyla, zararlarına karşılık 1.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince, daha önce davanın süre aşımı nedeniyle reddi yolundaki kararın Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesinin 14/03/2016 tarih ve E:2015/9942, K:2016/1698 sayılı kararı ile bozulması üzerine bozma kararına uyularak ve işin esasına girilerek yapılan yargılama neticesinde, maddi tazminat isteminin reddine, manevi tazminat isteminin 50.000,00 TL’lik kısmının kabulüne ve davalı idareye yapılan başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, bilirkişi raporu uyarınca hizmet kusurunun bulunmadığı ve hükmedilen manevi tazminat miktarının sebepsiz zenginleşmeye yol açacağı ileri sürülmektedir.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Davacı 13/04/2011 tarihinde Dr. Nafiz Körez Sincan Devlet Hastanesinde abdominal histerektomi ameliyatı olmuş, yapılan ameliyatta batın bölgesinde ameliyat materyali unutulduğunun tespit edilmesi üzerine 14/10/2011 tarihinde İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesinde gerçekleştirilen ikinci ameliyatla davacının batın bölgesinde unutulan ameliyat materyali alınmıştır.
Davacı tarafından, altı ay boyunca vücudunda yabancı bir cisimle yaşamak zorunda kaldığı, unutulan ameliyat materyali nedeniyle bağırsaklarının bir kısmının alındığı ve bu nedenle sürekli sağlık sorunları yaşadığı belirtilerek, duyduğu acı ve elem nedeniyle manevi, tedavi ve yol masrafları nedeniyle maddi tazminat istemiyle bakılmakta olan dava açılmıştır.
İdare Mahkemesince davanın süre aşımı nedeniyle reddine yönelik verilen kararın Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesince bozulması üzerine, bozmaya uyularak yeniden yargılama yapılmış ve olayla ilgili bilirkişiliğine başvurulan Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalınca düzenlenen … tarih ve … sayılı raporda; “13/04/2011 tarihinde Dr. Nafiz Körez Sincan Devlet Hastanesi’nde Dr. … tarafından yapılan histerektomi ameliyat alanında ameliyat materyali (bez) unutulmuş olduğu, 14/10/2011 tarihinde İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesinde yapılan ameliyatın söz konusu ameliyat materyalinin çıkartılması amacıyla yapıldığı, 14/10/2011 tarihinde İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesinde yapılan ameliyatta bir bağırsak rezeksiyonu yapılmadığının tıbbi belgelerden anlaşıldığı, hastanın teşhisinde ve tedavi yönteminde kusur bulunmadığı, batın içerisinde ameliyat materyali unutulması ile Dr. …’nın yaptığı ameliyatta dikkatsizliğinin ilişkili olduğu” tespitine yer verilmiştir.
İdare Mahkemesince, davacının maddi tazminat isteminin reddine, manevi tazminat isteminin ise kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
İLGİLİ MEVZUAT:
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesinde, herkesin, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahip olduğu hükme bağlanmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 31. maddesinin 1. fıkrasında, bu Kanun’da hüküm bulunmayan hususlarda; hakimin davaya bakmaktan memnuiyeti ve reddi, ehliyet, üçüncü şahısların davaya katılması, davanın ihbarı, tarafların vekilleri, feragat ve kabul, teminat, mukabil dava, bilirkişi, keşif, delillerin tespiti, yargılama giderleri, adli yardım hallerinde ve duruşma sırasında tarafların mahkemenin sukünunu ve inzibatını bozacak hareketlerine karşı yapılacak işlemler, elektronik işlemler ile ses ve görüntü nakledilmesi yoluyla duruşma icrasında Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı; ancak, davanın ihbarının Danıştay, mahkeme veya hâkim tarafından re’sen yapılacağı kurala bağlanmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 27. maddesinin 1. fıkrasında, davanın taraflarının, müdahillerin ve yargılamanın diğer ilgililerinin, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olduğu; 61. maddesinin 1. fıkrasında, taraflardan birinin, davayı kaybettiği takdirde, üçüncü kişiye veya üçüncü kişinin kendisine rücu edeceğini düşünüyorsa, tahkikat sonuçlanıncaya kadar davayı üçüncü kişiye ihbar edebileceği; 66. maddesinde ise, üçüncü kişinin, davayı kazanmasında hukuki yararı bulunan taraf yanında ve ona yardımcı olmak amacıyla, tahkikat sona erinceye kadar, fer’î müdahil olarak davada yer alabileceği hükümleri yer almaktadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bakılan davanın, davacının vücudunda hizmet kusuru ile ameliyat materyali unutulması nedeniyle uğranılan zararların tazmini için açılan bir tam yargı davası olduğu görülmüş; yapılan yargılamada, uyuşmazlığın çözümü için alınan bilirkişi raporunda, davacının vücudunda ameliyat materyali unutulmasının doktorun dikkatsizliği ile ilişkili olduğu belirtilmiş ve İdare Mahkemesince de davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
Davalı idarenin tazmin yükümlülüğünün olduğuna hükmedilmiş olması nedeniyle, davalı idarenin uyuşmazlık konusu olaya ilişkin olarak sorumluluğu olan kişi veya kişilere rücu edebileceği dikkate alındığında, bu kişi veya kişilerin menfaatlerinin bakılan davanın sonucundan etkilenebileceği açıktır.
Bu itibarla, yukarıda belirtilen Kanun hükümlerinde öngörülen davanın ihbarı için geçerli koşulların oluştuğu anlaşılmakta olup; Mahkemece, esastan karar verilirken dava konusu olayda idare ile arasında rücu ilişkisi doğabilecek kişi veya kişilerin tespit edilerek davaya müdahil olabilme haklarını kullanabilmelerini teminen davanın ilgili veya ilgililere re’sen ihbar edilmesi ve bu kişi veya kişilerin dava kapsamında hükme esas alınacak raporlar ile davanın esasına yönelik beyanlarının alınması gerektiğinden, bu husus gözetilmeksizin yapılan yargılama sonucunda verilen kararda hukuka uygunluk bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin KABULÜNE,
2. Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyize konu kabule ilişkin kısmının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 19/09/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.