Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2019/9553 E. , 2022/1900 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2019/9553
Karar No : 2022/1900
TEMYİZ EDEN (DAVALI) :… Valiliği
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN_KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, Diyarbakır ili, Sur ilçesinde, sokağa çıkma yasağının ilan edilmesi sebebiyle ikamet ettiği konutu boşaltmak zorunda kaldığından bahisle uğradığı maddi zararlarının tazmin edilmesi istemiyle 5233 sayılı Kanun kapsamında yapılan başvurunun reddine ilişkin Diyarbakır Valiliği Terör ve Terörle Mücadeleden Doğar Zarar Tespit Komisyonu Başkanlığı 4 No’lu Zarar Tespit Komisyonu’nun … tarih ve … sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … (Kararda sehven … olarak yazılmıştır.) tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacının talebinin 5233 sayılı Kanun’un 7. maddesi uyarınca Zarar Tespit Komisyonunca değerlendirilmesi gerektiği ve yapılan değerlendirmede yine komisyonca yetkilendirelecek keşif heyetiyle varsa zarar kalemleri tek tek belirlenerek davacıya bir ödeme yapılması gerektiği, Zarar Tespit Komisyonunca karara bağlanması gerektiği halde işin aciliyetine binaen yapılan ödemelerin resmi prosedür yerine getirilmeden yapıldığı, öte yandan davalı idarece davacının evinin hasar görmesi sebebiyle uğranılan zararın 5233 sayılı Kanun’un geçici 6. maddesi uyarınca doğrudan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından ödeneceği belirtilmişse de, anılan maddenin incelenmesi neticesinde davacının uğramış olduğu zararın doğrudan Çevre ve Şehircilk Bakanlığınca karşılanacağına dair sarih bir ifadenin yer almadığı ve dolayısıyla davacının bu zararın yine bu madde kapsamında bile Zarar Tespit Komisyonunca görüşülerek karara bağlanması gerektiği, davacının taleplerinin Diyarbakır Valiliği Zarar Tespit Komisyonunca karşılanması ve daha önce davacıya ödenen bir meblağ olması halinde yapılacak zarar tespitinin ardından bu meblağın mahsup edilmesi suretiyle işlemlerin yapılması gerektiği halde Komisyonun bu konuda yetkisi olmadığından bahisle yapılan tazminat başvurusunun reddine ilişkin davaya konu işlemde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davalı idare tarafından, 5233 sayılı Kanun’un geçici 6. maddesi gereğince taşınmaza ilişkin işlemlerin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yapılacağı, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ :Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçeli onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Dosyanın incelenmesinden, Diyarbakır ili, Sur ilçesinde ikamet eden davacı tarafından, Sur ilçesinde meydana gelen terör olayları sebebiyle 2015 yılının son aylarında ilan edilen sokağa çıkma yasağı nedeniyle ikamet ettiği konutu boşaltmak zorunda kaldığından bahisle uğradığını iddia ettiği ev ve eşya zararları ile ödemek zorunda kaldığı kira bedeline ilişkin maddi zararlarının 5233 sayılı Kanun kapsamında tazmini istemiyle 09/02/2016 tarihinde yapılan başvuru üzerine Diyarbakır Valiliği Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zarar Tespit Komisyonu tarafından, hasar tespit Komisyonunca mahallinde yapılan keşifte ev eşyalarının tespit edildiği, zararla ilgili tanzim edilen meblağın mağduriyetin erken giderilmesi amacıyla Başbakanlık fonundan karşılanmak üzere Sur Kaymakamlığına bildirildiği, Sur ilçesinde ilan edilen riskli bölge sınırları içerisinde bulunan ve ada ve parsel numaraları belirtilen taşınmazların Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından acele kamulaştırılmasına Bakanlar Kurulu kararıyla karar verildiği, ayrıca Diyarbakır Merkez Alipaşa-Lalabey ve Surdibi Kentsel Yenilenme Projesi adı altında kamulaştırma çalışmalarına başlandığı, bu nedenle 5233 sayılı Kanun’a eklenen geçici 6. madde ve bu maddeye istinaden çıkarılan yönetmelik ile ilan edilen riskli alanlar ile ilgili işlemlerin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yürütüleceğinden başvurunun değerlendirilmesinin Komisyonun yetkisinde bulunmadığı belirtilerek davacının isteminin reddedildiği, söz konusu ret işleminin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece, davacının talep ettiği ev ve eşya zararlarının Zarar Tespit Komisyonunca araştırılarak karara bağlanması ayrıca daha önce davacıya ödenen bir meblağ varsa bu meblağın ödenecek bedelden mahsup edilmesi gerektiği gerekçesiyle iptal kararı verilmiştir. Zarar Tespit Komisyonu tarafından davacının zararının tespitine yönelik yapılacak araştırmada, ev zararına ilişkin olarak; davacının evinin bulunduğu alanın 25/03/2016 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 2016/8659 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile ilan edilen riskli alan içinde bulunup bulunmadığı, bu alana ilişkin acele kamulaştırma kararı verilip verilmediği, verilmişse davacıya kamulaştırma bedeli ödenip ödenmediği veya Kentsel Yenileme Projesi adı altında yeni bir ev verilip verilmediği hususlarının ilgili yerlerden sorulması, eşya zararına ilişkin olarak da Mahkeme kararında belirtildiği şekliyle Komisyonca araştırma inceleme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir. Ayrıca davacının başvurusunda ödemek zorunda kaldığı kira bedellerine ilişkin de talepte bulunduğu görüldüğünden, Komisyonca davacının talep ettiği kira bedellerine ilişkin de bir değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerektiği açıktır.
Komisyonca yapılacak araştırma neticesinde, tespit edilen zarar miktarından, Mahkeme kararında da belirtildiği gibi varsa daha önce yapılan ödemelerin mahsup edilebilmesi mümkündür.
Bu durumda, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:.., K:… sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,
3. Yargılama giderlerinin istemde bulunan üzerine bırakılmasına, artan posta ücretinin istem halinde iadesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 06/04/2022 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.