Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2019/9581 E. , 2022/4658 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2019/9581
Karar No : 2022/4658
DAVACILAR : 1- …
2- …
VEKİLLERİ : Av. …
DAVALILAR : 1- … Bakanlığı
2- … Kurumu
VEKİLLERİ : Av. …
3- … Valiliği
VEKİLİ : Av. …
DAVANIN_KONUSU : 18/01/2014 tarih ve 28886 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Optisyenlik Müesseseleri Hakkında Yönetmeliğin 11. maddesinin ve buna dayalı olarak tesis edilen … Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı işleminin iptali istenilmektedir.
DAVACILARIN_İDDİALARI : Davacılar tarafından, dava konusu Yönetmelik hükmünün, dayanağı 5193 sayılı Optisyenlik Hakkında Kanun maddesindeki düzenlemeyi aşar nitelikte bir sınırlama getirdiği, Kanun’daki kısıtlamayı genişlettiği, bu nedenle hukuka aykırılık taşıdığı, öte yandan, optisyenlik müessesesi açmak istedikleri adresin, İzmir ili, Konak ilçesinin en büyük iş merkezlerinden biri olan işhanının arka cephesinde, sokağa bakan zemin katta bulunduğu, göz hastalıkları uzmanının muayenehanesinin ise, bu işhanının ön cephesinde ve birinci katta olduğu, aynı mekanda olmadıkları gibi iç giriş kapısı ve sair yönden birbirleri ile herhangi bir bağlantılarının da bulunmadığı, bu nedenle optisyenlik müessesesi açmak için yapılan başvurunun reddine ilişkin İzmir İl Sağlık Müdürlüğü işleminin de hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
DAVALILARIN_SAVUNMALARI : Sağlık Bakanlığı ile Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu tarafından, dava konusu Yönetmelik maddesinin temel amacının, tabiplik ve optisyenlik mesleklerinin kötüye kullanılmasının ve haksız rekabetin önlenmesi olduğu, optisyenlik müesseseleri için getirilen kısıtlamanın bir benzerinin de Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmeliğin 31. maddesi ile göz hastalıkları uzmanlarının muayenehaneleri için getirildiği, anılan hüküm ile optisyenlik müesseselerinin bulunduğu bina ve bahçesi ile müştemilatı içerisinde göz hastalıkları uzmanının mesleğini icra ettiği muayenehane ve diğer sağlık kuruluşlarının faaliyet gösteremeyeceğinin düzenlendiği, davacıların optisyenlik müessesesi açmak istedikleri binada bulunan diğer optiyenlik müesseselerinin, 5193 sayılı Kanun’un yürürlük tarihinden önce faaliyete başlamış olmaları nedeniyle korunan kazanılmış haklarından dolayı faaliyetlerine devam ettikleri, Yönetmeliğin 11. maddesinde yer alan düzenlemenin, 5193 sayılı Kanun’un 9. maddesinin tekrarı mahiyetinde olduğu, bu nedenle yetki aşımında bulunulduğu iddiasının yersiz olduğu, davacıların faaliyet göstermek istedikleri işhanının, Adres ve Numaralamaya İlişkin Yönetmelikte yapılan tanımlamaya göre tek bir bina vasfında olduğu, dolayısıyla her iki müessesenin aynı bina içinde yer almasının Kanun ve Yönetmelikle yasaklandığı, dava konusu düzenlemenin üst hukuk normlarına, kamu menfaatine ve hizmet gereklerine uygun olduğu ileri sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
İzmir Valiliği tarafından, dava konusu Yönetmelik maddesinde sağlık kuruluşu ile optisyenlik müessesesi arasında aidiyet konusundaki yanlış anlaşılmanın ve optisyenlik müesseseleri arasındaki haksız rekabetin önlenmesinin amaçlandığı, bu haliyle düzenlemenin kanuna ve hakkaniyete uygun olduğu, optisyenlik müessesesi açılmak istenen yer ile göz hastalıkları uzmanına ait muayenehanenin girişleri birbirinden ayrı ve iç bağlantıları bulunmasa bile, Adres ve Numaralamaya İlişkin Yönetmelikte tanımlandığı şekliyle her iki müessesenin de aynı binada yer aldığı, bu hali ile iki müessesenin de Kanun ve Yönetmelikte ifade edildiği gibi aynı mekanda bulunduğunun kuşkusuz olduğu, davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ : Dava, 08/01/2014 tarih ve 28886 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Optisyenlik Müesseseleri Hakkında Yönetmeliğin 11. maddesinin ve buna dayalı olarak tesis edilen İzmir İl Sağlık Müdürlüğü’nün … tarih ve …. sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
5193 sayılı Optisyenlik Hakkında Kanun’un 9. maddesinin 2. fıkrasında, ” Optisyenler ile göz hastalıkları uzmanı tabipler, vergi mükellefiyetleri ayrı olsa bile, aynı mekânda veya iç giriş kapıları veya iç bağlantıları bulunan müesseselerde birlikte mesleklerini icra edemez. Sağlık kurum ve kuruluşları bünyesinde veya binasının içinde de optisyenlik müessesesi açılamaz.” hükmüne yer verilmiş; 16. maddesinde de, optisyenlik müesseselerinin açılışına ve sahip olmaları gereken şartlara dair usul ve esasların Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelik ile düzenleneceği belirtilmiştir.
18/01/2014 tarih ve 28886 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Optisyenlik Müesseseleri Hakkında Yönetmeliğin “Müessese açılamayacak yerler” başlıklı 11. maddesinde ise; “Göz hastalıkları uzmanı tabiplerin mesleğini icra ettiği özel muayenehane, sağlık kurum ve kuruluşlarının bulunduğu bina, müştemilatı ve hizmet veren sağlık tesisine ait, sağlık imarlı alanı ile market ve süpermarket bünyesinde optisyenlik müessesesi açılamaz.” kuralı yer almıştır.
Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmeliğin, “Uyulması Gereken Diğer Hususlar” başlıklı 31. maddesinin (ı) bendinde; “Optisyenlik müessesesinin bulunduğu bina ve bahçesi ile müştemilatı içerisinde göz hastalıkları uzmanının mesleğini icra ettiği muayenehane ve diğer sağlık kuruluşları faaliyet gösteremez.” kuralı getirilmiştir.
Kanun koyucu tarafından madde gerekçesinde; tabiplik ve optisyenlik mesleğinin kötüye kullanılması ve haksız rekabet şeklinde ortaya çıkan ve uygulamada sıkça karşılaşılan durumları önlemek için, maddeye optisyenler ve göz hastalıkları uzmanı tabiplerin, vergi mükellefiyetleri ayrı olsa bile, aynı mekânda veya iç giriş kapıları veya iç bağlantıları bulunan müesseselerde birlikte mesleklerini icra edemeyecekleri ve sağlık kurum ve kuruluşları bünyesinde veya binasının içinde de optisyenlik müessesesi açılamayacağını öngören bir fıkranın, maddeye eklendiği açıklanmış, 5193 sayılı Kanun; fertlerin ve toplumun sağlığını korumak üzere, optisyen unvanının kullanılması, optisyenlik mesleğinin icra edilmesi ve optisyenlik müessesesinin açılması ve işletilmesiyle ilgili usul ve esasları düzenlemek amacıyla yürürlüğe konulmuş, Kanunun uygulanmasını sağlamak ya da uygulamaya yönelik kuralları belirlemek için hazırlanmış olan uygulama yönetmeliği ile de, fertlerin ve toplumun sağlığını korumak üzere; optisyen unvanının kullanılmasına, optisyenlik mesleğinin icra edilmesine, optisyenlik müesseselerinin açılışına, faaliyetlerine, sahip olmaları gereken şartlara, optisyenlik müessesesinin denetimine, tanıtım ve reklamlarına, tutulacak defterlere dair usûl ve esasların düzenlenmesi amaçlanmıştır.
Yasanın 9. maddesinin 2. fıkrasından, ayrı vergi mükellefiyeti olan müesseselerde göz hastalıkları uzmanı tabipler ile optisyenlerin, hem aynı mekanda, hem de iç giriş kapıları veya iç bağlantıları bulunan müesseselerde mesleklerini icra etmeleri yasaklanmıştır. Bu halde göz hastalıkları uzmanı tabipler ile optisyenlerin farklı müesseselerde olsa bile iç giriş kapıları veya iç bağlantıları bulunan ortamda çalışamayacak olması, yine sağlık kurum ve kuruluşlarının bünyesinde veya binasının içinde de optisyenlik müessesesinin açılamayacak olması tabiplik ve optisyenlik mesleğinin kötüye kullanılması ve haksız rekabet şeklinde uygulamada sıkça karşılaşılan durumları önlemek amacının bir gereği olarak ortaya çıkmaktadır.
Yasada, herhangi bir sağlık kurum ve kuruluşunun bulunduğu bina değil sağlık kurum ve kuruluşu binasında ve iç kapılar ve iç bağlantıları bulunan müesseselerde, aynı ortamda bir arada faaliyet göstermeleri yasaklanmıştır. Belirtilen bu haller dışında, binanın tanımı dikkate alındığında, aynı binada, göz hastalıkları uzmanı muayenehanesi ile optisyenlik müessesesinin açılabilmesinin mümkün olduğu durumların varlığı da kabul edilmiş olmaktadır.
Belirtilen nedenle, dava konusu Yönetmeliğin, dayanağı olan Yasa hükmünde yer verilen hiç bir şekilde göz hastalıkları uzmanı tabipler ile optisyenlerin aynı mekanda veya ayrı müesseselerde olsa bile faaliyette bulunamayacakları durumlara yer verilmeksizin, Yasa hükmünün uygulanmasını sağlamaya yönelik kuralın tartışmadan uzak bir şekilde farklı anlaşılmalara yol açmayacak biçimde düzenlenmesi gerekirken, genel bir ifade ile bina ve müştemilatında, göz hastalıkları uzmanı tabiplerin mesleğinin icra edildiği özel muayenehane ve sağlık kurum ve kuruluşlarının bulunmasının, optisyenliğin açılmasına engel tek kriter olarak ifade edilerek, Yasa hükmünün daraltılmasına, bir başka deyişle yasaklamaya ilişkin sınırlamanın genişletilmesine yol açtığı dolayısıyla, düzenlemenin dayanağı Yasa hükmüne uygun bulunmadığı kanaatine varılmıştır.
Dava dosyasındaki mevcut belgelerin incelenmesinden; davacıların, 26/03/2018 tarihli başvuruyla; “… Sokak, No:… …/…” adresinde optisyenlik müessesesinin açılmasına izin verilmesi talepleri; 18/01/2014 tarih ve 28886 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Optisyenlik Müesseseleri Hakkında Yönetmeliğin 11. maddesi gerekçe gösterilmek suretiyle, aynı adreste göz hastalıkları uzmanına ait muayenehane bulunduğu belirtilmek suretiyle İzmir İl Sağlık Müdürlüğü’nün, … tarih ve … sayılı işlemi ile reddedildiği, davacıların optisyenlik müessesesi açmak istedikleri işyerinin, “… Sokak, No:… …/…” adresinde, işhanının zemin katında dış cephede arka sokakta bulunduğu, girişinin iş hanı girişinden farklı, mağazaya ait bir giriş olduğu, göz hastalıkları uzmanı muayenehanesinin ise işhanı içerisinde birinci katta bulunduğu, girişleri ve numaratajı farklı sokaklardan olan söz konusu binada daha önce yürürlükte olan mevzuata göre verilmiş izinlere istinaden faaliyette bulunan optisyenlerin olduğu anlaşılmıştır.
Bu durumda, optisyenlik müessesesi açılmak istenen bu yerin, Yasada optisyenlik açılması uygun bulunmayan yerler için belirtilmiş olan kriterleri, iç kapılar, iç bağlıntıları bulunan bir ortam ya da bina ve sağlık kurum ve kuruluşu binası özelliği de taşımadığı, 5193 sayılı Optisyenlik Hakkında Kanun’un 9. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen, müessese açılamayacak yerler kapsamında olmadığı, bu itibarla, davacıların optisyenlik müessesesi açma talebinin reddine ilişkin … İl Sağlık Müdürlüğü’nün … tarih ve … sayılı işleminde hukuka uygunluk bulunmadığı kanaatine varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, Optisyenlik Müesseseleri Hakkında Yönetmelik’in 11. maddesinin ve dava konusu uygulama işleminin iptali gerektiği, düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince; önceden belirlenen ve taraflara bildirilen 25/10/2022 tarihinde, davacıyı temsilen Av. …’ın, davalılar … Bakanlığı ile … Kurumunu temsilen Hukuk Müşaviri Av. …’ın, davalı … Valiliğini temsilen Av. …’in geldiği, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle açık duruşmaya başlandı. Taraflara usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra taraflara son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
Davacılar tarafından, Sağlık Bakanlığına yapılan 26/03/2018 tarihli başvuruyla “… Sokak, No:…-…/…” adresinde optisyenlik müessesesi açılmasına izin verilmesi talep edilmiş, söz konusu başvuru, … Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı işlemi ile aynı adreste göz hastalıkları uzmanına ait muayenehane bulunduğu belirtilmek ve 18/01/2014 tarih ve 28886 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Optisyenlik Müesseseleri Hakkında Yönetmeliğin 11. maddesi gerekçe gösterilmek suretiyle “optisyenlik müessesesi ile göz hastalıkları uzmanı tabiplerin mesleğini icra ettiği özel muayenehane, sağlık kurum ve kuruluşlarının bulunduğu bina, müştemilatında birlikte faaliyet gösterilemeyeceği” ifade edilerek reddedilmiştir.
Bunun üzerine, 18/01/2014 tarih ve 28886 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Optisyenlik Müesseseleri Hakkında Yönetmeliğin 11. maddesi ile bu Yönetmelik hükmüne dayalı olarak tesis edilen … Valiliği İl Sağlık Müdürlüğü işleminin iptali istemiyle bakılmakta olan dava açılmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE:
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasanın 56. maddesinin birinci fıkrasında, herkesin, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahip olduğu; üçüncü fıkrasında, Devletin, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak, insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi artırarak, işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenleyeceği; dördüncü fıkrasında da, Devletin, bu görevini kamu ve özel kesimlerdeki sağlık ve sosyal kurumlarından yararlanarak, onları denetleyerek yerine getireceği, 124. maddesinde, bakanlıkların kendi görev alanlarını ilgilendiren konularda yönetmelik çıkarabilecekleri hükme bağlanmıştır.
3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu’nun 3. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, sağlık kurum ve kuruluşlarının yurt sathında eşit, kaliteli ve verimli hizmet sunacak şekilde Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca, diğer ilgili bakanlıkların da görüşü alınarak plânlanacağı, koordine edileceği, mali yönden destekleneceği ve geliştirileceği; (c) bendinde, bütün sağlık kurum ve kuruluşları ile sağlık personelinin ülke sathında dengeli dağılımı ve yaygınlaştırılmasının esas olduğu, sağlık kurum ve kuruluşlarının kurulması ve işletilmesinin bu esas içerisinde Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca düzenleneceği; (i) bendinde, sağlık hizmetlerinin yurt çapında istenilen seviyeye ulaştırılması amacıyla; bakanlıklar seviyesinden en uçtaki hizmet birimine kadar kamu ve özel sağlık kuruluşları ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları arasında koordinasyon ve işbirliği yapılacağı, sağlık kurum ve kuruluşlarının coğrafik ve fonksiyonel hizmet alanlarının, verecekleri hizmetler, yönetim, hizmet ilişki ve bağlantıları gibi konularda tespit edilen esaslara uymak ve verilen görevleri yapmakla yükümlü oldukları belirtilmiştir.
Anılan Kanun’un 9. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde ise; bütün kamu ve özel sağlık kuruluşlarının tesis, hizmet, personel, kıstaslarının belirlenmesinin, sağlık kurum ve kuruluşlarının sınıflandırılmasının ve sınıflarının değiştirilmesinin, sağlık kuruluşlarının amaca uygun olarak teşkilatlanmalarının, sağlık hizmet zinciri oluşturulmasının, hizmet içi eğitim usul ve esasları ile sağlık kurum ve kuruluşlarının koordineli çalışma ve hizmet standartlarının tespiti ve denetimi ile bu Kanun’la ilgili diğer hususların Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle düzenleneceği hükme bağlanmıştır.
663 sayılı -dava konusu düzenlemenin tesis edildiği tarihteki adıyla- Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşların Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin -yine dava konusu düzenlemenin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan haliyle- 2. maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendinde, ”Sağlık hizmetlerinde kullanılan ilaçlar, özel ürünler, ulusal ve uluslararası kontrole tâbi maddeler, ilaç üretiminde kullanılan etken ve yardımcı maddeler, kozmetikler ve tıbbî cihazların güvenli ve kaliteli bir şekilde piyasada bulunması, halka ulaştırılması ve fiyatlarının belirlenmesi” Sağlık Bakanlığının görevleri arasında sayılmış; Kararname’nin 27. maddesinin birinci fıkrası ile Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu, Sağlık Bakanlığının bağlı kuruluşu olarak teşekkül ettirilmiş; aynı maddenin ikinci fıkrasının (a) bendinde, anılan Kurumun görev ve yetkileri arasında, “Görev alanına giren ürünlerin ruhsatlandırılması, üretimi, depolanması, satışı, ithalatı, ihracatı, piyasaya arzı, dağıtımı, hizmete sunulması, toplatılması ve kullanımları ile ilgili kural ve standartları belirlemek, bu faaliyetleri yürütecek kamu ve özel hukuk tüzel kişileri ile gerçek kişilere izin vermek, ruhsatlandırmak, denetlemek ve gerektiğinde yaptırım uygulamak, laboratuvar analizlerini yapmak veya yaptırmak.” sayılmış; 40. maddesinde, Bakanlık ve bağlı kuruluşların görev, yetki ve sorumluluk alanına giren ve önceden kanunla düzenlenmiş konularda idari düzenlemeler yapabileceği belirtilmiştir.
Fertlerin ve toplumun sağlığını korumak üzere, optisyen unvanının kullanılması, optisyenlik mesleğinin icra edilmesi ve optisyenlik müessesesinin açılması ve işletilmesiyle ilgili usul ve esasları düzenleyen 5193 sayılı Optisyenlik Hakkında Kanun ise optisyenlik mesleğini icra etme yetkisini haiz kişiler ile optisyenlik müessesesinin sahip ve işletenleri ile bunların faaliyetlerini kapsamaktadır.
Anılan Kanun’un 9. maddesinin ikinci fıkrasında, “Optisyenler ile göz hastalıkları uzmanı tabipler, vergi mükellefiyetleri ayrı olsa bile, aynı mekânda veya iç giriş kapıları veya iç bağlantıları bulunan müesseselerde birlikte mesleklerini icra edemez. Sağlık kurum ve kuruluşları bünyesinde veya binasının içinde de optisyenlik müessesesi açılamaz.” hükmüne yer verilmiş; 16. maddesinde de, optisyenlik müesseselerinin açılışına ve sahip olmaları gereken şartlara dair usul ve esasların Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelik ile düzenleneceği belirtilmiştir.
Anılan hükme dayanılarak 18/01/2014 tarih ve 28886 sayılı Resmi Gazete’de Optisyenlik Müesseseleri Hakkında Yönetmelik yayımlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava Konusu Düzenleyici İşlemin İncelenmesi:
5193 sayılı Optisyenlik Hakkında Kanun’un 9. maddesinin ikinci fıkrasında, optisyenler ile göz hastalıkları uzmanı tabiplerin, vergi mükellefiyetleri ayrı olsa bile, aynı mekânda veya iç giriş kapıları veya iç bağlantıları bulunan müesseselerde birlikte mesleklerini icra edemeyecekleri, yine sağlık kurum ve kuruluşları bünyesinde veya binasının içinde de optisyenlik müessesesi açılamayacağı hüküm altına alınmıştır.
Kanun koyucu tarafından, tabiplik ve optisyenlik mesleğinin kötüye kullanılması ve haksız rekabet şeklinde ortaya çıkan ve uygulamada sıkça karşılaşılan durumların önlenmesi için söz konusu hükmün getirildiği Kanun’un gerekçesinde belirtilmektedir.
5193 sayılı Kanun’a dayanılarak fertlerin ve toplumun sağlığını korumak üzere; optisyen unvanının kullanılmasına, optisyenlik mesleğinin icra edilmesine, optisyenlik müesseselerinin açılışına, faaliyetlerine, sahip olmaları gereken şartlara, optisyenlik müessesesinin denetimine, tanıtım ve reklamlarına, tutulacak defterlere dair usûl ve esasları düzenlemek amacıyla 18/01/2014 tarih ve 28886 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Optisyenlik Müesseseleri Hakkında Yönetmeliğin dava konusu “Müessese açılamayacak yerler” başlıklı 11. maddesinde ise; göz hastalıkları uzmanı tabiplerin mesleğini icra ettiği özel muayenehane, sağlık kurum ve kuruluşlarının bulunduğu bina, müştemilatı ve hizmet veren sağlık tesisine ait, sağlık imarlı alanı ile market ve süpermarket bünyesinde optisyenlik müessesesi açılamayacağı kurala bağlanmıştır.
Buna göre, 5193 sayılı Kanun’un 9. maddesinin ikinci fıkrasına ve anılan hükmün gerekçesine uygun olarak getirildiği anlaşılan dava konusu düzenlemede, belirtilen yerlerde optisyenlik müessesesi açılmasının engellenmesi suretiyle haksız rekabetin önlenmesinin amaçlandığı görülmektedir.
Böylece, optisyenlik mesleğinin sağlık hizmeti ağırlığının olması yanında aynı zamanda ticari bir faaliyet olması karşısında optisyenlik müesseselerini işletenlerin hak ve menfaatlerinin korunması ve rekabet esaslarının ihlâl edilmesinin önüne geçilmesi için getirilen dava konusu hüküm ile hem optisyenlik hizmetinden yararlanacak vatandaşlar tarafından sağlık kuruluşu-optisyenlik müessesesi arasındaki aidiyet konusunda yanlış anlaşılmayı engellemenin ve hem de bu şekilde optisyenlik müesseseleri arasındaki haksız rekabeti önlemenin amaçlandığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, dayanağı Kanun hükmüne uygun olarak getirilen dava konusu düzenlemede üst hukuk normlarına, kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırılık bulunmamaktadır.
Dava Konusu Bireysel İşlemin İncelenmesi:
5193 sayılı Kanunun 9. maddesinin ikinci fıkrası ile dava konusu Yönetmeliğin 11. maddesi birlikte değerlendirildiğinde; göz hastalıkları uzmanı tabiplerin mesleğini icra ettiği özel muayenehane ile aynı mekânda veya iç giriş kapıları veya iç bağlantıları bulunan müesseselerde veya göz hastalıkları uzmanı tabiplerin mesleğini icra ettiği özel muayenehane bünyesinde optisyenlik müessesesi açılamayacağı, ancak belirtilen bu istisnalar dışında, göz hastalıkları uzmanı muayenehanesi ile aynı binada optisyenlik müessesesinin açılabilmesinin mümkün olduğu anlaşılmaktadır.
Dosyadaki belgelerin incelenmesinden; davacıların optisyenlik müessesesi açmak istedikleri “… Sokak, No:…/… – Konak/İZMİR” adresindeki mağazanın, işhanının zemin katında dış cephede bulunduğu, girişinin de iş hanı girişinden farklı, mağazaya ait bir giriş olduğu, göz hastalıkları uzmanı muayenehanesinin ise işhanı içerisinde birinci katta bulunduğu anlaşılmış, optisyenlik müessesesi açılmak istenen bu yerin, gerek 5193 sayılı Optisyenlik Hakkında Kanun’un 9. maddesinin ikinci fıkrasında, gerekse 18/01/2014 tarih ve 28886 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Optisyenlik Müesseseleri Hakkında Yönetmeliğin 11. maddesinde düzenlenen müessese açılamayacak yerler kapsamında olmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu durumda, davacıların optisyenlik müessessi açma talebinin reddine ilişkin … Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı işleminde yukarıda değinilen Kanun ve Yönetmelik maddeleri ile hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 18/01/2014 tarih ve 28886 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Optisyenlik Müesseseleri Hakkında Yönetmeliğin 11. maddesi yönünden DAVANIN REDDİNE,
2. … Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı işleminin İPTALİNE,
3. Dava kısmen iptal, kısmen ret şeklinde sonuçlandığından aşağıda dökümü yapılan … TL yargılama giderlerinin yarısı olan … TL’nin davacı üzerinde bırakılmasına, diğer yarısı olan … TL’nin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen … TL vekâlet ücretinin davacılardan alınarak davalı idarelere, … TL vekâlet ücretinin ise davalı idarelerden alınarak davacılara verilmesine,
5. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacılara iadesine,
6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 25/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.