Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2019/9717 E. , 2022/3122 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2019/9717
Karar No : 2022/3122
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- …
2- …
3- …
4- …
VEKİLLERİ : Av. …
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Valiliği
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN_KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan hususların temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
DAVANIN KONUSU : Davacılar tarafından, yakınları … ‘un, Diyarbakır ili, Lice ilçesi, … köyü, … mezrasının 13/05/1994 tarihinde boşaltılması sırasında göz altına alınan köylüleri, diğer köylülerle birlikte aramaya gittiğinde ateş açıldığı ve bir daha kendisinden haber alınamadığından bahisle uğradıkları maddi ve manevi zararların tazmini istemlerinin kısmen reddine yönelik Diyarbakır Valiliği Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zarar Tespit Komisyonu Başkanlığı 4 No’lu Zarar Tespit Komisyonunun … tarih ve … sayılı kararının manevi tazminata yönelik istemlerinin reddine ilişkin kısmının iptali ile olay nedeniyle uğranılan manevi zararlara karşılık her bir davacı için ayrı ayrı 50.000,00 TL olmak üzere toplam 200.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istenilmiştir.
YARGILAMA SÜRECİ :
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacıların terör olayı nedeniyle uğradıkları zararın sosyal risk ilkesi uyarınca tazmini gerektiği, dava konusu olayın oluş şekli ve zararın niteliği dikkate alındığında duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa giderecek ve aynı zamanda sebepsiz zenginleşmeye de neden olmayacak düzeyde bir manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği gerekçesiyle her bir davacı için ayrı ayrı 20.000,00 TL olmak üzere toplam 80.000,00 TL manevi tazminatın başvuru tarihi olan 27/07/2005 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; taraflarca kararın tazminata yönelik kısmına karşı yapılan istinaf başvurularının hükmedilen 80.000,00 TL manevi tazminatın davacıların idareye yaptığı başvuruyu reddeden ve ilk defa manevi tazminat talepli olarak açılan işbu davaya esas olan Komisyon karar tarihi olan 23/08/2016 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacılara ödenmesi şeklinde düzeltilerek reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından, hükmedilen manevi tazminat miktarlarının yetersiz olduğu, elem ve kederin giderilmesi amacından uzak olduğu ileri sürülmektedir. Davalı idare tarafından, davacılar tarafından sulhname imzalandığından zararlarının karşılandığı, faize hükmedilmesinin hukuka uygun olmadığı, davacıların manevi tazminat talepleri yönünden 2577 sayılı Kanun kapsamında süresinde yapılan bir başvuru olmadığı ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN_SAVUNMASI : Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Öte yandan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar” başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, temyiz incelemesi sonunda Danıştay’ın, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır.
Faiz en basit biçimiyle; idarenin tazmin borcu bağlamında, kişilerin, idarenin eylem ve/veya işlemlerinden dolayı uğradıkları zararların giderilmesi istemiyle başvurmalarına karşın, idarenin zararı kendiliğinden ödemeyip yargı kararıyla tazminata mahkûm edilmesi sonucunda, idarenin temerrüde düştüğü tarihten tazminatın ödendiği tarihe kadar geçen süre için 3095 sayılı Kanun’a göre hesaplanacak tutarı ifade etmektedir.
Uyuşmazlıkta, İdare Mahkemesince hükmedilen manevi tazminatın başvuru tarihi olan 27/07/2005 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacılara ödenmesine karar verilmiş; Bölge İdare Mahkemesi tarafından ise, hükmolunan manevi tazminat tutarı uygun görülmekle birlikte, söz konusu tazminata işletilecek yasal faizin başlangıç tarihi yönünden düzeltme yapılarak Komisyonun karar tarihi olan 23/08/2016 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmiştir.
Ancak bakılan davanın, davacıların, uyuşmazlığa konu olay sebebiyle uğranılan manevi zararlarının genel hükümler kapsamında karşılanması istemine yönelik olduğu dikkate alındığında, faiz başlangıcı olarak Komisyon karar tarihinin esas alınması mümkün görülmemektedir. Bu nedenle, hükmedilen manevi tazminata, davalı idarenin manevi tazminat istemi yönünden ilk kez temerrüde düştüğü tarih olan dava açma tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekmektedir.
Bu durumda, Bölge İdare Mahkemesi kararında yer alan, “davacı lehine hükmedilecek tazminat miktarına uygulanacak yasal faizin başlangıç tarihi olarak, Komisyonun başvurunun reddine ilişkin karar tarihinin esas alınması gerekmektedir. Bu itibarla; istinafa konu kararın, 80.000,00 TL manevi tazminatın davacıların idareye yaptığı başvuruyu reddeden ve ilk defa manevi tazminat talepli olarak açılan işbu davaya esas olan Komisyon karar tarihi olan 23/08/2016 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacılara ödenmesi” kısmının “davacı lehine hükmedilecek tazminat miktarına uygulanacak yasal faizin başlangıç tarihi olarak, dava tarihinin esas alınması gerekmektedir. Bu itibarla; istinafa konu kararın, 80.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihi olan 13/12/2016 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacılara ödenmesi” şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.
Öte yandan, Komisyon kararının, manevi tazminat istemlerinin reddine ilişkin kısmının iptali istemi yönünden Mahkemece hüküm kurulmamış ise de, taraflarca bu kısma yönelik istinaf ve temyiz istemlerinde bulunulmadığından anılan kısım kesinleşmiş olup, belirtilen nedenle anılan kısma yönelik temyiz incelemesi yapılmamıştır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Tarafların temyiz istemlerinin REDDİNE,
2. Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin … İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurularının düzeltilerek reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı temyize konu kararının yukarıda belirtilen şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin iadesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 08/06/2022 tarihinde esas yönünden oy birliği, faiz başlangıç tarihi yönünden oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Davacılar lehine hükmedilen manevi tazminat tutarına işletilecek yasal faizin başlangıç tarihinin, dava tarihi olması gerekirken Komisyonun başvurunun reddine ilişkin karar tarihinin esas alınması; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar” başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca kararın düzeltilerek onanmasını gerektiren, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hata ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlık kapsamında bulunmayıp, anılan maddenin 2. fıkrasının (b) bendi uyarınca kararın bozulmasını gerektiren, hukuka aykırılık teşkil ettiğinden; Bölge İdare Mahkemesi kararının, bu hususta yeniden bir karar verilmek üzere bozulması gerektiği oyuyla Daire kararına bu yönden katılmıyorum.