Danıştay Kararı 10. Daire 2019/9734 E. 2022/1776 K. 31.03.2022 T.

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2019/9734 E.  ,  2022/1776 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2019/9734
Karar No : 2022/1776

DAVACI : … Mühendisleri Odası
VEKİLİ : Av. …

DAVALI : …Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …

DAVANIN_KONUSU : 25/05/2019 tarih ve 30784 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Ahşap Ambalaj Malzemelerinin Isıl İşleme Tabi Tutulması ve İşaretlenmesine Dair Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. fıkrasının (r) bendinin, 5. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinin ve 7. maddesinin 2. fıkrasının (f) bendinde yer alan “5° C” ibaresinin iptali istenilmektedir.

DAVACININ_İDDİALARI : Davacı Oda tarafından, Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. fıkrasının (r) bendi yönünden, dava konusu düzenleme ile orman endüstri mühendisi veya ağaç işleri endüstri mühendislerinin görev alanına giren konuda ziraat mühendislerine yetki verilmesinin doğru olmadığı, görevlerinin 5531 sayılı Orman Mühendisliği, Orman Endüstri Mühendisliği ve Ağaç İşleri Endüstri Mühendisliği Hakkında Kanun ile verildiği ve Kanun kapsamında kamu görevlisi olup olmama yönünde ayrım bulunmadığı, kontrol görevinin tüm orman endüstri mühendisi veya ağaç işleri endüstri mühendisleri tarafından yerine getirilebilmesi gerektiği; Yönetmeliğin 5. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi yönünden, 5531 sayılı Kanun uyarınca kapasite raporu hazırlama görev ve yetkisinin orman endüstri mühendisleri ile ağaç işleri endüstri mühendislerinde olduğu, mülga Yönetmelikte ilgili mühendisçe hazırlanmış kapasite raporu olması gerektiği düzenlenmesine rağmen davaya konu maddenin kapasite raporunun “üretim konusu ile ilgili mühendisçe hazırlanmış” olduğu belirtilmeyerek eksik düzenleme içerdiği, Yönetmeliğin 7. maddesinin 2. fıkrasının (f) bendinde yer alan “5° C” ifadesi yönünden, ısıl işlem uygulamasında, her bir ahşap sıcaklık ölçerden; herhangi bir dakikada alınan değerler ile bir dakika öncesindeki değerler arasındaki farkın 5 ºC’den fazla olamayacağı yönündeki düzenlemenin bilimsel gerçeklerle uyuşmadığı, 5 ºC sıcaklık farkının çok fazla olduğu, eski yönetmelikte bu farkın 3 ºC olduğu, ağaç malzemeye çok kısa sürede yüksek sıcaklık farkı uygulanması durumunda ağacın iç kısmı ile dış kısmı arasında gerilmelerin meydana geleceği, yapılacak işlem sonucunda çatlama, deformasyon, eğilip bükülme ve özellikle budak oluşumlarının bulunduğu yerlerde önemli hasarlar oluşacağı, sıcaklık artışının sınırlı tutulması gerektiği belirtilerek, davaya konu düzenlemelerde hukuka uygunluk bulunmadığı, bu sebeple iptalleri gerektiği ileri sürülmektedir.

DAVALININ_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. fıkrasının (r) bendi yönünden, ziraat mühendisleri ve orman endüstri mühendislerinin ısıl işlem kontrolü dışında başkaca görevlerinin de bulunduğu, ihracatçının mağdur olmaması açısından görevleri gereği ziraat mühendisi veya orman endüstri mühendisinin bulunmaması durumunda bu iki meslekten birini diğerinin önüne çıkarmadan da kontrol görevinin yerine getirilebilmesinin amaçlandığı, önceki düzenleme döneminde denetim faaliyetlerinin aksaması sonucu uluslararası geçerliliğe sahip işaretlemelerin usulsüz olarak yapılmasına sebebiyet verildiği, 5531 sayılı Orman Mühendisliği, Orman Endüstri Mühendisliği ve Ağaç İşleri Endüstri Mühendisliği Hakkında Kanun’da ahşap üretim aşamasına ilişkin düzenleme bulunduğu, ancak ısıl işleme ilişkin düzenleme bulunmadığı, ayrıca Yönetmeliğin hiçbir maddesinde ahşap ambalaj malzemelerinin üretim aşaması ile ilgili bir düzenleme bulunmadığı gibi Bakanlıklarının üretim aşaması ile ilgili işletmeler üzerinde herhangi bir yetki ve sorumluluğunun da bulunmadığı, Bakanlıklarının üretimi yapılmış olan ahşap malzemelere uygulanacak ısıl işlemden sorumlu olduğu, öte yandan, 5531 sayılı Kanun’da yer alan kurutma işlemi ile ısıl işlemin birbirinden farklı olduğu, ısıl işleme ilişkin yetkinin orman endüstri mühendisliği, ziraat mühendisliği ve ağaç işleri endüstri mühendisliğinin ortak konusu olduğu, tek bir meslek grubuna indirgenmesinin mümkün olmadığı; Yönetmeliğin 5. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi yönünden, 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu’nda bu görevin asli görev olarak sayıldığı, kapasite raporunun hangi usullere göre hazırlanması gerektiğinin Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğinin görevinde olduğu, daha önceki Yönetmelikte yer alan “ilgili mühendis” ifadesinin bu nedenle TOBB ile görüşülerek yeni Yönetmeliğe alınmadığı, Yönetmeliğin 7. maddesinin 2. fıkrasının (f) bendinde yer alan “5° C” ifadesi yönünden, ısıl işlem uygulamasında değerler arasındaki farkın 3 ºC’den 5 ºC’ye çıkarılmasının, piyasadan gelen talepler doğrultusunda üniversitelerden ve davacı odadan da görüş alınarak yapıldığı, davacı odanın sadece 1937 tarihli bir makaleye dayanarak olumsuz görüş bildirdiği, uluslararası makalelerde ısıtma işleminde oluşan farktan dolayı bükülme veya çatlama olmadığının ortaya konulduğu belirtilerek davaya konu düzenlemelerde hukuka aykırılık bulunmadığı, bu sebeple davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ : Dava, 25/05/2019 tarih ve 30784 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Ahşap Ambalaj Malzemelerinin Isıl İşleme Tabi Tutulması ve İşaretlenmesine Dair Yönetmelik’in tanımlar başlıklı 4. maddesinin 1. fıkrası (r) bendinin, 5. maddesinin 1. fıkrası (b) bendinin, 7. maddesinin 2. fıkrası (f) bendinde yer alan “5 C” ibaresinin iptali istemiyle açılmıştır.
08/07/2006 tarih ve 26222 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5531 sayılı Orman Mühendisliği, Orman Endüstri Mühendisliği ve Ağaç İşleri Endüstri Mühendisliği Hakkında Kanunu’nun “Mesleğin Konusu” başlıklı 4. maddesinin (b) bendinde, orman endüstri mühendislerinin faaliyet konuları; “Odun hammaddesinin yarma, kesme, soyma, biçme, şekil değiştirme işlemlerini yapmak; odun hammaddesini yongalayarak veya liflere ayırarak ve yapıştırıcı maddeler kullanarak ya da kullanmadan presleme, buharlama, kurutma ve emprenye etme gibi işlemlerle yapısını değiştirmeden veya fiziksel ve kimyasal yollarla değiştirerek işlemek; kereste, ağaç kaplama levha, kağıt, selüloz ve benzeri yarı mamullerini üreten ve bunları kullanan, orman ürünleri fabrikalarında, ahşap olmak kaydıyla mobilya ile sabit ve hareketli mobilyalar, doğramalar, kapı, pencere, yer döşemeleri, ahşap yapılar ve elemanların üretim faaliyetlerini yapmak ve odun dışı orman ürünlerini işleyen tesislerde; kalite kontrol, maliyet hesaplama, stok kontrolü ve tasarım faaliyetleri yapmak.” olarak sayılmış; aynı Yasanın “Hak, Yetki ve Sorumluluklar” başlıklı 5. maddesinin 1. fıkrasında; “Meslek mensupları, 4. maddede belirtilen faaliyet konularıyla sınırlı olmak kaydıyla; araştırma-geliştirme çalışmaları yapmaya, çevresel muhasebe yapmaya, keşif yapmaya, zarar ziyan belirlemeye, maliyet hesaplamaya, fizibilite raporu hazırlamaya, tasarım faaliyetleri yapmaya, plan ve projeler hazırlamaya ve uygulamaya, standardizasyon çalışmaları yapmaya, sertifikalandırmaya, kalite kontrolü yapmaya, stok kontrolü yapmaya, denetim yapmaya, muayene yapmaya, hakemlik yapmaya, eksperlik yapmaya, teknik müşavirlik yapmaya, danışmanlık yapmaya, yeminli danışmanlık ve bilirkişilik yapmaya, rapor hazırlamaya, ormancılık ve orman ürünleri konularında serbest müşavirlik büroları ile serbest yeminli müşavirlik büroları açmaya, laboratuvarlar açmaya, özel müesseseler ile işletmeler kurmaya, bunları yönetmeye ve bunların sorumlu müdürlüğünü yapmaya, ormancılık karantina ve rehberlik hizmetlerini yürütmeye, her türlü odun ve odun dışı orman ürünleri ile orman endüstrisi dahil her türlü ormancılık çalışmaları için gerekli olan fidan, bitki, alet ve edevatın ihracat ve ithalat işlemleriyle ilgili hizmetleri tek başlarına, ortak faaliyet alanları içinde ise mevzuatta yetkilendirilmiş diğer meslek mensuplarıyla beraber yapmaya ve yürütmeye yetkilidir. Bu fıkrada belirtilen hak ve yetkiler, Odaya mensup meslek mensuplarınca kullanılır.” hükmü yer almıştır.
7472 sayılı Ziraat Yüksek Mühendisliği Hakkında Kanun’un 2. maddesinde, “Ziraat yüksek mühendisleri mesleki iştigal veya ihtısas sahaları dahilinde olmak üzere araştırma, ıslah, yetiştirme, toprak muhafaza, zirai mücadele, ziraat alet ve makinaları, bahçe mimarisi, toprak tasnifi, toprak, su, gıda, yem, kimyevi gübre, nebat tahlilleri, teknoloji, zootekni, zirai ekonomi gibi bilumum zirai hizmet ve faaliyetlerde bulunmaya, lisans aldıkları veya ihtısas yaptıkları sahalara ait keşif, plan ve projeleri hazırlamaya ve tatbik etmeye, bütün bu sahalarda gerekli kontrol, muayane, ekspertiz, ehlivukuf işlerini görmeye, raporlar tanzim etmeye, zirai danışma büroları ve laboratuvarları açmaya, hususi müessese ve işletmeler kurmaya ve idare etmeye veya bunların mesul müdürlüğünü ifaya salahiyetlidirler.” hükmüne yer verilmiştir.
Dava konusu Ahşap Ambalaj Malzemelerinin Isıl İşleme Tabi Tutulması ve İşaretlenmesine Dair Yönetmeliğin 4. maddesinin, 1. fıkrasının (r) bendinde; kontrol görevlisi; “Bu Yönetmelik hükümlerine göre; izin belgesine esas denetimleri, izin belgeli veya izin belgesi olmayan işletmeleri ve ahşap ambalaj malzemelerini denetlemek üzere, il müdürlükleri ve müdürlüklerde görevli bir ziraat mühendisi ile il müdürlükleri, müdürlükler ile Orman Genel Müdürlüğünün taşra teşkilatında görevli bir orman endüstri mühendisini; denetimin yapılacağı ilde orman endüstri mühendisi veya ziraat mühendisi bulunmaması veya görevlendirilememesi durumunda iki ziraat mühendisi veya iki orman endüstri mühendisini” ifade edeceği açıklanmıştır.
Yönetmeliğin 11. maddesinde, izin belgesine esas denetimin; kontrol görevlileri tarafından yapılacağı; 12. maddesinde, izin belgeli işletmelerin denetimlerinin; birinci dönemde en geç Haziran, ikinci dönemde en geç Aralık ayı içerisinde olmak üzere, yılda en az iki kez, kontrol görevlileri tarafından yapılacağı; denetimlerde, ısıl işlem operatörlerinin de hazır bulunacağı, 13. maddesinde, izin belgesi sahibi olmayan işletmelerde; ISPM 15 işaretlemesi yapılıp yapılmadığının tespitine ilişkin denetimin, kontrol görevlilerince yapılacağı, kurala bağlanmıştır.
5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanununa dayanılarak hazırlanmış olan dava konusu Yönetmelik, zararlı organizmaların, ihracatta kullanılan ahşap ambalaj malzemeleri ile taşınması ve yayılmasını engellemek için gerekli esasları belirlemek amacıyla yayımlanmıştır. Zararlı organizma: Bitki veya bitkisel ürünlere zarar veren bitki, hayvan veya patojenik ajanların tür, streyn veya biyotipleri, olarak tanımlanmıştır.
Davalı idarece de; bazı suç üstü durumların gerçekleştirilebilmesi için acele edilmesi gereken hallerde ancak iki ziraat ya da orman endüstri mühendisinin denetiminin zorunluluk oluşturduğu, bütün denetimlerin bir ziraat ve orman endüstri mühendisince yapılmasının esas olduğunun tüm taşra birimlerine bildirildiği, rutin denetimlerin bu şekilde yapılacağı ve bu hususta yönerge düzenlendiği, 5531 sayılı Kanunda yer alan kurutma işlemi ile ısıl işlemin birbirinden farklı olduğu, ısıl işleme ilişkin yetkinin orman endüstri mühendisliği, ziraat mühendisliği ve ağaç işleri endüstri mühendisliğinin ortak konusu olduğu, tek bir meslek grubuna indirgenmesinin mümkün olmadığı savunulmaktadır.
Bu durumda, davalı idarece de beyan edildiği üzere Yönetmelik ile yapılan tanımlamada; Bakanlık tarafından amaçlanan görevin, mühendislik alanların görev tanımını kapsar biçimde ve olağan olmayan bazı durumların denetiminin rutin denetimden ve esas kabul edilen uygulamadan ayrılarak ifade edilmesini gerekli kılmaktadır. Çünkü davalı idare kontrol ya da denetim görevinin bir tek mühendislik alanının görevi olmadığını beyan etmekle, izin belgesine esas denetimin, izinli veya izinsiz işletmelerin denetiminde görev alacak mühendislik alanlarının belirlenmesini ancak bir suç üstü durumunda sayılan mühendislerin görevlendirilememesi halinde aynı alandan iki mühendisin denetimine tabi tutulmasını gerektirmektedir.
Anayasamızın 124’üncü maddesinde hükme bağlandığı gibi, Başbakanlık, bakanlıklar ve kamu tüzel kişileri, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla Yönetmelikler çıkarılabilecektir.
Bu itibarla, Yönetmelikle yapılan düzenleme uygulamayı sağlamaya yönelik, kolaylaştırıcı, açıklayıcı, yeni uyuşmazlıklara yol açmayan düzenlemeler olup, yönetmelikle yapılan düzenlemenin yeniden açıklamaya muhtaç olması, yönetmeliğin çıkarılma amacına aykırı olacaktır.
Kaldı ki, 27/05/2015 tarih ve 29368 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Ahşap Ambalaj Malzemelerinin Isıl İşleme Tabi Tutulması ve İşaretlenmesine Dair Yönetmeliğin 13. maddesinin 1. fıkrasında yer alan “….iki ziraat mühendisinden oluşan veya….” ibaresinin iptali istemiyle açılan E:2015/2884 esas sayılı dava ile, daha öncesinde 21/06/2006 tarih ve 26205 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren “Bitki Sağlığı Önlemlerine Yönelik Ahşap Ambalaj Malzemelerinin İşaretlenmesi Hakkında Yönetmeliğin” 4. maddesinin (f) bendinde yer alan “denetim elemanı” tanımının, 21. maddesinin 1. fıkrasındaki; “Yerinde incelemeyi veya denetlemeyi yapacak olan denetim üyeleri Bakanlık Merkez ve il müdürlükleri ile zirai karantina müdürlüklerinde görevli ziraat mühendislerinden oluşur. Başvurularla ilgili her denetleme iki Ziraat Mühendisi tarafından yapılır.” ibaresinin, 22. maddesinin 1. fıkrasının ve 24. maddesinin 1. fıkrasındaki; “Genel Müdürlük, Bakanlık il müdürlükleri veya Zirai Karantina Müdürlüklerinde görevli iki ziraat mühendisi tarafından” ibaresinin iptali istemiyle E:2006/4831 esasında açılan davada da iptal kararı verilmiştir.
Yönetmelikle yapılan düzenleme ile amaçlanan kontrol işlevinin gereği gibi gerçekleştirilebilmesi için disiplinlerarası çalışmanın sağlayacağı fayda ise, bu tanımlama ile bu faydanın göz ardı edilerek, aynı daldan iki mühendisin denetim yapmasının uygun bulunması, amaç ile bağdaşmamaktadır. Dava konusu düzenlemenin aynı maddesinde daha önceki düzenlemelerle yapılan tanımlamalarda da bir ayrı ziraat ve bir orman endüstri mühendisinin birlikte denetimi yapması esası benimsenmiştir.
Bu durumda, dava konusu Yönetmeliğin tanımlar başlıklı 4. maddesinin 1. fıkrası (r) bendinin birinci cümlesinin sonunda yer alan “denetimin yapılacağı ilde orman endüstri mühendisi veya ziraat mühendisi bulunmaması veya görevlendirilememesi durumunda iki ziraat mühendisi veya iki orman mühendisi veya iki orman endüstri mühendisini” cümlesindeki, “iki ziraat mühendisi” ibaresinde hukuka uyarlık bulunmamıştır.
Yönetmeliğin 5. maddesinin 1. fıkrası (b) bendine gelince;
Dava konusu Yönetmeliğin “İzin Belgesi Başvurusu” başlıklı 5. maddesinin 1. fıkrası (b) bendinde; “İzin belgesi almak isteyen işletmeler, aşağıda belirtilen belgelerin, asılları veya belgeyi veren kurum onaylı ya da aslını görmek şartıyla, müdürlük veya il müdürlüğü onaylı suretleriyle birlikte; müdürlük bulunan illerde müdürlüğe, diğer illerde il müdürlüğüne müracaat eder. Müdürlük veya il müdürlüğünce yapılan inceleme sonucunda; belgelerde yer alan bilgilerin birbiri ile tutarlı olduğunun tespit edilmesi halinde, işletmede izin belgesine esas denetim yapılır.” kuralı getirilmiş ve söz konusu belgeler sayılmıştır. Aynı fıkranın b) bendinde; “Isıl işlem fırınına ait; ısıl işlem fırını sayısı ve ebatlarının belirtildiği, bir partide yer alabilecek en fazla ahşap ambalaj malzemesi miktarının, demonte halde ısıl işlem uygulaması yapılacak ahşap malzemeler için m³ cinsinden, montajlı halde ısıl işlem uygulaması yapılacak ahşap ambalaj malzemesi çeşidi için adet cinsinden hesaplamanın yapıldığı kapasite raporu,” na yer verilmiştir.
Davacı tarafından bu bentte belirtilen “hesaplamanın yapıldığı kapasite raporunun” kim ya da kimler tarafından hazırlanacağının açıklanmadığı, eksik düzenleme olduğu ileri sürülmüştür.
Dava konusu Yönetmeliğin 4. maddesinin birinci fıkrası ö) bendinde; Kapasite raporu: 12/9/2005 tarihli ve 25934 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Oda Muamelat Yönetmenliğinin 41 inci maddesi veya 12/9/2008 tarihli ve 26995 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu Kapasite Raporu Yönetmeliği uyarınca düzenlenen belge olarak tanımlanmıştır.
5362 sayılı Kanunun 13 üncü maddesi ile 39 uncu maddesinin birinci fıkrasının (l) bendine dayanılarak hazırlanmış olan 5362 sayılı Kanuna tabi esnaf ve sanatkarlar tarafından işletilen işyerlerine ait teknik bilgileri içeren kapasite raporlarının tanzimi ve verilmesi ile ilgili usul ve esasları kapsayan 12.09.2008 tarih ve 26995 sayılı Resmî Gazete’ de yayımlanan Türkiye Esnaf Ve Sanatkarları Konfederasyonu Kapasite Raporu Yönetmeliği’nin 5. maddesinde Kapasite raporunun nasıl düzenleneceği açıklanmış ve 1. fıkrasında; kapasite raporunun, esnaf ve sanatkarların kayıtlı bulundukları Esnaf ve Sanatkarlar Odaları tarafından tanzim edileceği, bu iş için görevlendirilecek Kapasite Tespit ve İnceleme Kurulu, üretim konusu ile ilgili mühendis, oda genel sekreteri, oda başkanı veya görevlendireceği oda yönetim kurulu üyesinden oluşacağı belirtilmiştir. Aynı Yönetmelikte; Kapasite raporu (İşyeri durum belgesi): İmalat, ticaret, inşaat ve hizmet alanlarında faaliyet gösteren esnaf ve sanatkarlara ait bilgilerle, makine ve tesisat, yıllık üretim kapasitesi, kapasite hesabı, yıllık tüketim kapasitesi gibi bilgileri gösteren ve Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonunun onayından itibaren 3 yıl geçerliliği olan (Ek-1) belge olarak tanımlanmış, 8/1. maddesinde de; Kapasite raporu tanzim ve tasdiki ile ilgili çalışmalarda bulunacak mühendis birlik ve odalarca sözleşme ile istihdam edilebileceği gibi, hizmet alma yöntemiyle de kapasite raporunun tanziminin sağlanabileceği, kurala bağlanmıştır.
Bu kurallar birlikte değerlendirildiğinde, kapasita raporu tanziminin Odalara verilmiş bir görev olduğu açık olmakla, istenilen kapasite raporunun hangi mühendislik alanını ilgilendirdiğinin belirlenmesi dolayısıyla muhatap alınacak Oda ya da Odaların ve bu oda kapsamında mühendislerce hazırlanan raporun uygunluğunun ya da yeterli olup olmadığının bir başka deyişle denetiminin mümkün olacağı sonucuna varılmaktadır. Bu durumda kapasite raporunun kim ya da kimler tarafından hazırlanacağı açıklanmaksızın, yapılan düzenlemenin yeni bir tartışma doğuracağının kabulü ile eksik düzenleme olduğu görülmektedir.
Dava konusu Yönetmeliğin 7. maddesinin 2. fıkrası (f) bendinde yer alan “5 C” ibaresinin iptali istemine ilişkin olarak;
Yönetmeliğin, Isıl işlem uygulaması ve ISPM 15 işaretlemesi yapılmasına ilişkin esasların belirlendiği 7. maddesinin 2. fıkrasında; Isıl işlem fırını ile ısıl işlem uygulamasına (HT) ilişkin özel esaslar belirtilmiş, f) bendinde de; “Isıl işlem uygulamasında, her bir ahşap sıcaklık ölçerden; herhangi bir dakikada alınan değerler ile bir dakika öncesindeki değerler arasındaki fark, 5 ºC’den fazla olamaz.” kuralı yer almıştır.
Davacı tarafından bu değişikliğin bilimsel olmadığı iddia edilmekle birlikte davalı idarece, ısıl işlem sırasında ısıdaki bir dakika içerisindeki sapmanın 3. derece de tutulamadığından cezai işlem uygulandığı nedeniyle değiştirilmesinin istenilmesi üzerine düzenlendiği ve taslağın üniversitelerin görüşüne sunulduğu, olumsuz görüşün gelmediği belirtilmekte olup, söz konusu değişikliğin bilimsel olmadığı yolundaki davacı iddiasının gerekçelendirilmediği, başka bir iddiada da bulunulmadığı görülmekle, hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Açıklanan nedenlerle, dava konusu Yönetmeliğin; 4. maddesinin 1. fıkrası (r) bendinde yer alan “iki ziraat mühendisi” ibaresinin ve 5. maddesinin 1. fıkrası (b) bendinin iptaline, davanın; Yönetmeliğin 7. maddesinin 2. fıkrası (f) bendinde yer alan “5 C” ibaresine yönelik kısmının reddine karar verilmesi gerektiği, düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince duruşma için taraflara önceden bildirilen 31/03/2022 tarihinde, davacı vekili Av. …’ın ve davalı idare vekili Hukuk Müşaviri …’ın geldiği, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı. Taraflara usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra taraflara son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
Davacı Oda tarafından, 25/05/2019 tarih ve 30784 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Ahşap Ambalaj Malzemelerinin Isıl İşleme Tabi Tutulması ve İşaretlenmesine Dair Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. fıkrasının (r) bendinin, 5. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinin ve 7. maddesinin 2. fıkrasının (f) bendinde yer alan “5° C” ibaresinin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
Davaya konu Ahşap Ambalaj Malzemelerinin Isıl İşleme Tabi Tutulması ve İşaretlenmesine Dair Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. fıkrasının (r) bendinde, “kontrol görevlisi”nin, Yönetmelik kapsamında ahşap ambalaj malzemesi işaretleme izin belgesine esas alınacak denetimleri, izin belgeli veya izin belgesi olmayan işletmelerin ve ahşap ambalaj malzemelerinin denetimlerini yapmak üzere, il müdürlükleri ve müdürlüklerde görevli bir ziraat mühendisi ile il müdürlükleri, müdürlükler ile Orman Genel Müdürlüğünün taşra teşkilatında görevli bir orman endüstri mühendisi, ayrıca denetimin yapılacağı ilde orman endüstri mühendisi veya ziraat mühendisi bulunmaması veya görevlendirilememesi durumunda iki ziraat mühendisi veya iki orman endüstri mühendisi olarak tanımlandığı; Yönetmeliğin 5. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, Yönetmelik kapsamında izin belgesi almak isteyen işletmelerin sunmaları gereken belgeler arasında yer alan ısıl işlem fırınlarına ait kapasite raporlarına yönelik düzenlemeye yer verildiği, ancak bu düzenlemede kapasite raporunun kim/kimler tarafından tarafından düzenleneceğinin belirtilmediği; Yönetmeliğin 7. maddesinin 2. fıkrasının (f) bendinde ise, ısıl işlem uygulamasında her bir ahşap sıcaklık ölçerden herhangi bir dakikada alınan değerler ile bir dakika öncesindeki değerler arasındaki farkın 5 ºC’den fazla olamayacağının kurala bağlandığı görülmektedir.

İNCELEME VE GEREKÇE:
ESAS YÖNÜNDEN:
İlgili Mevzuat:
Anayasa’nın “Milletlerarası andlaşmaları uygun bulma” başlıklı 90. maddesinin 5. fıkrasında, “Usulüne göre yürürlüğe konulmuş Milletlerarası andlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamaz. Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hükümleri esas alınır.” hükmü yer almaktadır.
03/04/1952 tarihinde yürürlüğe giren ve ülkemizin 11/07/1988 tarihinde katıldığı 18/06/1989 tarih ve 20199 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Uluslararası Bitki Koruma Konvansiyonu (Revize Edilmiş Metin)”nun “Önsöz”ünde, “Akid taraflar, bitkiler ve bitkisel ürünlerin zararlıları ile mücadelede ve bunların yayılması ve özellikle ülke sınırlarından girmesinin önlenmesinde uluslararası işbirliğinin yararını takdir ederek ve bu amaçla alınacak tedbirlerin yakın işbirliği içinde yürütülmesini arzulayarak aşağıdaki hususlarda karara varmışlardır.” ifadesine yer verildikten sonra “Amaç ve Sorumluluk” başlıklı 1. maddesinde, “1. Bitkiler ve bitkisel ürünlerin zararlılarının yayılma ve girişini önlemek için etkili ortak girişimlerce bulunulması ve bunlarla mücadelede alınacak tedbirlerin hızlandırılması amacıyla, akid taraflar bu Antlaşmada ve III. Madde uyarınca getirilen ek sözleşmelerde belirtilen yasal, teknik ve idari tedbirleri almayı deruhte ederler.
2. Her akid taraf, kendi sınırları içinde bu Antlaşmanın bütün hükümlerini yerine getirme sorumluluğu ile yükümlüdür.” kuralı;
“Kapsam” başlıklı 2. maddesinde, “1. Bu Antlaşma metni içinde «bitkiler» terimi, akid taraflarca bu Antlaşmanın VI. Maddesi uyarınca ithallerinin kontrolü ve IV. Madde (1) (a) (iv) bendleri ve V. Madde uyarınca bitki sağlığı sertifikaları çıkarılması gerekli görülebilecek canlı bitkiler, bitki parçaları ve tohumları kapsar. «bitkisel ürünler» deyimi («Bitkiler» terimi kapsamına girmediği müddetçe tohumlar da dahil olmak üzere) işlenmemiş bitkisel menşeli maddeleri ve mahiyetleri ve işlenme metodları nedeniyle zararlıların yayılmasına yol açabilecek işlenmiş ürünleri içerir.
2. Antlaşma metni içinde «zararlı» terimi bitkilere ve bitkisel ürünlere kesin veya muhtemel zararı dokunabilecek bütün canlı bitki veya hayvan türlerini veya patojenik faktörleri kapsamına alır. «Karantina zararlısı» terimi ise ilgili ülke için potansiyel ekonomik tehlike yaratabilecek fakat henüz sınırlardan girmemiş veya sınırdan girdiği halde geniş çapta yayılmamış ve fiilen kontrol altında tutulan zararlıyı içerir.
3. Gerektiğinde bu Antlaşma hükümlerinin kapsamı akid taraflarca depolara taşıt araçlarını, mahfazaları ve özellikle uluslararası ulaşımın söz konusu olduğu hallerde bitki zararlılarını barındırabilecek veya yayılmalarına yol açacak diğer herhangi bir maddeyi veya materyali içine alacak şekilde genişletilir.
4. Bu Antlaşma özellikle uluslararası ticaret konusu olan ürünlerdeki karantina zararlılarına uygulanır.
5. Bu maddeyle getirilen tarifler bu Antlaşma tatbikatı içinde sınırlandırılmış olduğundan akid tarafların ulusal yasaları veya diğer hükümleri çerçevesinde kullanılmakta olan tarifleri etkilemeyecektir.” kuralı;
“Bitki Korumada Ulusal Örgütlenme” başlıklı 4. maddesinde, “1. Her akid taraf mümkün olan en kısa zamanda ve olanaklarından en iyi şekilde yararlanarak aşağıdaki hususların yerine getirilmesini üstlenecektir:
(a) Aşağıda belirtilen temel görevleri yürütmekle yükümlü resmi bir bitki koruma teşkilatı:
(i) Özellikle bitki zararlılarının varlığı, ani çıkışı ve yayılması ile ilgili haberleşme ve bu zararlılarla mücadele maksadıyla ekili arazinin (tarla, plantasyon, fidanlık, bahçe ve seralar da dahil olmak üzere), yetişen bitkilerin ve depo ve ulaşım araçlarındaki bitkiler ve bitkisel ürünlerin kontrolü;
(ii) Bitkilere ve bitkisel ürünlere arız olan zararlıların ülke sınırlarını aşarak yaygınlaşmasını özellikle önlemek üzere, bitkiler ve bitkisel ürünleri içinde bulunduran uluslararası ticaret konusu konsinyasyonun ve uygun görüldüğü takdirde, bitkiler ve bitkisel ürünlerin zararlıları için tesadüfi bir portör rolü oynayabilecek uluslararası ticaret konusu diğer madde veya malları içinde bulunduran konsinyasyonun kontrolü ile bitkiler ve bitkisel ürünlerle ilgili olsun olmasın, uluslararası ticarette yer alan her çeşit depo, ulaşım aracı ve benzerinin kontrolü;
(iii) Uluslararası ticaret konusu olan bitkiler ve bitkisel ürünler konsinyasyonları ile bunların mahfazaları (bitkiler ve bitkisel ürünlerin beraberindeki ambalaj maddesi ve diğer herhangi bir madde de dahil olmak üzere), depoları ve ulaşım araçlarının dezenfestasyonu ve dezenfeksiyonu;
(iv) Bitki sağlığı şartları ve bitkiler, bitkisel ürünler konsinyasyonlarının menşei ile ilgili sertifikaların çıkartılması (bundan böyle «bitki sağlığı sertifikaları» olarak belirtilecektir);
(b) Bitkiler ve bitkisel ürünlere arız olan zararlıları önleme ve bunlarla mücadele metodları ile ilgili olarak ülke içinde haberleşmenin sağlanması;
(c) Bitki Korumada araştırma ve incelemeler.
2. Her akid taraf FAO Genel Müdürüne kendi ulusal bitki koruma teşkilatının uygulama alanı (amacı) ile ilgili açıklamada bulunacak ve bu kuruluşun bünyesinde yapılan değişiklikleri bildirecektir. Bu bilgi daha sonra bütün akid taraflara, FAO Genel Müdürlüğünce iletilecektir.” kuralı yer almaktadır.
Aktarılan sözleşme hükümlerinden de anlaşılacağı üzere, sözleşmeci Devletler, ithalat ve/veya ihracat fark etmeksizin uluslararası ticarete konu bitkiler ve bitkisel ürünler, bunların nakli öncesinde bulundurulduğu depo, konteyner gibi yerler ile nakli sırasında kullanılan taşıt araçları ve ambalaj malzemeleri dahil bütün ortamların zararlılar ve hastalıklılardan arındırılması amacıyla gerekli yasal, teknik ve idari tedbirleri almakla yükümlendirilmiştir.
Anılan sözleşmenin yeniden gözden geçirilmiş metnine katılmamız da 05/07/2019 tarihli ve 30822 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 05/07/2019 tarihli ve 1291 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile uygun görülmüş olup; yeni metinde de yukarıda aktarılan kurallarla aynı doğrultuda düzenlemelere (m.4) yer verilmiştir.
13/06/2010 tarih ve 27610 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu’nun “Tanımlar” başlıklı 3. maddesinde, “Ahşap ambalaj malzemesi: Ambalaj destek malzemesi dâhil bir malın korunması ya da taşınmasında kullanılan, kâğıt ürünleri hariç ahşap veya ahşap ürünler” şeklinde tanımlanmış; “Zararlı organizmaların kontrolü ve yükümlülükler” başlıklı 15. maddesinin 1. fıkrasında, “Bitki ve bitkisel ürünlerde zarar yapan organizmaların yurt içine girişi veya yurt içinde yayılmasını engellemek için aşağıdaki esaslar uygulanır:
a) Bakanlık, bitki ve bitkisel ürünler ile zararlı organizma taşıma ihtimali bulunan diğer maddeler ile ilgili inceleme, teşhis, gerekli kontrol ve koruma tedbirlerini almakla yükümlüdür…” hükmüne; 14. fıkrasında ise, “Bu maddenin uygulanması ile ilgili usul ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelik ile belirlenir.” hükmüne; “Resmî kontroller, itiraz hakkı ve resmî sertifikalar” başlıklı 31. maddesinin 1. fıkrasında, “Resmî kontroller, uygun sıklıkta, tarafsız, şeffaf ve meslekî gizlilik ilkelerine uygun olarak risk esasına göre, ön bildirim gereken hâller dışında, önceden haber verilmeksizin gerçekleştirilir. Bu kontroller, izleme, gözetim, doğrulama, tetkik, denetim, numune alma ve analiz gibi uygulamaları da kapsar. Kontroller, Bakanlıkça kontrol yetkisi verilen personel tarafından gerçekleştirilir. Üretim, işleme ve dağıtım aşamalarında hangi meslek mensuplarının hangi resmî kontrollerden sorumlu olduğu Ek-2’de belirtilmiştir.” hükmüne yer verilmiş; EK-2 başlıklı listenin “Ç.İthalat” alt başlıklı kısmında ise, bitki, bitkisel ürün ve diğer maddelerin ithalatında ziraat mühendisi, gıda mühendisi; orman bitki ve bitkisel ürünleri ile ahşap ambalaj malzemelerinin ithalatında ise, ziraat mühendisi, orman mühendisi, orman endüstri mühendisi “kontrol yetkilisi” olarak belirlenmiştir.
08/07/2006 tarih ve 26222 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5531 sayılı Orman Mühendisliği, Orman Endüstri Mühendisliği ve Ağaç İşleri Endüstri Mühendisliği Hakkında Kanun’un “Mesleğin konusu” başlıklı 4. maddesinin 1. fıkrasında, “… b) Orman endüstri mühendislerinin faaliyet konuları şunlardır:
1) Odun hammaddesinin yarma, kesme, soyma, biçme, şekil değiştirme işlemlerini yapmak.
2) Odun hammaddesini yongalayarak veya liflere ayırarak ve yapıştırıcı maddeler kullanarak ya da kullanmadan presleme, buharlama, kurutma ve emprenye etme gibi işlemlerle yapısını değiştirmeden veya fiziksel ve kimyasal yollarla değiştirerek işlemek.
3) Kereste, ağaç kaplama levha, kâğıt, selüloz ve benzeri yarı mamullerini üreten ve bunları kullanan, orman ürünleri fabrikalarında, ahşap olmak kaydıyla mobilya ile sabit ve hareketli mobilyalar, doğramalar, kapı, pencere, yer döşemeleri, ahşap yapılar ve elemanların üretim faaliyetlerini yapmak.
4) Odun dışı orman ürünlerini işleyen tesislerde; kalite kontrol, maliyet hesaplama, stok kontrolü ve tasarım faaliyetleri yapmak.
c) Ağaç işleri endüstri mühendislerinin faaliyet konuları şunlardır:
1) Ağaç işleri endüstrisinde yer alan ahşap ve türevleri ile diğer endüstriyel malzemeler kullanarak ahşap olmak kaydıyla sabit ve hareketli mobilyalar, doğramalar, deniz araçları, sauna, prefabrik ev, parke, karavan, evlerin ahşap bölümlerinin üretim faaliyetlerini yapmak.
2) Emprenye ve kurutma tesisleri ve benzeri ağaç işleri ürünlerinin tasarım ve imalâtı faaliyetlerini yapmak.” hükmü; “Hak, yetki ve sorumluluklar” başlıklı 5. maddesinde, “Meslek mensupları, 4 üncü maddede belirtilen faaliyet konularıyla sınırlı olmak kaydıyla; araştırma-geliştirme çalışmaları yapmaya, çevresel muhasebe yapmaya, keşif yapmaya, zarar ziyan belirlemeye, maliyet hesaplamaya, fizibilite raporu hazırlamaya, tasarım faaliyetleri yapmaya, plân ve projeler hazırlamaya ve uygulamaya, standardizasyon çalışmaları yapmaya, sertifikalandırmaya, kalite kontrolü yapmaya, stok kontrolü yapmaya, denetim yapmaya, muayene yapmaya, hakemlik yapmaya, eksperlik yapmaya, teknik müşavirlik yapmaya, danışmanlık yapmaya, yeminli danışmanlık ve bilirkişilik yapmaya, raporlar hazırlamaya, ormancılık ve orman ürünleri konularında serbest müşavirlik büroları ile serbest yeminli müşavirlik büroları açmaya, laboratuvarlar açmaya, özel müesseseler ile işletmeler kurmaya, bunları yönetmeye ve bunların sorumlu müdürlüğünü yapmaya, ormancılık karantina ve rehberlik hizmetlerini yürütmeye, her türlü odun ve odun dışı orman ürünleri ile orman endüstrisi dahil her türlü ormancılık çalışmaları için gerekli olan fidan, bitki, alet ve edevatın ihracat ve ithalat işlemleriyle ilgili hizmetleri tek başlarına, ortak faaliyet alanları içinde ise mevzuatta yetkilendirilmiş diğer meslek mensuplarıyla beraber yapmaya ve yürütmeye yetkilidir…” hükmü yer almaktadır.
11/06/2010 tarih ve 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu’na dayanılarak hazırlanan, 25/05/2019 tarih ve 30784 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak 01/01/2020 tarihinde yürürlüğe giren Ahşap Ambalaj Malzemelerinin Isıl İşleme Tabi Tutulması ve İşaretlenmesine Dair Yönetmeliğin “Amaç” başlıklı 1. maddesinde, “Bu Yönetmeliğin amacı; zararlı organizmaların, ihracatta kullanılan ahşap ambalaj malzemeleri ile taşınması ve yayılmasını engellemek için gerekli esasları belirlemektir.”hükmü; “Tanımlar” başlıklı 4. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, “Ahşap ambalaj malzemesi: Bir malın desteklenmesi, korunması veya taşınmasında kullanılan, ahşaptan yapılmış palet, sandık, kasa, kutu, istif tahtası, kablo makarası ve bobin makarası gibi malzemeyi,”; (h) bendinde, “Isıl işlem uygulama hizmeti: İzin belgeli işletme tarafından başka bir işletmenin ahşap ambalaj malzemesine ısıl işlem, ISPM 15 ve izlenebilirlik işareti uygulamasını,”; (ı) bendinde, “ISPM 15: IPPC tarafından, bitki sağlığı önlemleri için belirlenen uluslararası standartlardan, uluslararası ticarete konu ahşap ambalaj malzemeleri hakkındaki düzenlemeyi,”; (i) bendinde, “ISPM 15 işaretlemesi: Bu Yönetmelik kapsamındaki ahşap ambalaj malzemesinin; ISPM 15 standardını sağladığını belirtmek amacıyla, uluslararası düzeyde tanınmış logo ile işaretlenmesini,”; (m) bendinde, “İzin belgesi: Ahşap ambalaj malzemesi işaretleme izin belgesini,”; (n) bendinde, “İzlenebilirlik işareti: Isıl işlem uygulaması ve ISPM 15 işaretlemesi yapılmış olan ahşap ambalaj malzemelerinde; fırın numarası, parti numarası ve ısıl işlem uygulamasının yapıldığı tarihi yıl olarak gösteren Ek-1 de belirtilen işareti,” ; (ö) bendinde, “Kapasite raporu: 12/9/2005 tarihli ve 25934 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Oda Muamelat Yönetmeliğinin 41 inci maddesi veya 12/9/2008 tarihli ve 26995 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu Kapasite Raporu Yönetmeliği uyarınca düzenlenen belgeyi,”; (r) bendinde, “Kontrol görevlisi: Bu Yönetmelik hükümlerine göre; izin belgesine esas denetimleri, izin belgeli veya izin belgesi olmayan işletmeleri ve ahşap ambalaj malzemelerini denetlemek üzere, il müdürlükleri ve müdürlüklerde görevli bir ziraat mühendisi ile il müdürlükleri, müdürlükler ile Orman Genel Müdürlüğünün taşra teşkilatında görevli bir orman endüstri mühendisini; Denetimin yapılacağı ilde orman endüstri mühendisi veya ziraat mühendisi bulunmaması veya görevlendirilememesi durumunda iki ziraat mühendisi veya iki orman endüstri mühendisini ifade eder.” hükmü; “İzin belgesi başvurusu” başlıklı 5. maddesinin 1. fıkrasında, “İzin belgesi almak isteyen işletmeler, aşağıda belirtilen belgelerin, asılları veya belgeyi veren kurum onaylı ya da aslını görmek şartıyla, müdürlük veya il müdürlüğü onaylı suretleriyle birlikte; müdürlük bulunan illerde müdürlüğe, diğer illerde il müdürlüğüne müracaat eder. Müdürlük veya il müdürlüğünce yapılan inceleme sonucunda; belgelerde yer alan bilgilerin birbiri ile tutarlı olduğunun tespit edilmesi halinde, işletmede izin belgesine esas denetim yapılır. Söz konusu belgeler şunlardır:…
b) Isıl işlem fırınına ait; ısıl işlem fırını sayısı ve ebatlarının belirtildiği, bir partide yer alabilecek en fazla ahşap ambalaj malzemesi miktarının, demonte halde ısıl işlem uygulaması yapılacak ahşap malzemeler için m³ cinsinden, montajlı halde ısıl işlem uygulaması yapılacak ahşap ambalaj malzemesi çeşidi için adet cinsinden hesaplamanın yapıldığı kapasite raporu,…” hükmü; “Isıl işlem uygulaması ve ISPM 15 işaretlemesi yapılmasına ilişkin esaslar” başlıklı 7. maddesinin 2. fıkrasının (f) bendinde, “Isıl işlem uygulamasında, her bir ahşap sıcaklık ölçerden; herhangi bir dakikada alınan değerler ile bir dakika öncesindeki değerler arasındaki fark, 5 ºC’den fazla olamaz.” hükmü yer almaktadır.
Öte yandan, 12/09/2008 tarih ve 26995 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu Kapasite Raporu Yönetmeliği’nin “Amaç” başlıklı 1. maddesinde, “Bu Yönetmeliğin amacı; 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanununa tabi esnaf ve sanatkarlara kapasite raporu verilmesine ilişkin esasları düzenlemektir.” hükmüne yer verilmiş; “Tanımlar” başlıklı 4. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde, “Kapasite raporu (İşyeri durum belgesi): İmalat, ticaret, inşaat ve hizmet alanlarında faaliyet gösteren esnaf ve sanatkarlara ait bilgilerle, makine ve tesisat, yıllık üretim kapasitesi, kapasite hesabı, yıllık tüketim kapasitesi gibi bilgileri gösteren ve Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonunun onayından itibaren 3 yıl geçerliliği olan (Ek-1) belge,” şeklinde tanımlanmış; “Kapasite raporunun düzenlenmesi” başlıklı 5. maddesinin 1. fıkrasında ise, “Kapasite raporu, esnaf ve sanatkarların kayıtlı bulundukları Esnaf ve Sanatkarlar Odaları tarafından tanzim edilir. Bu iş için görevlendirilecek Kapasite Tespit ve İnceleme Kurulu, üretim konusu ile ilgili mühendis, oda genel sekreteri, oda başkanı veya görevlendireceği oda yönetim kurulu üyesinden oluşur.” düzenlemesi yer almıştır.
Ayrıca, 12/09/2005 tarih ve 25934 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Oda Muamelat Yönetmeliği’nin “Amaç” başlıklı 1. maddesinde, “Bu Yönetmeliğin amacı, odaların işleyişine, üyelik kaydına, organ toplantılarına, odalarca verilen hizmetler ile onaylanan ve düzenlenen belgelere, örf, adet ve teamüller ile uyulması zorunlu mesleki kararlara, tahkime, odalarca tutulan defterlere ve bunların kayıt usulüne, odaların bünyesinde kayıt gören, düzenlenen ve dosyalanan her türlü evrak, belge ve defterlerin muhafazasına ve imhasına, ehliyet, temsil ve imza yetkisi ile genel sekreter ve yardımcılarının görev ve yetkilerine ve odalarca yürütülen diğer iş ve işlemlere ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.” kuralı; “Kapsam” başlıklı 2. maddesinde, “Bu Yönetmelik, ticaret ve sanayi odasını, ticaret odasını, sanayi odasını, deniz ticaret odasını ve bunların şube ve temsilciliklerini kapsar.” kuralı; “Sınai tesislerin kapasitelerinin tespiti” başlıklı 41. maddesinin 7. fıkrasında, “Kapasite raporlarının, odalarda istihdam edilen eksperler tarafından tanzim edilmesi esastır. Konuyla ilgili eksper istihdam edilmemesi halinde, kapasite raporları meclis tarafından onaylanan eksper listeleri arasından görevlendirileceklerce tanzim edilir. Kapasite raporlarının tanziminde görevlendirilecek eksperler hakkında Oda ve Borsalarda Hakem, Bilirkişi ve Eksper Listelerini Düzenleme Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik hükümleri uygulanır.” kuralına yer verilmiştir.

Dava Konusu Yönetmeliğin Yetki Unsuru Yönünden İncelenmesi:
Anayasa’nın 124. maddesinde, Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzelkişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabileceği hükmüne yer verilmiştir.
Buna göre, idari teşkilat yapısı içinde yer alan Bakanlıklar ile diğer kamu kurum ve kuruluşları, görev alanlarına ilişkin olarak ve yönetmelik, yönerge, tebliğ, genelge ve talimat gibi çeşitli adlar altında düzenleme yapabilmektedirler.
Bu düzenlemeler arasında uyulması gereken “normlar hiyerarşisi” kuramına göre, hukuk düzeni, farklı kademede yer alan Anayasa, kanun, yönetmelik ve diğer düzenleyici işlemlerden oluşan birçok normu içermekte ve her norm geçerliliğini bir üst basamakta yer alan normdan almaktadır. Normlar hiyerarşisine göre kanundan sonra gelen yönetmelik, genelge, tebliğ, talimat gibi düzenlemelerin ancak kanunda verilmiş olan hakkın kullanılmasının açıklanması ile ilgili olacağı, bu metinlerde kanun ile verilmiş olan hakkı genişletici veya daraltıcı mahiyette hükümlere yer verilemeyeceği hukukun genel ilkelerindendir.
Yukarıda yer verilen uluslararası sözleşme ve 5996 sayılı Kanun’un ilgili maddeleri incelendiğinde; davalı Bakanlığın bitki ve bitkisel ürünler ile zararlı organizma taşıma ihtimali bulunan diğer maddelerin gerek ihracatı gerekse ithalatı sırasında inceleme, teşhis, gerekli kontrol ve koruma tedbirlerini almakla yükümlü olduğu, söz konusu ulusal ve uluslararası yükümlülüklerini yerine getirmek üzere Yönetmelik ile düzenleme yetkisinin bulunduğu görülmektedir. Bu haliyle, zararlı organizmaların, ihracatta kullanılan ahşap ambalaj malzemeleri ile taşınması ve yayılmasını engellemek için gerekli esasları belirlemek amacını taşıyan davaya konu Yönetmeliğin davalı Bakanlığın düzenleme yapma yetkisi sınırları içerisinde kaldığı anlaşılmaktadır.
Yönetmeliğin Dava Konusu 4. Maddesinin 1. Fıkrasının (r) Bendinin İncelenmesi:
Davaya konu düzenlemede, Yönetmelik kapsamında kimlerin kontrol görevlisi olarak kabul edileceği; daha açık bir anlatımla, ahşap ambalaj malzemesi işaretleme izin belgesi başvurusu üzerine belgenin düzenlenip düzenlenemeyeceğinin tespiti amacıyla denetim yapacaklar ile izin belgeli veya izin belgesiz işletmeleri ve ahşap ambalaj malzemelerini denetleyecek kişilerin kimler olduğu kurala bağlanmıştır. Söz konusu madde uyarınca il müdürlükleri ve müdürlüklerde görevli bir ziraat mühendisi ile il müdürlükleri, müdürlükler ile Orman Genel Müdürlüğünün taşra teşkilatında görevli bir orman endüstri mühendisinin, ayrıca denetimin yapılacağı ilde orman endüstri mühendisi veya ziraat mühendisi bulunmaması veya görevlendirilememesi durumunda iki ziraat mühendisi veya iki orman endüstri mühendisinin kontrol görevlisi olarak kabul edileceği belirtilmiştir.
Dava konusu Yönetmeliğin 20. maddesiyle 01/01/2020 tarihi itibarıyla yürürlükten kaldırılan 27/05/2015 tarih ve 29368 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Ahşap Ambalaj Malzemelerinin Isıl İşleme Tabi Tutulması ve İşaretlenmesine Dair Yönetmeliğin 13. maddesinin 1. fıkrasında, söz konusu Yönetmelik kapsamında denetimi gerçekleştirecek kontrol görevlisine yönelik olarak “…. iki ziraat mühendisinden oluşan veya….” şeklinde yer verilen ibarenin iptali istemiyle açılan davada, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 21/01/2016 tarih ve YD itiraz No:2015/1364 sayılı kararıyla; Dairemizce yürütmenin durdurulması isteminin reddi yolunda verilen karara yapılan itiraz kabul edilerek dava konusu Yönetmeliğin 4. maddesine göre denetimin; Genel Müdürlük, il müdürlüğü veya müdürlükte görevli ziraat mühendisi ile Genel Müdürlük, il müdürlüğü, müdürlük, Orman ve Su İşleri Bakanlığı ile Orman Genel Müdürlüğünün merkez veya taşra teşkilatında görevli orman endüstri mühendisi tarafından birlikte yapılacağının kurala bağlandığı, bu itibarla, dava konusu Yönetmeliğin 4. maddesinde, denetim yetkisinin ziraat mühendisleri ile orman endüstri mühendisleri tarafından birlikte kullanılması öngörülmesine rağmen, hukuken kabul edilebilir somut gerekçe ortaya konulmaksızın ve Yönetmelikteki kontrol görevlisi tanımını aşar biçimde, sadece iki ziraat mühendisinin denetim yapmasına imkan verilmesine ilişkin dava konusu düzenlemede hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu ibarenin yürütülmesinin durdurulmasına karar verilmiş; anılan karar üzerine de Dairemizin 07/11/2019 tarih ve E:2015/2884, K:2019/7607 sayılı kararıyla Kurulun gerekçesi doğrultusunda dava konusu ibarenin iptaline karar verilmiştir.
Davalı idare tarafından özetlenen yargı kararları doğrultusunda davaya konu madde ile yeniden bir düzenleme yapıldığı anlaşılmış olup; söz konusu kararlarda, hukuken kabul edilebilir somut gerekçe ortaya konulmadan denetim yetkisinin ziraat mühendisleri ile orman endüstri mühendisleri tarafından birlikte kullanılmasını öngören tanım maddesini aşacak şekilde düzenleme yapılmasının hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle düzenlemenin yürütmesinin durdurulduğu ve bilahare iptal edildiği, anılan mesleklerin görev alanlarına yönelik herhangi bir hukuka aykırılık tespit edilmediği görülmektedir. Buna göre, idarece hukuken kabul edilebilir somut gerekçe ortaya konulması ve “kontrol görevlisi” tanımında iki meslek grubunun mutlak surette birlikte denetim zorunluluğuna yer verilmemesi durumunda Yönetmelik kapsamındaki denetimin ziraat mühendisleri ile orman endüstri mühendisleri tarafından birlikte yapılmamasına yönelik istisnai düzenleme getirilebileceği açıktır.
Davaya konu madde bu çerçevede incelendiğinde; genel kuralın, denetim yetkisinin ziraat mühendisi ve orman endüstri mühendisi tarafından birlikte kullanılması olduğu, ancak istisnai olarak denetimin yapılacağı ilde orman endüstri mühendisi veya ziraat mühendisi bulunmaması veya görevlendirilememesi durumunda iki ziraat mühendisi veya iki orman endüstri mühendisinin de denetim yetkisi kapsamında kontrol görevlisi olarak kabul edileceği görülmekte olup, Yönetmelik uyarınca yapılacak denetimin fiili imkansızlık nedeniyle aksamaması ve idari faaliyetin düzenli bir şekilde yerine getirilmesi amacıyla idarenin sürekliliği ilkesine uygun olarak getirilen bu kuralın yukarıda bahsi geçen Kurul ve Dairemiz kararlarında belirtilen hukuken kabul edilebilir somut gerekçe niteliğinde olduğu, bu haliyle dava konusu düzenlemenin hukuka, kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olduğu sonucuna varılmaktadır.
Nitekim, dava konusu Yönetmeliğin dayanağı olan 5996 sayılı Kanun’un Ek-2 sayılı ekinde, ahşap ambalaj malzemelerinin ithalatında görev alacak kontrol görevlileri, ziraat mühendisi, orman mühendisi, orman endüstri mühendisi olarak sayılmıştır.
Öte yandan; davacı tarafından, orman endüstri mühendisi ve ağaç işleri endüstri mühendislerinin görev ve yetki alanlarını belirleyen 5531 sayılı Kanun’da kamu görevlisi olup olmama yönünde ayrım bulunmadığı, kontrol görevinin tüm orman endüstri mühendisi veya ağaç işleri endüstri mühendisleri tarafından yerine getirilebilmesi gerektiği ileri sürülmekte ise de; dava konusu Yönetmeliğin dayanağı 5996 sayılı Kanun’un 31. maddesi ile Ek-2 sayılı ekinde yer alan kontrol görevinin, Bakanlıkça kontrol yetkisi verilen personel tarafından gerçekleştirileceği hükme bağlandığından, davacının söz konusu iddiasına da itibar edilmemiştir.
Belirtilen sebeple, davaya konu Yönetmelik maddesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Yönetmeliğin Dava Konusu 5. Maddesinin 1. Fıkrasının (b) Bendinin İncelenmesi:
Dava konusu Yönetmelik’te, ahşap ambalaj malzemesi işaretleme izin belgesi almak isteyen işletmelerin yapacakları müracaatta sunmaları gereken belgeler arasında sayılan ısıl işlem fırınına ait kapasite raporunun içeriğinde bulunması gerekli bilgiler dışında, bu raporların, kim/kimler tarafından ve hangi usul ve esaslar çerçevesinde düzenleneceğine ilişkin bir kurala yer verilmemiştir.
Davacı tarafından, davaya konu Yönetmeliğin 20. maddesiyle 01/01/2020 tarihi itibarıyla yürürlükten kaldırılan 27/05/2015 tarih ve 29368 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Ahşap Ambalaj Malzemelerinin Isıl İşleme Tabi Tutulması ve İşaretlenmesine Dair Yönetmeliğin (bundan sonra mülga Yönetmelik olarak anılacaktır.) 5. maddesinde, kapasite raporunun üretim konusu ile ilgili mühendisçe hazırlanacağı düzenlenmişken, davaya konu düzenlemede bu hususa yer verilmediği belirtilerek, idarece bu yönde eksik düzenleme yapıldığı ileri sürülmektedir.
Her ne kadar kapasite raporunun kim/kimler tarafından, hangi usul ve esaslar çerçevesinde hazırlanacağı hususu dava konusu Yönetmelikte doğrudan düzenlenmemiş ise de; söz konusu ayrıntılar, Yönetmeliğin tanım maddesinde (m.4-1/r) atıfta bulunulan Oda Muamelat Yönetmeliği ile Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu Kapasite Raporu Yönetmeliği’nde düzenlenmiştir. Buna göre, izin belgesine başvuracak kişinin esnaf veya sanatkar statüsünde olması halinde, kapasite raporlarının, Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu Kapasite Raporu Yönetmeliği uyarınca “üretim konusu ile ilgili mühendis”in de yer aldığı Kapasite Tespit ve İnceleme Kurulunun raporu üzerine “Esnaf ve Sanatkarlar Odaları” tarafından tanzim edileceği; izin belgesi başvuru sahibinin tacir veya sanayici olması halinde ise, Oda Muamelat Yönetmeliği’ne göre “konuyla ilgili eksper” tarafından hazırlanacağı açıktır.
Ayrıca, dosya içerisinde yer alan Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nce davalı Bakanlığa hitaben yazılan “Kapasite Raporu Düzenleyen Eksper Mühendisler” konulu 09/12/2015 tarih ve 22906 sayılı yazıda, ilgili mevzuat çerçevesinde kapasite raporlarının odalarınca düzenlenip birlikleri tarafından onaylandığı, bu sebeple (mülga) Ahşap Ambalaj Malzemelerinin Isıl İşleme Tabi Tutulması ve İşaretlenmesine Dair Yönetmeliğin 5. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan “ilgili mühendisler tarafından hazırlanmış” ibaresinin idare hukuku açısından yetki tecavüzü olarak nitelendirildiği, davalı idarece bu husus da göz önünde bulundurularak davaya konu Yönetmelikte kapasite raporlarının ilgili mühendisler tarafından hazırlanacağına ilişkin ibareye yer verilmediği anlaşılmaktadır.
Öte yandan; davacı tarafından 5531 sayılı Orman Mühendisliği, Orman Endüstri Mühendisliği ve Ağaç İşleri Endüstri Mühendisliği Hakkında Kanun kapsamında kapasite raporu hazırlama görevinin meslek mensuplarına verildiği ileri sürülmekle birlikte, bahse konu mühendislere verilen “eksperlik yapma ve raporlar hazırlama” yetkisinin, 5531 sayılı Kanun’un 5. maddesinde de açıkça belirtildiği üzere, Kanun’un 4. maddesinde sayılan mesleklerinin faaliyet konusu ile sınırlı olduğu, bu kapsamda anılan meslek mensuplarının mesleki yetkinlik (ve dolayısıyla eksperlik yapıp rapor hazırlama) alanının odun ve sair ahşap malzemelere uygulanacak presleme, buharlama, kurutma, emprenye etme ve ısıl işleme tabi tutma gibi konulara yönelik bulunduğu; davaya konu düzenlemede hazırlanması öngörülen kapasite raporunun ise, ahşap malzemelerin niteliğine değil ısıl işlem fırınının kapasite ve özelliğine ilişkin olduğu, bu haliyle anılan Kanun uyarınca meslek mensuplarına verildiği ileri sürülen yetkinin davaya konu Yönetmelik’te yer alan düzenlemeleri kapsamadığı anlaşıldığından, davacının söz konusu iddiasına hukuken itibar edilmesine olanak bulunmamaktadır.
Belirtilen sebeple, davaya konu Yönetmelik maddesinin mevzuata uygun olduğu ve söz konusu düzenlemede hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Yönetmeliğin 7. Maddesinin 2. Fıkrasının (f) Bendinde Yer Alan Dava Konusu “5 °C” İbaresinin İncelenmesi:
Ahşap ambalaj malzemelerine ısıl işlem uygulaması ve ISPM 15 işaretlemesi, ambalaj malzemeleri üzerinde bulunan zararlı organizmaların işlem fırınlarında ahşap ambalaj malzemesinin çekirdek sıcaklığının 56 °C’ye kadar ısıtılarak 56 °C ve üzeri bir sıcaklıkta en az 30 dakika bekletilmek suretiyle ahşap ambalaj malzemesinin ari hale getirilmesi ve sonrasında uluslararası işaret ile (ISPM-15 işareti) işaretlenmesidir.
Davaya konu düzenlemede ise, ısıl işlem uygulanması sırasında her bir ahşap sıcaklık ölçerden herhangi bir dakikada alınan değerler ile bir dakika öncesindeki değerler arasındaki farkın azami 5 °C olması, başka bir ifadeyle ahşap ambalaj malzemesinin 1 dakikada 5 °C’den fazla ısı kaybetmemesi gerektiği kurala bağlanmıştır.
Davacı tarafından, mülga Yönetmelikte bu değerin “3 ºC” olduğu belirtilerek davaya konu “5 ºC” sıcaklık farkının çok fazla olduğu ve bu kapsamda yapılacak uygulama sonucunda ağacın iç kısmı ile dış kısmı arasında gerilmelerin meydana geleceği, yapılacak işlem sonucunda çatlama, deformasyon, eğilip bükülme ve özellikle budak oluşumlarının bulunduğu yerlerde önemli hasarlar oluşacağı ileri sürülmüş; davalı idare tarafından ise, piyasadan gelen talepler doğrultusunda bu yönde bir düzenleme yapıldığı, ayrıca dosyaya sunulan Uluslararası …Derneğinin yayınlamış olduğu …El Kitabında, yüksek sıcaklık ve sıcaklıklar arasında oluşan farktan dolayı ahşap ambalaj malzemesinde bükülme ve çatlama olmadığının, ahşabın ne kadar ısıtılırsa o kadar sağlamlaştığının ve mukavemetinin arttığının belirtildiği beyan edilmiştir.
Dava konusu Yönetmelik değişikliği öncesinde konuya ilişkin olarak, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü’nün …tarih ve E.…sayılı yazısıyla, ülkemizde orman endüstri mühendisliği bölümü olan bütün üniversitelere (İstanbul Üniversitesi, Bursa Teknik Üniversitesi, Süleyman Demirel Üniversitesi, Karadeniz Teknik Üniversitesi, Kastamonu Üniversitesi, Düzce Üniversitesi, Çankırı Karatekin Üniversitesi, Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi, Bartın Üniversitesi, Artvin Çoruh Üniversitesi ve Karabük Üniversitesi’ne), zirai karantina müdürlüklerine, ilgili Bakanlıklara ve davacı Odaya görüş sorulduğu görülmekte olup; üniversitelerin hiçbirisinden olumsuz görüş gelmediği, davalı idarenin taşra birimlerince gerçekleştirilen ısıl işlemlerde 5 °C’lik ısı referans değişimine yönelik olumsuz uygulama ve geri bildirim olmadığı anlaşılmaktadır.
Diğer taraftan, Bakanlığın anılan görüş yazısına istinaden davacı Oda tarafından verilen …tarih ve …sayılı yazı ve ekleri incelendiğinde; ısıl işlemde 1 ºC’nin organizmaların arındırılmasında önemli bir sapma olduğu ve süre değiştirilmeden, sadece sıcaklıkta değişikliğe gidilmesinin standarttan sapmaya neden olacağı, bu nedenle mülga Yönetmelikte yer alan ısıl işlem uygulanması sırasında her bir ahşap sıcaklık ölçerden herhangi bir dakikada alınan değerler ile bir dakika öncesindeki değerler arasındaki farkın 3ºC olarak kalması gerektiği yolunda görüş bildirildiği; bu görüşün ise, odun örneklerinde bulunan mantarları öldürmek için gerekli zaman ve sıcaklık ilişkisini belirlemek amacıyla Chidester tarafından 1937 ve 1939 yıllarında yapılan çalışmada elde edilen, taze haldeki odunun işlenmesi sırasında mantarları öldürecek minimum süre ile odunun çekirdek sıcaklıkları arasındaki ilişkiye dair verilerle temellendirildiği görülmekle birlikte; söz konusu çalışmanın güncel teknik ve teknolojik veriler içermediği gibi davaya konu Yönetmelik kuralında yer alan ahşap ambalaj malzemesinin ısıl işlem sırasında kaybetmesine müsaade edilebilecek azami sıcaklık değeri ve süresine ilişkin de olmadığı sonucuna varılmaktadır.
Öte yandan, bu hususa ilişkin olarak davalı idarece dosyaya sunulan Mersin Ticaret ve Sanayi Odasının …tarih ve …sayılı yazısında, 3 °C olan ısı referans değişiminin, uluslararası bir standart olan ISPM 15 işaretlemesinde ve diğer ülkelerin ısıl işlem yönetmeliklerinde bulunmadığının, ısı referans değişiminin 7 °C’ye yükseltilmesinin talep edildiği, ayrıca …Orman Ürünleri İthalat İmalat İhracat San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin 11/12/2017 tarihli dilekçesinde, 3 °C olan referans değerinin uygulamada teknik açıdan büyük sorunlar yaşattığı belirtilerek bu değerin yükseltilmesinin talep edildiği görülmektedir.
Buna göre, davalı idarece, gelen talepler de dikkate alınarak, ısıl işlem uygulamasına esas referans değerinin 5 ºC olarak belirlenmesine yönelik düzenlemenin, ülkemizde orman endüstri mühendisliği bölümü olan üniversitelerden olumsuz görüş bildirilmemesi, davalı idarenin ısıl işlem gerçekleştiren taşra birimlerince olumsuz uygulama ve soruna yönelik geri bildirim yapılmaması, Uluslararası …Derneğinin yayınlamış olduğu el kitabına uygun olması ve ISPM 15 standardında bu konuda herhangi bir sınırlama bulunmaması karşısında, davacı tarafından söz konusu değerin esas alınmasının bilimsel olmadığına yönelik iddianın ispatlanamadığı, aksi yöndeki herhangi bilimsel bir verinin dosyaya sunulmadığı; ayrıca dava konusu düzenlemenin mülga Yönetmelikteki kurala nazaran (davacının iddiasının aksine) ısı referans değişiminin azami sınırını belirlediği, 5ºC altındaki ısı değişikliklerinin de ısıl işlem uygulaması kapsamında uygun görüleceği anlaşıldığından, düzenlemenin ne şekilde bir ihlale sebep olduğu konusunun da somut olarak ortaya konulamadığı görülmektedir.
Bu haliyle, iş piyasasındaki talepler, ulusal ve uluslararası bilimsel veriler dikkate alınmak suretiyle getirilen düzenlemenin kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olduğu, düzenlemede hukuka aykırlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. 25/05/2019 tarih ve 30784 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Ahşap Ambalaj Malzemelerinin Isıl İşleme Tabi Tutulması ve İşaretlenmesine Dair Yönetmeliğin 7. maddesinin 2. fıkrasının (f) bendinde yer alan “5° C” ibaresinin iptali istemi yönünden oy birliğiyle DAVANIN REDDİNE, Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. fıkrasının (r) bendinin ve 5. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinin iptali istemi yönünden oy çokluğuyla DAVANIN REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen …TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 31/03/2022 tarihinde karar verildi.

(X)-KARŞI OY :
25/05/2019 tarih ve 30784 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Ahşap Ambalaj Malzemelerinin Isıl İşleme Tabi Tutulması ve İşaretlenmesine Dair Yönetmeliğin 5. maddesinin 1. fıkrasının dava konusu (b) bendinde, ahşap ambalaj malzemesi işaretleme izin belgesi almak isteyen işletmelerin yapacakları müracaatta sunmaları gereken belgeler arasında sayılan ısıl işlem fırınına ait kapasite raporunun içeriğinde bulunması gerekli bilgilere yer verilmiş, ancak söz konusu raporların, kim tarafından ve hangi usul ve esaslar çerçevesinde düzenleneceğine ilişkin bir kural öngörülmemiştir. Davacı tarafından da kapasite raporlarının kim ya da kimler tarafından hazırlanacağına yönelik düzenlemeye yer verilmemesinden dolayı anılan maddenin eksik düzenleme nedeniyle hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
Davaya konu Yönetmeliğin “Tanımlar” başlıklı 4. maddesinin 1. fıkrasının (ö) bendinde, “Kapasite raporu: 12/9/2005 tarihli ve 25934 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Oda Muamelat Yönetmeliğinin 41 inci maddesi veya 12/9/2008 tarihli ve 26995 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu Kapasite Raporu Yönetmeliği uyarınca düzenlenen belgeyi ifade eder.” hükmü;
12/09/2008 tarih ve 26995 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu Kapasite Raporu Yönetmeliği’nin “Kapasite raporunun düzenlenmesi” başlıklı 5. maddesinin 1. fıkrasında, “Kapasite raporu, esnaf ve sanatkarların kayıtlı bulundukları Esnaf ve Sanatkarlar Odaları tarafından tanzim edilir. Bu iş için görevlendirilecek Kapasite Tespit ve İnceleme Kurulu, üretim konusu ile ilgili mühendis, oda genel sekreteri, oda başkanı veya görevlendireceği oda yönetim kurulu üyesinden oluşur.” kuralı; “Mühendis istihdamı” başlıklı 8. maddesinde, “Kapasite raporu tanzim ve tasdiki ile ilgili çalışmalarda bulunacak mühendis birlik ve odalarca sözleşme ile istihdam edilebileceği gibi, hizmet alma yöntemiyle de kapasite raporunun tanzimi sağlanabilir. ” kuralı yer almaktadır.
Uyuşmazlıkta; yukarıda yer verilen mevzuat kapsamında kapasite raporlarının esnaf ve sanatkarların kayıtlı bulundukları Esnaf ve Sanatkarlar Odaları tarafından tanzim edileceği hususu açıkça düzenlenmiş olmakla birlikte; hangi mühendislik alanını ilgilendirdiği belirlenmeksizin hazırlanan kapasite raporlarının, usulüne uygun hazırlanıp hazırlanmadığı, davaya konu Yönetmelikte aranan şartları sağlayıp sağlamadığı hususlarına yönelik denetimin mümkün olmayacağı anlaşıldığından, eksik düzenleme içerdiği sonucuna varılan Yönetmelik maddesinde hukuka, kamu yararı ve hizmet gereklerine uygunluk görülmemiştir.
Belirtilen sebeple, davaya konu Yönetmelik kuralının iptali gerektiği oyuyla Daire kararının aksi yöndeki bu kısmına katılmıyoruz.

(XX)-KARŞI OY :

Ahşap Ambalaj Malzemelerinin Isıl İşleme Tabi Tutulması ve İşaretlenmesine Dair Yönetmelik’in 4. maddesinin 1. fıkrasının dava konusu (r) bendinde, Yönetmelik kapsamında kimlerin kontrol görevlisi olarak kabul edileceği kurala bağlanmış ve söz konusu madde uyarınca il müdürlükleri ve müdürlüklerde görevli bir ziraat mühendisi ile il müdürlükleri, müdürlükler ile Orman Genel Müdürlüğünün taşra teşkilatında görevli bir orman endüstri mühendisinin, ayrıca denetimin yapılacağı ilde orman endüstri mühendisi veya ziraat mühendisi bulunmaması veya görevlendirilememesi durumunda iki ziraat mühendisi veya iki orman endüstri mühendisinin kontrol görevlisi olarak kabul edileceği belirtilmiştir.
Davaya konu Yönetmeliğin 20. maddesiyle 01/01/2020 tarihi itibarıyla yürürlükten kaldırılan 27/05/2015 tarih ve 29368 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Ahşap Ambalaj Malzemelerinin Isıl İşleme Tabi Tutulması ve İşaretlenmesine Dair Yönetmeliğin 13. maddesinin 1. fıkrasında, söz konusu Yönetmelik kapsamında denetimi gerçekleştirecek kontrol görevlisine yönelik olarak “…. iki ziraat mühendisinden oluşan veya….” şeklinde yer verilen ibarenin iptali istemiyle açılan davada, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 21/01/2016 tarih ve YD itiraz No:2015/1364 sayılı kararıyla; Dairemizce yürütmenin durdurulması isteminin reddi yolunda verilen kararla yapılan itiraz kabul edilerek dava konusu Yönetmeliğin 4. maddesine göre denetimin; Genel Müdürlük, il müdürlüğü veya müdürlükte görevli ziraat mühendisi ile Genel Müdürlük, il müdürlüğü, müdürlük, Orman ve Su İşleri Bakanlığı ile Orman Genel Müdürlüğünün merkez veya taşra teşkilatında görevli orman endüstri mühendisi tarafından birlikte yapılacağının kurala bağlandığı, bu itibarla, dava konusu Yönetmeliğin 4. maddesinde, denetim yetkisinin ziraat mühendisleri ile orman endüstri mühendisleri tarafından birlikte kullanılması öngörülmesine rağmen, hukuken kabul edilebilir somut gerekçe ortaya konulmaksızın ve Yönetmelikteki kontrol görevlisi tanımını aşar biçimde, sadece iki ziraat mühendisinin denetim yapmasına imkan verilmesine ilişkin dava konusu düzenlemede hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu ibarenin yürütülmesinin durdurulmasına karar verilmiş; anılan karar üzerine de Dairemizin 07/11/2019 tarih ve E:2015/2884, K:2019/7607 sayılı kararıyla Kurulun gerekçesi doğrultusunda dava konusu ibarenin iptaline karar verilmiştir.
Görüleceği üzere, İdari Dava Daireleri Kurulu kararı ile yürütülmesi durdurulan söz konusu düzenlemenin yerine, dava konusu Yönetmelik maddesi ile yeni bir düzenleme yapıldığı, ancak getirilen yeni düzenleme ile yürütülmesi durdurulan önceki düzenlemenin paralellik arz ettiği, yeniden iki ziraat mühendisinin denetim yapmasına imkan verecek şekilde düzenleme yapıldığı anlaşılmaktadır.
Bu bakımdan yargı kararının gereğinin, herhangi bir somut gerekçe ortaya konulmaksızın uygulanmaması sonucunu doğuran dava konusu Yönetmeliğin iptali istenilen 4. maddesinin 1. fıkrasında yer alan “iki ziraat mühendisi” ibaresinde hukuka uyarlık görülmediğinden iptali gerektiği oyuyla Daire kararının aksi yöndeki bu kısmına katılmıyorum.