Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2019/9739 E. , 2022/4397 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2019/9739
Karar No : 2022/4397
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Hayvancılık Tohumculuk Tarım San. ve Tic. Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kaymakamlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN_KONUSU :… Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:… , T:… sayılı temyiz isteminin reddine ilişkin kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
DAVANIN_KONUSU : Davacı şirket tarafından, 2016/6 nolu Tebliğ’e istinaden çiğ süt ve buzağı desteklemeleri kapsamında 2016 yılına ilişkin süt analiz desteklemesi olarak 113.000,00 TL’nin hak kazanma tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idareden tahsiline karar verilmesi istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararlarının özetleri:
… Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile davacının istinaf başvurusunun reddine kesin olarak karar verilmiştir.
Bu kararın davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, T:… sayılı kararı ile kesin olarak verilen karara karşı temyiz yolunun kapalı olduğu gerekçesiyle davacının temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davacı tarafından, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, davacının temyiz isteminin incelenmeksizin reddedilmesi, aksi halde Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usûl ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usûl ve hukuka uygun olup dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin REDDİNE,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:… , T:… sayılı temyize konu kararının ONANMASINA,
3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin iadesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 12/10/2022 tarihinde oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X)-KARŞI OY:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Temyiz” başlıklı 46. maddesinin 1. fıkrasında, “Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir.” kuralı yer almış, maddenin devamında, temyiz edilebilecek kararlar; açılan davanın konusu esas alınarak belirlenmiş, aynı fıkranın (b) bendinde, “Konusu yüz bin Türk lirasını aşan vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan davalar”da verilen kararların temyiz edilebileceği kurala bağlanmış; aynı Kanun’un ek 1. maddesinde yer alan düzenleme uyarınca, bu Kanun’da öngörülen parasal sınırlar; her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların, o yıl için 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 298. maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulandığından, davanın açıldığı 28/09/2017 tarihinde temyiz parasal sınırının 103.000,00 TL olduğu görülmüştür.
2577 sayılı Kanun’un yukarıda aktarılan maddelerinde, konusu belli bir para olan idari işlemler hakkında açılan davalarda verilen kararlardan hangisinin, 2577 sayılı Kanun’un 46/1-(b) maddesi uyarınca temyize tabi olup olmadığının; “verilen kararlara göre” değil, açılan davalardaki parasal miktara göre yapılacağı hükme bağlandığından, bu husustaki değerlendirmenin dava açma tarihinde yürürlükte bulunan temyiz parasal sınırının esas alınarak yapılması gerekmektedir.
Aksi uygulamanın, 2577 sayılı Kanun’da belirtilen parasal sınırlar yıl itibarıyla yeniden değerleme oranında arttırıldığından, davanın açılmasından sonraki yargılama sürecine göre kararın temyiz edilebilme durumunun değişmesi nedeniyle, kanun yollarına başvurma açısından, kanuni açıklığın bulunmadığı sonucunu doğuracağı açıktır.
Davanın açıldığı 28/09/2017 tarihinde temyiz parasal sınırının 103.000,00 TL, davada tahsili istenilen miktarın ise 113.000,00 TL olduğu ve bu miktarın davanın açıldığı 2017 yılındaki temyiz parasal sınırın üzerinde olduğu görüldüğünden; bakılan davanın 2577 sayılı Kanun’un 46. maddesinde sayılan davalar arasında yer aldığı ve temyizen incelenerek bozulması istenen Bölge İdare Mahkemesi kararı ile kesin olduğu belirtilerek davacının temyiz isteminin reddine karar verilen … Bölge İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararına karşı temyiz yolunun açık olduğu sonucuna varılmaktadır.
Yukarıda açıklanan nedenle, davacının temyiz isteminin kabulü ile … Bölge İdare Mahkemesinin temyiz isteminin reddine ilişkin … tarih ve E:… , T:… sayılı kararının bozulması ve dosyanın esası hakkında bir karar verilmesi gerektiği oyu ile Daire kararına katılmıyorum.