Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/1515 E. , 2022/4760 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2020/1515
Karar No : 2022/4760
DAVACI : …
VEKİLİ : Av. …
DAVALI : …/ ANKARA
(Mülga …)
VEKİLİ : Hukuk Hizmetleri Başkan V. …
Hukuk Müşaviri …
DAVANIN_KONUSU :
05/05/2012 tarih ve 28283 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, “Ulusal ve Resmi Bayramlar ile Mahalli Kurtuluş Günleri, Atatürk Günleri ve Tarihi Günlerde Yapılacak Tören ve Kutlamalar Yönetmeliği”nin;
– 1. maddesinin,
– 2. maddesinin 4. fıkrasının (b), (c) ve (ç) bentleri ile 6. fıkrasının,
– 3. maddesinin 2. fıkrasının,
– 4. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendinin 1, 2, 3 ve 5 numaralı alt bentlerinin,
– 5. maddesinin 2., 3., 4. ve 5. fıkralarının,
– 6. maddesinin 2., 3., 4. ve 5. fıkralarının,
– 7. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendinin 1 numaralı alt bendinin 1. ve 2. cümleleri ile (b) bendinin 2, 3 ve 4 numaralı alt bendlerinin,
– 8. maddesinde yer alan “Başkentte Ankara Valiliği, Başkent dışında valilikler ve kaymakamlıklarca oluşturulacak kutlama komiteleri tarafından” ibaresi ile aynı maddenin 3. (son) cümlesinin ve
– Yönetmeliğe ekli (1) sayılı listenin iptali istenilmektedir.
DAVACININ_İDDİALARI :
Davacı tarafından; dava konusu düzenlemelerle ulusal ve resmi bayramların önem ve etkinliğinin ortadan kaldırıldığı, kutlamalarda yargının temsil edilmediği, çelenk koyma hakkının ortadan kaldırıldığı, mülga Yönetmelikte yer alan hükümlerin dava konusu düzenleme ile kaldırılmasının sebepleri ile haklı gerekçelerinin ortaya konulamadığı ileri sürülmektedir.
DAVALININ_SAVUNMASI :
Usul yönünden; davacının dava açma ehliyetinin bulunmadığı, esas yönünden ise; dava konusu Yönetmelik hükümlerinin ulusal ve resmi bayramlar ile mahalli kurtuluş ve Atatürk günlerinin kutlanması için düzenlenecek törenlerde uyulması gereken kaidelerin güncellenmesi ve sadeleştirilmesi amacını taşıdığı, dava konusu edilen düzenlemeler ile halk ve sivil toplum kuruluşlarına herhangi bir yasak getirilmediği, iptal sebebi olarak belirtilen hususların hukuki dayanaktan yoksun olduğu ileri sürülerek, davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 15/05/2019 tarih ve E:2017/3358, K:2019/2332 sayılı kararına uyularak dava konusu Yönetmeliğin 5. maddesinin 5. fıkrasının son cümlesi ile 6. maddesinin 5. fıkrasının son cümlesi yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ : Dava; 05/05/2012 günlü, 28283 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Ulusal ve Resmi Bayramlar ile Mahalli Kurtuluş Günleri, Atatürk Günleri ve Tarihi Günlerde Yapılacak Tören ve Kutlamalar Yönetmeliği’nin 1. maddesinin; 2. maddesinin 4. fıkrasının (b), (c) ve (ç) bentleri ile 6. fıkrasının; 3. maddesinin 2. fıkrasının; 4. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendinin 1, 2, 3 ve 5 numaralı alt bentlerinin; 5. maddesinin 2., 3., 4. ve 5. fıkralarının; 6. maddesinin 2., 3., 4. ve 5. fıkralarının; 7. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendinin 1 numaralı alt bendinin 1. ve 2. cümleleri ile (b) bendinin 2, 3 ve 4 numaralı alt bentlerinin; 8. maddesinde yer alan “Başkentte Ankara Valiliği, Başkent dışında valilikler ve kaymakamlıklarca oluşturulacak kutlama komiteleri tarafından” ibaresi ile aynı maddede yer alan 3. (son) cümle ile (1) sayılı listenin iptali istemiyle açılmıştır.
Anayasamızın 123. maddesinde, idarenin, kuruluş ve görevleriyle bir bütün olup yasayla düzenleneceği; 124. maddesinde ise, başbakanlık, bakanlıklar ve kamu tüzel kişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren yasaların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabileceği hükmüne yer verilmiştir.
2429 sayılı Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanunun 4. maddesinde, ulusal ve resmi bayramlarda yapılacak törenlerin Milli Savunma, İçişleri, Dışişleri, Milli Eğitim, Gençlik ve Spor ve Kültür Bakanlıklarınca müştereken hazırlanacak bir yönetmelikle düzenleneceği, bu yönetmeliğin Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren engeç üç ay içinde yayımlanacağı kurala bağlanmıştır.
Dava konusu Yönetmelik; ulusal bayram Cumhuriyet Bayramı ve resmi bayramlar Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, Atatürk’ü Anma ve Gençlik ve Spor Bayramı, Zafer Bayramı ile mahalli kurtuluş günleri, Atatürk günleri ve tarihi günlerin kutlanmasını sağlamak amacıyla yapılacak törenleri kapsayacak şekilde,14/08/1981 tarihli ve 8/3456 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan Ulusal ve Resmi Bayramlarda Yapılacak Törenler Yönetmeliği, 03/03/1982 tarihli ve 8/4400 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan Mahalli Kurtuluş Günleri, Atatürk Günleri ve Tarihi Günlerde Yapılacak Törenler Yönetmeliği ve 04/09/1973 tarihli ve 7/7058 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan Resmi Bayramlar ve Anma Günlerinde Anıtlara Konulacak Çelenklerin Hazırlanma, Taşınma ve Sunulması Hakkında Yönetmelik yürürlükten kaldırmış ve anılan konularda birleştirme ve güncelleştirme amacıyla hazırlanmıştır.
Davacı; eski Yönetmelikler ile yeni Yönetmelikteki bazı düzenlemeler karşılaştırarak eksik olduğunu belirttiği bazı hususların Yönetmeliğin düzenlediği kutlama ve törenlerin sönükleştirilmesi sonucunu doğurduğunu, geleneksel uygulamaların ortadan kaldırılmasının Anayasaya ve hukuka aykırı olduğunu öne sürmektedir.
Dava konusu düzenlemelerin, davacının iddia ettiği şekilde bir yansıması olacağı konusunun subjektif değerlendirmelere dayalı olduğu sonucuna ulaşıldığından, yasa koyucu tarafından idareye tanınan yetkinin kamu yararına aykırı biçimde kullanıldığına ilişkin herhangi bir somut veri ortada bulunmamaktadır.
Bu durumda, eksik olduğu gerekçesiyle dava konusu düzenlemelerin iptalini gerektirecek hukuken geçerli bir neden bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Dairemizin 08/03/2017 tarih ve E:2013/6, K:2017/1294 sayılı kısmen iptal, kısmen ret yolundaki kararının, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 15/05/2019 tarih ve E:2017/3358, K:2019/2332 sayılı kararıyla kısmen onanması, kısmen bozulması üzerine, bozulan kısım hakkında Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
2429 sayılı Kanun’un 4. maddesi uyarınca 16/04/2012 tarihli ve 2012/3073 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla kabul edilerek, 05/05/2012 tarihli ve 28283 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren “Ulusal ve Resmi Bayramlar ile Mahalli Kurtuluş Günleri, Atatürk Günleri ve Tarihi Günlerde Yapılacak Tören ve Kutlamalar Yönetmeliği”nin istem kısmında belirtilen muhtelif maddelerinin iptali istemiyle açılan davada, Dairemizin 08/03/2017 tarih ve E:2013/6, K:2017/1294 sayılı kararı ile dava konusu Yönetmeliğin 2. maddesinin 6. fıkrasının, 5. maddesinin 5. fıkrasının son cümlesinin, 6. maddesinin 5. fıkrasının son cümlesinin, Yönetmeliğe ekli (1) sayılı listenin 9. sırasında yer alan “Hakimler, savcılar” ibaresinin iptaline, davanın diğer madde ve düzenlemelere yönelik kısmının reddine karar verilmiştir.
Kararın aleyhlerine olan kısımlarının taraflarca temyiz edilmesi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 15/05/2019 tarih ve E:2017/3358, K:2019/2332 sayılı kararıyla; davacının temyiz isteminin reddine, davalı idarenin temyiz isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine, Dairemiz kararının davanın reddi ile Yönetmeliğe ekli (1) sayılı listenin 9. sırasında yer alan “Hakimler, savcılar” ibaresinin iptaline ilişkin kısmının aynen, dava konusu Yönetmeliğin 2. maddesinin 6. fıkrasının iptaline ilişkin kısmının açıklamalı olarak onanmasına, dava konusu Yönetmeliğin 5. maddesinin 5. fıkrasının son cümlesi ile 6. maddesinin 5. fıkrasının son cümlesinin iptaline ilişkin kısmının ise bozulmasına karar verilmiş ve Dairemiz kararının davanın reddine ve Yönetmeliğe ekli (1) sayılı listenin 9. sırasında yer alan “Hakimler, savcılar” ibaresi ile dava konusu Yönetmeliğin 2. maddesinin 6. fıkrasının iptaline ilişkin kısımları kesinleşmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 46. maddesinin 1. fıkrasında, Danıştay dava daireleri kararlarına karşı Danıştay’da temyiz yoluna başvurulabileceği; 2575 sayılı Danıştay Kanunu’nun 38. maddesinde, idari dava dairelerinden ilk derece mahkemesi olarak verilen kararların İdari Dava Daireleri Kurulunca temyizen inceleneceği hükme bağlanmış; 2577 sayılı Kanunun 49. maddesinin 4. fıkrasında ise Danıştay dava dairelerine, ilk derece mahkemesi olarak verdikleri kararların temyizen bozulması halinde ısrar olanağı tanınmamıştır.
Buna göre, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun bozma kararına uyularak bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
ESAS YÖNÜNDEN:
İlgili Mevzuat;
2429 sayılı Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanun’un 1. maddesinde; 1923 yılında Cumhuriyetin ilan edildiği 29 Ekim gününün Ulusal Bayram olduğu, resmi bayram günlerinin sayıldığı 2. maddesinin (A) bendinde; 23 Nisan gününün Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, 19 Mayıs gününün Atatürk’ü Anma ve Gençlik ve Spor Bayramı, 30 Ağustos gününün de Zafer Bayramı olduğu, anılan Kanun’un 4. maddesinde ise; ulusal ve resmi bayramlarda yapılacak törenlerin Milli Savunma, İçişleri, Dışişleri, Milli Eğitim, Gençlik ve Spor ve Kültür Bakanlıklarınca müştereken hazırlanacak bir yönetmelikle düzenleneceği kurala bağlanmıştır.
Dava konusu Yönetmeliğin, resmi bayram olan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın nasıl kutlanacağının düzenlendiği 5. maddesinde:
“(1) Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı 23 Nisan günü saat 08.00’de başlar ve saat 24.00’te son bulur.
(2) Milli Eğitim Bakanı, günün anlam ve önemini belirten mesajını medya aracılığıyla bildirir.
(3) Milli Eğitim Bakanı bir il törenine katılır.
(4) Atatürk anıt veya büstüne milli eğitim müdürlüğü tarafından çelenk konulur. Çelenk konulduktan sonra İstiklal Marşı ile birlikte bayrak göndere çekilir.
(5) Kutlama komitelerince hazırlanan programda yer alan diğer faaliyetler uygulanır. Programda tören geçişi ve tebrikata yer verilmez.” hükmü ile,
Resmi bayram olan Atatürk’ü Anma ve Gençlik ve Spor Bayramı törenlerinin düzenlendiği 6. maddesinde ise;
“(1) Atatürk’ü Anma ve Gençlik ve Spor Bayramı 19 Mayıs günü, Atatürk’ün 19 Mayıs 1919’da Samsun’da karaya çıktığı saat olan 07.00’de başlar ve saat 24.00’te son bulur.
(2) Gençlik ve Spor Bakanı, günün anlam ve önemini belirten mesajını medya aracılığıyla bildirir.
(3) Gençlik ve Spor Bakanı bir il törenine katılır.
(4) Atatürk anıt veya büstüne gençlik hizmetleri ve spor müdürlüğü, bulunmaması halinde mülki amirin görevlendireceği bir müdürlük tarafından çelenk konulur. Çelenk konulduktan sonra İstiklal Marşı ile birlikte bayrak göndere çekilir.
(5) Kutlama komitelerince hazırlanan programda yer alan diğer faaliyetler uygulanır. Programda tören geçişi ve tebrikata yer verilmez.” hükmü yer almaktadır.
Dava konusu Yönetmeliğin 5. maddesinin 5. fıkrasının son cümlesi ile 6. maddesinin 5. fıkrasının son cümlesinin incelenmesi:
Ulusal ve resmi bayramlarda yapılacak törenlere ilişkin dava konusu düzenlemelerin kanuni dayanağı olan 2429 sayılı Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanun’un 4. maddesi uyarınca, ulusal ve resmi bayramlarda yapılacak törenler konusunda düzenleme yapmak hususunda idarenin yetkisinin bulunduğu açıktır.
Bu kapsamda çıkarılan dava konusu Ulusal ve Resmi Bayramlar ile Mahalli Kurtuluş Günleri, Atatürk Günleri ve Tarihi Günlerde Yapılacak Tören ve Kutlamalar Yönetmeliği ile; ulusal bayram Cumhuriyet Bayramı ve resmi bayramlar Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, Atatürk’ü Anma ve Gençlik ve Spor Bayramı, Zafer Bayramı ile mahalli kurtuluş günleri, Atatürk günleri ve tarihi günlerin kutlanmasını sağlamak amacıyla yapılacak törenlerin ve kutlama ilkelerinin güncellenmesi ve tek bir yönetmelikte birleştirilmesinin amaçlandığı anlaşılmaktadır.
Dava konusu Yönetmeliğin 5. maddesinin 5. fıkrasının son cümlesinde, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramının kutlama programında tören geçişi ve tebrikata yer verilmeyeceği; 6. maddesinin 5. fıkrasının son cümlesinde ise, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma ve Gençlik ve Spor Bayramının kutlamalarında tören geçişi ve tebrikatın yer almayacağı düzenlenmiştir.
Söz konusu hükümlerin, 2429 sayılı Kanun’un 4. maddesi uyarınca ulusal ve resmi bayramlarda yapılacak törenler konusunda düzenleme yapmak bakımından verilen yetki kapsamında tesis edildiği ve dayanak 2429 sayılı Kanun’da anılan resmi bayramlarda tören geçişi ve tebrikatın yapılmasını zorunlu kılan bir düzenlemenin yer almadığı gözetildiğinde, düzenlemelerde üst hukuk normuna aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmaktadır.
Öte yandan, düzenleyici işlemlerin hukuki denetimi yapılırken, düzenlemelerin dayanağını teşkil eden üst normlar ile idare hukukunun temel ilkelerinin dikkate alınması gerekmekte olup, mülga Yönetmeliklerde bahse konu resmi bayramlarda tertip edilecek kutlamalarda tören geçişi ve tebrikata yer verileceğine ilişkin düzenlemenin, dava konusu Yönetmeliğe alınmamasının iptal sebebi olarak değerlendirilmesi mümkün değildir.
Bu itibarla; 2429 sayılı Kanun’un 4. maddesi uyarınca ulusal ve resmi bayramlarda yapılacak törenler konusunda düzenleme yapmak bakımından verilen yetki kapsamında, ulusal bayram, resmi bayramlar, mahalli kurtuluş günleri, Atatürk günleri ve tarihi günlerin kutlanmasını sağlamak amacıyla yapılacak törenlerin ve kutlama ilkelerinin belirlenmesi amacıyla düzenlenen Yönetmeliğin belirtilen maddelerinde, herhangi bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Dava konusu Yönetmeliğin 5. maddesinin 5. fıkrasının son cümlesi ile 6. maddesinin 5. fıkrasının son cümlesi yönünden DAVANIN REDDİNE,
2. İlk karardan önce yapılan yargılama giderlerine ilişkin olarak anılan kararda hüküm kurulmuş olması ve davanın netice olarak yine kısmen iptal, kısmen ret kararı ile sonuçlanmış olması nedeniyle anılan yargılama giderleri yönünden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına; temyiz aşamasında davacı tarafından yapılan ve ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, temyiz aşamasında davalı idare tarafından yapılan …TL yargılama giderinin yarısı olan …TL’nin davalı idare üzerinde bırakılmasına, yarısı olan …TL’nin ise davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
3. Davanın kısmen iptalle sonuçlanan ve kesinleşen kısmı için ilk kararda davacı lehine vekalet ücreti takdir edildiğinden, bu kararda davacı lehine yeniden vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
4. Davalı idare lehine ilk kararda hükmedilen vekâlet ücretinin kaldırılarak, işbu kararın verildiği tarihte yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen … TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
5. Posta gideri avansından artan tutar varsa kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde taraflara iadesine,
6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’na temyiz yolu açık olmak üzere, 26/10/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.