Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/1802 E. , 2022/4189 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2020/1802
Karar No : 2022/4189
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : …Valiliği / …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMLERİN_KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Mardin ili, Nusaybin ilçesi, …Mahallesi, …Sokak, No:…adresinde bulunan evin maliki olan davacı tarafından;14/03/2016 tarihinde ilan edilen sokağa çıkma yasağı sürecinde kendisine ait ev ve ev eşyalarında hasar meydana geldiği, evinin değer kaybına uğradığı, başka bir ev kiraladığından kira ödemek zorunda kaldığı ve manevi olarak yıprandığından bahisle, uğradığını ileri sürdüğü zararların karşılanması istemiyle yapılan başvurunun somut bilgi ve belge bulunmadığından bahisle reddine ilişkin Mardin Valiliği Zarar Tespit Komisyonu’nun …tarih ve …sayılı işleminin iptali ile Zarar Tespit Komisyonu tarafından yeniden belirlenecek miktarın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …İdare Mahkemesi’nin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararıyla; dava konusu işleminin hukuka uygunluk denetiminde, her bir istem yönünden ayrı ayrı değerlendirme yapılması gerektiği, davacının evde meydana gelen yapısal zararlar ve ev eşyasında meydana gelen zararlar ile evin değer kaybına ilişkin zararlarının karşılanması istemi yönünden; uyuşmazlıkta; 5233 sayılı Kanun kapsamında uğranılan zararların karşılanması istemiyle yapılan başvuru üzerine davalı idarece davacıya ait eve, içindeki eşyalara ve taşınmazda meydana gelen değer kaybına ilişkin olarak herhangi bir tespit, araştırma ve değerlendirme yapılmadığı, işlemin bu kısmının eksik incelemeye dayalı olarak tesis edildiği gerekçesiyle, dava konusu işlemin ev ve ev eşyasında meydana gelen zararlar ile evin değer kaybına ilişkin zararlarının karşılanması isteminin reddine ilişkin kısmının iptaline, davacının sokağa çıkma yasağı sürecinde ödemek zorunda kaldığı kira bedellerinin karşılanması istemi yönünden; 5233 sayılı Kanun’un muhtemel zararların karşılanmasına imkan tanımadığı, kira kaybına ilişkin zararın terör eylemi ya da terörle mücadeleden kaynaklanan olağanüstü gider olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle, dava konusu işlemin davacının sokağa çıkma yasağı sürecinde ödemek zorunda kaldığı kira ücretlerinin karşılanması isteminin zımnen reddine ilişkin kısmının iptali isteminin reddine, davacının süreç dolayısıyla uğradığını ileri sürdüğü manevi zararın karşılanması istemi yönünden; sokağa çıkma yasağının, bölücü terör örgütü mensuplarınca mayın ve patlayıcılarla tuzaklanmış hendek ve barikatları bertaraf etmek, vatandaşların can ve mal güvenliğini korumak ve kamu düzenini sağlamak amacıyla ilan edildiği, bölgede kamu düzeninin olağan hayatı kesintiye uğratacak şekilde bozulduğu, çatışmalı bölgelerden vatandaşların tahliyesi, gıda, sağlık ve barınma konularında gerekli tedbirlerin alındığı, manevi tazminata hükmedilebilmesi için aranan şartların somut olayda gerçekleşmediği gerekçesiyle, dava konusu işlemin, davacının manevi tazminat talebinin zımnen reddine ilişkin kısmının iptali istemi yönünden davanın reddine, davacının komisyon tarafından yeniden belirlenecek miktarın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesine ilişkin istemi yönünden; davacının başvurusu ile ilgili yapılacak araştırma ve inceleme neticesinde ortaya çıkan yeni duruma göre tazminat isteminin öncelikle Komisyon tarafından değerlendirilmesi gerektiğinden, bu aşamada komisyon tarafından belirlenecek miktara ilişkin olarak talep edilen faiz istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu … İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu, taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle tarafların istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacı tarafından, ödemek zorunda kaldığı kira bedellerinin muhtemel zarar olarak nitelenemeyeceği, kendi evinde kalamadığından ev kiralamak zorunda kaldığı, bu kaleme ilişkin zararın kendisine ödenmesi gerektiği, davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin ve yargılama giderlerinin davalı ile paylaştırılmasının hatalı olduğu iddialarıyla Bölge İdare Mahkemesi kararının aleyhine olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından, davacının zararını ortaya koyacak somut bilgi ve belge sunmadığı iddiasıyla Bölge İdare Mahkemesi kararının aleyhine olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Taraflarca, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının kısmen gerekçeli olarak onanması, kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Mardin ili, Nusaybin ilçesi, …Mahallesi, …Sokak, No:…adresinde bulunan evin maliki olan davacı tarafından; 14/03/2016 tarihinde ilan edilen sokağa çıkma yasağı sürecinde meydana gelen olaylar nedeniyle evinin ve ev eşyalarının hasara uğradığı, evinin değer kaybettiği, başka bir ev kiraladığından kira ödemek zorunda kaldığı, süreçte manevi olarak yıprandığından bahisle uğradığını ileri sürdüğü zararların karşılanması istemiyle 14/03/2016 tarihinde yapılan başvurunun, zararı ispatlayacak somut bilgi ve belge sunulmadığından bahisle reddine ilişkin Mardin Valiliği Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zarar Tespit Komisyonu’nun …tarih ve …sayılı işleminin iptali ile Zarar Tespit Komisyonu tarafından yeniden belirlenecek miktarın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
27/07/2004 tarihli ve 25535 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun’un 1. maddesinde, ”Bu Kanunun amacı, terör eylemleri veya terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle maddî zarara uğrayan kişilerin, bu zararlarının karşılanmasına ilişkin esas ve usulleri belirlemektir.”; 2. maddesinin 1. fıkrasında, ”Bu Kanun, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 1 inci, 3 üncü ve 4 üncü maddeleri kapsamına giren eylemler veya terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle zarar gören gerçek kişiler ile özel hukuk tüzel kişilerinin maddî zararlarının sulhen karşılanması hakkındaki esas ve usullere ilişkin hükümleri kapsar.”; 7. maddesinde, ”Bu Kanun hükümlerine göre sulh yoluyla karşılanabilecek zararlar şunlardır: a) Hayvanlara, ağaçlara, ürünlere ve diğer taşınır ve taşınmazlara verilen her türlü zararlar, b) Yaralanma, engelli hâle gelme ve ölüm hâllerinde uğranılan zararlar ile tedavi ve cenaze giderleri, c) Terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle kişilerin mal varlıklarına ulaşamamalarından kaynaklanan maddî zararlar”; 8. maddesinin 1. fıkrasında, ”7 nci maddede belirtilen zararlar, zarar görenin beyanı, adlî, idarî ve askerî mercilerdeki bilgi ve belgeler göz önünde tutularak olayın oluş şekli ve zarar görenin aldığı tedbirlere göre, zarar görenin varsa kusur veya ihmalinin de göz önünde bulundurulması suretiyle, hakkaniyete ve günün ekonomik koşullarına uygun biçimde komisyon tarafından doğrudan doğruya veya bilirkişi aracılığı ile belirlenir.” hükümleri düzenlenmiştir.
5233 sayılı Kanun, idarenin terör olaylarına dayalı kusursuz sorumluluk alanını genişleten, oluşan zararların yargı yoluna başvurmadan sulh yoluyla ödenmesini öngören, bu yönüyle uyuşmazlığın sadece maddi zararlara ilişkin kısmının yargı dışı alternatif bir yöntemle giderilmesini sağlayan, ancak manevi zararların karşılanmasını da engellemeyen nitelikte bir Kanundur.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge İdare Mahkemesi Kararının, Dava Konusu İşlemin Davacının Ev ve Ev Eşyasında Meydana Gelen Yapısal Zararlar İle Evin Değer Kaybına İlişkin Zararlarının Karşılanması İsteminin Reddine İlişkin Kısmının İptali Yolunda Verilen İdare Mahkemesi Kararına Yönelik Yapılan İstinaf Başvurusunun Reddine İlişkin Kısım İle Davacının Komisyon Tarafından Yeniden Belirlenecek Miktarın Olay Tarihinden İtibaren İşletilecek Yasal Faiziyle Birlikte Ödenmesine Karar Verilmesine İlişkin İstemi Hakkında Karar Verilmesine Yer Olmadığı Yolunda Verilen İdare Mahkemesi Kararına Yönelik Yapılan İstinaf Başvurusunun Reddine İlişkin Kısımlarının İncelenmesi:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın belirtilen kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Bölge İdare Mahkemesi Kararının, Dava Konusu İşlemin Davacının Manevi Tazminat İsteminin Zımnen Reddine İlişkin Kısmının İptali İsteminin Reddi Yolunda Verilen İdare Mahkemesi Kararına Yönelik Yapılan İstinaf Başvurusunun Reddine İlişkin Kısmının İncelenmesi:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dava konusu uyuşmazlıkta, davacının dava dilekçesinde genel hükümlere göre manevi tazminat ödenmesi isteminde bulunmadığı, uğradığını iddia ettiği manevi zarara karşılık olarak da herhangi bir tazminat miktarı göstermediği, 5233 sayılı Kanun’da ise manevi tazminatın bu Kanun kapsamında karşılanmasına ilişkin herhangi bir hükme yer verilmediği anlaşıldığından, Bölge İdare Mahkemesi kararının, dava konusu işlemin, davacının manevi tazminat isteminin zımnen reddine dair kısmının iptali isteminin reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına yönelik yapılan istinaf başvurusunun reddine dair kısmında sonucu itibarıyla isabetsizlik görülmemiştir.
Temyizen incelenen karar sonucu itibarıyla usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Bölge İdare Mahkemesi Kararının, Dava Konusu İşlemin Davacının Sokağa Çıkma Yasağı Sürecinde Ödemek Zorunda Kaldığı Kira Bedellerinin Karşılanması İsteminin Zımnen Reddine İlişkin Kısmının İptali İsteminin Reddi Yolunda Verilen İdare Mahkemesi Kararına Yönelik Yapılan İstinaf Başvurusunun Reddine İlişkin Kısmının İncelenmesi:
5233 sayılı Kanun’un 7. maddesinin “c” bendinde, terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle kişilerin mal varlıklarına ulaşamamalarından kaynaklanan maddî zararların Kanun kapsamında karşılanacağının belirtildiği, davacının da terörle mücadele amacıyla ilan edilen sokağa çıkma yasağının uygulandığı süreçte evinde ikamet edememesinden dolayı başka bir ev kiralayarak hayatını idame ettirmeye çalıştığı yönünde iddiada bulunduğu, böyle bir durum söz konusu ise davacının evine dönemediği süre boyunca malvarlığına ulaşamadığının kabulünün gerekeceği, bunun yanında davacı tarafından ödendiği iddia edilen kira bedellerinin muhtemel değil gerçek ve kesin bir zarar olduğu, kira bedellerine ilişkin zararın; davacı tarafından bilgi ve belge sunulması halinde bilgi-belgelere göre, sunulmaması halinde ise hakkaniyete ve günün ekonomik koşullarına uygun biçimde doğrudan doğruya veya bilirkişi aracılığı ile komisyon tarafından belirlenebileceği görüldüğünden; Bölge İdare Mahkemesi kararının, kira kaybının muhtemel zarar olduğu, 5233 sayılı Kanun kapsamında karşılanamayacağı gerekçesiyle, dava konusu işlemin davacının sokağa çıkma yasağı sürecinde ödemek zorunda kaldığı kira bedellerinin karşılanması isteminin zımnen reddine ilişkin kısmının iptali isteminin reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına yönelik davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısmında hukuki isabet görülmemiştir.
Nitekim, benzer bir olayda, terör olayları nedeniyle ilan edilen sokağa çıkma yasakları (2015 ve 2016 yılları) döneminde evini kiraya verememesinden dolayı oluşan gelir kaybının karşılanması istemiyle Zarar Tespit Komisyonuna yapılan başvurunun, “karşılanması istenilen zararın muhtemel zarar olduğundan bahisle” reddedilmesi üzerine, anılan kararın iptali istemiyle açılan davada, İdare Mahkemesince de aynı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi üzerine, Anayasa Mahkemesine mülkiyet ve adil yargılanma haklarının ihlal edildiğinden bahisle yapılan bireysel başvuru sonucunda verilen 15/06/2022 tarih ve Başvuru No:2019/37252 sayılı kararda; zararın miktarının tam olarak bilinmemesinin zararın muhtemel olduğu anlamına gelmediği, zararın hesaplanabilir olmasının tazmin yükümlülüğünün doğması için yeterli olduğu, kullanılabilir durumda olan bir eve erişimin engellenmesinin evin kullanımından kaynaklanan ekonomik yarar tutarınca zararın ortaya çıkmasına yol açacağı, böyle bir durumda zararın miktarının hesaplanmasında belli ölçüde güçlüklerle karşılaşılabilirse de zararın muhtemel olduğunun ifade edilmesinin makul bir yorum olarak görülemeyeceği gerekçesiyle İdare Mahkemesinin zararın miktarının hesaplanmasını ve giderim sağlanmasını engelleyen yorumu nedeniyle başvurucunun Anayasa’nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkı ile bağlantılı olarak Anayasa’nın 40. maddesinde düzenlenen etkili başvuru hakkının ihlal edildiğine karar verilmiştir.
Buna göre; Zarar Tespit Komisyonu tarafından; davacının sokağa çıkma yasağı sürecinde yaşanan çatışmalar dolayısıyla evinde ikamet edemediğinden başka bir ev kiraladığı yönündeki iddiası araştırıldıktan sonra, eğer böyle bir durum söz konusu ise; davacı tarafından bilgi ve belge sunulduğu takdirde bilgi ve belgelere göre, sunulmaz ise piyasa rayici esas alınarak ödediğini iddia ettiği kira bedellerine karşılık uygun bir miktarın davacıya ödenmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE, davalı idarenin temyiz isteminin REDDİNE,
2. …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı temyize konu kararının; dava konusu işlemin davacının ev ve ev eşyasında meydana gelen yapısal zararlar ile evin değer kaybına ilişkin zararların karşılanması isteminin reddine ilişkin kısmının iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına yönelik yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısmı ile davacının komisyon tarafından yeniden belirlenecek miktarın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesine ilişkin istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığı yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına yönelik yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısımlarının ONANMASINA, dava konusu işlemin davacının manevi tazminat isteminin zımnen reddine ilişkin kısmının iptali isteminin reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına yönelik yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısmının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA, dava konusu işlemin davacının sokağa çıkma yasağı sürecinde ödemek zorunda kaldığı kira bedellerinin karşılanması isteminin zımnen reddine ilişkin kısmının iptali isteminin reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına yönelik yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısmının BOZULMASINA,
3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 28/09/2022 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.