Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/2088 E. , 2022/4058 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2020/2088
Karar No : 2022/4058
DAVACI : … Özel Sağlık İşletmeleri Derneği
VEKİLİ : Av. …
DAVALI : … Bakanlığı / ANKARA
VEKİLLERİ : Hukuk Müşaviri …
Hukuk Müşaviri …
DAVANIN_KONUSU : Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünce hazırlanan “Sağlık Hizmeti Sunucularının Basamaklandırılması” konulu, 31/05/2019 tarihli ve 2019/10 sayılı Genelgenin;
a) Konunun Yönetmelik ile düzenlenmesi gerektiği, Genelge ile düzenlenmesinin hukuka aykırı olduğu iddia edilerek tamamının,
b) “III. Üçüncü Basamak Sağlık Kurumları” başlıklı kısmının (4), (5) ve (6) numaralı paragrafları ile “Üçüncü Basamak Sağlık Kurumlarının Alt Grup Koşul ve Standartları, İzleme ve Değerlendirme Kriterleri”ni düzenleyen Ek-1 sayılı ekinin iptali istenilmektedir.
DAVACININ_İDDİALARI : Davacı tarafından; dava konusu Genelgenin 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 70. maddesine dayanılarak hazırlandığı, ancak normlar hiyerarşisinde genelgelerin bir yönetmeliğe dayalı olarak hazırlanması gerektiği ve yönetmelik hükümlerine açıklık getirilmek suretiyle uygulamaya geçirilmesinin amaçlandığı, dolayısıyla yönetmelik ile düzenlenmesi gereken bir konunun genelge ile düzenlenmesinin açıkça hukuka aykırı olduğu, 5510 sayılı Kanun’un 70. maddesinden ve Anayasa’nın 124. maddesinden anlaşılması gerekenin, 5510 sayılı Kanun’un uygulanması bakımından tüm sağlık hizmeti sunucularının birinci, ikinci ve üçüncü basamak olarak basamaklandırılması gerektiği, bu basamaklandırmanın nasıl yapılacağına dair hiçbir yasal düzenlemenin bulunmadığı, bu sebeple Anayasanın 124. maddesinin verdiği yetki ile bir yönetmelik çıkarılarak kanunun uygulanmasının sağlanması gerektiği, tüm sağlık kuruluşlarının tesis, hizmet, personel kıstaslarını belirlemeye ve sağlık kurum ve kuruluşlarını sınıflandırmaya ilişkin yönetmelik çıkarmanın 3359 sayılı Kanun’un 9. maddesinin (c) bendinin de bir gereği olduğu, Genelge ile yapılan bu basamaklandırmanın 5510 sayılı Kanun’un amacından çok 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 355. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 3359 sayılı Kanun’un 9. maddesinin (c) bendi çerçevesinde bir düzenleme olduğu, Genelgenin bu yönüyle belirtilen amacından başka bir amaç için hazırlandığı sonucunu ortaya koyduğu, düzenleyici işlemin hangi amaçla çıkarıldığının net bir şekilde anlaşılması gerektiği, Genelgenin amacı konusundaki bu hukuka aykırılık nedeniyle de tamamının iptalinin gerektiği, 5510 sayılı Kanun’un 70. maddesinde açıkça üç basamaklı bir basamaklandırma öngörüldüğü, üçüncü basamak hastanelerde 3A ve 3B ayrımına gidilmesinin Kanun’un 70. maddesine aykırı olduğu, düzenleme ile özel hastanelerin üçüncü basamak olmasının imkânsız hale getirildiği, Genelgenin dayanağı mevzuata ve eşitlik ilkesine aykırı olduğu iddia edilmektedir.
DAVALININ_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından; usul yönünden, Genelgenin davacı Dernek üyelerinin hangi sebeple ve ne şekilde menfaatini ihlal ettiğinin açıklığa kavuşturulmadığı, davanın ehliyet yönünden reddi gerektiği, esas yönünden, Sağlık Uygulama Tebliğinde, kapsama dahil olan hak sahiplerinin sağlık hizmetlerinden yararlanmasına ve bu hizmetin bedelinin ödenmesine ilişkin esas ve usullerin düzenlendiği, sağlık hizmet sunucularının bulunduğu basamağın, fiyatlandırma ve ödeme işleminin yapılıp yapılmamasına esas alınmakta olduğu, sağlık hizmetlerinin koruyucu, tedavi edici ve rehabilite edici hizmetler olarak üç ana başlık altında sınıflandırılması da dikkate alınarak dava konusu Genelgenin hazırlandığı ve uygulamaya konulduğu, kamu sağlığının korunması ve nitelikli sağlık hizmeti sunumunun sağlanması amacıyla yürürlüğe konulan dava konusu düzenlemenin üst hukuk normlarına uygun olduğu, Genelge’de üçüncü basamak sağlık kurumlarının, ilgili mevzuatında tanımlanan ileri teknik ve özel tedavi gerektiren hastalıklar için yüksek teknoloji içeren ve/veya eğitim ve araştırma hizmetlerinin verileceği alt yapıya sahip sağlık kurumları olarak tanımlandıktan sonra kendi içerisinde 3A ve 3B grubu hastane olarak ikiye ayrıldığı, özel hastanelerin basamaklandırılmasında eşitsizlik veya hukuka aykırılık bulunmadığı, kamu yararı ve hizmetin gereklerine uygun olarak tesis edilmiş olan dava konusu düzenlemede hukuka aykırılık bulunmadığı savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ : Dava, Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından yayımlanan “Sağlık Hizmeti Sunucularının Basamaklandırılması” konulu 31.5.2019 gün ve 2019/10 sayılı Genelgenin konunun Yönetmelik ile düzenlenmesi gerektiği, Genelge ile düzenlenmesinin hukuka aykırı olduğu iler sürülerek tamamının ve “III. Üçüncü Basamak Sağlık Kurumları” başlıklı kısmının (4), (5) ve (6) numaralı paragrafları ile (1) numaralı Eki “Üçüncü Basamak Sağlık Kurumlarının Alt Grup Koşul ve Standartları, İzleme ve Değerlendirme Kriterleri”nin iptali istemiyle açılmıştır.
Davalı İdare tarafından usüle ilişkin olarak ileri sürülen iddialar yerinde görülmeyerek, işin esasının incelenmesine geçilmiştir.
Öte yandan; dava konusu düzenlemenin davalı Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından yayımlanan “Sağlık Hizmeti Sunucularının Basamaklandırılması” konulu 11.11.2019 gün ve 2019/18 sayılı Genelge ile yürürlükten kaldırıldığı dikkate alındığında, davanın konusunun kalmadığı sonucuna varılmaktadır.
Bu itibarla, davacı Derneğe yönelik subjektif nitelikte bir uygulama işleminin iptali isteminin de bulunmaması nedeniyle, konusu kalmayan bu dava hakkında karar verilmesine yer bulunmamaktadır.
Öte yandan; Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünce hazırlanan “Sağlık Hizmeti Sunucularının Basamaklandırılması” konulu 2019/18 sayılı Genelgenin tamamının iptali istemiyle açılan davada, Danıştay Onuncu Dairesinin 2020/300 esasına kayıtlı dosyada, “dava konusu düzenlemenin, sağlık hizmeti sunucularının basamaklandırılmasına ilişkin yeni koşul ve standartlar getirmesi, sınıflandırmaya ilişkin uygulamayı belirleyen temel esaslar içermesi, düzenlenen hususların kamuyu yakından ilgilendirmesi nedeniyle bu düzenlemelerin ancak bir yönetmelikle yapılması gerektiği sonucuna varılmış, genelge adı altında bir işlemle düzenleme yapılmasında hukuka uyarlık bulunmamıştır.“ gerekçesiyle yürütmenin durdurulmasına karar verilmiştir.
Açıklanan nedenle, konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
USUL YÖNÜNDEN:
Tüzüğü incelendiğinde, özel sağlık işletmeleriyle ilgili olarak faaliyet gösterdiği ve bu işletmeler arasında iletişim ve yardımlaşmayı artırma amacıyla kurulduğu anlaşılan davacı Derneğin, sağlık hizmetlerinin kalitesini yükseltmek ve sağlık hizmeti alan kişilerin daha iyi hizmet alabilmelerini sağlamak için üye işletmelere rehberlik yapmak şeklinde etkinlikte bulunduğu da dikkate alındığında, sağlık hizmeti sunucularının basamaklandırılması amacıyla çıkarılan 31/05/2019 tarihli ve 2019/10 sayılı Genelge’nin iptali istemiyle görülmekte olan davayı açmakta hukuki menfaatinin bulunduğu sonucuna varıldığından, davalı idarenin ehliyet itirazı yerinde görülmemiştir.
ESAS YÖNÜNDEN:
Dava, Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünce hazırlanan “Sağlık Hizmeti Sunucularının Basamaklandırılması” konulu, 31/05/2019 tarihli ve 2019/10 sayılı Genelgenin; konunun Yönetmelik ile düzenlenmesi gerektiği, Genelge ile düzenlenmesinin hukuka aykırı olduğu iddia edilerek tamamının ve “III. Üçüncü Basamak Sağlık Kurumları” başlıklı kısmının (4), (5) ve (6) numaralı paragrafları ile “Üçüncü Basamak Sağlık Kurumlarının Alt Grup Koşul ve Standartları, İzleme ve Değerlendirme Kriterleri”ni düzenleyen Ek-1 sayılı ekinin iptali istemiyle açılmıştır.
Dava konusu Genelge, davalı idare tarafından hazırlanan “Sağlık Hizmeti Sunucularının Basamaklandırılması” konulu, 11/11/2019 tarih ve 2019/18 sayılı Genelge ile yürürlükten kaldırılmıştır.
Bu durumda; dava konusu düzenlemenin yürürlükten kaldırılmış olması karşısında, konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Öte yandan, davacı tarafından dava dilekçesinde duruşma yapılması talebinde bulunulmuş ise de; dava konusu Yönetmeliğin yürürlükten kaldırılmış olması nedeniyle işin esasına geçilerek karar verilmesine olanak bulunmadığından, yargılamanın makul süre içinde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını kapsayan Anayasa hükümleri ile usul ekonomisi ilkesi göz önüne alınarak duruşma yapılmasına gerek görülmemiştir. (Nitekim Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 23/11/2020 tarih ve E:2019/2658, K:2020/2485 sayılı kararı da bu yöndedir.)
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Konusu kalmayan dava hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2. Davanın açılmasına davalı idarece sebebiyet verildiğinden, ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen … TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 21/09/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.