Danıştay Kararı 10. Daire 2020/5611 E. 2021/368 K. 10.02.2021 T.

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2020/5611 E.  ,  2021/368 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2020/5611
Karar No : 2021/368

TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- …
2- …
3- …
4- … ( Velayeten …)

VEKİLLERİ : Av. …

TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- … Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ: I.Huk. Müş. Yrd. V. …
2- … Valiliği / …
VEKİLİ: Av. …

İSTEMLERİN_KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının taraflarca aleyhlerine ilişkin kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İstanbul ili, Beşiktaş ilçesinde bulunan “…” isimli gece kulubüne 01/01/2017 tarihinde yapılan silahlı saldırıda davacıların babası, çocuğu ve kardeşi olan …’nin hayatını kaybetmesi nedeniyle olayda idarenin hizmet kusurunun bulunduğundan bahisle, müteveffanın kızı … için 500,00 TL maddi, (Mahkeme kararında sehven 500.000,00 TL yazılmıştır.) 750.000,00 TL manevi, annesi … için 350.000,00 TL manevi, kardeşleri … ve … için ayrı ayrı 75.000,00 TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; müteveffanın ölümü nedeniyle maddi tazminat ödenmesi için 02/03/2017 tarihinde İstanbul Valiliği’ne yapılan başvurunun reddine ilişkin İstanbul Valiliği Zarar Tespit Komisyonu Başkanlığının 13/04/2018 tarihli kararının iptali istemiyle babası ve diğer iki kardeşi tarafından açılan davada, … İdare Mahkemesinin kararı ile Komisyon kararının iptal edildiği, bu nedenle idarece yapılacak hesaplamada bulunacak tutarın ölenin birinci derecede alt soyu olan kızı davacı …’ye ödenecek olması karşısında bu davada tazmini gereken maddi tazminatın bulunmadığı gerekçesiyle maddi tazminat isteminin reddine, terör saldırısının toplumun bütününe yönelik olduğu, davalı idarenin ayrıca hizmet kusurunun bulunup bulunmadığı hususundan bağımsız olarak sosyal risk ilkesi kapsamında davalı idarelerce manevi zararların tazmini gerektiği gerekçesiyle, müteveffanın kızı … için 200.000,00 TL, annesi … için 25.000,00 TL, iki kardeşinin her biri için 25.000,00 TL manevi tazminatın başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine fazlaya ilişkin manevi tazminat istemlerinin reddine, duruşmalı işler için belirlenen 22.450,00 TL nispi vekalet ücretinin davalı idareler tarafından davacılara verilmesine, reddedilen maddi ve manevi tazminat talepleri üzerinden ayrı ayrı takdir edilen (2.075,00 TL x2) toplam 4.150,00 TL vekalet ücretinin davacılar tarafından davalı idarelere verilmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu … İdare Mahkemesi kararının maddi tazminat isteminin reddi, manevi tazminat istemlerinin kısmen reddi, kısmen kabulüne ilişkin kısımlarında kanunda sayılan kaldırma nedenleri bulunmadığından, tarafların bu kısımlara yönelik istinaf istemlerinin reddine, İdare Mahkemesince toplam 1.250.000,00 TL manevi tazminat isteminin 275.000,00 TL’lik kısmının kabul edildiği, anılan miktar üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesince belirlenen 22.450,00 TL nispi vekalet ücretinin davalı idarelerce davacılara ödenmesine karar verildiği, ancak reddedilen manevi tazminat miktarı üzerinden davalılar lehine duruşmalı işler için belirlenen 2.075,00 TL vekalet ücretine hükmedildiği, reddedilen manevi tazminat miktarı üzerinden davalılar lehine (davacılar lehine hükmedilen miktarı geçmemek üzere) nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle kararda bulunan 2.075,00 TL vekalet ücretinin davacılar tarafından davalı idarelere ödenmesine ibaresinin kaldırılarak, 22.450,00 TL nispi vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı idarelere verilmesi şeklinde düzeltilmesine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından, idarenin kusuru olup olmadığı araştırmasının yapılmadığı, maddi tazminat sorumluluğunun 5233 sayılı Kanun’la sınırlı olmadığı, idarenin hizmet kusurunun bulunduğu, takdir edilen manevi tazminat miktarlarının düşük olduğu ileri sürülmüştür. Davalı İçişleri Bakanlığı tarafından, olayın münferit bir terör eylemi olduğu, hizmet kusurlarının bulunmadığı, 5233 sayılı Kanuna göre manevi tazminata hükmedilemeyeceği, takdir edilen miktarın fahiş olduğu ileri sürülmektedir. Davalı İstanbul Valiliği tarafından, kusurlu veya kusursuz sorumluluklarının bulunmadığı, takdir edilen miktarın fahiş olduğu, manevi tazminata faiz yürütülemeyeceği ileri sürülmektedir.

TARAFLARIN_SAVUNMASI : Davalı İçişleri Bakanlığı tarafından, davacıların temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmuştur. Davalı İstanbul Valiliği tarafından, maddi tazminat istemlerinin 5233 sayılı Kanun çerçevesinde belirlenmesi gerektiği, hizmet kusurunun bulunmaması nedeniyle tazminat yükümlülüklerinin olmadığı, hükmedilen manevi tazminat miktarlarının fahiş olduğu savunulmuştur. Davacılar tarafından, savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Kararın, maddi tazminat isteminin reddi kısmının onanması, manevi tazminat istemlerinin kısmen reddi kısmen kabulü kısmının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
A-) Temyize konu kararın, İdare Mahkemesi kararının maddi tazminat isteminin reddine, manevi tazminat istemlerinin çocuk ve kardeşler yönünden kısmen reddine ilişkin kısımlarına karşı yapılan istinaf başvurularının reddi ile vekalet ücretine ilişkin kısmının incelenmesi;
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın, maddi tazminat isteminin reddine, manevi tazminat istemlerinin çocuk ve kardeşler yönünden kısmen reddine ve vekalet ücretine ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
B-) Temyize konu kararın, İdare Mahkemesi kararının manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne ilişkin kısmına karşı yapılan istinaf başvurularının reddine ilişkin kısmının incelenmesi;
Manevi zarar; kişinin fizik yapısının ve iç huzurunun bozulmasını, yaşama gücünün ve sevincinin azalmasını, kişilik haklarının zedelenmesini, şeref ve haysiyetinin rencide edilmesini, ölüm veya uğranılan diğer cismani zarar nedeniyle duyulan acı ve ızdırabı, kişinin günlük yaşamını zorlaştıran belli ağırlıktaki her türlü üzüntü ve sıkıntıyı ifade etmektedir. Kendisinin veya yakınlarının uğradığı tecavüz, saldırı veya meydana gelen bir ölüm olayı sonucunda; fiziki veya manevi acılar duyan, ruhsal dengesi bozulan, yaşama sevinci azalan kişinin manevi yönden zarara uğramış olduğu kabul edilmektedir.
Manevi tazminat, kişinin mal varlığında meydana gelen eksilmeyi gidermeye yönelik bir tazmin aracı değil, manevi değerlerinde bir eksilme meydana gelen ve yaşama sevinci ve zevki azalan kişinin manen tatminini sağlamaya yönelik bir tazmin aracıdır. Manevi zararın başka türlü giderim yollarının bulunmayışı veya yetersiz kalışı manevi tazminatın parasal olarak belirlenmesini zorunlu kılmaktadır. Manevi tazminat, olay nedeniyle duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa hafifletmeyi amaçlar. Belirtilen niteliği gereği manevi tazminatın, zenginleşmeye yol açmayacak şekilde belirlenmesi ve tam yargı davalarının niteliği gereği takdir edilecek manevi tazminat miktarının, olayın ağırlığını ortaya koyacak, hukuka aykırılığı özendirmeyecek, bir başka ifade ile benzeri olayların bir daha yaşanmaması için caydırıcı ve aynı zamanda cezalandırıcı bir miktarda olması gerekmektedir.
5233 sayılı Kanun’da açıkça manevi tazminat ödenmesini engelleyen bir hüküm bulunmadığından, sosyal risk ilkesine dayalı olarak manevi tazminata hükmedilmesinin önünde bir engel bulunmamaktadır.
Bakılan uyuşmazlıkta meydana gelen terör olayından yakınlarını kaybeden davacıların elem ve acı duyması nedeniyle oluşan bu manevi zararın sosyal risk ilkesi gereği tazmini gerekmekle birlikte, İdare Mahkemesi tarafından davanın kısmen kabulü ile müteveffanın kızı … için 200.000,00 TL, kardeşleri … ve … için ayrı ayrı 25.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesinin, olayın oluş şekline göre zenginleşmeye sebep olacak miktarda fazla olduğu görüldüğünden, manevi tazminatın amaç ve niteliği de dikkate alınarak olay karşısında duyulan acıyla da orantılı olacak şekilde yeniden manevi tazminat takdiri yapılması gerektiği, manevi tazminat istemlerinin anne … için 25.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesinin ise hakkaniyet gereği aynı nitelikteki olaylar sebebiyle takdir edilen miktarlar dikkate alındığında yetersiz olduğu sonucuna varılmıştır.
Bununla birlikte; benzer olaylar nedeniyle yaşamını yitiren şahısların yakınları tarafından açılan davalarda ilk derece mahkemeleri tarafından hükmedilen, eş için 50.000,00 TL, çocuk için 50.000,00 TL, anne ve baba için 30.000,00 TL ve kardeşler için 15.000,00 TL manevi tazminat miktarları, Dairemizin E:2019/4967, K:2020/970 ve E:2019/8249, K:2020/3966 sayılı kararları ile zenginleşmeye yol açmayacak, hakkaniyetli ve Dairemiz içtihatlarına uygun bulunduğundan onanmış olup, Bölge İdare Mahkemesince davacıların manevi tazminat istemleri hakkında Dairemizin bu kararları emsal alınarak yeniden hüküm kurulması gerekmektedir.
Bu itibarla, İdare Mahkemesi kararının manevi tazminat istemlerinin, kısmen kabulüne ilişkin kısmına karşı taraflarca yapılan istinaf başvurularının reddine ilişkin temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin kararında bu yönüyle hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Tarafların temyiz istemlerinin kısmen reddine, kısmen kabulüne,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, İdare Mahkemesi kararının maddi tazminat isteminin reddine, manevi tazminat isteminin çocuk ve kardeşler yönünden kısmen reddine ilişkin kısımlarına karşı yapılan istinaf başvurularının vekalet ücreti yönünden düzeltilerek reddine ilişkin kısımlarının ONANMASINA,
3. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, İdare Mahkemesi kararının, manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne ilişkin kısmına karşı yapılan istinaf başvurularının reddine ilişkin kısmının BOZULMASINA,
4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 10/02/2021 tarihinde kesin olarak, oy birliğiyle karar verildi.