Danıştay Kararı 10. Daire 2020/6830 E. 2021/2293 K. 17.05.2021 T.

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2020/6830 E.  ,  2021/2293 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2020/6830
Karar No : 2021/2293

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : …Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMLERİN KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :

Dava konusu istem: Davacı tarafından, Aksaray ili, Gülağaç ilçesi, …köyünde adına kayıtlı taşınmazların da içinde yer aldığı alanda 3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu kapsamında yapılan arazi toplulaştırma işlemi sonucunda kadastral taşınmazları ile yeni tahsis edilen taşınmazlar arasındaki verim farkından kaynaklandığı iddia edilen 291.033,62 TL değer kaybının tahsiline karar verilmesi istenilmektedir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararıyla, toplulaştırma işlemleri sonrasında parsel maliklerine eşdeğer yer verilmemesi durumunda oluşan hukuka aykırılıkların ancak ilgili idaresince hakkaniyete uygun bir çözüm taşımak kaydıyla söz konusu işlemin geri alınması, ortadan kaldırılması veya yeni bir işlem tesis edilmesi ile ya da yargı kararıyla işlemin iptali yoluyla giderilebilmesinin mümkün olduğu, toplulaştırma işlemine yönelik hukuka aykırılık iddialarının tazminat müessesi ile giderilmesinin mümkün olmadığı, iptali için dava açılmayan ve idarece de geri alınmayan toplulaştırma uygulamasına dair işlemin hukuka uygunluk karinesinden yararlandığı, Danıştay Onuncu Dairesinin E:2016/3383 sayılı dava dosyasında davacının taşınmazlarını da kapsayan alanın uygulama alanı olarak belirlenmesine dair işlem ile dayanağı işlemin hukuka aykırı bulunarak iptal edilmesi halinde uygulama işlemi dayanaksız kalacağından kök parsellere dönüleceği hal böyle iken idarenin tazminat yükümlülüğünün şartlarının somut olayda gerçekleşmediğinin anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: …Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararıyla, mahallinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda dosyaya sunulan bilirkişi raporu ile dosyada mevcut bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, Kanunda öngörülen dağıtım ilke ve esasları ile teknik gereklilikler yerine getirilirken arazi toplulaştırmasına temel teşkil eden arazi çalışmalarının tekniğine göre yapılmadığı, arazi derecelendirilmesinde denkliğin sağlanmadığı, eski ve yeni parsellerin eş değer hale getirilemediği, davacının eski parselleri ile yeni tahsis edilen parseller arasında verim farkı bulunduğu, bazı parsellerin tarımsal elverişlilik açısından uygun olmadığı, yeni tahsis edilen arazilerin her ne kadar yüz ölçüm alanı olarak artmış görünse de verimlilik ve toplulaştırma mantığına uygun olmadığı, …blok, …parsel ve …blok, …parsel sayılı taşınmazlarda (ifrazdan önceki …blok parsel) …TL hak kaybı yaşandığı anlaşıldığından toplulaştırma işleminin hukuka aykırı yönleri nedeniyle oluşan bu zararın davalı idarelerce davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, …İdare Mahkemesince verilen …tarih ve E:…, K:…sayılı kararın, davacının tazminat isteminin 32.872,89 TL’lik bölümünün reddine yönelik kısmının kaldırılmasına, 32.872,89 TL tazminat bedelinin dava tarihi olan 02/02/2018 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idareden alınarak davacıya ödenmesine, …İdare Mahkemesince verilen …tarihli, E:…, K:…sayılı kararın, geri kalan tazminat istemine yönelik kısmına ilişkin davacının istinaf isteminin ise gerekçeli olarak reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacı tarafından, taşınmazları üzerinden otoyol geçeceği için yola isabet eden kısımlarının kamulaştırılarak bedellerinin ödenmesi gerekirken 3083 sayılı Kanun uyarınca toplulaştırma kararı alındığı, yapılan toplulaştırma işlemi sonucunda eski taşınmazları ile yeni tahsis edilen taşınmazlar arasında ciddi verim farkının olduğu, verim farlılığından kaynaklanan maddi zararının ödenmesi gerektiği halde mahkemece eksik bilirkişi raporuna dayanılarak verilen tazminat miktarının zararı karşılamaktan uzak kaldığı, bu nedenle mahkeme kararının tazminat isteminin reddine ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. Davalı idare tarafından, arazi toplulaştırmasına ilişkin uygulamaların 3083 sayılı Kanun, Uygulama Yönetmeliği ve Teknik Talimat hükümleri uyarınca gerçekleştirildiği, davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu, bu nedenlerle temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının kabule ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

TARAFLARIN SAVUNMALARI : Davacı tarafından, davalı idarenin temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmakta olup, davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …

DÜŞÜNCESİ : Davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile davanın kanuni süresinde açılmadığı anlaşılmakla Bölge İdare Mahkemesi kararının davanın kısmen kabulü yönünde verilen kısmının bozulması, davacı temyiz istemini reddi ile kararın redde ilişkin kısmının süreaşımı olduğundan bahisle gerekçe değiştirilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosyanın tekemmül ettiği görüldüğünden davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmeyerek işin esasına geçildi, gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :

MADDİ OLAY :
Aksaray ili, Gülağaç ilçesi, …köyünde bulunan, davacı adına kayıtlı taşınmazların da içinde yer aldığı alan, 07/11/2012 tarih ve 28640 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Bakanlar Kurulunun 12/10/2012 tarih ve 3857 sayılı kararı ile 3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu uyarınca “uygulama alanı” olarak tespit ve ilan edilmiştir. Tarım Reformu Genel Müdürlüğünce arazi toplulaştırma kararı alınarak gerçekleştirilen uygulama neticesinde, davacının maliki bulunduğu …ve …parsel sayılı taşınmazlara karşılık …, …ve …blok parsel taşınmazlar tahsis edilmiştir. Devamında tescile esas parselasyon planı, kesinleşmesini müteakip …tarih ve …yevmiye numaralı işlemle tapuya tescil edilmiştir. Davacı tarafından, arazi toplulaştırmasına ilişkin işlemin iptali için herhangi bir dava açılmamış, eski parselleri ile yeni tahsis olunan parsellerin eş değer olmadığından dolayı 291.033,62 TL değer farkının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle dava açılmış, ilk derece mahkemesi tarafından davanın reddi yolunda verilen karara karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun kısmen kabulü, kısmen reddi ile dosyaya sunulan bilirkişi raporuna göre 32.872,89 TL’nin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, kalan tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.

İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “İptal ve tam yargı davaları” başlıklı 12. maddesinde, “İlgililer haklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıyla Danıştaya ve idare ve vergi mahkemelerine doğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilecekleri gibi ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine, bu husustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması halinde verilecek kararın tebliği veya bir işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı icra tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açabilirler. Bu halde de ilgililerin 11 nci madde uyarınca idareye başvurma hakları saklıdır.” hükmü bulunmaktadır.
3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu’nun dava konusu tazminat istemine neden olduğu ileri sürülen toplulaştırma işleminin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan haliyle 1. maddesinde, bu Kanunun amacının, sulama alanları ile Bakanlar Kurulunca gerekli görülen alanlarda; toprağın verimli şekilde işletilmesi, işletilmesinin korunması, birim alandan azami ekonomik verimin alınması, tarım üretiminin sürekli olarak artırılması… değerlendirilmesi ve buralarda istihdam imkanlarının artırılması, ekonomik üretime imkan vermeyecek şekilde parçalanan tarım topraklarının gerektiğinde ve imkanlar ölçüsünde genişletilmesi suretiyle de toplulaştırılması, tarım arazisinin ailenin geçimini sağlamaya ve aile iş gücünü değerlendirmeye yeterli olmayacak derecede parçalanması ve küçülmesinin önlenmesi… Olduğu hüküm altına alınmıştır.
Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu Uygulama Yönetmeliğinin toplulaştırma işlemi tarihinde yürürlükte olan “Uygulama ve Tescil” başlıklı 28. maddesinde, “Proje, zemine uygulandıktan sonra, zemindeki işaretlerin korunması için gerekli tedbirler Bölge Müdürlüğünce alınır. Eski ve yeni mülkiyet listeleri ile uygulanan tasarruf krokisi, tapu tesciline esas olacak rölove ölçümleri yapılmak üzere mahalli Tapu Sicil Muhafızlıklarına gönderilir. Rölöve ölçümleri sonunda, projeye göre tahsis edilen ve zeminde tespit edilen parsellerin yüzölçümünde farklılık görülürse, fazla miktar için malik borçlandırılır, eksik miktar için kamulaştırılmış gibi işlem yapılır. Tahsis edilen parseller, malikleri adına tapuya resen tescil edilir ve eski kütük sayfaları kapatılır. Eski sayfalarda kayıtlı bütün hak ve mükellefiyetler yeni sayfalara aktarılır.”
kuralı yer almaktadır.
Tarım Reformu Genel Müdürlüğü tarafından Haziran 2010’da çıkarılan “Arazi Toplulaştırması Teknik Talimatı”nın “Aplikasyon ve Tescil” başlıklı 22. maddesinde, kesinleşen arazi toplulaştırma projesinde oluşturulan ada (blok) ve parsellerin köşe noktaları, yer kontrol noktalarına dayanılarak zemine uygulanır. Belirlenen noktalar ahşap kazıklarla sabitlenir ve geçici yer teslimi yapılarak, iki adet çaplı yer teslimi tutanağı düzenlenerek, biri parsel sahibine verilir. Eski ve yeni durumu gösteren mülkiyet listeleri ile Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün yürürlükteki yasalarına uygun olarak hazırlanan teknik dosya, 3083 Sayılı Kanun’un 6. ve Uygulama Yönetmeliğinin 28. maddesi gereğince mahalli Kadastro teşkilatına kontrol ve tescili yapılmak üzere gönderilir. Proje zemine uygulandıktan sonra zemindeki işaretlerin korunması için gerekli tedbirler Bölge Müdürlüğünce alınır. Kadastro kontrolünden sonra toplulaştırma sonucunda oluşan parseller malikleri adına ilgili Tapu Sicil Müdürlüğünce tapuya res’en tescil edilir ve eski kütük sayfaları kapatılır. Eski sayfalarda kayıtlı bütün hak ve mükellefiyetler yeni sayfalara aktarılır. Proje uygulamasına başlandıktan sonra uyuşmazlıkların çözüme bağlanması halinde haklı çıkan tarafa projenin bütünlüğünü bozmamak kaydıyla mevcut arazi aynen iade edilir. Aynen iadesinin mümkün olmaması veya eş değer arazi verilememesi halinde, haklı çıkan tarafa uygulama yönetmeliği hükmü gereğince kamulaştırma bedeli ödenir.” ve “Yer Teslimi” başlıklı 23. maddesinde. “Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü’nün yürürlükteki yasaları uyarınca, büro kontrolleri yapılan projelere ait noktalar gerekirse zeminde beton bloklarla sabitlenir, maliklere kesin yer teslimi yapılır ve çaplı yer teslimi tutanağı düzenlenir.” kurallarına yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosyanın incelenmesinden, Tarım Reformu Genel Müdürlüğünce toplulaştırma kararı alınarak gerçekleştirilen uygulama neticesinde, davacının maliki bulunduğu …ve …parsel sayılı taşınmazlara karşılık …ve …blok parsel taşınmazların tahsis edildiği, devamında tescile esas parselasyon planının kesinleşmesini müteakip arazi maliklerine yeni tahsis edilen taşınmazların fiili teslimlerinin yapıldığı ve arazi toplulaştırma işlemi sonucunda yeni oluşan taşınmazların …tarih ve …yevmiye numaralı işlemle tapuya tescil edildiği, davacı tarafından arazi toplulaştırma işlemi sonucunda kendisine tahsis edilen taşınmazların eski parsellerine göre kıymetinin düşük olduğundan bahisle 291.033,62 TL değer farkının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle 02/02/2018 tarihinde kayda giren dilekçe ile bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Dava konusu tazminat talebinin dayanağını oluşturan hak ihlali iddiası, idarenin gerçekleştirdiği arazi toplulaştırmasına ilişkin idari işlemden kaynaklanmaktadır.
Davacı tarafından, davalı idarece gerçekleştirilen arazi toplulaştırma işleminin kendi taşınmazları yönünden iptaline yönelik olarak işlemin öğrenildiği tarihten itibaren kanuni süresi içinde herhangi bir dava açılmadığı bir başka ifadeyle işlemin icrasından kaynaklanan zararın tazmini istemiyle dava açıldığı, görülmektedir.
Davacının açtığı tam yargı davasının, 2577 sayılı Kanun’un 12. maddesi hükmü uyarınca, tam yargı davasının dayanağı olan işleme karşı açılacak iptal davasının açılması için belirlenen kanuni süresi içinde açılması ya da aynı süre içinde anılan Kanun’un 11. maddesine göre başvuruda bulunması ve idarece verilecek cevaba göre yine kanuni süresi içinde dava açılması gerekmektedir.
Davacının zararına neden olduğu ileri sürülen arazi toplulaştırma işlemi sonucunda, davacıya yeni tahsis edilen taşınmazların fiili teslimlerinin yapılması ve tescile esas parselasyon planlarının kesinleşmesi üzerine yeni oluşan parseller, …tarih ve …yevmiye numaralı işlemle tapuya tescil edilmiştir.
Buna göre, davacı tarafından açılan tam yargı davasının, yeni parsellerin tahsisine ilişkin arazi toplulaştırma işleminin icrasının en geç taşınmazların tapuya tescil edildiği 02/01/2017 tarihinde öğrenilmesinden itibaren kanuni süresi içinde dava açılması gerekirken, bu süreden çok sonra 02/02/2018 tarihinde kayda giren dilekçe ile açıldığı anlaşılmakla, davanın esasının incelenme olanağı bulunmamaktadır.
Bölge İdare Mahkemesince, davanın reddi yolundaki ilk derece mahkemesi kararına karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun, davanın süresinde açılmadığından dolayı gerekçe değiştirilerek reddine karar verilmesi gerekirken, davanın esası hakkında bir karar verilmesinde hukuki isabet bulunmamaktadır.
Bu durumda, Bölge İdare Mahkemesi kararının tazminat isteminin kısmen reddine ilişkin kısmınına karşı yapılan davacı temyiz isteminin yukarıda belirtilen gerekçeyle reddine, davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile kararın tazminat isteminin kabulüne ilişkin kısmının bozulmasına karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.

KARAR SONUCU :

Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine ve davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne,
2. …Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı temyize konu kararının davanın kısmen reddine ilişkin kısmının yukarıda açıklanan gerekçeyle ONANMASINA, davanın kısmen kabulüne ilişkin kısmının BOZULMASINA,
3. Bozulan kısım yönünden yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın …Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 17/05/2021 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.