Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/6841 E. , 2021/2355 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2020/6841
Karar No : 2021/2355
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : …Genel Komutanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN_KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, 15/09/2015 tarihinde Muş-Diyarbakır karayolu üzerinde yola döşenen EYP’nin patlaması neticesinde yaralanması ve daha sonra anksiyete bozukluğuna maruz kalması nedeniyle 1.000,00 TL (ıslah sonrası 161.589,06 TL) maddi, 100.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. İdare Mahkemesince verilen …tarih ve E:…, K:…sayılı kararla; bölücü terör örgütü tarafından yola döşenen EYP’nin patlaması sonucunda davacının da içinde bulunduğu kirpi aracının havaya uçtuğu, araçta kendisi dahil 12 jandarma personelinin ağır yaralandığı, davacı ve diğer personelin Muş Devlet Hastanesine sevk edildiği, bu olaydan dolayı uzunca süre gerek psikolojik gerekse fiziki olarak tedavisinin devam ettiği, alınan sağlık kurulu raporlarında; geciktirilmiş ankisiyete bozukluğu ve multiple vertebra kırık nekahatlısı teşhisi konulduğu, bunun üzerine davalı idarece uzman erbaşlığa devam edeceği ancak komando olamayacağı yönünde karar verildiği, dosyada yer alan bilgi ve belgeler değerlendirildiğinde, gerek olayın oluşumunda gerekse yaralanan davacıya zamanında müdahale edilerek gerekli tedavilerinin yapılmasında idarenin herhangi bir kusur ve ihmalinin bulunmadığı hususunda duraksama bulunmamakla birlikte; idarenin faaliyet alanı içerisinde gerçekleşen ve bünyesinde risk unsurunu barındıran güvenlik hizmeti sırasında gerçekleşen dava konusu olay ile idari hizmet arasında illiyet bağı bulunduğu, söz konusu güvenlik hizmeti sonucu ortaya çıkan menfaatten tüm toplumun faydalandığı gibi yürütülen bu kamu hizmetinin sonucu oluşan dava konusu zararın da, zarar gören üzerinde bırakılmayarak hakkaniyet gereği tüm topluma pay edilmesi gerekeceğinden, terör operasyonu sırasında yaralanan, hareket kısıtlılığı olan ve %9 oranında engelli kalan davacı tarafından çalışma gücünün kaybının yaptığı kamu görevi noktasında diğer kamu görevlilerine göre daha fazla efor sarfederek yapacağından, efor kaybı nedeniyle maddi ve yaşanan olaydan dolayı duyulan acı ve üzüntüden kaynaklı manevi zararın kusursuz sorumluluk ilkesi gereğince davalı idarece tazmini gerektiği, davacının maddi tazminat istemi yönünden; davacının meslekte kazanma gücü kaybı oranı ve bundan kaynaklı zararlara ilişkin bilirkişi raporunun düzenlenmesi için 09/11/2017 tarihinde dosya üzerinden bilirkişi incelemesi yapılmasına kararı verildiği, 06/12/2017 tarihli ara karar ile dosyanın Van Adli Tıp Şube Müdürlüğüne gönderildiği, 23/02/2018 tarihinde kayda giren bilirkişi raporunda; davacının 15/09/2015 tarihli olay nedeniyle meydana gelen arızasının %9 (yüzde dokuz) oranında olduğu kanaatinin belirtildiği, hesap bilirkişisi tarafından düzenlenen ve 04/06/2018 tarihinde kayda giren bilirkişi raporunda; davacının uğramış olduğu efor kaybından kaynaklı zararının 161.589,06 TL olarak hesaplandığı, Mahkeme kayıtlarına 06/08/2018 tarihinde giren dilekçe ile 1.000,00 TL maddi tazminat isteminin 161.589,06 TL’ye çıkartıldığı, 161.589,06 TL maddi tazminatın davacıya kusursuz sorumluluk ilkesi gereğince davalı idarece tazmini gerektiği, davacının manevi tazminat istemine gelince; davacının dava konusu olay nedeniyle değişik tarihlerde tedavi gördüğü, hareket kısıtlılığının olduğu, %9 oranında engelli kaldığı, davalı idarenin dava konusu olaydan kusur sorumluluğu bulunmadığı, davacının maddi zararlarının iş bu karar ile karşılandığı hususları göz önünde bulundurulduğunda, takdiren 10.000,00 TL manevi tazminatın davalı idarece davacıya ödenmesi gerektiği, davacının fazlaya ilişkin olarak talep ettiği manevi tazminatın ise reddedilmesi gerektiği gerekçeleriyle161.589,06 TL’lik maddi tazminat isteminin kabulüne, maddi tazminatın 1.000,00 TL’lik kısmının davacının davalı idareye başvurduğu 01/07/2016 tarihinden itibaren, geriye kalan 160.589,06 TL’sinin ise miktar artırım dilekçesinin mahkeme kayıtlarına girdiği 06/08/2018 tarihten itibaren itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine, manevi tazminat isteminin 10.000 TL’lik kısmının kabulüne, geriye kalan 90.000,00 TL manevi tazminat istemi ile hükmedilen manevi tazminata faiz yürütülmesi isteminin reddine, savunma dilekçesi süresinde verilmediğinden reddedilen manevi tazminat için davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmiştir.
Bölge Mahkemesi kararının özeti: …Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesince; davalı idarenin istinaf başvurusu üzerine …. İdare Mahkemesi kararının kabule ilişkin kısımlarının esasına yönelik istinaf başvurusunun reddine, miktar artırım dilekçesiyle arttırılan maddi tazminat miktarına (160.589,06 TL) ıslah dilekçesinin mahkeme kayıtlarına girdiği tarihten itibaren faiz işletilmesine ilişkin kısım yönünden istinaf başvurusunun kabulüne, kararın anılan kısmının kaldırılmasına, artırılan maddi tazminata, miktar arttırım dilekçesinin idareye tebliğ tarihi olan 28/08/2018 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davalı idare tarafından, olayda idarelerinin kusurlu veya kusursuz sorumluluğu olmadığı, davacının göreve devam etmesi nedeniyle gelirinde bir azalma olmadığı, idarelerinin harçtan muaf olmasına rağmen aleyhlerine harca hükmedildiği, dosyada vekil ile temsil edilmelerine ve ara karar ile talep edilen hususlara cevap verilmesine rağmen lehlerine vekalet ücretine hükmedilmediği belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacı tarafından temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin vekalet ücreti yönünden kabulü, diğer yönlerden reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge İdare Mahkemesi kararının, davanın kısmen kabulü yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin kısmının incelenmesi:
Bölge İdare Mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın, …. İdare Mahkemesince verilen …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının kısmen kabulüne yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının, İdare Mahkemesi kararının davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine ilişkin kısmı yönünden incelenmesi:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Davacı tarafından, 15/09/2015 tarihinde Muş-Diyarbakır karayolu üzerinde yola döşenen EYP’nin patlaması neticesinde yaralanması ve daha sonra anksiyete bozukluğuna maruz kalması nedeniyle 1.000,00 TL (ıslah sonrası 161.589,06 TL) maddi, 100.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davada İdare Mahkemesince davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine ve savunma dilekçesi süresinde verilmediğinden reddedilen manevi tazminat için davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verildiği görülmektedir.
İLGİLİ MEVZUAT :
1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 164. maddesinde, avukatlık ücretinin, avukatın hukuki yardımının karşılığı olan meblağı veya değeri ifade ettiği; 168. maddesinde, yargı yerlerindeki işlemler ile diğer işlemlerden alınacak avukatlık ücretinin asgari hadlerini gösteren bir tarifenin hazırlanacağı, avukatlık ücretinin takdirinde, hukukî yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan tarifenin esas alınacağı hüküm altına alınmıştır.
2018 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 10. maddesinde, manevi tazminat davalarında avukatlık ücretinin, hüküm altına alınan miktar üzerinden Tarifenin üçüncü kısmına göre belirleneceği, davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücretin, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemeyeceği, bu davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücretinin, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunacağı, manevi tazminat davasının, maddi tazminat veya parayla değerlendirilmesi mümkün diğer taleplerle birlikte açılması durumunda; manevi tazminat açısından avukatlık ücretine ayrı bir kalem olarak hükmedileceği, 13. maddesinde, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücretinin, davanın görüldüğü mahkeme için Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla Tarifenin üçüncü kısmına göre belirleneceği kuralı konulmuştur.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosyanın incelenmesinden; davacı tarafından, 15/09/2015 tarihinde Muş-Diyarbakır karayolu üzerinde yola döşenen EYP’nin patlaması neticesinde yaralanması ve daha sonra anksiyete bozukluğuna maruz kalması nedeniyle 1.000,00 TL (ıslah sonrası 161.589,06 TL) maddi, 100.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davada İdare Mahkemesince davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine ve savunma dilekçesi süresinde verilmediğinden reddedilen manevi tazminat için davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verildiği, anılan karara karşı davalı idarece yapılan istinaf başvurusunun vekalet ücreti yönünden reddedildiği görülmektedir.
Olayda, davalı idarenin avukat ile temsil edildiği, savunma dilekçesinin süresinde verilmediği ancak mahkemece yapılan ara kararına vekil aracılığıyla cevap verildiği, davalı idare vekilince bilirkişi raporlarına ve ıslah dilekçesine karşı beyanlarda bulunulduğu, idare vekilinin bu haliyle idareye hukuki yardımda bulunduğu ve hukuki yardımın karşılığı olan vekalet ücretine hak kazandığı sonucuna varıldığından, …. İdare Mahkemesi kararının vekalet ücretine yönelik kısmına yapılan istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu …. İdari Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin kısmen reddi ile temyize konu …Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının İdare Mahkemesi kararının davanın kısmen kabulüne yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin kısmının ONANMASINA oybirliğiyle,
2. Davalı idarenin temyiz isteminin kısmen kabulü ile temyize konu …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının İdare Mahkemesi kararının davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin kısmının BOZULMASINA oy çokluğuyla,
3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın …Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 18/05/2021 tarihinde kesin olarak karar verildi.
(X)- KARŞI OY :
Bölge İdare Mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın, …. İdare Mahkemesince verilen …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden davalı idarenin vekalet ücretine yönelik temyiz isteminin reddi gerektiği oyuyla Daire kararının bozmaya ilişkin kısmına katılmıyorum.