Danıştay Kararı 10. Daire 2021/15 E. 2022/3782 K. 14.09.2022 T.

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2021/15 E.  ,  2022/3782 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2021/15
Karar No : 2022/3782

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ : 1.Huk. Müş. Yrd. V. …

DİĞER DAVALI : … Valiliği
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACILAR) : 1- …
2- …
3- …
4- …
5- …
6- …
7- …
8- …
9- …
10- …
11- …
12- …
13- …
14- …
15- …’ye velayeten …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN_KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının kabule ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacılar tarafından, yakınları …’nin 01/07/2017 tarihinde bölücü terör örgütü üyeleri tarafından şehit edilmesi olayı nedeniyle uğradıkları manevi zararların tazmini istemiyle … Valiliği’ne yapmış oldukları 31/07/2017 tarihli başvurularının reddine ilişkin … Valiliği Zarar Tespit Komisyonu Başkanlığı’nın … tarih ve … sayılı işleminin iptali ile olay nedeniyle duyulan elem ve üzüntü dolayısıyla uğradıkları manevi zararlara karşılık, eş … için 80.000,00 TL, imam nikahlı eş … için 80.000,00 TL, çocuklar …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, … için ayrı ayrı 40.000,00 TL’şer olmak üzere toplamda 680.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tazminine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; dava konusu … tarih ve … sayılı işlemin iptali istemine ilişkin değerlendirmede, davacıların talebinin 5233 sayılı Kanun kapsamında manevi tazminat ödenmesi istemine ilişkin olduğu, 5233 sayılı Kanun ile terör eylemleri veya terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle zarara uğrayan kişilerin sadece maddi zararlarının karşılanmasına ilişkin esas ve usullerin düzenlemiş olduğu, manevi zararlar 5233 sayılı Kanun kapsamında yer almadığından, davacıların manevi tazminat taleplerinin bu gerekçe ile reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlem yönünden davanın reddine; manevi tazminat ödenmesine karar verilmesine ilişkin istemler yönünden; terör olayı nedeniyle meydana gelen ve sosyal risk ilkesi kapsamında bulunup 5233 sayılı Kanun uyarınca karşılanmayan davacıların manevi tazminat taleplerinin karşılanması gerektiği, davacılar arasında yer alan müteveffanın imam nikahlı eşi … yönünden yapılan değerlendirmede; müteveffa …’nin davacılardan … ile resmi nikahlı olarak evli olduğu, dava dilekçesinde davacılardan …’nın müteveffanın imam nikahlı eşi olduğunun ileri sürüldüğü, dosyaya müteveffa ile …’nın aynı evde birlikte yaşadıklarına ilişkin fotoğrafların ibraz edildiği, dosyaya ibraz edilen nüfus kayıt örneğinin incelenmesinden, müteveffa … ile davacılardan …’nın 1981, 1983, 1985, 1987, 1989 doğumlu müşterek beş (5) çocuklarının olduğu, müteveffanın ilk çocuğu 1981 doğumlu …’nin müteveffa ile …’nın müşterek çocuğu olduğu, dosya içeriğinden de davacılardan …’nın müteveffanın gayri resmi nikahlı eşi olduğu anlaşıldığından, müteveffanın ilk çocuğu ile birlikte beş (5) çocuğunun annesi olan, nüfus kayıtlarına göre en az 1981 yılından bu yanada müteveffa ile karı-koca ilişkisi içerisinde birlikte yaşayan …’nın, eşi …’nin öldürülmesi nedeniyle elem ve üzüntü duyacağı, manevi zararlara uğrayacağı açık olup, müteveffanın imam nikahlı eşi …’nın da manevi zararlarının karşılanması gerektiği, dava konusu tazminat istemine konu olayın oluşumu ve niteliği ile davacıların yaşadığı endişe ve duyduğu elem göz önünde bulundurulduğunda takdiren; davacı eş … için 40.000,00 TL, imam nikahlı eş … için 40.000,00 TL, çocukların her biri için 30.000,00 TL olmak üzere toplamda 470.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 31/07/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin 210.000,00 TL’lik manevi tazminat taleplerinin ise reddine karar verilmiştir.
Bölge Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu … İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı İçişleri Bakanlığı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davalı … Bakanlığı tarafından, manevi tazminatın kısmen kabulüne ilişkin kısmın bozulması gerektiği, idarenin kusurunun bulunmadığı, manevi tazminatın tazmin aracı değil tatmin aracı olduğu, manevi tazminata faiz yürütülmesinin yerinde olmadığı, idarenin harçtan muaf olduğu belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacılar tarafından temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin manevi tazminatın kabulüne ilişkin kısmının diğer davacılar yönünden onanması; davacılardan resmi nikahlı eş …’nin 20/12/2020 tarihinde vefat etmesi nedeniyle 2577 sayılı Kanun’un 26. maddesi gereğince davayı takip hakkı kendisine geçen mirasçıların başvurmasına kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verileceğinin kabulü ile kararın bu davacı yönünden bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Dava, davacılar tarafından, yakınları …’nin 01/07/2017 tarihinde bölücü terör örgütü üyeleri tarafından evinde bulunduğu esnada evinin kapısı kırılarak, ailesinin gözü önünde zorla kaçırılıp 50-100 metre götürüldükten sonra vücudunun muhtelif yerlerine yaklaşık 20-30 defa silahla ateş edilmek suretiyle şehit edilmesi olayı nedeniyle uğradıkları manevi zararların tazmini istemiyle Van Valiliği’ne yapmış oldukları 31/07/2017 tarihli başvurularının reddine ilişkin Van Valiliği Zarar Tespit Komisyonunun 24/08/2017 tarih ve 65/01/2017/727 sayılı kararının iptali ile olay nedeniyle duyulan elem ve üzüntü dolayısıyla uğradıkları manevi zararlara karşılık, eş … için 80.000,00 TL, imam nikahlı eş … için 80.000,00 TL, çocuklar …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, … için ayrı ayrı 40.000,00 TL’şer olmak üzere toplamda 680.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Tarafların kişilik veya niteliğinde değişiklik” başlıklı 26. maddesinde, “1. Dava esnasında ölüm veya herhangi bir sebeple tarafların kişilik ve niteliğinde değişiklik olursa, davayı takip hakkı kendisine geçenin başvurmasına kadar; gerçek kişilerden olan tarafın ölümü halinde, idarenin mirasçıları aleyhine takibi yenilemesine kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına ilgili mahkemece karar verilir. Dört ay içinde yenileme dilekçesi verilmemiş ise, varsa yürütmenin durdurulması kararı kendiliğinden hükümsüz kalır. 2. Yalnız öleni ilgilendiren davalara ait dilekçeler iptal edilir…” hükümlerine yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
I. Bölge İdare Mahkemesi Kararının, Davacılardan … Yönünden İncelenmesi:
Dava dosyasına ilişkin UYAP ortamından alınan davacılara ait nüfus kayıt örneğinin incelenmesinden, davacılardan …’nin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının verildiği 29/09/2020 tarihinden sonra 20/12/2020 tarihinde vefat ettiği anlaşılmaktadır.
2577 sayılı Kanun’un 26. maddesinin 2. fıkrasının “yalnız öleni ilgilendiren davalara ait dilekçeler iptal edilir.” hükmünden kastedilen; münhasıran ölenin şahsına sıkı sıkıya bağlı olan, başkalarına devir ve temliki veya miras yoluyla intikali mümkün olmayan haklarla ilgili davalardır. Bunun dışında, Türk Medeni Kanunu hükümleri uyarınca, ölene ait bulunan bütün haklar, mallar ve borçlar mirasçılara geçeceğinden, açılmış bulunan bu tür davaları ölenin mirasçılarının takip etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekmektedir.
Bu durumda; Bölge İdare Mahkemesince, davacılardan …’nin vefat etmiş olması ve uyuşmazlığın yalnız öleni ilgilendiren bir dava niteliğinde bulunmadığı gözetilerek, 2577 sayılı Kanun’un 26. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davayı takip hakkı kendisine geçen mirasçıların başvurmasına kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmesi gerekmektedir.

II. Bölge İdare Mahkemesi Kararının, Diğer Davacıların Manevi Tazminat İstemlerinin Kabulü Yönünden İncelenmesi:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın, diğer davacıların manevi tazminat istemlerinin kabulüne ilişkin kısmı, usul ve hukuka uygun olup davalı idare tarafından ileri sürülen temyiz nedenleri kararın belirtilen kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE,
2. Dava konusu işlemin iptali isteminin reddine, davacıların manevi tazminat isteminin kısmen kabul, kısmen reddine ilişkin … İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının davacılardan …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …’nin manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne ilişkin kısmının ONANMASINA oybirliğiyle,
3. Kararın davacılardan … yönünden 2577 sayılı Kanun’un 26. maddesinin 1. fıkrası hükmünün uygulanmasını teminen BOZULMASINA oyçokluğuyla,
4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 14/09/2022 tarihinde kesin olarak karar verildi.

(X) – KARŞI OY :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 26. maddesinde, dava esnasında ölüm veya herhangi bir sebeple tarafların kişilik veya niteliğinde değişiklik olursa, davayı takip hakkı kendisine geçenin başvurmasına kadar, gerçek kişilerden olan tarafın ölümü halinde, idarenin mirasçılar aleyhine takibi yenilemesine kadar, dosyanın işlemden kaldırılmasına ilgili mahkemece karar verileceği, yalnız öleni ilgilendiren davalara ait dilekçelerin iptal edileceği, dosyanın işlemden kaldırılmasına dair kararların diğer tarafa tebliğ edileceği kurala bağlanmıştır.
UYAP kayıtlarının incelenmesinden, davacılardan …’nin, temyiz aşamasında, 20/12/2020 tarihinde vefat ettiği anlaşıldığından, yukarıda anılan Kanun hükmü uyarınca varsa davayı takip hakkı kendisine geçenin başvurmasına kadar dosyanın işlemden kaldırılması gerektiği kuşkusuz ise de, temyiz incelemesine konu dosyanın tekemmülü sağlandıktan; dolayısıyla dosya temyiz incelemesi yapılabilecek hale geldikten sonra davacının vefat ettiği, diğer yandan dosya işlemden kaldırıldıktan sonra varsa davayı takip hakkı kendisine geçenin dosyanın işleme konulması talebiyle başvurması halinde yargılama safahatının geriye götürülmeyip kaldığı yerden devamının sağlanması, yargılama süresinin gereksiz uzatılmaması ve usul ekonomisi yönlerinden adil yargılanma hakkına daha uygun düşeceğinden Dairemizce bu aşamada temyiz incelemesi yapılarak gerekli olan kararın verilmesi ve davacılardan … yönünden de 2577 sayılı Kanun’un 26. maddesi hükümlerinin temyiz kararından sonraki safahata yönelik olarak uygulanmak üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği oyuyla salt davacının ölümü nedeniyle … yönünden temyize konu kararın bozulması yönündeki çoğunluk kararına katılmıyorum.