Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/1588 E. , 2021/3760 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2021/1588
Karar No : 2021/3760
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : …
VEKİLLERİ : Av. ….
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacılar tarafından, yakınları …’nun, Erzurum İl Emniyet Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görev yapmakta iken, geçici görevle gönderildiği Mardin ili, Nusaybin ilçesinde 18/04/2016 tarihinde terör örgütü mensuplarıyla girdiği çatışmada şehit olmasında davalı idarenin sorumluluğu bulunduğu ileri sürülerek davacılardan eş … için 1.000,00 TL, çocuklar … için 1.000,00 TL ve … için 1.000,00 TL (25/07/2019 tarihli miktar artırım dilekçesi sonrasında … için 184.686,13 TL, … için 2.278,93 TL ve … için 10.086,29 TL) maddi tazminat, … için 100.000,00 TL … için 75.000,00 TL, … için 75.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 197.051,35-TL maddi (destekten yoksun kalma tazminatı) ve 250.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacıların maddi ve manevi zararlarının “meslekî risk” ilkesi gereğince kusursuz sorumluluk esaslarına göre karşılanması gerektiği, dava dosyasına sunulan 24/05/2019 tarihli bilirkişi raporunda özetle;”…davacı eş …’nun destekten yoksun kalma zararının 184.686,13 TL, çocuklar …’nun 2.278,93 TL ve …’nun 10.086,29 TL olduğu…” tespit ve hesaplamalarına yer verildiği, polis memuru olarak görev yapmakta olan davacıların murisi …’nun görevin ifası sırasında gerçekleşen terör saldırısı sonucu şehit düşmesi nedeniyle müteveffanın görevini ifa ettiği sırasında manevi zararı doğuran ölüm olayının gerçekleşmiş olması ve müteveffaya atfı kabil bir kusurun da bulunmaması karşısında, zarar gören davacılar ile hayatını kaybeden kişi arasındaki yakınlık dereceleri dikkate alınarak; davacıların duyduğu elem ve ızdırabın bir nebze dindirilmesi amacıyla davacıların manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulü gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü, kısmen reddi ile davacıların maddi tazminat istemlerinin kabulü, … için 1.000,00 TL, … için 1.000,00 TL, … için 1.000,00 TL olmak üzere toplam 3.000,00 TL maddi tazminatın davalı idareye başvuru tarihi olan 16/01/2017 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idareden alınarak davacılara ödenmesi, davacıların miktar artırım talebi uyarınca, davacı … için 183.686,13 TL, … için 1.278,93 TL, … için 9.086,29 TL olmak üzere toplam 194.051,35 TL’nin miktar artırım dilekçesinin davalı idareye tebliğ edildiği 05/08/2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idareden alınarak davacılara ödenmesi, fazlaya ilişkin faiz isteminin reddi, davacıların manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile davacı … için 70.000,00 TL, … için 40.000,00 TL, … için 40.000,00 TL olmak üzere toplam 150.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 16/01/2017 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalı idareden alınarak davacılara ödenmesi, fazlaya ilişkin manevi tazminat ve faiz isteminin reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:.., K:.. sayılı kararıyla, davacılar tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine, davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, kısmen reddine, maddi tazminat istemlerinin kabulüne ilişkin İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacıların maddi tazminat istemleri yönünden davanın reddine, … için manevi tazminat isteminin kısmen kabulüyle 50.000,00 TL manevi tazminatın davalı idareye başvuru tarihi olan 16/01/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, … ve … için kabul edilen manevi tazminat yönünden davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Sosyal Güvenlik Kurumunca 5434 sayılı Kanun’un Ek 79. maddesi kapsamında yapılan ödemelerin hesaplanacak tazminat tutarından indirilmemesi gerekirken Mahkemece maddi tazminat istemlerinin reddine dair verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğu, yaşanan olay karşısında hükmedilen tazminat tutarının yetersiz olduğu; davalı idare tarafından hükmedilen manevi tazminat miktarının sebepsiz zenginleşmeye mahal verecek nitelikte yüksek olduğu, faiz başlangıç tarihinin idareye başvuru tarihi olarak belirlenmesinin de hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMASI : I- Davalı idare tarafından; davacıların temyiz istemlerinin reddi ile istemleri doğrultusunda Mahkeme kararının kabule ilişkin kısımının bozulması gerektiği savunulmaktadır. II- Davacılar tarafından; savunmada bulunulmamıştır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının davacılardan …’nun manevi tazminat isteminin kısmen reddine ilişkin kısımının bozulması, diğer kısımlar yönünden onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten, dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosyanın tekemmül ettiği görülmekle davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.
İdare, kural olarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.
İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmekte ve idarenin tazmin yükümlülüğünün doğmasına yol açmaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
A- Bölge İdare Mahkemesi Kararının, Davanın Maddi Tazminat İsteminin Reddi ile Manevi Tazminat İsteminin Kısmen Kabulüne İlişkin Kısımının İncelenmesi:
Bölge İdare Mahkemesinin İdare ve Vergi Dairelerince verilen nihai kararlarının temyizen bozulması 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın davanın maddi tazminat isteminin reddi ile manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne ilişkin kısmı, usul ve hukuka uygun olup, taraflarca ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemektedir.
B- Bölge İdare Mahkemesi Kararının, Davacılardan …’nun Manevi Tazminat İsteminin Kısmen Reddine İlişkin Kısmının İncelenmesi:
Manevi tazminat, kişinin malvarlığında meydana gelen eksilmeyi gidermeye yönelik bir tazmin aracı değil, manevi değerlerinde bir eksilme meydana gelen ve yaşama sevinci ve zevki azalan kişinin manen tatminini sağlamaya yönelik bir tazmin aracıdır. Manevi zararın başka türlü giderim yollarının bulunmayışı veya yetersiz kalışı manevi tazminatın parasal olarak belirlenmesini zorunlu kılmaktadır. Manevi tazminat, olay nedeniyle duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa hafifletmeyi amaçlar. Belirtilen niteliği gereği manevi tazminatın, zenginleşmeye yol açmayacak şekilde belirlenmesi gerekmekte ise de, tam yargı davalarının niteliği gereği takdir edilecek manevi tazminat miktarının, olayın ağırlığını ortaya koyacak, hukuka aykırılığı özendirmeyecek, bir başka ifade ile benzeri olayların bir daha yaşanmaması için caydırıcı ve aynı zamanda cezalandırıcı bir miktarda olması gerekmektedir.
Temyiz konusu Mahkeme kararında,dava konusu olay nedeniyle 100.000,00 TL’lik manevi tazminat isteminin 50.000,00 TL’lik kısmı kabul edilmiş ise de; ilgililerin duyduğu elem ve üzüntünün kısmen giderilmesini sağlayan manevi bir tatmin aracı olduğu gözetildiğinde, dava konusu olay nedeniyle davacının eşinin henüz 26 yaşında şehit olması, davacının 26 yaşında iki küçük çocukla dul kalması göz önünde bulundurulduğunda davacının manevi varlığında meydana gelen zararın giderilebilmesi için manevi tazminat isteminin tamamının kabulüne hükmolunması gerekirken; Bölge İdare Mahkemesince 50.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesinde hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1) Davacıların temyiz istemlerinin kısmen kabulüne; kısmen reddine,
2) Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
3) Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesinin .. tarih ve E:…, K:.. sayılı kararının; maddi tazminat isteminin reddi ile manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne ilişkin kısmının ONANMASINA, davacılardan …’nun manevi tazminat isteminin kısmen reddine ilişkin kısmının BOZULMASINA,
4) Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın, … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesine gönderilmesine 05/07/2021 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.