Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/3444 E. , 2023/93 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2021/3444
Karar No : 2023/93
TEMYİZ_EDEN_(DAVACILAR) : …’a velayeten kendi adlarına asaleten … ve …
VEKİLİ : Av. …
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı / ANKARA
VEKİLLERİ : Hukuk Müşaviri Av. … , Hukuk Müşaviri …
TEMYİZ EDEN MÜDAHİLLER
(DAVALI YANINDA) : 1- …
VEKİLİ : Av. …
2- …
VEKİLİ : Av. …
MÜDAHİLLER (DAVALI YANINDA) : 1- …
VEKİLİ : Av. …
2- … A. Ş.
VEKİLİ : Av. …
İSTEMLERİN_KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… K:… sayılı kararının taraflarca ve davalı idare yanında müdahiller … ve … tarafından aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacılar tarafından, yakınları …’ın yenidoğan yoğun bakım servisinde tedavi görmekteyken hayatını kaybetmesinde davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğu iddiasıyla 50.000,00 TL (miktar artırım ile 459.456,00 TL) maddi, 250.000,00 TL manevi tazminatın 31/03/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; idarenin eylemi ile zarar arasında nedensellik bağının mevcut olduğu, olayın oluşumunda davacıların çocuğu … isimli bebeğin yoğun bakımda tedavi altındayken (siyanotik morarma, nefes almada güçlük) olduğunun annesi tarafından fark edilmesi, bağlı bulunduğu cihazın sesinin kısık olması, plastik cerrahi eldiveninin içine pamuk konulmak suretiyle emzik işlemi görmek üzere müteffanın ağzına konulması fiillerin meydana geldiği, her ne kadar plastik eldivenin emzik yapılarak bebekte uygulanmasının diğer ölüm ihtimaline yol açacak nedenlerden düşük olduğu belirtilmişse de; bunun tam ayrımının yapılamadığının da olay kapsamında düzenlenen bilirkişi raporunda vurgulandığı, bebeğin durumunun kötüleşmesinin de bu nedenle gerçekleşmiş olabileceğinin adli tıp raporundan anlaşıldığı, adli tıp raporunda da ifade edildiği üzere eldivenle emzik uygulamasının tıp kurallarıyla bağdaşmadığının açık olduğu ve ayrıca cihazın alarm sesinin kısık olmasından dolayı müdahale edilmede olası bir gecikmeye neden olunması bakımından idarenin bu yönde de bir kusurunun bulunduğu, olayda bebeğin nefes almadığının annesi tarafından fark edilip görevli personele haber verilmesi üzerine müdahalenin yapıldığı, tüm bu nedenlerden dolayı zararın meydana gelmesinde davalı idarenin gerek hizmetin geç işlemesi gerekse de kötü işlemesi yönlerinden hizmet kusurunun bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, davacılar tarafından talep edilen toplam 208.406,00 TL maddi tazminatın kabulüne, talep edilen 1.000,00 TL kısmın ise reddine, kabul edilen tazminatın davalı idareye yapılan başvuru tarihi olan 13/09/2018 itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte ödenmesine, talep edilen toplam 250.000,00 TL (Kararda sehven 300.000,00 TL yazılmıştır.) manevi tazminatın 60.000,00 TL’lik kısmının kabulüne, fazlaya ilişkin 190.000,00 TL’lik (kararda sehven 240.000,00 TL yazılmıştır.) kısmının reddine, kabul edilen manevi tazminatın davalı idareye başvuru tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu … İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu gerekçesiyle tarafların ve davalı idare yanında müdahiller … ve …’nın istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından, reddedilen maddi tazminat miktarı yönünden davalı idare lehine hesaplanan vekalet ücretinin hukuka aykırı olduğu, hükmedilen manevi tazminat miktarının yetersiz olduğu, davalı idare tarafından, dava konusu olayda kusurlu ve kusursuz sorumluluk halinin olmadığı, davalı idare yanında müdahiller … ve … tarafından, hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğu, olayda hizmet kusurunun bulunmadığı ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Davalı idare ve müdahiller … ve Duygu Toprak Erdoğdu tarafından, davacıların temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmakta olup, davacılar ve diğer müdahiller tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin … İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurularının reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin kararının davacıların manevi tazminat istemlerinin kısmen reddine ilişkin kısmı ile reddedilen maddi tazminat nedeniyle davalı idare lehine hükmedilen vekalet ücretine ilişkin kısmının bozulması, diğer kısımlarının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2575 sayılı Danıştay Kanunu’nun 17/3 ve 38/1-(b) maddeleri uyarınca Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun, Danıştay idari dava dairelerinin yalnızca ilk derece mahkemesi olarak baktıkları davalarda verdikleri yürütmenin durdurulması istemleri hakkındaki kararları itiraz yoluyla, nihai kararları ise temyiz yoluyla incelemekle görevli kılınması ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 52/4. maddesinde, temyiz incelemesi sırasında yürütmenin durdurulması istemleri hakkında verilen kararların kesin olduğunun belirtilmesi karşısında, Dairemizce temyiz mercii sıfatıyla, yürütmenin durdurulması isteminin savunmaya kadar kabulü yolunda verilen 23/06/2021 tarih ve E:2021/3444 sayılı kararın itiraz yoluyla incelenme olanağı bulunmadığından, davacıların anılan kararın itirazen kaldırılması isteminin incelenmeksizin reddi ile birlikte işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Davacıların yakını … isimli bebek, ateşlenmesi üzerine Elazığ Eğitim ve Araştırma Hastanesi (Fethi Sekin Şehir Hastanesine) yeni doğan acil servisine getirilmiş, 13/01/2018 tarihinde akciğer enfeksiyonu tanısıyla yatışı yapılmış, 2. basamak yoğun bakım ünitesinde tedavi edilmekte iken annesi davacı … 15/01/2018 tarihinde saat 09:00 sularında bebeğinin yanına gitmiş, monitörden gelen çok kısık bir ses duyması, monitörde düz bir çizgi görmesi, emzik niyetiyle bebeğin ağzına plastik eldiven verildiğini, bunun bebeğin ağzını burnunu kapattığını fark etmesi üzerine plastik eldiveni almış ve görevde olan hemşirelere seslenmiş, odaya gelen hemşirelerin müdahalesi üzerine Fırat Üniversitesi Hastanesine sevk edilen bebek …, yoğun bakım servisinde tedavi edilmekte iken 31/03/2018 tarihinde vefat etmiştir.
Davacılar, bebeğin ölümünün davalı idarenin hizmet kusurundan kaynaklandığı iddiasıyla zararlarının tazmini için 13/09/2018 tarihli dilekçe ile başvuruda bulunmuş, bu başvurunun zımnen reddi üzerine bakılan davayı açmışlardır.
Olay kapsamında, Adli Tıp Kurumu … Adli Tıp İhtisas Kurulunca düzenlenen … tarih ve … sayılı raporda; “…Tıbbi belgeler ve otopsi raporunda kayıtlı bilgi ve belgelere göre; bebeğin ölümünün akciğer enfeksiyonu sonucu meydana gelmiş olduğu, bebeğin 13/01/2018 tarihinde Elazığ Eğitim ve Araştırma Hastanesi yoğun bakım ünitesine akciğer enfeksiyonu tanısıyla yatırıldığı, tedavisi düzenlendiği, ikinci basamak yoğun bakım takibinin yapıldığı 15/01/2018 saat 09:30’da annesi yanına geldiğinde siyanotik olduğu farkedilmesi üzerine hastaya yeniden canlandırma işlemi uygulandığı annenin ifadesinde; bebeğin morarmış olduğu monitöre baktığında monitörde sıfır (0) rakamının yazılı olduğu ve kırmızı yandığını gördüğü ancak monitörden hiçbir ses gelmiyor olduğu cihazda düz çizgi olduğu, nefesini kontrol etmek istediğinde ağzının içerisine plastik eldivenin işaret parmağı konulmuş, eldiven emzik yapılmak suretiyle ağzına konulmuş olduğu eldivenin dış bölümü ise bebeğin burnunun önünde olduğu, eldiveni çekerek burnundan nefesini kontrol etmek istediği, çektiği esnada bebeğinin burnundan sümük geldiği ağzındakini de çekerken tükürüğü köpük olmuş şekilde dışarı çıktığı bebeğinin nefes almadığını farkettiğini söylediği, yoğun bakımda hasta takibi sırasında alarm düzeylerinin en az düzeye getirilmesinin takip açısından uygun olmadığı, yine bebeğin yoğun bakımda takibi sırasında emzik veya dosyada bahsi geçen eldiven uygulamasının tıp kurallarına uygun olmadığı ancak; yoğun bakımda akciğer enfeksiyonu tanısıyla takip altında olan bebekte solunum arresti meydana gelmesinin bebeğin kendisinde mevcut hastalık nedeniyle mi yoksa anne ifadesinde belirttiği gibi eldivenin içine pamuk konularak emzik yapılması ve çocuğun ağzına konulması eylemi nedeniyle mi meydana geldiğinin kesin ayrımının yapılamayacağı ancak mevcut hastada eldivenin emzik olarak kullanılmasının diğer ihtimali nedenler içinde (apne) ani bebek ölümü metabolik asidoz, sepsis.. vb.) çok daha düşük ihtimalle solunum arresti meydana getirebileceği..” yönünde görüş bildirilmiştir.
İlk derece Mahkemesince, yukarıda anılan bilirkişi raporu hükme esas alınmak suretiyle olayda idarenin hizmet kusurunun bulunduğu kanaatine varılarak davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmış; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, idari dava türleri arasında sayılmıştır.
Genel anlamı ile tam yargı davaları, idarenin faaliyetlerinden ötürü, hakları doğrudan zarara uğrayanlar tarafından idare aleyhine açılan tazminat davaları olup, idarenin hukuki (mali/tazmin) sorumluluğunun yargı aracılığıyla yerine getirilmesini sağlamaktadır.
İdare kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.
Kusursuz (objektif) sorumluluk, kamu hizmetinin görülmesi sırasında kişilerin uğradıkları özel ve olağan dışı zararların idarece tazmini esasına dayanmakta olup; kusur sorumluluğuna oranla ikincil derecede bir sorumluluk türüdür. Başka bir anlatımla idare, hukuka uygun olarak yürüttüğü hizmetin doğrudan sonucu olan, idari faaliyet ile nedensellik bağı kurulabilen, istisnai bir risk sonucu oluşan, özel ve olağan dışı zararları kusursuz sorumluluk ilkesi gereği tazmin etmekle yükümlüdür.
02/01/2020 tarih ve 30996 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren ve Mahkeme kararı tarihi itibarıyla uyuşmazlığa uygulanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin “Tarifelerin üçüncü kısmına göre ücret” başlıklı 13. maddesinde; ” (1) Bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için bu Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7 nci maddenin ikinci fıkrası, 10 uncu maddenin üçüncü fıkrası ile 12 nci maddenin birinci fıkrası, 16 ncı maddenin ikinci fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) bu Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. (2) Ancak hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez” hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
A) Bölge İdare Mahkemesi Kararının, Davacıların Maddi ve Manevi Tazminat İstemlerinin Kısmen Kabulüne Yönelik İdare Mahkemesi Kararına Karşı Yapılan İstinaf Başvurularının Reddine İlişkin Kısmının İncelenmesi:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın, davacıların maddi ve manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, davalı idare ve müdahiller tarafından ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemektedir.
B) Bölge İdare Mahkemesi Kararının, Davacıların Manevi Tazminat İstemlerinin Kısmen Reddine Yönelik İdare Mahkemesi Kararına Karşı Yapılan İstinaf Başvurusunun Reddine İlişkin Kısmının İncelenmesi:
Manevi tazminat, kişinin mal varlığında meydana gelen eksilmeyi gidermeye yönelik bir tazmin aracı değil, manevi değerlerinde bir eksilme meydana gelen ve yaşama sevinci ve zevki azalan kişinin manen tatminini sağlamaya yönelik bir tazmin aracıdır. Manevi zararın başka türlü giderim yollarının bulunmayışı veya yetersiz kalışı manevi tazminatın parasal olarak belirlenmesini zorunlu kılmaktadır. Manevi tazminat, olay nedeniyle duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa hafifletmeyi amaçlamaktadır. Tam yargı davalarının ve manevi tazminatın belirtilen niteliği gereği takdir edilecek manevi tazminat miktarının, olayın, zararın ve varsa idarenin kusurunun ağırlığını ortaya koyacak, hukuka aykırılığı özendirmeyecek, bir başka ifade ile benzeri olayların bir daha yaşanmaması için caydırıcı ve aynı zamanda cezalandırıcı olacak şekilde belirlenmesi, bununla birlikte olayın meydana geliş şekli, idari faaliyetin niteliği, zararlı sonuca etkisi ve idarenin sorumluluk sebebi gözetilerek hakkaniyetli bir tutarı aşmaması gerekmektedir.
Temyiz konusu Bölge İdare Mahkemesi kararıyla istinaf incelemesi üzerine usul ve hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararında dava konusu olay nedeniyle toplam 250.000,00 TL’lik (Kararda sehven 300.000,00 TL yazılmıştır.) manevi tazminat isteminin 60.000,00 TL’lik kısmı kabul edilmiş ise de; manevi tazminatın ilgililerin duyduğu elem ve üzüntünün kısmen giderilmesini sağlayan manevi bir tatmin aracı olduğu gözetildiğinde, dava konusu olayın davacılar üzerinde yarattığı etki ve olay süresince yaşadığı sıkıntılar göz önünde bulundurulduğunda; Bölge İdare Mahkemesince yerinde görülen davacılar için takdir edilen manevi tazminat miktarının, duyulan elem ve ıztırabı kısmen de olsa giderecek düzeyde olmadığı görülmektedir.
Bu durumda, Bölge İdare Mahkemesince, davacıların manevi tazminat istemlerinin tamamının kabul edilmesi gerektiği sonucuna varılmaktadır.
C) Bölge İdare Mahkemesi Kararının, Reddedilen Maddi Tazminat Nedeniyle Davalı İdare Lehine Hükmedilen Vekalet Ücretine Yönelik İdare Mahkemesi Kararına Karşı Yapılan İstinaf Başvurusunun Reddine İlişkin Kısım Yönünden İncelenmesi:
Dava, toplam 50.000,00 TL (miktar artırım ile 459.456,00 TL) maddi, 250.000,00 TL manevi tazminat istemiyle açılmıştır. İdare Mahkemesince, davacıların maddi tazminat istemlerinin 1.000,00 TL’lik kısmı yönünden davanın reddine ve reddedilen maddi tazminat miktarı yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 2.590,00 TL vekalet ücretinin davacılar tarafından davalı idareye ödenmesine karar verilmiştir.
Yukarıda yer verilen Tarife hükmü uyarınca, reddedilen maddi tazminat yönünden idare lehine hükmedilecek vekalet ücreti tutarı 1.000,00 TL’yi geçemeyeceğinden reddedilen maddi tazminat miktarı yönünden idare lehine 2.590,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesinde hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idare ve müdahiller … ve …’nın temyiz istemlerinin REDDİNE, davacıların temyiz isteminin KABULÜNE,
2. Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin … İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurularının reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının davacıların maddi ve manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne yönelik İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurularının reddine yönelik kısmının ONANMASINA, davacıların manevi tazminat istemlerinin kısmen reddine ilişkin kısmı ile reddedilen maddi tazminat nedeniyle davalı idare lehine hükmedilen vekalet ücretine yönelik İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulüne yönelik kısmının BOZULMASINA,
3. Bozulan kısımlar hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 12/01/2023 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.