Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/4098 E. , 2022/4191 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2021/4098
Karar No : 2022/4191
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ : 1. Huk. Müş. Yrd. V. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN_KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının kabule ilişkin kısmının davalı idare tarafından temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
DAVANIN KONUSU : 01/10/2015 tarihinde, Van İli, … Caddesi üzerinde güvenlik güçleri ile yasadışı bölücü terör örgütü mensupları arasında yaşanan silahlı çatışma esnasında yaralanan davacı tarafından, olay nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen zararlara karşılık 200.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
YARGILAMA SÜRECİ :
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesince;davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine, davacının istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, kısmen reddine, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, 50.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin 150.000,00 TL manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, olayda üçüncü kişinin kusuru söz konusu olduğundan idarelerinin hizmet kusurunun bulunmadığı, hükmedilen manevi tazminat tutarının yüksek olduğu, manevi tazminata faiz işletilemeyeceği iddialarıyla kararın aleyhlerine olan kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY :
01/10/2015 tarihinde, Van İli, … Caddesi üzerinde güvenlik güçleri ile yasadışı bölücü terör örgütü mensupları arasında yaşanan silahlı çatışma esnasında yaralanan davacı tarafından, olay nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen zararlara karşılık 200.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT :
Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.
İdare, kural olarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.
İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmekte ve idarenin tazmin yükümlülüğünün doğmasına yol açmaktadır.
Buna karşın bilimsel ve yargısal içtihatlarla geliştirilen sosyal risk ilkesi ile, toplumun içinde bulunduğu koşullardan kaynaklanan; idarenin faaliyet alanında meydana gelmekle birlikte, yürütülen kamu hizmetinin doğrudan sonucu olmayan, toplumsal nitelikli riskin gerçekleşmesi sonucu oluşan, salt toplumun bireyi olunması nedeniyle uğranılan özel ve olağan dışı zararların da topluma pay edilerek giderilmesi amaçlanmıştır.
Belirtilen niteliğine göre sosyal risk ilkesinin uygulanabilmesi için, olayın tüm toplumla ilgilendirilmesi ve zararın toplumsal nitelikli bir riskin gerçekleşmesi sonucu meydana gelmesi yanında; olay ve zararın, yürütülen kamu hizmetinin doğrudan sonucu olmaması, başka bir deyişle, zarar ile idari eylem arasında bir nedensellik bağının da kurulamaması gerekmektedir.
Zarar ile idari eylem arasında nedensellik bağının kurulabildiği hallerde sosyal risk ilkesinin uygulanmasına olanak bulunmadığından, idare hukuku kuralları çerçevesinde öncelikle hizmet kusurunun bulunup bulunmadığının araştırılması, hizmet kusuru yoksa kusursuz sorumluluk ilkesine göre zararın tazmin edilip edilemeyeceğinin belirlenmesi gerekmektedir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare Mahkemesi’nce, güvenlik güçleri ile terör örgütü mensupları arasındaki silahlı çatışmanın Van il merkezinde bulunan Milli Egemenlik Caddesi’nde gerçekleştiği, bu alanın insanların işlek olarak kullandığı bir yer olduğu, güvenlik güçlerinin olay yerine yakın bölgelerde, önceden, yetkili birimlerce istihbari bilgiler de elde edilmiş olmasına rağmen gerekli tedbirleri almaması nedeniyle davacının yaralanması ile sonuçlanan olayda davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında da aynı gerekçe doğrultusunda hükmedilen tazminat miktarı artırılmış ise de; güvenlik güçlerinin aldıkları istihbari bilgiler doğrultusunda olaya sebebiyet veren şahısları yaklaşık bir aydır aradığı, olay günü de olay bölgesinde oldukları yönünde alınan istihbari bilgi üzerine şahısları yakalamak amacıyla bölgeye intikal ettikleri esnada ani ve öngörülemez şekilde hadisenin meydana geldiği, olayda güvenlik güçlerine izafe edilebilecek herhangi bir hizmet kusuru bulunmadığı görüldüğünden, davacının olay nedeniyle uğradığı manevi zararın sosyal risk ilkesi gereğince davalı idarece karşılanması gerekmektedir.
Bu itibarla, sonucu itibarıyla doğru olan Bölge İdare Mahkemesi kararının belirtilen gerekçeyle onanması gerekmektedir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin REDDİNE,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyize konu kabule ilişkin kısmının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,
3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin iadesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 28/09/2022 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.