Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/5195 E. , 2022/3385 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2021/5195
Karar No : 2022/3385
DAVACI : … Sendikası
VEKİLİ : Av. …
DAVALI : … Bakanlığı / …
VEKİLİ : Av. …
DAVANIN_ÖZETİ : Milli Eğitim Bakanlığının 24/08/2021 tarih ve E-24301423-10.07.02-29970129 sayılı “Covid-19 Döneminde Okullarda Alınması Gereken Önlemler” başlıklı idari kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürelerek iptali istenilmektedir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : Dava dilekçesinin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren, 2575 sayılı Danıştay Kanunu’nun Ek 1. maddesi uyarınca Danıştay Onuncu ve Sekizinci Dairelerinden oluşan Müşterek Kurulca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2. maddesi, 1. fıkrası, (a) bendinde, idari davaların idari işlemler hakkında yetki, sebep, şekil, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılacağı belirtilmiş, 3. maddesinde, idarî davaların, Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılacağı, dilekçelerde tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ve adreslerinin, davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı delillerin, davaya konu olan idarî işlemin yazılı bildirim tarihinin, tam yargı davalarında uyuşmazlık konusu miktarın gösterileceği, dava dilekçelerinin ve bunlara ekli evrakın örneklerinin karşı taraf sayısından bir fazla olacağı; 14. maddesi, 3. fıkrasında, dava dilekçelerinin, görev ve yetki, idarî merci tecavüzü, ehliyet, idarî davaya konu olabilecek kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı, süre aşımı, husumet, 3. ve 5. maddelere uygun olup olmadıkları yönlerinden sırasıyla inceleneceği; 15. maddesi, 1. fıkrası, (d) bendinde ise, dilekçelerin 3. ve 5. maddelere uygun olmadıklarının tespiti hâlinde, yeniden dava açılmak üzere reddedileceği kurala bağlanmıştır.
Yargılama hukukunun temel ilkelerinden biri taleple bağlılıktır. Bu ilke uyarınca iptali istenen idarî işlemle sınırlı olarak yargı merciince inceleme yapılması gerekmekte olup, talebin incelemeye konu olabilecek nitelikte açık, belirli ve somut olması gerektiği kuşkusuzdur. Bununla birlikte, düzenleyici işlemlere karşı açılan iptal davalarında, iptali istenen düzenleyici işlemlerin hangi hükümlerinin maddelerinin veya fıkraları ya da bentlerinin, hangi yönlerden hukuka aykırı olduklarının tek tek, somut ve açık bir biçimde belirtilmesi ve bu kısımların davacının menfaatini nasıl etkilediğinin ortaya konulması gerekmektedir.
Dosyanın incelenmesinden; dava dilekçesinin davanın konusu ve sonuç ve talep kısımlarında, … tarihli ve … sayılı “Covid-19 Salgınında Okullarda Alınması Gereken Önlemler” başlıklı idari kararın iptalinin istenildiği, anılan kararda “Genel kurallar” başlığı altında tıbbi maske, sınıfların havalandırılması, okul ortamında mesafe ve temizlik kurallarına ilişkin düzenlemelere yer verildiği, dilekçenin açıklamalar kısmında ise davacı tarafından anılan kararın öğrencilerle bir araya gelmesi zorunlu olan öğretmen ve okul çalışanlarının aşı olmamaları durumunda haftada iki kez PCR testi ile taranmalarının isteneceği kısmına ilişkin hukuka aykırılık iddialarına yer verildiği anlaşılmaktadır.
Buna göre; dava dilekçesinde yer alan Milli Eğitim Bakanlığının 24/08/2021 tarihinde yayımladığı “Covid 19 Salgınında Okullarda Alınması Gereken Önlemler” başlıklı idari kararın tamamının mı yoksa sadece PCR testi zorunluluğuna ilişkin kısmının mı dava konusu edildiği hususunun dava dilekçesinde açıkça ortaya konulamadığı anlaşıldığından bu haliyle 2577 sayılı Kanun’un 3. maddesine uygun olmadığı sonucuna ulaşılan dilekçe ile açılan iş bu davanın esasının incelenme olanağı bulunmamaktadır.
Bu durumda; söz konusu idari kararın hangi kısım ya da kısımlarının iptalinin istenildiğinin açık ve tereddüde yer vermeyecek şekilde ortaya konulması, iptali istenilen kısımların da hangi yönlerden hukuka aykırı olduğunun ve davacının menfaatini ne şekilde ihlȃl ettiğinin açıklanması suretiyle yeniden dava açılması gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, 2577 sayılı Kanun’un 15. maddesi, 1. fıkrası, (d) bendi uyarınca bu kararın tebliğ tarihinden itibaren 30 (otuz) gün içerisinde yukarıda belirtilen eksiklikler giderilmek suretiyle 3. maddeye uygun şekilde düzenlenecek dilekçe ile harç yatırılmaksızın Dairemiz nezdinde yeniden dava açmakta serbest olmak üzere DAVA DİLEKÇESİNİN REDDİNE, aynı Kanun’un 15. maddesi, 5. fıkrası hükmüne göre yeniden verilen dilekçede aynı yanlışlıklar yapıldığı takdirde davanın reddedileceğinin davacıya bildirilmesine, davanın yenilenmemesi durumunda yapılan yargılama giderlerinin davacının üzerinde bırakılmasına ve kullanılmayan 97,70 TL yürütmenin durdurulması harcı ile posta gideri avansından artan miktarın istemi hâlinde davacıya iadesine, 21/06/2022 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.