Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/6531 E. , 2021/6542 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2021/6531
Karar No : 2021/6542
DAVACI : …
VEKİLİ : Av. …
DAVALI : … Genel Müdürlüğü
DAVANIN_ÖZETİ :Davacı tarafından, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Kadastro Dairesi Başkanlığı’nın 2018/5 sayılı Genelgesinin “F) Mahkeme Bilirkişiliği Hizmetleri” başlıklı kısmının iptali istenilmektedir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ :…
DÜŞÜNCESİ :2577 sayılı Kanun’un 3. maddesine uygun bulunmayan dava dilekçesinin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, 2577 sayılı Kanun’un 14. maddesi uyarınca Tetkik Hakiminin raporu ve sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin dava dilekçesi öncelikle 2577 sayılı Kanun’un 3. maddesine uygun olup olmadığı yönünden incelenerek gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, iptal davaları; idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davalar olarak tanımlanmış; 3. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendinde davanın konu ve sebepleri ile dayandığı delillerin dava dilekçelerinde gösterileceği; 14. maddesinin 3. fıkrasının (g) bendinde, dilekçeler üzerinde bu Kanun’un 3. ve 5. maddelerine uygun olup olmadığı yönünden inceleme yapılacağı; 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde, 14. maddenin 3/g bendinde yazılı halde otuz gün içinde 3 ve 5. maddelere uygun şekilde yeniden düzenlenmek veya noksanları tamamlanmak üzere dilekçelerin reddine karar verileceği kuralları yer almış; aynı maddenin 5. fıkrasında ise, 1. fıkranın (d) bendine göre dilekçenin reddedilmesi üzerine, yeniden verilen dilekçelerde aynı yanlışlıklar yapıldığı takdirde davanın reddedileceği hükme bağlanmıştır.
Yargılama hukukunun temel ilkelerinden biri taleple bağlılıktır. Bu ilke uyarınca iptali istenen idari işlemle sınırlı olarak mahkemelerce inceleme yapılması gerekmekte olup, talebin incelemeye konu olabilecek nitelikte açık, her türlü tereddütten uzak, belirli ve somut olması gerektiği kuşkusuzdur.
Bir düzenleyici işleme karşı açılan iptal davasında da, düzenleyici işlemin tamamının, belirli maddelerinin veya maddelerin belirli kısımlarının iptalinin istenebilmesi mümkün olup, dava dilekçesinde iptal isteminin açıkça belirtilmesi gerekmektedir.
Dava dilekçesinin incelenmesinden; dilekçenin “konu” ve “sonuç ve istem” kısımlarında davalı idarenin 2018/5 sayılı Genelgesinin “F) Mahkeme Bilirkişiliği Hizmetleri” başlıklı kısmının iptaline karar verilmesinin istenildiği görülmekle birlikte; iptali istenen kısmın bilirkişi olarak görevlendirilen kurum personeline yönelik çeşitli hükümler ihtiva etttiği, dilekçe içeriğinde ise bilirkişilerin birlik kurabilmelerine imkan veren ve iptali istenen kısımda yer alan 7.,8., ve 9. maddelere yönelik hukuka aykırılık iddiaları belirtilmek suretiyle açıklama yapıldığı görülmektedir.
Bu haliyle; dava dilekçesinde, hukuka aykırılık iddiaları her bir madde için ayrı ayrı belirtilmek suretiyle, iptal isteminin hangi kısımlara ilişkin olduğuna yönelik kuşkuya yer vermeyecek açıklamaların yapılmadığı görüldüğünden; dava dilekçesinin 2577 sayılı Kanun’un 3. maddesine uygun biçimde düzenlenmediği sonucuna varılmaktadır.
Bu nedenle, dava konusu düzenleyici işlemin hangi kısım veya kısımlarının dava konusu edildiği açıkça gösterilmek ve dilekçenin konu, içerik ve sonuç bölümleri çelişkili olmayacak şekilde açıklanmak suretiyle, 2577 sayılı Kanun’un 3. maddesine uygun olarak yenilenen, Danıştay Başkanlığına hitaben yazılmış açık ve anlaşılabilir bir dilekçeyle dava açılması gerekmektedir.
Öte yandan, dava konusu Genelgeye karşı süresi içerisinde dava açılıp açılmadığının tespiti bakımından, iptali istenen düzenleyici işlemin uygulanması niteliğinde bir işlemin bulunup bulunmadığı, uygulama işlemi var ise, bu işlemin tarih ve sayısı ile tebliğ tarihinin belirtilmesi de gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca, bu kararın tebliğinden itibaren 30 (otuz) gün içinde, yukarıda belirtilen hususlar netleştirilmek suretiyle imzalı iki nüsha dilekçe ile dava açmakta serbest olmak üzere DAVA DİLEKÇESİNİN REDDİNE, aynı Kanun’un 15. maddesinin 5. fıkrasına göre dilekçenin reddi üzerine yeniden verilecek dilekçede de aynı yanlışlıkların yapılması halinde davanın reddedileceğinin davacıya duyurulmasına, davanın yenilenmesi hâlinde yeniden harç alınmamasına, davanın yenilenmemesi durumunda yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan … TL yürütmenin durdurulması harcı ile posta gideri avansından artan miktarın istemi halinde davacıya iadesine, 20/12/2021 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.