Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/7506 E. , 2022/3825 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2021/7506
Karar No : 2022/3825
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Valiliği / …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN_KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
DAVANIN KONUSU : Davacı tarafından, Siirt ili, Merkez ilçesi, … köyü, … (…) mevkiinde ikamet etmekte iken terör olayları nedeniyle göç etmek zorunda kaldığından bahisle, mal varlığına ulaşamaması sebebiyle uğranıldığı iddia olunan zararların 5233 sayılı Kanun kapsamında karşılanması istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin Siirt Valiliği Zarar Tespit Komisyonu Başkanlığının … tarih ve … sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
YARGILAMA SÜRECİ :
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince; Danıştay Onuncu Dairesinin 18/11/2019 tarih ve E:2019/2641, K:2019/8045 sayılı bozma kararına uyularak, davacı tarafından 5233 sayılı Kanun kapsamında başvurusuna dayanak tutulan yerin Siirt ili, Merkez ilçesi, … köyü olduğu tespit edilerek ve bu yere ilişkin inceleme yapılacağı, davacının başvurusu dava konusu işlem ile … köyünde yapılan keşifte, davacının herhangi bir taşınmazı bulunmadığı gerekçesiyle reddedilmiş ise de, davacı adına Siirt ili, Merkez ilçesi, … köyü, … mevkiinde taşınmazın kayıtlı olduğu, buna göre tamamen boşaldığı/boşaltıldığı anlaşılan …/…/… mevkiinde davacıya ait taşınmazı bulunduğu anlaşılan davacının varsa gerçek zararı gerekirse keşif yapılmak suretiyle zararının bulunup bulunmadığı hususunun ortaya konulması gerekirken eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, usulüne uygun keşif yapıldığı, davacı adına taşınmaz tespit edilmediği ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile İdare Mahkemesi kararının gerekçeli onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Dava konusu köye ilişkin Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesinin 05/02/2019 tarih ve E:2018/2338, K:2019/397 sayılı dava dosyasında, … köyü muhtarı ve azaları tarafından Siirt Valiliği’ne hitaben yazılan 17/11/2017 tarihli yazıda, … köyünün … adında bir mezrası bulunmadığı gibi … köyü sınırları içerisinde … adında bir mevkinin bulunmadığı, … olarak bilinen yer ile … köyünün komşu köyler olduğu, … köyünün ayrı bir köy olduğu, yakın tarihe kadar ayrı bir muhtarlığı olduğu, … köyünün Siirt ili, Eruh ilçesine bağlı olduğunun belirtildiği, Siirt Zarar Tespit Komisyonunca, 5233 sayılı Kanun uyarınca 14/12/2015 tarihinde yapılacak olan keşfin güvenlik yönünden sakıncalı olup olmadığının sorulması üzerine jandarma görevlilerince düzenlenen 09/12/2015 tarihli tutanakta, … ve … mevkilerinin … köyü sınırları içinde bulunmadığı, Eruh İlçesine bağlı boşaltılmış köy olduğu, boşaltılmadan önce kendi köy muhtarlıklarının olduğu, terör olayları nedeniyle … ve … köylerinin boşaltıldığı, bu nedenle muhtarlıklarının düştüğü, bahse konu köylerde yaşayan kimsenin olmadığı, … ve … köylerinin araç yolunun bulunmadığı, … köyü, Akarsu mezrasından geçen Zarova Çayının karşı tarafına yaya köprüsünden geçmek suretiyle arazi içerisinden Kalender Dağı eteklerini takiben bir saatlik yürüme mesafesinde yaya olarak gidilebildiği, … ve … köylerine gidişte kullanılacak yol güzergahında çok sayıda mağaranın bulunduğu, bu mağaralarda barınan bölücü terör örgütü mensubunun bulunabileceği, bu nedenle … ve … köylerinde yapılacak olan keşfin güvenlik yönünden tehlikeli olduğunun belirtildiği, buna göre …/…/… mevkisinin, Siirt ili, Eruh ilçesine bağlı bir yer olduğu ve terör olayları nedeniyle boşaltıldığı tespit edilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden ise; davacı tarafından, Siirt ili, … köyü, … veya … (…) ile Siirt ili, merkez … köyünün aynı yerler olduğunun belirtildiği, Eruh Kaymakamlığının … tarih ve … sayılı yazısında, ilçe hudutları dahilinde …/…/…, …, …, …, …, …, … adında herhangi bir köy/mezra/mevkinin bulunmadığı, ilçelerine bağlı 4 göçebe köy ile birlikte … muhtarlığı bulunduğu, buranın göçebe halkın değişik yaylalarda, kışlaklarda konakladıkları, genelde … köyü sınırları içerisinde bulunan kışlaklarda konakladıkları, göçebe halkın askerlik, vergi, adli vb. diğer resmi iş ve işlemleri ile vatandaşlık yükümlülüklerinin yerine getirilmesi bakımından Devlet kontrolünde tutulabilmeleri için zamanında köy tanımına uygun bir yerleşik yeri olmamakla birlikte sınırı, merası, köy orta malı, camisi ve okulu olmayan sadece bir muhtarlık şeklinde oluşturulduğunun belirtildiği, davacı tarafından dosyaya sunulan tapu kaydına göre, davacı adına Siirt ili, Merkez ilçesi, … köyü, … mevkiinde 1.761,90 m² yüzölçümlü harabe ev, harabe ahır ve arsası niteliğinde 30/11/2016 tesis kadastrolu, hisseli taşınmazın kayıtlı bulunduğu anlaşılmıştır.
Dairemiz dosyalarında, … mevkiinin Siirt ili, Eruh ilçesine bağlı terör olayları nedeniyle boşaltılan bir yer olduğu tespit edilmiş, Mahkeme tarafından, … mevkiinin, Siirt ili, Merkez ilçesi, … köyüne bağlı olduğu ve terör nedeniyle boşaltıldığı tespit edilmiş, davacının dosyaya sunduğu kadastro sonrası tesis edilen tapu kaydında ise davacı adına bulunan taşınmaz kaydının … köyü, … mevkiinde bulunduğu anlaşılmıştır. Tüm bu veriler dikkate alındığında, … mevkiinin, köy tanımına uygun olmayan ancak göçebe olarak yaşayan halkı kayıt altında tutmak adına muhtarlığı oluşturularak Eruh ilçesine bağlanılan, daha sonra muhtarlığı sona erdirilen bir yer olduğu, … isimli yer için köy/ mezra/ mevkii şeklinde net bir tanım yapılamasa da terör nedeniyle boşaltılan yerlerden olduğu tespit edilmiştir. Dosyaya sunulan tapu kaydına göre, … mevkiinin kadastro sonrası … köyü sınırları içerisinde kabul edilmiş olabileceği değerlendirilmektedir.
Bu halde, davacının dosyaya sunduğu tapu kaydı incelenerek söz konusu tapunun bulunduğu taşınmaza ilişkin daha önce herhangi bir başvuru bulunup bulunmadığı, ödeme yapılıp yapılmadığı araştırılarak davacının söz konusu yere ilişkin varsa zararlarının tespit edilmesi gerekirken davacının başvurusunun reddine ilişkin işlemde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Bu durumda, dava konusu işlemin iptaline karar veren İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik bulunmamaktadır.
Bununla birlikte Mahkeme kararı gereği yerine getirilirken; kadastrosu tamamlanan yerlerde mülkiyet durumunun esas alınması, bu bakımdan zilyetlik iddiasında bulunulan yerlerin ya da daha önce yapılmış veya yapılacak olan keşiflerde başvurucu lehine tespit edilmiş olan taşınmazların, tapu kayıtlarının gerek davacıdan (başvurucudan) istenilmesi, gerekse davalı idarece araştırılması, zilyetlik iddiası ile kadastro tespiti arasında var olabilecek farklı durumların nedeninin davacıdan (başvurucudan) (belge, sözleşme, dava vs. ile) ispatlanmasının istenmesi, bu ispatın gerçekleştirilemediği ve tapusu bulunmayan taşınmazlar hakkındaki zilyetlik iddialarının ise dinlenmeyeceği; bu anlamda 5233 sayılı Kanun kapsamında karşılanması gereken bir zararın oluşup oluşmadığına ve mükerrer ödemelerde bulunulmamasına dikkat edileceği açıktır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin REDDİNE,
2. Dava konusu işlemin iptali yolundaki … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,
3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin iadesine,
4. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 14/09/2022 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY(X) :
06/12/2017 tarihli yazı ekinde sunulan jandarma görevlileri ve … köyü muhtarı tarafından düzenlenen 05/12/2017 tarihli tutanakta, …-… mezralarının Siirt ili, Eruh ilçesine bağlı eski yerleşim alanları olduğu, bu mezraların eskiden kendi muhtarlıkları olduğu, … köyüne yakın bir noktada olduğundan mülki sınır kapsamında görev sorumluluk sahasının ve adı geçen yerlerin halihazırda kullanılmadığından görev alanının karıştırıldığı, şu anda …-… adında bir mevkinin olduğu burasının … köyü, Akarsu mezrası ile herhangi bir bağının olmadığı, …-… adındaki mevkide halihazırda hiç kimsenin yaşamadığı, boşaltılmış bir yer olduğu, 1980’li yıllarda köyde su olmadığı gerekçesiyle Siirt ili, … Mahallesine Devlet tarafından ev yaptırılmak suretiyle taşıttırıldıkları ve geri dönmediklerinin belirtildiği dikkate alındığında … mevkisinin terör nedeniyle değil anılan yerde su bulunmaması nedeniyle 1980’li yıllarda boşaltılmış olduğu sonucuna varılmış olup, bu nedenle davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile dava konusu işlemin iptali yolunda verilen Mahkeme kararının bozulması gerektiği oyuyla çoğunluk kararına katılmıyoruz.