Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/792 E. , 2021/3468 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2021/792
Karar No : 2021/3468
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- …
2- …
VEKİLİ : Av. ..
TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- …
VEKİLİ : Av. …
2- ..
VEKİLİ : Av. ….
İSTEMİN_KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…., K:… sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacılar tarafından; çocukları …’ın, 18/08/2016 tarihinde Van İli, … İlçesi, … Mahalle, … Caddesinden geçen sulama kanalına düşmesi sonucu 29/08/2016 tarihinde vefat etmesi olayında davalı idarelerin hizmet kusuru bulunduğundan bahisle, uğranıldığı ileri sürülen zararlara karşılık olarak baba … için 10.000,00 TL (ıslah ile belirlenen; 40.000,00 TL) destekten yoksun kalma tazminatı, 5.000,00 TL cenaze ve defin gideri ile 200.000,00 TL manevi tazminat, anne … için 10.000,00 TL (ıslah ile belirlenen; 40.000,00 TL) destekten yoksun kalma tazminatı ile 200.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 85.000,00 TL maddi ve 400.000,00 TL manevi tazminatın, olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:…. sayılı kararıyla; olayda davalı idarelerin hizmet kusurunun bulunup bulunmadığı var ise hangi oranda kusurlu olduklarının tespiti amacıyla 17/11/2017 tarihli ara kararı ile dava dosyası üzerinden bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, bu kapsamda 09/02/2018 tarihinde Mahkememize sunulan bilirkişi raporunda özetle; “Van İli, … İlçesi, … Mahalle, … Caddesinde bulunan sulama kanalının Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü’nün sorumluluğunda bulunduğu, sulama kanalının tarımsal faaliyetler için kullanıldığı ve bu nedenle bölge sakinleri için kamu yararı taşıdığı, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü’nün belirli noktalara uyarı levhaları koymadığı, koruma duvarı, tel çit vs. yapmadığı, meskun alan içerisinde meydana gelen olayda Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü’nün sulama kanalının üzerini kapatması gerektiği, şayet bu mümkün olmuyorsa kanala doğrudan ulaşımı engelleyecek bariyer ve çitlerin sulama kanalının etrafına inşa edilmesi gerektiği, meydana gelen ölüm olayında davalı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü’nün kusurlu olduğu, kanal ile ilgili herhangi bir tedbir almayan/aldırmayan, kanalın işletmesinden, bakım, onarım ve güvenliğinden doğrudan sorumlu olan Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü’nden bu hususta güvenlik tedbirleri talep etmeyen … Belediyesi’nin ve iki yaşında çocuğa gereken özen ve dikkati göstermeyen ebeveynlerin de kusurlu oldukları” tespitlerine yer verilerek, dava konusu olayın yaşanmasında Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün %37,5, … Belediye Başkanlığının %12,5, davacıların %50 oranında kusurlu olduğu yönünde görüş bildirildiği, davacıların müteveffa …’ın desteğinden yoksun kalmaları nedeniyle talep ettikleri destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanması için yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen ve 21/05/2018 tarihinde Mahkeme kaydına giren bilirkişi raporunda özetle; TRH 2010 yaşam tablosuna göre yapılan hesaplamada baba …’ın 51.471,03 TL, anne …’ın 74.555,96 TL maddi zararının olduğu yönünde tespite yer verildiği; davacılar vekili tarafından, 31/05/2018 tarihinde mahkeme kaydına giren dilekçe ile dava dilekçesinde … için tazmini talep edilen maddi tazminat miktarı 30.000,00 TL artırılmak suretiyle 40.000,00 TL’ye; … için tazmini talep edilen maddi tazminat miktarı 30.000,00 TL artırılmak suretiyle 40.000,00 TL’ye çıkarıldığı, Mahkemece söz konusu bilirkişi raporlarının hükme esas alınabilecek nitelikte olduğu belirtilerek meydana gelen ölüm olayında davalı idarelerin hizmet kusurunun bulunduğu, ailenin %50 oranında müterafik kusurunun bulunduğu dikkate alınarak, davacı baba … için hesap edilen 51.471,03 TL’nin yarısına karşılık gelen 25.735,52 TL’lik kısmı ile davacı anne … için hesap edilen 74.555,96 TL’nin yarısına karşılık gelen 37.277,98 TL’lik kısmının davalı idareler tarafından davacılara ödenmesi gerektiği, öte yandan, davacı … için talep edilen 5.000,00 TL cenaze ve defin giderine ilişkin istemine ilişkin olarak Mahkemelerinin 22/05/2018 tarihli ara kararı ile istenilmesine rağmen, sözü geçen cenaze ve defin giderlerine ilişkin dosyaya tevsik edici (ispatlayıcı) herhangi bir bilgi ve belge (fatura vb.) sunulamaması nedeniyle bu istemin reddi gerektiği, davacıların manevi tazminat istemlerine ilişkin olarak olayın oluş şekli, davacıların yaşadıkları üzüntü ve müterafik kusurları da dikkate alınarak davacılara takdiren 50.000,00 TL manevi tazminat ödenmesi gerektiği sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine ile 85.000,00 TL maddi tazminat isteminin, 63.013,50 TL’lik kısmının kabulüne, 21.986,50 TL’lik kısmının ise reddine, 400.000,00 TL manevi tazminat isteminin, 50.000,00 TL’lik kısmının kabulüne, 350.000,00 TL’lik kısmının ise reddine, 47.260,12 TL maddi ve 37.500,00 TL manevi tazminatın; maddi tazminatın 15.000,00 TL’lik kısmı ile manevi tazminatın Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü tarafından davalı idareye başvuru yapıldığı 22/09/2016 tarihinden, maddi tazminatın kalan 32.260,12 TL’lik kısmının ise ıslah dilekçesinin Mahkememiz kayıtlarına girdiği 31/05/2018 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davacılara ödenmesine, 15.753,38 TL maddi ve 12.500,00 TL manevi tazminatın; maddi tazminatın 5.000,00 TL’lik kısmı ile manevi tazminatın … Belediye Başkanlığı tarafından davanın açıldığı 01/12/2016 tarihinden, maddi tazminatın kalan 10.753,38 TL’lik kısmının ise ıslah dilekçesinin Mahkeme kayıtlarına girdiği 31/05/2018 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davacılara ödenmesine,
fazlaya ilişkin talepler yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Mahkemesi kararının özeti: Taraflarca istinaf başvurusunda bulunulması üzerine … Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesince; tarafların maddi tazminat isteminin esasına yönelik istinaf istemlerinin reddine, davalı idarelerin istinaf başvurularının kısmen kabulü ile davalı idareler aleyhine hükmedilen maddi tazminata ıslah dilekçesinin mahkeme kayıtlarına girdiği tarihten itibaren faiz yürütülmesine ilişkin kısmın kaldırılmasına, davalı idareler aleyhine hükmedilen maddi tazminat için ıslah dilekçesinin davalı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü’ne tebliğ tarihi olan 26/06/2018 tarihinden itibaren, davalı … Belediye Başkanlığı’na tebliğ tarihi olan 13/06/2018 tarihinden itibaren faiz işletilmesine, anılan kararın manevi tazminat istemine yönelik davacıların istinaf başvurusunun kabulüne, kararın bu kısmının kaldırılmasına, 400.000,00 TL manevi tazminat isteminin 200.000,00 TL’lik kısmının kabulüne, geriye kalan 200.000,00 TL’lik kısmının ise reddine, kabul edilen 200.000,00 TL’nin; 150.000,00 TL’lik kısmının Devlet Su İşleri Başkanlığı tarafından idareye başvuru tarihi olan 22/09/2016 tarihinden itibaren; 50,000,00 TL’lik kısmının … Belediye Başkanlığı tarafından dava açma tarihi olan 01/12/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından hükme esas alınan aktüerya raporunun yetiştirme gideri ve oranlar açısından hatalı olduğu, manevi tazminat miktarının az olduğu, davalı idarelerin kusur oranının daha fazla olduğu; davalılardan DSİ Genel Müdürlüğü tarafından olayda idarelerinin sorumluluğunun bulunmadığı, sulama amacıyla kullanılan kanalın üzerinin kapatılamayacağı, hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının fazla olduğu, davalılardan … Belediye Başkanlığı tarafından Belediye mevzuatında sulama kanalı çevresinde koruyucu tedbirler alma konusunda belediyelere verilmiş bir görevin bulunmadığı, hükmedilen tazminat miktarların fazla olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacılar tarafından temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Davacıların temyiz isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine; davalı idarelerin temyiz istemlerinin reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren, 2575 sayılı Danıştay Kanunu’nun ek 1. maddesi uyarınca Danıştay Sekizinci ve Onuncu Dairelerinden oluşan Müşterek Kurulca; Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlenildikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Davacıların yakını …, 18/08/2016 tarihinde Van İli, … İlçesi, … Mahalle, … Caddesinden geçen sulama kanalına düşmesi sonucu 29/08/2016 tarihinde hayatını kaybetmiştir.
Davacılar tarafından olayın meydana gelmesinde davalı idarelerin hizmet kusuru bulunduğundan bahisle uğranıldığı ileri sürülen maddi ve manevi zararın ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
A) Temyize konu Mahkeme kararının maddi tazminata ilişkin kısmının incelenmesi;
İdare Mahkemesince hükme esas alınan, davacı anne ve babanın destekten yoksun kalma zararının tespitine ilişkin 21/05/2018 havale tarihli hesap bilirkişi raporu incelendiğinde; bakiye ömür belirlenmesinde TRH 2010 tablosunun esas alınmasına rağmen, küçüğün anne ve babasının destek oranlarının ayrı ayrı, küçük evleninceye kadar %25, evlendikten sonra %12,5, babanın ölümü ile annenin oranın %14 olarak alındığı, ayrıca hem anneden hem babadan %5 oranında yetiştirme gideri indirimi yapıldığı görülmektedir.
Anılan rapor, hükme esas alınabilecek nitelikte olmayıp, Bölge İdare Mahkemesince, zarar miktarının tespiti amacıyla aşağıda yer verilen hususlara göre bilirkişi ek raporu alınması gerekmektedir.
Bu raporda destek paylarının ise küçük yaşasaydı evleninceye kadar gelirinden anne ve babanın her birine %25, evlendikten sonra %16’şar, ilk çocuk olduktan sonra %14’er, ikinci çocuk olduktan sonra %12,5’ar oranında hesaplanması gerekmektedir.
Ayrıca davacı annenin gelir getirici bir işte çalışmadığı göz önünde bulundurulduğunda, davacı anneye ödenecek tazminat miktarından bu yönde bir indirim yapılmayarak, yalnızca baba yönünden hesaplanacak tazminattan %5 oranında yetiştirme gideri indirilmesi yerinde olacaktır.
B) Temyize konu Mahkeme kararının manevi tazminata ilişkin kısmının incelenmesi;
Manevi zarar, kişinin fizik yapısının ve iç huzurunun bozulmasını, yaşama gücünün ve sevincinin azalmasını, kişilik haklarının zedelenmesini, şeref ve haysiyetinin rencide edilmesini, duyulan acı ve ızdırabı, kişinin günlük yaşamını zorlaştıran her türlü üzüntü ve sıkıntıyı ifade etmekte, fiziki veya manevi acılar duyan, ruhsal dengesi bozulan, yaşama sevinci azalan kişinin manevi yönden zarara uğramış olduğu kabul edilmektedir.
Manevi tazminat, kişinin malvarlığında meydana gelen eksilmeyi gidermeye yönelik olmayıp, manevi değerlerinde bir eksilme meydana gelen ve yaşama sevinci ve zevki azalan kişinin manen tatminini sağlamaya yönelik bir tazmin aracıdır. Manevi zararın başka türlü giderim yollarının bulunmayışı veya yetersiz kalışı manevi tazminatın parasal olarak belirlenmesini zorunlu kılmaktadır. Manevi tazminat, olay nedeniyle duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa hafifletmeyi ve manevi huzuru sağlamayı amaçlar. Bu niteliği gereği manevi tazminatın, zenginleşmeye yol açmayacak şekilde belirlenmesi gerekmektedir.
Dosyanın incelenmesinden; zararı meydana getiren olayın oluş şekli ve niteliği dikkate alındığında temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında idarenin hizmet kusuruna dayanan sorumluluğu uyarınca davacılar lehine hükmedilen 200.000,00 TL manevi tazminat miktarlarının sebepsiz zenginleşmeye sebep olacak miktarda yüksek olduğu görüldüğünden, yukarıda belirtilen ölçütlere göre yeniden belirlenmesi gerekmekte olup, Bölge İdare Mahkemesinin temyize konu kararının manevi tazminatın kısmen kabulüne ilişkin kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacıların temyiz istemlerinin kısmen kabulü kısmen reddi ile temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:.. sayılı kararının davacıların maddi tazminata yönelik istinaf başvurularının reddine ilişkin kısmının esasta oy birliği gerekçede oy çokluğuyla BOZULMASINA, kararın manevi tazminatın reddine ilişkin kısmının oy çokluğuyla ONANMASINA,
2. Davalı idarelerin temyiz istemlerinin kısmen kabulü kısmen reddi ile … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının davalıların maddi tazminatın kabulüne yönelik istinaf başvurularının reddine ilişkin kısmının oy çokluğuyla ONANMASINA, kararın manevi tazminatın kısmen kabulüne ilişkin kısmının oy çokluğuyla BOZULMASINA,
3. Kullanılmayan … TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davalı idareye iadesine,
4. Bozulan kısımlar hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 21/06/2021 tarihinde kesin olarak karar verildi.
(X)-KARŞI OY :
Dosyanın incelenmesinden, boğulma olayının meydana geldiği sulama kanalının, davacıların evine 4 metre uzaklıkta ve yol kotuyla aynı seviyede olduğu dolayısıyla bu sulama kanalının etrafında yaşayanlar için daha fazla tehlike arz ettiği görülmektedir.
Bu durumda, söz konusu sulama kanalı çevresinde gerekli koruyucu tedbirleri almadığı anlaşılan davalı idarelerin olaydaki sorumluluklarının %50 oranından daha fazla olduğu anlaşılmakta olup meydana gelen olayda davalı idarelerin kusur oranlarının yeniden değerlendirilmesi suretiyle bir karar verilmesi gerektiği açıktır.
Bununla birlikte, miktar artırımına ilişkin dilekçenin yeni bir dava niteliğinde olmayıp mevcut davada talep edilen tazminat miktarının ıslah suretiyle artırımına olanak sağlayan yasal bir hakkın kullanımına ilişkin olduğu da göz önünde bulundurulduğunda, artırılan tazminat miktarı yönünden davanın kabul edilmesi halinde, yasal faizin başlangıcının bu miktar yönünden de, idarenin uyuşmazlığın esasında ihtilafa, bir başka anlatımla temerrüde düştüğü tarih olduğu; aksi bir durumun hakkaniyete aykırı olacağı sonucuna varıldığından olayda, davacılara ödenecek maddi tazminatın yasal faiz başlangıcının, miktar artırımına ilişkin dilekçe ile artırılan tazminat miktarı yönünden de, davalı idareye başvuru tarihi olan 22/09/2016 tarihi olduğu, dolayısıyla Bölge İdare Mahkemesi kararının bu yönüyle de hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmaktadır.
Açıklanan nedenlerle davacıların temyiz istemlerinin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının davacıların maddi ve manevi tazminat istemlerinin kısmen reddine ilişkin kısımlarının bozulmasına, davalı idarelerin temyiz istemlerinin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının maddi ve manevi tazminatın kabulüne ilişkin kısımlarının onanmasına karar verilmesi gerektiği oyuyla Daire kararının maddi tazminatın kabule ilişkin kısmının bozulmasına gerekçe yönünden, kararın diğer kısımlarına esas yönünden katılmıyorum.