Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/809 E. , 2022/5834 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2021/809
Karar No : 2022/5834
DAVACI : …
DAVALILAR : 1- … Birliği
VEKİLİ: Av. …
2- … Kurumu
VEKİLİ: Av. …
DAVANIN_KONUSU : Davacı tarafından, Sigorta Tahkim Komisyonunun 03/01/2020 tarihli duyurusu ile bildirilen, bilirkişilerin Sigorta Tahkim Komisyonu Bilirkişi Listesinden sıra usulüne göre (rastgele) atanmasına ilişkin işlemi ile bu işlemin dayanağı Hazine ve Maliye Bakanlığı Sigortacılık Genel Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı yazısının iptali istenilmektedir.
DAVACININ_İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu Hazine ve Maliye Bakanlığı Sigortacılık Genel Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı yazısının Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun ilgili maddelerine aykırı olduğu, dolayısıyla normlar hiyerarşisini ihlal ettiği, usul ve yasaya aykırı bilirkişilerin sıra ile otomatik atama işleminin ve bu işleme esas teşkil eden dava konusu Hazine ve Maliye Bakanlığı Sigortacılık Genel Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı yazısının iptalinin gerektiği iddia edilmektedir.
DAVALILARIN_SAVUNMALARI :.Davalı idareler tarafından, davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Davacının feragati nedeniyle dava hakkında karar verilmesine yer olmadığı kararı verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ : Dava; Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde bilirkişilik yapmakta olan davacı tarafından; Sigorta Tahkim Komisyonunun 03/01/2020 tarihli duyurusu ile bildirilen, bilirkişilerin Sigorta Tahkim Komisyonu Bilirkişi Listesinden sıra usulüne göre atanmasına ilişkin işlem ile bu işlemin dayanağı Hazine ve Maliye Bakanlığı Sigortacılık Genel Müdürlüğü’nün … tarih ve … sayılı yazısının iptali istemiyle açılmıştır.
Davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde görülmemiştir.
5684 sayılı Sigortacılık Kanunun 30. maddesinin 21. fıkrasında; “Komisyonun yapısı ve görevleri ile Komisyon müdürü ve Komisyon müdür yardımcılarının nitelikleri, çalışma usûl ve esasları, raportörlerin, sigorta hakemlerinin çalışma usûl ve esasları, kararların ne şekilde düzenleneceği, Komisyona başvuru esasları, Liste tutulmasına ve bütçeye ilişkin esaslar ile katılım ücreti gibi hususlar yönetmelikle belirlenir.” hükmü yer almakta olup bu Kanunun bu hükmü uyarınca yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişikin Yönetmeliğin 16. maddesinin12. Fıkrasında; “Hakem, çözümü hukuk dışında özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Hakemler hakkındaki yasaklılık ve ret sebepleriyle ilgili kurallar, bilirkişiler bakımından da uygulanır. Bu kapsamda, hakem ve bilirkişi ile taraf ve bilirkişi arasındaki ilişki bakımından 17 nci ve 18 inci maddeler kıyasen uygulanır. Komisyon Başkanlığı Müsteşarlığın belirleyeceği esaslar çerçevesinde her yıl hakemlerin başvuracakları bilirkişi listesini düzenler. Bakanlığın belirleyeceği esaslar doğrultusunda bilirkişiler bu listelerden seçilir. Bilirkişi ücret tarifesi Komisyon Başkanlığının görüşü alınarak Bakanlıkça belirlenir. Fiilen sigorta hakemliği ya da itiraz hakemliği yapan kişi, Komisyon tarafından oluşturulan bilirkişi listesinde yer alamaz.” kuralı getirilmiştir.
Sigorta Tahkim Komisyonu Bilirkişilik Yönetmeliğinin, Bilirkişi görevlendirilmesi ve seçimi başlıklı 22. maddesinde; “(1) Bilirkişi, çözümü hukuk dışında uzmanlığı, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde hakem tarafından görevlendirilir. (2) Hakem, görevlendirilecek bilirkişinin uzmanlık alanını belirler. İşin mahiyetine göre gerekçesi açıkça gösterilmek kaydıyla, birden fazla bilirkişi görevlendirilebilir. (3) Bilirkişiler, Komisyonca düzenlenen listeden seçilir. Uzmanlık alanında birden fazla bilirkişi bulunması halinde, hakem adilane şekilde bilirkişi seçimi yapmakla yükümlüdür. (4) Komisyon listesinde ihtiyaç duyulan uzmanlık alanına sahip bilirkişi bulunmaması durumunda öncelikle, bilirkişi olarak atanacak kişinin, üniversitelerin ilgili bölümlerinde öğretim üyesi olması ya da adli bilirkişi listesine veya meslek odasına kayıtlı olması gerekir. Hakem, liste dışından seçmiş olduğu bilirkişiyi Komisyona gerekçeleriyle bildirir. (5) Komisyon, bilirkişi seçimine ilişkin bilişim temelli sistem oluşturur.” düzenlemesi bulunmaktadır.
Dava konusu işlemlerde, Bilirkişilerin Sigorta Tahkim Komisyonu Bilirkişi Listesinden sıra usulüne göre atanması öngörülmüş olup, davacı tarafından, anılan düzenlemenin dayanağı olan yönetmelikte, Komisyon Başkanlığınca, Müsteşarlığın belirleyeceği esaslar çerçevesinde her yıl hakemlerin başvuracakları bilirkişi listesinin düzenleneceği, belirlenecek esaslar doğrultusunda bilirkişilerin bu listelerden seçileceğinin belirtildiği ancak bilirkişilerin sıra ile seçileceğine ilişkin bir hükmün bulunmadığı bu nedenle dava konusu işlemlerin hukuka ve mevzuata aykırı olduğu ileri sürülerek iptali istenilmektedir.
Sigorta Tahkim Komisyonu Bilirkişilik Yönetmeliğinin, 22. maddesinin 3. fıkrasında; bilirkişilerin, Komisyonca düzenlenen listeden seçileceği, uzmanlık alanında birden fazla bilirkişi bulunması halinde, hakemin adilane şekilde bilirkişi seçimi yapmakla yükümlü olduğu belirtilmiş olduğundan, Komisyon tarafından usulüne uygun olarak düzenlenen listede, konunun uzmanı bilirkişinin birden fazla olması hainde; hakemin sıra usulüne göre bilirkişi ataması yapmasında, yönetmelik hükümleri ile öngörülen adilane seçime dolayısıyla hukuka aykırılık görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davanın reddi yolunda karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 14. maddesi uyarınca Tetkik Hakiminin raporu ve sözlü açıklamaları dinlendikten sonra gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
Dava; davacı … tarafından, Sigorta Tahkim Komisyonunun 03/01/2020 tarihli duyurusu ile bildirilen, bilirkişilerin Sigorta Tahkim Komisyonu Bilirkişi Listesinden sıra usulüne göre (rastgele) atanmasına ilişkin işlemi ile bu işlemin dayanağı Hazine ve Maliye Bakanlığı Sigortacılık Genel Müdürlüğü’nün … tarih ve …. sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
Dosyanın incelenmesinden, davacı tarafından verilen 01/12/2022 kayıt tarihli dilekçe ile davadan feragat edildiği anlaşılmaktadır.
İNCELEME VE GEREKÇE :
İlgili Mevzuat:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 31. maddesiyle atıfta bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 307. maddesinde, feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olarak tanımlanmış; 309. maddesinde, feragat ve kabulün dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılacağı, feragat ve kabulün hüküm ifade etmesinin karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı olmadığı, kısmen feragat veya kabulde, feragat edilen veya kabul edilen kısmın, dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerektiği, feragat ve kabulün kayıtsız ve şartsız olması gerektiği; 310. maddesinde, feragat ve kabulün hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabileceği; 312. maddesinde ise, feragat ve kabul beyanında bulunan tarafın davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkum edileceği hükme bağlanmıştır.
Öte yandan, 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 22. maddesinde, davadan feragatin yargılamanın ilk celsesinde gerçekleşmesi halinde karar ve ilam harcının üçte birinin, daha sonra gerçekleşmesi halinde üçte ikisinin alınacağı hükmolunmuştur.
Ayrıca 03/09/2022 tarihli ve 31942 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 15. maddesinin 1. fıkrasında, Danıştay’da ilk derecede görülen davalarda birinci savunma dilekçesi süresinin bitimine kadar anlaşmazlığın feragat ya da kabul nedenleriyle ortadan kalkması veya bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesi durumunda Tarife’de yazılı ücretin yarısına, diğer durumlarda tamamına hükmedileceği öngörülmüştür.
Hukuki Değerlendirme:
Davacı tarafından verilen ve 01/12/2022 tarihinde kayda giren dilekçeyle davadan feragat edilmiş olup, yasal şekle uygun olarak yapılan davadan feragat başvurusu nedeniyle davanın incelenme olanağı bulunmamaktadır.
Diğer taraftan, bakılan davada, dosyanın tekemmül ettiği, savcı düşüncesi alınarak taraflara tebliğ edildiği dikkate alındığında, yukarıda anılan Tarife hükmü uyarınca davalı idareler lehine Tarife’de yazılı duruşmasız işler için belirlenen vekâlet ücretinin tamamına hükmedilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Feragat nedeniyle dava hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen … TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca … TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine,
4. … TL harç fazlasının davacıya iadesine,
5. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 08/12/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.