Danıştay Kararı 10. Daire 2021/926 E. 2021/3764 K. 05.07.2021 T.

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2021/926 E.  ,  2021/3764 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2021/926
Karar No : 2021/3764

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Valiliği
VEKİLİ : Av. ….
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. ….
İSTEMİN_KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, özel güvenlik görevlisi kimlik kartının ve özel güvenlik çalışma izninin iptaline ilişkin … Valiliği Özel Güvenlik Komisyonu’nun … tarih ve …. sayılı kararı ile anılan karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin davalı idarenin …. tarih ve E…. sayılı işleminin iptali ve işlem nedeniyle çalışamadığı sürelere ilişkin yoksun kalındığı ileri sürülen ücret ve sosyal haklarının ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ….. İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:… incelendiğinde, davacı hakkındaki olumsuz tespitleri doğrulayacak somut kanaate ve bilgiye dayalı, güvenilir, teyit edilebilir ve ön yargıdan uzak hukuken denetlenebilir nitelikte bulgular yer almadığı dikkate alındığında, davacının özel güvenlik görevlisi olarak çalışma talebinin uygun görülmemesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemlerin iptaline, işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal ve özlük hakların davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu …. İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacı hakkında istihbari bilgi bulunduğu, güvenlik soruşturmasının olumsuz olduğu, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ve Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ :.Temyiz isteminin kısmen kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosyanın tekemmül ettiği görüldüğünden davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeyerek işin esasına geçildi, gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :

MADDİ OLAY :
Davacı tarafından, özel güvenlik görevlisi kimlik kartının ve özel güvenlik çalışma izninin iptaline ilişkin … Valiliği Özel Güvenlik Komisyonu’nun … tarih ve … sayılı kararı ile anılan karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin davalı idarenin … tarih ve E…. sayılı işleminin iptali ve işlem nedeniyle çalışamadığı sürelere ilişkin yoksun kalındığı ileri sürülen ücret ve sosyal haklarının ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.

İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.
İdare kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları ödemekle yükümlü olup; idari eylem ve işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge İdare Mahkemesi kararının, İdare Mahkemesi kararının dava konusu işlemlerin iptaline ilişkin kısmına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısmının incelenmesi:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen, İdare Mahkemesi kararının dava konusu işlemlerin iptaline ilişkin kısmına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının, İdare Mahkemesi kararının işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal ve özlük hakların davacıya ödenmesine ilişkin kısmına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısmının incelenmesi:

Davacı tarafından, dava konusu işlem nedeniyle çalışamadığı sürelere ilişkin yoksun kaldığı ücret ve sosyal haklarının ödenmesi istenilmiş, İdare Mahkemesince işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal ve özlük hakların davacıya ödenmesine karar verilmiş ve Bölge İdare Mahkemesince davalı idarenin istinaf başvurusu reddedilmiştir.
Uyuşmazlıkta, Mahkemece işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal ve özlük hakların davacıya ödenmesine karar verilmiş ise de; davacının bir iş sözleşmesi kapsamında çalışıp çalışmadığı, iş sözleşmesinin belirsiz süreli olup olmadığı ve dava konusu işlem nedeniyle sona erip ermediği, bu süre içerisinde aynı iş yerinde çalışıp çalışmadığı, çalışma izninin iptal edildiği tarihte iş sözleşmesinin sona ermesine ne kadar süre kaldığı ve davacının talep ettiği sosyal haklarının neler olduğu hususları araştırılarak, işlem nedeniyle davacının iş sözleşmesinin süresinden önce sona erip ermediği tespit edilmek ve davacının yoksun kaldığı maddi kaybının olup olmadığı açık ve net şekilde belirlenmek suretiyle bir karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Öte yandan, davacı tarafından tazmini talep edilen zarar, miktar olarak belirsiz ise de; Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu’nun 29/12/1983 tarih ve E:1983/1, K:1983/10 sayılı kararı uyarınca 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 3. maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendinde öngörülen “tam yargı davalarında uyuşmazlık konusu miktarın dava dilekçesinde gösterilmesi zorunluluğu”nun, zarar miktarının dava açıldığı tarihte tespit edilebilen haller bakımından uygulanması gerektiği, olayda dava açıldığı tarih itibariyle -işlemin iptal edilmemiş olması nedeniyle- davacının zararının henüz kesinleşmemiş olması karşısında söz konusu miktarın dava dilekçesinde belirtilmesinin fiilen imkansız olduğu, ayrıca davacının bir iş akdine dayalı olarak düzenli ücret aldığı ve bu ücretin yasal evrakla belirlenebilir olduğu dikkate alındığında, kamu görevlisi olmamakla birlikte kamu görevlisinin parasal haklarından kaynaklı davalardaki gibi -iptal kararı üzerine zarar miktarının kesinleşmesini müteakip- belirlenebilir tutara istinaden açılan işbu davanın esasının incelenmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Bu itibarla, temyize konu … İdari Dava Dairesi kararının işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal ve özlük hakların davacıya ödenmesine ilişkin kısmına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin kısmen reddine, kısmen kabulüne,
2….. Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, İdare Mahkemesi kararının dava konusu işlemlerin iptaline ilişkin kısmına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısmının ONANMASINA, işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal ve özlük hakların davacıya ödenmesine ilişkin kısmına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısmının BOZULMASINA,
3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 05/07/2021 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.