Danıştay Kararı 10. Daire 2022/1285 E. 2022/3653 K. 29.06.2022 T.

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2022/1285 E.  ,  2022/3653 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2022/1285
Karar No : 2022/3653

TEMYİZ EDEN (DAVALILAR): 1- …Bakanlığı / …
VEKİLLERİ : …
2- …Valiliği / …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN_KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

DAVANIN_KONUSU : …Bilim Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalında doçent unvanı ile öğretim üyesi olarak görev yapmakta olup, aynı zamanda gastroenteroloji yan dal uzmanlığı bulunan davacı tarafından, …Hastanesinde ana dalı olan iç hastalıkları uzmanlığı kadrosunda çalıştırılması istemiyle anılan hastanece yapılan başvurunun Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün …tarih ve …sayılı işlemine dayanılarak reddine ilişkin İstanbul Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünün …tarih ve …sayılı işleminin iptali istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararıyla; Özel Hastaneler Yönetmeliği’nin 19. maddesi uyarınca davacının isteminin reddine karar verilmiş ise de, her bir yan dal uzmanlık alanında ülkedeki ve ildeki eğitim kurumlarının tıpta uzmanlık eğitimini sağlayacak şekilde Bakanlıkça belirlenmiş bir sayının bulunmadığı, hekimin 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San’atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun’un 12. maddesindeki sınırlamalara bağlı kalmak suretiyle çalışma hakkına sahip olduğu, ana dal uzmanlığında çalışma talebinde bulunan davacının, kanunla tanınan uzmanlık dalında çalışma hakkını ortadan kaldıran dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: …Bölge İdare Mahkemesi …İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu …İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu gerekçesiyle davalı idarelerin istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davalı Sağlık Bakanlığı tarafından, planlama hükümleri ve kamu ihtiyacı göz önünde bulundurularak Kapasite Değerlendirme Komisyonu Prensip Kararları ile belirlenmiş tarihler baz alınarak özel sağlık kuruluşlarında çalışmak isteyen hekimlerin taleplerinin değerlendirildiği, davacının talebinin anılan kararların kapsamına girmemesi sebebiyle ve kamu hastanelerinin eğitimci ihtiyacı dikkate alınarak reddedildiği, dava konusu işlemin mevzuata uygun olduğu, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı İstanbul Valiliği tarafından, usul yönünden, davanın süresin açılıp açılmadığının tetkiki ve süresinde açılmadığının tespiti halinde süre aşımından dolayı reddi gerektiği, idari yargı mercilerince idari eylem ve işlem niteliğinde yargı kararı verilemeyeceğinden davanın incelenmeksizin reddi gerektiği; esas yönünden ise, Kapasite Değerlendirme Komisyonu Prensip Kararları ile belirlenmiş tarihler baz alınarak özel sağlık kuruluşlarında çalışmak isteyen hekimlerin taleplerinin değerlendirildiği, söz konusu Yönetmeliğin 19. maddesinin nihai amacının, ülkemizde çok az sayıda bulunan yan dal uzmanlarının sayısının artırılması yoluyla ileri düzeyde uzmanlaşmış hekimler eliyle sağlık hizmetinin verilmesinin temini olduğu, davacının talebinin anılan düzenleme ve kararlar uyarınca reddedildiği, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI :Davacı tarafından, temyize konu kararın hukuka uygun olduğu belirtilerek temyiz istemlerinin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçeli onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Üye …’in, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Temyiz” başlıklı 46. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde, belli bir ticari faaliyetin icrasını süresiz veya otuz gün yahut daha uzun süreyle engelleyen işlemlere karşı açılan iptal davaları hakkında verilen kararların Danıştayda kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebileceğinin kurala bağlandığı, yan dal uzmanlığı bulunan davacının bir hastanede ana dalında çalışması istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemde, belli bir ticari faaliyetin engellenmesi söz konusu olmayıp, bu ticari faaliyet kapsamında yürütülen bir işe yönelik işlem tesisi söz konusu olduğundan, anılan işlemin 2577 sayılı Kanun’un 46. maddesi kapsamında olmadığı, bu nedenle, Bölge İdare Mahkemesinin temyiz yolu açık olmayan “kesin” kararlarından olduğu ve temyizen incelenmesine hukukî olanak bulunmadığı oyuna karşılık, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının temyize tabi olduğuna oy çokluğuyla karar verilerek işin esasına geçildi. Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davalı idarelerin yürütmenin durdurulması istemleri hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:

MADDİ OLAY :
Davacı, …Bilim Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalında doçent unvanı ile öğretim üyesi olarak görev yapmakta olup, aynı zamanda gastroenteroloji yan dal uzmanlığı bulunmaktadır.
Özel …Hastanesi Mesul Müdürlüğünce, davacının anılan hastanede ana dalı olan iç hastalıkları uzmanlığı kadrosunda çalıştırılması istemiyle İstanbul Valiliği İl Sağlık Müdürlüğüne başvuruda bulunulmuş, İstanbul Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünün …tarih ve …sayılı yazısıyla, davacının ana dalında çalıştırılma talebinin Özel Hastaneler Yönetmeliğinin 19. maddesi kapsamında değerlendirilmesi için başvuru dilekçesi Sağlık Bakanlığına iletilmiş, Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün …tarih ve …sayılı yazısı ile, “Özel Hastaneler Yönetmeliğinin 19. maddesi hükmü ile …tarih ve …sayılı Bakanlık Oluru ile yürürlüğe giren Kapasite Değerlendirme Komisyonu (KDK/2) toplantısı Prensip Kararları A/1/c ‘Kamu Hastaneleri ve Üniversitelerden (Devlet veya Vakıf) 21/03/2014-17/09/2016 tarihleri arasında kurumu ile ilişiği kalmayan yan dal uzmanlarının bir defaya mahsus olmak üzere planlama kapsamındaki özel sağlık kuruluşlarının ana dal uzmanlık kadrolarında meri mevzuata uygun olmak kaydı ile çalışabilir.’ kararı alındığı, talebin bu çerçevede değerlendirildiği, Kapasite Değerlendirme Komisyonu kararına göre 21/03/2014 tarihinden önce kamudan istifa eden hekimlerin ana dalında sürekli çalışabileceğine, 21/03/2014-17/09/2016 tarihleri arasında kamudan istifa eden hekimlerin bir defaya mahsus olmak üzere çalışabileceğine, 17/09/2016 tarihinden sonra kamudan istifa eden hekimlerin ana dalında çalışamayacaklarına karar verildiği, Bakanlığın SKYS kayıtları incelendiğinde Uzm. Dr. …’ın 01/03/2017 tarihinde Sağlık Bakanlığı … Eğitim ve Araştırma Hastanesinden ayrıldığı ve … Bilim Üniversitesi Tıp Fakültesinde çalıştığının tespit edildiği, söz konusu hekimin ana dal uzmanlığında çalışma talebi KDK kararına göre değerlendirildiğinde; Özel … Hastanesinin boş olan iç hastalıkları kadrosunda çalışma talebinin uygun bulunmadığı” yönünde görüş verilmesi üzerine, söz konusu başvurunun reddine yönelik İstanbul Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı işlemi tesis edilmiş, anılan işlemin iptali istemiyle görülen dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT :
1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San’atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun’un 12. maddesi 2. fıkrasında; tabipler, diş tabipleri ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olanların, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 28. maddesi, 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanunu’nun ek 27. maddesi, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 36. maddesi ile 2955 sayılı Gülhane Askeri Tıp Akademisi Kanunu’nun 32. maddesi saklı kalmak kaydıyla, maddede sayılan sağlık kurum ve kuruluşlarında mesleklerini icra edebilecekleri düzenlenmiştir.
2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 36. maddesi 7. fıkrasında ise; “Tabip, diş tabibi ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olan öğretim elemanları, kanunlarda belirtilen hâller dışında 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 28 inci maddesi hükmüne tabidir. Ancak bunlardan profesör ve doçent kadrosunda olanlar, her bir anabilim dalındaki kadrolu profesör ve doçent sayısının yüzde 50’sini geçmemek, bir yıla kadar kurumsal sözleşme yapılmak ve geliri üniversite döner sermayesi hesabına kaydedilmek şartıyla ve ilgilinin muvafakati ile mesai dışında özel hastaneler veya vakıf üniversitesi hastanelerinde çalıştırılabilir. Bu şekilde çalıştırılabileceklerin hesabında küsurat dikkate alınmaz ve çalıştırılacak öğretim üyeleri, Sağlık Bakanlığı ve Yükseköğretim Kurulunca belirlenecek yüzde 50’si uygulama, yüzde 50’si de akademik faaliyetlerinden oluşacak önceki yılın performans kriterlerine göre belirlenir. Bu fıkra kapsamında çalıştırılan öğretim üyeleri;
a) Aynı anda birden fazla sözleşme ile çalıştırılamaz.
b) Aylık sözleşme ücretleri, mesai dışı toplam tavan ek ödeme brüt tutarından az olamaz.
c) Altıncı fıkrada sayılan idari görevlerde bulunamaz.
ç) 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 73 üncü maddesinin üçüncü fıkrası çerçevesinde ilave ücret alınmak suretiyle hizmet veremez.
d) İlgili mevzuata ve sözleşme hükümlerine aykırı davranmaları hâlinde, idari ve disiplin sorumlulukları saklı kalmak kaydıyla bir yıl, üç yıl içinde tekerrüründe beş yıl süreyle bu kapsamda çalıştırılamaz.” hükmü yer almaktadır.
27/03/2002 tarih ve 24708 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Özel Hastaneler Yönetmeliği’nin (dava konusu işlem tarihi itibarıyla yürürlükte olan haliyle) Ek 5. maddesi 1. fıkrası (e) bendi (4) numaralı alt bendinde, “(Değişik:RG-28/9/2019-30902) Özel hastaneler, tabip ve diş tabibi kadro sayıları için ayrı ayrı hesaplanmak şartıyla ve bu kadro sayılarının yüzde yirmisini geçmemek üzere belirlenen sayıda profesör ve doçentleri 4/11/1981 tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 36 ncı maddesinin yedinci fıkrası kapsamında üniversite ile sözleşme yaparak özel hastanenin boş uzman hekim kadrosunda çalıştırabilir.” yönünde; aynı fıkranın (o) bendinde, “(Ek:RG-21/3/2014-28948) (Değişik:RG-28/9/2019-30902) Vakıf üniversitesi kadrosunda bulunan tıp ve diş hekimliği fakülteleri öğretim üyelerinin üniversite hastanesi ve işbirliği yapılan özel hastane dışında görev alması, 1219 sayılı Kanunun 12 nci maddesi ve 2547 sayılı Kanunun 36 ncı maddesi hükümlerine tabidir. Ancak bu maddede düzenlenen istisnai çalışma halleri hariç hangi usulle olursa olsun özel hastaneler ruhsatlarında belirtilen uzman hekim kadrosu dışında uzman hekim çalıştıramaz.” yönünde düzenlemeye yer verilmiştir.
Ayrıca, vakıf üniversiteleri ile özel hastanelerin işbirliğine yönelik olarak 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu’nun ek 15. maddesinde, “Tıp ve/veya diş hekimliği fakültesi bulunan ancak sağlık uygulama ve araştırma merkezi bulunmayan veya sağlık uygulama ve araştırma merkezinde yeterli kapasite ve eğitim altyapısı bulunmayan vakıf üniversiteleri; tıp ve diş hekimliğinde lisans eğitimi, tıp, diş hekimliği ve eczacılıkta uzmanlık eğitimi ile araştırma faaliyetleri için yeterli kapasite ve eğitim altyapısı bulunan özel hastaneler ile bütçeleri ayrı olmak şartıyla işbirliği yapabilir. İlgili üniversite ve özel hastanenin yetkili makamları arasında işbirliği protokolü imzalanır ve Sağlık Bakanlığı ve Yükseköğretim Kurulunun onayıyla uygulamaya konulur.
İşbirliği yapılan özel hastane, üniversite için sağlık uygulama ve araştırma merkezi kabul edilir. Burada fiilen görev yapacak olan üniversite öğretim elemanları, ilgili dekan ve hastane yöneticisinin talebi üzerine rektör tarafından görevlendirilir. Görevlendirilen üniversite personeline kendi mevzuatı uygulanır. İşbirliği yapılan özel hastane, öğretim üyelerinin faaliyetleri ve üniversitenin eğitim ve araştırma işlevleri dışında kendi mevzuatına tabi olmaya devam eder.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Yükseköğretim Kurulunun görüşü alınarak Sağlık Bakanlığı tarafından belirlenir.” hükmüne yer verilmiştir.
Aynı hususa yönelik olarak Özel Hastaneler Yönetmeliği’nin “Vakıf üniversitelerine ait hastaneler ve vakıf üniversiteleri ile özel hastane işbirliği” başlıklı Ek 8. maddesinde de, ” … Tıp ve diş hekimliğinde lisans eğitimi, tıp, diş hekimliği ve eczacılıkta uzmanlık eğitimi ile araştırma faaliyetleri için yeterli kapasite ve eğitim altyapısı bulunan özel hastaneler; tıp ve/veya diş hekimliği fakültesi bulunan ancak hastanesi bulunmayan veya hastanesinde yeterli kapasite ve eğitim altyapısı bulunmayan vakıf üniversiteleri ile bütçeleri ayrı olmak şartıyla işbirliği yapabilir.
Vakıf üniversiteleri ile işbirliği yapan özel hastanelere üniversiteden görevlendirilecek doçent ve profesör unvanlı öğretim üyeleri için hastanenin ruhsatında kayıtlı mevcut uzman hekim kadroları kullanılmak zorundadır. Hastane uzman hekim kadrosunun YÖK tarafından belirlenen asgari eğitim standardı için yetersiz olması halinde hastane, kendi kadrosunda bulunan başka bir uzmanlık dalı kadrosunu Bakanlık ile becayiş yoluyla değiştirerek asgari eğitim standardını sağlayabilir. İşbirliği protokolü kapsamında hastaneye planlamadan istisna uzman hekim kadrosu, tıbbi hizmet birimi ile teknoloji yoğunluklu tıbbi cihaz verilmez. Bu fıkranın yürürlüğe girdiği tarihten önce vakıf üniversitesi ile işbirliği protokolü bulunan hastanelere Bakanlıkça planlamadan istisna olarak verilmiş bulunan uzman hekim kadroları ve uzmanlık dallarının gerektirdiği tıbbi hizmet birimleri ile teknoloji yoğunluklu tıbbi cihazlar protokol süresinin bitiş tarihinde herhangi bir işleme gerek kalmaksızın iptal edilmiş sayılır. Ancak, protokolün bitmesine iki yıldan az süre kalmış hastanelerin iptal işlemleri bu Yönetmeliğin yayımlandığı tarihten itibaren ikinci yılın sonunda uygulanır.
…” kuralı yer almaktadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME
2547 sayılı Kanun’un 36. maddesi 7. fıkrası ile, tabip, diş tabibi ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olan öğretim elemanlarından profesör ve doçent kadrosunda olanların, maddede belirlenen kriterler çerçevesinde muvafakatleri ile kurumsal sözleşme yapılarak mesai saatleri dışında özel hastanelerde çalıştırılabilmelerine; 3359 sayılı Kanun’un Ek 15. maddesiyle de, tıp ve/veya diş hekimliği fakültesi bulunan ancak sağlık uygulama ve araştırma merkezi bulunmayan veya sağlık uygulama ve araştırma merkezinde yeterli kapasite ve eğitim altyapısı bulunmayan vakıf üniversitelerinin, tıp ve diş hekimliğinde lisans eğitimi, tıp, diş hekimliği ve eczacılıkta uzmanlık eğitimi ile araştırma faaliyetleri için yeterli kapasite ve eğitim altyapısı bulunan özel hastaneler ile bütçeleri ayrı olmak şartıyla işbirliği yapabilmelerine ve vakıf üniversitesindeki öğretim elemanlarının işbirliği kapsamında özel hastanelerde görevlendirilmelerine olanak sağlanmıştır.
Yine, Özel Hastaneler Yönetmeliği’nin Ek 5. maddesi 1. fıkrası (e) bendi (4) numaralı alt bendinde, özel hastanenin kadro sayısının yüzde yirmisini geçmemek üzere belirlenen sayıda profesör ve doçentin 2547 sayılı Kanun’un 36. maddesinin 7. fıkrası kapsamında üniversite ile yapılacak kurumsal sözleşme çerçevesinde özel hastanelerde çalıştırılabilmeleri, özel hastanenin boş uzman hekim kadrosunun bulunması şartına bağlanmış; aynı fıkranın (o) bendinde, vakıf üniversitesi kadrosunda bulunan tıp ve diş hekimliği fakülteleri öğretim üyelerinin üniversite hastanesi ve işbirliği yapılan özel hastane dışında görev almasının, 1219 sayılı Kanun’un 12. maddesi ile 2547 sayılı Kanun’un 36. maddesi hükümlerine tabi olduğu, anılan maddede düzenlenen istisnai çalışma halleri hariç olmak üzere hangi usulle olursa olsun özel hastanelerin ruhsatlarında belirtilen uzman hekim kadrosu dışında uzman hekim çalıştıramayacağı belirtilmiş; Ek 8. maddesinde de, vakıf üniversiteleri ile işbirliği yapan özel hastanelere üniversiteden görevlendirilecek doçent ve profesör unvanlı öğretim üyeleri için hastanenin ruhsatında kayıtlı mevcut uzman hekim kadrolarının kullanılmasının zorunlu olduğu, hastane uzman hekim kadrosunun eğitim standardı için yetersiz olması halinde hastanenin, kendi kadrosunda bulunan başka bir uzmanlık dalı kadrosunu Bakanlık ile becayiş yoluyla değiştirerek asgari eğitim standardını sağlayabileceği kuralına yer verilmiştir.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerine göre, vakıf üniversitesinin tıp ve/veya diş hekimliği fakültesinde görev yapan profesör ve doçent unvanlı öğretim üyelerinin, bir özel hastanede çalışabilmesi, 2547 sayılı Kanun’un 36. maddesi 7. fıkrası kapsamında, üniversite ile özel hastane arasında yapılacak kurumsal sözleşme ile ya da 3359 sayılı Kanun’un Ek 15. maddesi kapsamında, vakıf üniversitesi ile özel hastane arasındaki işbirliği kapsamında özel hastanede görevlendirilmeleri suretiyle mümkündür.
Dava dosyasının incelenmesinden, davacının, … Bilim Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalında doçent unvanı ile öğretim üyesi olarak görev yaptığı ve aynı zamanda gastroenteroloji yan dal uzmanlığının bulunduğu, dava konusu işleme esas başvuru dilekçesinde, anılan Üniversite ile kurumsal sözleşme veya işbirliği protokolü imzalandığına yönelik herhangi bir hususun belirtilmediği, dava dilekçesinde ise Üniversite ile afiliye (işbirliği) olan özel hastanede davacının çalışmasına izin verilmediği iddiasına yer verildiği, dilekçeye özel hastane ile davacı arasında imzalanan “Asgari Süreli Belirsiz Süreli İş Sözleşmesi”nin eklendiği, bu sözleşmede de, Üniversite ile afiliyasyon (işbirliği) yapılmış ve yapılacak hastanelerde çalışmaya yönelik maddelerin bulunduğu görülmektedir.
Bu haliyle, davacının görev yaptığı Vakıf Üniversitesi ile Özel … Hastanesi arasında kurumsal sözleşme veya işbirliği protokolü imzalanıp imzalanmadığı ve davacının hangi kapsamda özel hastanede çalıştırılmak istendiği hususu dosya kapsamından anlaşılamamaktadır. Uyuşmazlığın çözümü için öncelikle bu hususun açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.
Zira, davacının, anılan özel hastanede çalışma isteminin temelinde, kurumsal sözleşme veya işbirliği protokolünün bulunması halinde, vakıf üniversitesinde doçent unvanı ile öğretim üyesi olarak görev yapmakta olan uzman tabibe Kanun ve Yönetmelik ile verilmiş olan kurumsal sözleşme ve/veya işbirliği protokolü ile çalışma hakkını, Kapasite Değerlendirme Komisyonu Prensip Kararları çerçevesinde belli bir tarih aralığında istifa etmiş olma şartına bağlayan, böylece de tabibin çalışma hakkını 2547 sayılı Kanun ve Özel Hastaneler Yönetmeliği’nin yukarıda yer verilen hükümlerindeki sınırlamaların ötesinde engelleyen dava konusu işlem, hukuka aykırı olacaktır. Uyuşmazlık konusu istemin temelinde kurumsal sözleşme veya işbirliği protokolünün bulunmaması halinde ise, vakıf üniversitesinde doçent unvanı ile öğretim üyesi olarak görev yapmakta olan ve dava konusu işleme esas başvuruda bu görevinden ayrılarak özel hastanede çalışmak istediği yönünde bir beyanı da olmadığı anlaşılan davacının, bireysel sözleşme ile özel hastanede çalışması mümkün olmadığından dava konusu işlem hukuka uygun olacaktır.
Bu nedenle, Bölge İdare Mahkemesince, öncelikle davacının görev yaptığı Üniversite ile Özel …Hastanesi arasında kurumsal sözleşme veya işbirliği protokolü bulunup bulunmadığının ve davacının hangi kapsamda özel hastanede çalıştırılmak istendiğinin araştırılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir.
Bu durumda, eksik inceleme sonucu verilen temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarelerin temyiz istemlerinin KABULÜNE,
2. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin …İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurularının reddi yolundaki temyize konu …Bölge İdare Mahkemesi …İdari Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın …Bölge İdare Mahkemesi …İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 29/06/2022 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.