Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2022/1696 E. , 2022/3056 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2022/1696
Karar No : 2022/3056
DAVACI : …
DAVALI : … Bakanlığı / …
DAVANIN ÖZETİ :
Krom madeni işçisi olarak çalışmakta iken 31/08/2005 tarihinde maden kazasında vefat eden … ‘ın kızı olduğunu belirten davacı tarafından;
1- 21/05/2018 tarih ve 30427 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Kömür ve Linyit Madenlerinin Yer Altı İşlerinde Meydana Gelen İş Kazası Sonucunda Hayatını Kaybeden Sigortalıların Yakınlarının Kamuda Sürekli İşçi Kadrolarına Atanmalarına İlişkin Usul ve Esaslar’ın iptali,
2- Sadece kömür ve linyit madeninde yer altı işlerinde çalışıp vefat edenlerin yakınlarına tanınan iş hakkının kapsamına krom ve diğer yer altı madenlerinde çalışırken vefat edenlerin yakınlarının da dahil edilmesine karar verilmesi, istenilmektedir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : 2577 sayılı Kanunun 3. maddesine uygun bulunmayan dava dilekçesinin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 14. maddesi uyarınca hazırlanan Tetkik Hakiminin raporu ve sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 3. maddesinde; idari davaların, Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılacağı; dilekçelerde; tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ve adresleri ile gerçek kişilere ait Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarasının, davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı delillerin, davaya konu olan idari işlemin yazılı bildirim tarihinin gösterileceği; ayrıca dava konusu kararın ve belgelerin asılları veya örneklerinin dava dilekçesine ekleneceği, dilekçeler ile bunlara ekli evrakın örneklerinin karşı taraf sayısından bir fazla olacağı, hususları düzenlenmiştir.
Aynı Kanun’un 14. maddesinin 3. fıkrasında ise dilekçelerin görev ve yetki, idari merci tecavüzü, ehliyet, idari davaya konu olabilecek kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı, süre aşımı, husumet ve aynı Kanun’un 3 ve 5. maddelerine uygun olup olmadıkları yönlerinden sırasıyla inceleneceği hükme bağlanmış; 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde de, dilekçelerin, 3 ve 5. maddelere uygun olmadıklarının tespiti hâlinde, otuz gün içinde 3 ve 5. maddelere uygun şekilde yeniden düzenlenerek dava açılmak üzere reddedileceği hüküm altına alınmıştır.
Dava dosyasının incelenmesinden, davacı tarafından, anılan Usul ve Esaslar’ın krom madeni yer altı işlerinde çalışırken vefat eden kişilerin yakınlarını kapsamadığı, bu durumun eşitlik ilkesine aykırı olduğu belirtilerek, krom madeninde çalışırken vefat eden babasından dolayı kendisine de iş hakkı verilmesi istemiyle 15/11/2021 tarihinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına başvurulduğu, bu başvuruya bir cevap verilmemesi üzerine 25/01/2022 tarihinde kayda giren dilekçe ile eksik düzenleme iddiasıyla anılan Usul ve Esaslar’ın iptali ve sadece kömür ve linyit madeni yer altı işlerinde çalışıp vefat edenlerin yakınlarına tanınan iş hakkının kapsamına krom ve diğer yer altı madenlerinde çalışırken vefat edenlerin yakınlarının da dahil edilmesine karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı, idareye yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemin ise dava konusu edilmediği anlaşılmaktadır.
İdari yargıda menfaat ihlali ileri sürülerek bir veya birden fazla işlemin iptalinin istenebileceği gibi idarenin eylem ve işlemlerinden kaynaklandığı ileri sürülen zararların tazmin edilmesi istemiyle tam yargı davası da açılabileceği, öte yandan, idari yargıda, iptal ve tam yargı davaları dışında bir dava türünün yer almadığı, bu nedenle, mahkemelerce, idareyi belirli bir işlemi tesis etmeye, karar almaya zorlayacak şekilde yargılama yapılmasının ve idari işlem niteliğinde bir karar verilmesinin hukuken mümkün olmadığı; ancak mevcut bir işlem üzerinden yargılama yapılarak bu işlemin iptal edilmesinin mümkün olduğu açıktır. Bu durumda, davacının, sadece kömür ve linyit madeni yer altı işlerinde çalışıp vefat edenlerin yakınlarına tanınan iş hakkının kapsamına krom ve diğer yer altı madenlerinde çalışırken vefat edenlerin yakınlarının da dahil edilmesine karar verilmesi şeklindeki isteminin 2577 sayılı Kanun’un 3. maddesine uygun olmadığı anlaşılmaktadır.
Bununla birlikte, eksik düzenleme nedeniyle söz konusu Usul ve Esaslar’ın iptali istenilmişse de davalı idareye yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptalinin istenilip istenilmediği anlaşılamamaktadır.
Bu nedenle, idari işlem niteliğinde yargı kararı verilmesi istemi içermeyecek şekilde, söz konusu düzenleyici işlem ile birlikte zımni ret işleminin de iptalinin istenilip istenilmediği tereddüde yer bırakılmayacak biçimde belirtilmek, dava konusu edilen işlem ve/veya işlemlerin hukuka aykırılık nedenleri açıkça gösterilmek; dilekçenin konu, içerik ve sonuç bölümleri çelişkili olmayacak şekilde açıklanmak ve belirtilen bu hususlar açıklığa kavuşturulmak suretiyle, 2577 sayılı Kanun’un 3. maddesine uygun olarak yenilenen, Danıştay Başkanlığına hitaben yazılmış açık ve anlaşılabilir bir dilekçeyle dava açılması gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, 2577 sayılı Kanun’un 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca bu kararın tebliğ tarihinden itibaren 30 (otuz) gün içerisinde yukarıda belirtilen eksiklikler giderilmek suretiyle 3. maddeye uygun şekilde düzenlenecek dilekçe ile harç yatırılmaksızın Dairemizde yeniden dava açmakta serbest olmak üzere DAVA DİLEKÇESİNİN REDDİNE, aynı Kanun’un 15. maddesinin 5. fıkrası hükmüne göre yeniden verilen dilekçede aynı yanlışlıklar yapıldığı takdirde davanın reddedileceğinin davacıya bildirilmesine, davanın yenilenmemesi durumunda yapılan yargılama giderlerinin davacının üzerinde bırakılmasına ve posta gideri avansından artan miktarın istemi hâlinde davacıya iadesine, 06/06/2022 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.