Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2022/1747 E. , 2022/3648 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2022/1747
Karar No : 2022/3648
TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- …Bakanlığı / …
VEKİLLERİ : …
2- …Valiliği
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN_KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi …İdari Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Tıbbi onkoloji dalında yan dal uzmanlığı bulunan ve muayenehanesinde serbest faaliyet göstermekte olan davacı tarafından, …Hastanesinde ana dalı olan iç hastalıkları uzmanlığı kadrosunda çalıştırılması istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin İzmir Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünün …tarihli ve E-… sayılı işleminin iptali istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararıyla; 1219 sayılı Kanun’un 12. maddesinin 2. fıkrasında yer alan (a), (b) ve (c) bentlerinde belirtilen sağlık kurum ve kuruluşları arasında meslek icrası açısından geçişin mümkün olmadığı, farklı bentlerde yer alan sağlık kuruluşlarında aynı anda çalışılamayacağına ilişkin varılan sonuç dikkate alındığında, davacının muayenehane işleterek serbest meslek icrasında bulunurken Sosyal Güvenlik Kurumu ile anlaşması bulunan bir hastanede görev yapamayacağından, dava konusu işlemde sonuç itibarıyla hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Mahkemesi kararının özeti: …Bölge İdare Mahkemesi …İdari Dava Dairesince; her ne kadar davacının muayenehanesi olan bir hekim olarak 1219 sayılı Kanun’un 12. maddesinin 2. fıkrasının (c) bendi kapsamında serbest çalışıyor olması nedeniyle aynı zamanda aynı fıkranın (b) bendi kapsamında bir özel hastanede kadrolu çalışması ve Sosyal Güvenlik Kurumu kapsamında hasta bakması olanağı bulunmadığının kabulü gerekmekte ise de, 1219 sayılı Kanun’un 12. maddesinin uzman hekimler bakımından maddede sayılan çalışma alanları arasında, maddi olayımıza özgü olarak 12. maddesinin 2. fıkrasının (c) bendi bendi kapsamından, muayenehanesini kapatma koşuluyla aynı fıkranın (b) bendi kapsamına geçiş yapılmasını engellemediği, dayanak yönetmeliğin yan dal uzmanlığı bulunanların ana dal uzmanlıkları alanında özel sağlık kuruluşlarında çalışmasını doğrudan yasaklamadığı, Kanun kuralının aynı anda maddedeki farklı çalışma alanı ve biçimlerinde çalışmaya, Yönetmelik kuralının ise, salt eğitim kurumlarının yan dal eğitim gereksinimlerinin gerekleri bakımından bir sınırlama getirdiği, bu nedenle yöntem olarak Bakanlığın salt bu amaca uygun bir değerlendirme yapması koşulunu öngördüğü, davalı Bakanlığın davacıya yönelik olarak bu bakımdan herhangi bir değerlendirme yapmadığı, idarenin dava konusu işlemini de bu neden ve amaca dayandırmadığı görüldüğünden, salt kapasite komisyonunun Yönetmeliğin kapsam ve amacına aykırı olarak aldığı ilke kararına dayanılarak, davacının kamu kurumundaki görevinden belli bir tarihten sonra ayrılmış olması nedeniyle tesis edilen dava konusu işlemde, “yöntem, neden ve amaç” kuralları bakımından hukuka uyarlık, aksi yönde verilen başvuruya konu kararda hukuksal isabet bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kabulüne, … İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davalı Sağlık Bakanlığı tarafından, 1219 sayılı Kanun’un 12. maddesinin 2. fıkrasının (c) bendi kapsamında mesleğini muayenehanede serbest olarak icra eden davacının, özel hastanede çalıştırılmasına imkan bulunmadığı, planlama hükümleri ve kamu ihtiyacı göz önünde bulundurularak Kapasite Değerlendirme Komisyonu Prensip Kararları ile belirlenmiş tarihler baz alınarak özel sağlık kuruluşlarında çalışmak isteyen hekimlerin taleplerinin değerlendirildiği, davacının talebinin anılan kararların kapsamına girmemesi sebebiyle reddedildiği, dava konusu işlemin mevzuata uygun olduğu, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı İzmir Valiliği tarafından, dava konusu işlemin Bakanlığın talimatı üzerine tesis edilmesi sebebiyle Valiliğin hasım mevkiinden çıkarılması gerektiği, anılan işlemin icrai nitelik taşımaması sebebiyle de davanın öncelikle usulden reddedilmesinin gerektiği, esas yönünden ise, kendi adına muayenehane işlettiği tespit edilen davacının, Sosyal Güvenlik Kurumu ile sözleşmesi bulunan … Hastanesinde ana dalında kadrolu, yan dalında kadro dışı geçici statüde çalışmasına olanak bulunmadığı, Kapasite Değerlendirme Komisyonu Prensip Kararlarının kriterlerini karşılayamadığı, dava konusu işlemin mevzuata uygun olduğu, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacı tarafından, temyize konu kararın hukuka uygun olduğu belirtilerek davalı idarelerin temyiz istemlerinin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Üye …’in, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Temyiz” başlıklı 46. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde, belli bir ticari faaliyetin icrasını süresiz veya otuz gün yahut daha uzun süreyle engelleyen işlemlere karşı açılan iptal davaları hakkında verilen kararların Danıştayda kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebileceğinin kurala bağlandığı, yan dal uzmanlığı bulunan davacının bir hastanede ana dalında çalışması istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemde, belli bir ticari faaliyetin engellenmesi söz konusu olmayıp, bu ticari faaliyet kapsamında yürütülen bir işe yönelik işlem tesisi söz konusu olduğundan, anılan işlemin 2577 sayılı Kanun’un 46. maddesi kapsamında olmadığı, bu nedenle, Bölge İdare Mahkemesinin temyiz yolu açık olmayan “kesin” kararlarından olduğu ve temyizen incelenmesine hukukî olanak bulunmadığı oyuna karşılık, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının temyize tabi olduğuna oy çokluğuyla karar verilerek işin esasına geçildi, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davalı Sağlık Bakanlığının yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Muayenehanesinde serbest meslek faaliyeti göstermekte olan ve tıbbi onkoloji alanında yan dal uzmanlığı bulunan davacı tarafından, … Hastanesinde ana dalı olan iç hastalıkları uzmanlığı kadrosunda çalıştırılması istemiyle 09/02/2021 tarihinde başvuruda bulunulmuştur.
İzmir Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünce tesis edilen …tarihli ve …sayılı işlemde, konu hakkında …Hastanesince yapılan başvuruya istinaden Sağlık Bakanlığınca verilen cevabi yazıda, “…tarih ve …sayılı Bakanlık Oluru ile yürürlüğe giren Kapasite Değerlendirme Komisyonu (KDK/2) toplantısı Prensip Kararları A/1/c’de ‘Kamu Hastaneleri ve Üniversitelerden (Devlet veya Vakıf) 21/03/2014-17/09/2016 tarihleri arasında kurumu ile ilişiği kalmayan yan dal uzmanlarının bir defaya mahsus olmak üzere planlama kapsamındaki özel sağlık kuruluşlarının ana dal uzmanlık kadrolarında meri mevzuata uygun olmak kaydı ile çalışabilir.’ kararı alındığı, talebin bu çerçevede değerlendirildiği, 08/07/2018 tarihinde … Üniversitesinden ayrıldığı anlaşılan Dr. …’nun …Hastanesinde ana dalında çalışma talebinin uygun bulunmadığı”nın belirtildiğinden bahisle bu işleme dayanılarak davacının talebinin reddi üzerine anılan işlemin iptali istemiyle görülmekte olan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 14. maddesinin 3. fıkrasının (a) bendinde, dava dilekçelerinin görev ve yetki yönünden ilk incelemeye tabi tutulacağı; 15. maddesinin 1. fıkrasında, Danıştay veya idare ve vergi mahkemelerince 14. maddenin üçüncü fıkrasının (a) bendine aykırılık görülmesi halinde, idari yargının görevli olduğu konularda görevli veya yetkili olmayan mahkemeye açılan davanın görev veya yetki yönünden reddedilerek dava dosyasının görevli veya yetkili mahkemeye gönderilmesine karar verileceği; 32. maddesinin 1. fıkrasında, göreve ilişkin hükümler saklı kalmak şartıyla bu Kanun’da veya özel kanunlarda yetkili idare mahkemesinin gösterilmemiş olması halinde, yetkili idare mahkemesinin, dava konusu idari işlemi veya idari sözleşmeyi yapan idari merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesi olduğu kurala bağlanmıştır.
Ayrıca, aynı Kanun’un “Görevsizlik ve yetkisizlik hallerinde yapılacak işlem” başlıklı 43. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, görevsizlik veya yetkisizlik sebebiyle dosyanın gönderildiği mahkemenin kendisini görevsiz veya yetkisiz gördüğü takdirde, söz konusu mahkeme ile ilk görevsizlik veya yetkisizlik kararını veren mahkeme aynı bölge idare mahkemesinin yargı çevresinde ise, uyuşmazlığın bölge idare mahkemesince, aksi halde Danıştayca çözümleneceği hükmüne yer verilmiştir.
27/03/2002 tarih ve 24708 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Özel Hastaneler Yönetmeliğinin 19. maddesinin 2. fıkrasında -başvurunun yapıldığı tarihte yürürlükte olan haliyle- “(Değişik fıkra:RG-25/8/2016-29812) Çalışanların işten ayrılışları, en geç beş iş günü içinde müdürlüğe bildirilir ve çalışma belgesi iptal edilir. Ayrılanın yerine aynı uzmanlık dalında hekim başlatılabilir, ancak yan dal uzmanlığı bulunanlar Bakanlığın uygun görüşü ile ana dalda başlatılabilir. Bakanlık yan dal değerlendirmesini her bir yan dal uzmanlık alanında, ülkedeki ve ildeki eğitim kurumlarının tıpta uzmanlık eğitimini sağlayacak şekilde yan dal uzmanı bulunup bulunmadığı çerçevesinde yapar. Başlatılacak personel için mesul müdür tarafından personel çalışma belgesi düzenlenerek müdürlüğe en geç beş iş günü içinde onaylatılır. Ayrılanın yerine başlayış dışındaki her türlü personel başlayışlarında ise, öncelikle mesul müdür tarafından başlayacak personele çalışma belgesi düzenlenerek müdürlüğe onaylatılır ve çalışma belgesi onaylandığı tarihten itibaren personel hastanede çalışabilir.” hükmüne yer verilmiş olup, anılan hüküm ile yan dal uzmanlığı bulunan hekimlerin, ancak Sağlık Bakanlığının uygun görüşü ile ana dalda başlatılabileceği düzenlenmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen mevzuat hükmü uyarınca, bakılan davanın konusunu oluşturan, yan dal uzmanlığı bulunan hekimin ana dalda çalışabilmesine ilişkin işlem tesis etme yetkisinin Sağlık Bakanlığına ait olduğu, nitekim uyuşmazlıkta da davacının başvurusunun, dava dışı özel hastane tarafından yapılan başvuru kapsamında Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünden alınan yazı doğrultusunda reddedildiği görüldüğünden, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 32. maddesinin 1. fıkrası uyarınca işbu davanın görüm ve çözümünde, dava konusu işlemi tesis eden idarenin bulunduğu yerdeki Ankara İdare Mahkemesi yetkili bulunmaktadır.
Bu durumda, ilk olarak …İdare Mahkemesi nezdinde açılan, sonrasında anılan mahkemenin davanın yetki yönünden reddine, dosyanın İzmir İdare Mahkemesine gönderilmesine ilişkin kararı üzerine …İdare Mahkemesinin esasına kaydedilen işbu davada, İdare Mahkemesince yetki uyuşmazlığı çıkarılarak 2577 sayılı Kanun’un 43. maddesi uyarınca incelenmek üzere Danıştay ilgili Dairesine gönderilmesine karar verilmesi gerekirken uyuşmazlığın esasının incelenerek karara bağlanmasında, yetki dışında bir işe bakılmış olması sebebiyle usul hükümlerine uyarlık bulunmadığından bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun Bölge İdare Mahkemesince esastan incelenmesinde hukuki isabet bulunmamaktadır.
Ayrıca, Bölge İdare Mahkemesi kararının temyizen incelenmesi aşamasında, davaya yetkisiz mahkeme tarafından bakıldığı anlaşıldığından, İdare Mahkemesince yetki uyuşmazlığı çıkarılmaksızın, davanın yetki yönünden reddedilerek, dosyanın yetkili Ankara İdare Mahkemesine gönderilmesine karar verileceği açıktır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarelerin temyiz istemlerinin kabulüne,
2. Davanın reddine ilişkin …İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü, İdare Mahkemesi kararının kaldırılması, dava konusu işlemin iptali yolundaki temyize konu …Bölge İdare Mahkemesi ……İdari Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın …Bölge İdare Mahkemesi …İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 29/06/2022 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.