Danıştay Kararı 10. Daire 2022/2312 E. 2022/2327 K. 25.04.2022 T.

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2022/2312 E.  ,  2022/2327 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2022/2312
Karar No : 2022/2327

DAVACI : … A.Ş.
VEKİLİ : Av. …
DAVALI : … Bakanlığı / …
VEKİLİ : …
DAVANIN_KONUSU : Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından 08/02/2015 tarih ve 29261 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Türk Gıda Kodeksi Peynir Tebliğinin (TEBLİĞ NO: 2015/6) 14. maddesinin (i) bendinde yer alan “süzme” ibaresinin iptali istenilmektedir.

DAVACININ_İDDİALARI : Davacı tarafından, Türk Gıda Kodeksi Peynir Tebliği’nin 14. maddesinin (i) bendinde geçen “süzme” ibaresinin, başta Türk Gıda Kodeksi Yönetmeliği ile ilgili gıda mevzuatına olmak üzere; 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname, Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, Türk Ticaret Kanunu’na aykırı olduğu, “süzme” ibaresinin ne bir üretim tekniği ne de peynir çeşidi olduğu, davacı şirketin kullandığı markanın adı olduğu, marka haklarının ihlal edildiği, davacı şirketin “süzme ” (ve türevleri) markasının ilk kullanıcısı olarak markayı (2009) tescil ettirdiği, davacı firma tarafından “süzme” markası piyasaya sürülmeden önce süzme adı altında hiçbir peynirin piyasaya sürülmediği gibi, başka markalar altında dahi Türkiye’de aynı üretim tekniği ile üretilmiş başka bir peynir çeşidi bulunmadığı, “süzme” ile “ultrafiltrasyon” ibarelerinin teknik olarak birbirinin aynı olmadığı, ultrafiltrasyonun tekniğinin, basitçe süzme olarak adlandırılamayacak kadar kapsamlı olduğu, süzmenin ise, bu tekniğin yalnızca bir bölümünü oluşturduğu, Hacettepe Üniversitesinden alınan 06/04/2015 tarihli değerlendirme raporunda, ultrafitrasyonun süzme işlemi olmadığının belirtildiği, “süzme peynir” kullanımında geçen “süzme” ifadesinin ne bir peynir çeşidini, ne de bir peynir elde etme yöntemini ifade ettiği, “süzme” ibaresinin, tüketicide üretim tekniği ile ilgili değil, peynir çeşidi ile ilgili algı yaratacağı iddia edilmektedir.

DAVALININ_SAVUNMASI : Davalı tarafından, Türk Gıda Kodeksi Peynir Tebliğinde dava konusu edilen “süzme” ibaresinin tebliğin etiketleme bölümünde belirtilmiş olduğu ve bir peynir çeşidini yansıtmadığı, Türk Gıda Kodeksi Etiketleme Yönetmeliğinin 17. maddesinin 3. fıkrasında “Gıdanın fiziksel durumuna veya geçirdiği özel işleme ilişkin bilgilerin (örneğin; toz haline getirilmiş, dondurularak kurutulmuş, derin dondurulmuş, konsantre, tütsülenmiş, gibi) bulunmamasının satın alan kişiyi yanıltabileceği durumlarda, bu bilgiler gıdanın adında yer alır veya gıdanın adının yanında belirtilir.” hükmünün bulunduğu, Türk Gıda Kodeksi Peynir Tebliğinde tanımlanan peynir çeşitlerinin üretiminde kullanılabilen üretim şekillerinin etikette belirtilmemesinin tüketiciyi yanıltacak bir durum olarak değerlendirilmediğinden, üretim şekillerinin etikette belirtilmesinin zorunlu tutulmadığı, ancak buna ilişkin olarak piyasadaki mevcut durum ve Türk Gıda Kodeksi Etiketleme Yönetmeliğinin 17. maddesi de dikkate alınarak farklı üretim şekilleri olan peynir ürünlerinde üretim şeklinin etikette belirtilmesinin zorunlu olmadığını vurgulamak ve oluşabilecek yanlış uygulamaların önüne geçmek amacıyla düzenleme yapılmasına ihtiyaç duyulduğu, etikette belirtilmesi zorunlu olmayan “süzme” ibaresinin ise Türk Gıda Kodeksi Fermente Süt Ürünleri Tebliğinde ifade edilen “süzme yoğurt” ibaresinden hareketle, tüketiciler tarafından daha kolay anlaşılır bir ifade olduğu için konulduğu, “süzme” ibaresinin, tüketiciler tarafından bir çeşit gibi algılanmadığı, anılan ibarenin bir üretim şekli olduğunun bilindiği, “süzme” ibaresinin, peynir üretim metodu olarak, ultrafiltrasyon metodu ile üretilen peynirlerin etiketlerinde belirtilmesi, üretim metodu hakkında tüketicilerin bilgilendirilmesi için en uygun Türkçe ifade olarak değerlendirilmekte olduğu, davacı firma haricindeki üreticilerin bu ibareyi kullanmasının yasaklanmasının uygun görülmediği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : Bozma kararına uyulmak suretiyle dava konusu düzenlemenin iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI : … DÜŞÜNCESİ : Dava, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının 8.2.2015 tarih ve 29261 sayılı resmi gazetede yayınlanan “Türk Gıda Kodeksi Peynir Tebliği’nin” (Tebliğ No: 2015/6) Etiketleme başlıklı 14. maddesinin (i) bendinde yer alan “……süzme” ibaresinin, iptali istemiyle açılmıştır.
Türk Gıda Kodeksi Yönetmeliğinde, bu Yönetmeliğin amaç ve kapsamının, gıda ve gıda ile temas eden madde ve malzemelere ilişkin asgari teknik ve hijyen kriterleri, pestisit kalıntıları ve veteriner ilaç kalıntıları, gıda katkı maddeleri, aroma vericiler ve aroma verme özelliği taşıyan gıda bileşenleri, bulaşanlar, ambalajlama, etiketleme, numune alma, analiz metotları, taşıma ve depolama ile ilgili yatay ve dikey gıda kodeksine ilişkin esaslar ile coğrafi işaretle ilgili özel hükümlerin belirlenmesine dair kuralları düzenlemek olduğu hükmü yer almış; Hayvansal Gıdalar İçin Özel Hijyen Kuralları Yönetmeliğinin (1). maddesinde,” Bu Yönetmeliğin amacı, hayvansal gıda üreten gıda işletmecisinin Gıda Hijyeni Yönetmeliğinde belirtilen kurallara ek olarak uyması gereken özel hijyen gerekliliklerini belirlemektir.” kuralı yer almış; Mülga Türk Gıda Kodeksi Etiketleme Yönetmeliğinin işlem tarihindeki şekliyle 1 . maddesinde,” Bu Yönetmeliğin amacı; son tüketiciye ve toplu tüketim yerlerine arz edilen gıdaların genel ve belirli özel etiketleme kurallarını, beslenme yönünden etiketleme kurallarını, tanıtımı ve reklâmına ilişkin belirli kuralları ve gıdalardaki beslenme ve sağlık beyanlarına ilişkin kuralları belirlemektir.” 17. Maddesinde de, Gıdanın fiziksel durumuna veya geçirdiği özel işleme ilişkin bilgilerin (örneğin; toz haline getirilmiş, dondurularak kurutulmuş, derin dondurulmuş, konsantre, tütsülenmiş, gibi) bulunmamasının satın alan kişiyi yanıltabileceği durumlarda, bu bilgiler gıdanın adında yer alır veya gıdanın adının yanında belirtilir.” hükmü yer almıştır.
Dava konusu Türk Gıda Kodeksi Peynir Tebliğinin (TEBLİĞ NO: 2015/6) 1. Maddesinde, ” (1) Bu Tebliğin amacı, doğrudan tüketime veya daha ileri işlemeye sunulan peynirlerin tekniğine uygun ve hijyenik şekilde üretilmesi, işlenmesi, muhafaza edilmesi, taşınması ve piyasaya arz edilmesini sağlamak üzere özelliklerini belirlemektir.” hükmü, 2. maddesinde, ” (1) Bu Tebliğin 4 üncü maddesinde tanımlanan, doğrudan insan tüketimine sunulan ve/veya üretim sonrası diğer ürünlere işlenmek üzere hammadde ya da yarı ürün olarak kullanılan tüm peynirleri kapsar.” hükmü, Etiketleme başlıklı 14. Maddesinin (1). Fıkrasında, bu Tebliğ kapsamında yer alan ürünlerin etiketinin; 29/12/2011 tarihli ve 28157 3 üncü mükerrer sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Türk Gıda Kodeksi Etiketleme Yönetmeliğinde yer alan hükümlere ilave olarak aşağıdaki hükümlere de uygun olacağı belirtilmiş, iptali istenilen i) bendinde de,” bu maddenin birinci fıkrasının (a) bendi hükümleri saklı kalmak kaydıyla bu Tebliğ kapsamında yer alan ürünlerin etiketinde peynirin piyasaya sunulduğu biçimine, üretim tekniğine, şekline ve kullanım amacına göre “tost peyniri”, “süzme/ultrafiltrasyon”, “üçgen” gibi ibareler kullanılabilir.” hükmü yer almıştır.
Türk Gıda Kodeksi Hazırlama Yönetmeliği çerçevesinde hazırlanarak 21.012014 tarihinde tüm tarafların görüşüne açılan ve anılan yönetmelik gereği oluşturulan Süt ve Süt ürünleri Komisyonunda konunun uzmanları, bakanlık temsilcileri, Üniversitelerden uzman öğretim görevlileri, davacı şirket temsilcilerinin de yer aldığı sektör temsilcilerinin katılımıyla yapılan toplantıda alınan karar gereği anılan tebliğde iptali istenilen düzenlemeye de yer verildiği görülmektedir.
Davacı şirket tarafından, maddede geçen “süzme/ultrafiltrasyon”, ibaresinin teknik olarak birbirinin eşleniği olmadığı halde “ultrafiltrasyon”, tekniği ile üretilmiş peynirler için “süzme” ibaresinin kullanılmasının yerinde olmadığı ileri sürülerek anılan maddede yer alan “süzme” ibaresinin iptali istenilmektedir.
Danıştay 10. Dairesince verilen ara kararı üzerine sunulan dosyadaki bilgi ve belgeler ile davalı idare savunmasının incelenmesinden, yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca bu alanı düzenlemekle yetkili olduğu anlaşılan davalı idarece , İngilizce “filtration” kelimesinin dilimize filtrasyon olarak geçtiği, başta kimya, tıp, mikrobiyoloji ve gıda biliminde olmak üzere literatürde filtrasyon veya süzme olarak kullanıldığı, ODTÜ tarafından hazırlanan “Gıda Mühendisliği terimleri rehberinde “filtration” kelimesinin Türkçeye “süzme” olarak çevrildiğ, en genel anlamda ayırma işlemi olarak tanımlanan filtrasyonun akışkan haldeki bir madde içerisinde çözülmüş veya dağılmış hedef kitlenin bir filtre marifetiyle ayrılması işlemi olduğu, kullanılan filtrenin sahip olduğu gözenek büyüklüğüne ve yapısına göre hiperfiltrasyon , nano filtrasyon gibi çeşitli süzme teknikleri geliştirilmiş olup membran filtre kullanılarak yapılan süzme işlemine de “ultrafiltrasyon”, tekniği denildiği, kaldı ki süzme ibaresine dava konusu tebliğin sadece etiketleme bölümünde yer verildiği belirtilmiş; davacı tarafından sunulan değerlendirme raporunda da ülkemizde bu teknolojiyle üretilen ürünlerin 2009 yılından beri “süzme” ibaresi kullanılarak satışa sunulduğu ifade edilmiştir.
Buna göre, peynirin üretimi aşamasında uygulanan bir üretim şeklini ifade ettiği taraflarca kabul edilen ultrafiltrasyon yönteminin ülkemizde süzme peynir diye adlandırılan peynir çeşidinin elde edilmesinde kullanıldığı ve söz konusu tebliğin hazırlık aşamasında davacı şirket temsilcileri ve konunun uzmanlarından oluşan alt komisyonca da anılan düzenlemenin itirazsız kabul edildiği görülmektedir. Yukarıda yer verilen açıklamalar çerçevesinde uyuşmazlık değerlendirildiğinde, dava konusu düzenlemede farklı bir peynir çeşidi olarak değil, ancak üretim tekniğine ilişkin olarak ” süzme “ibaresinin “ultrafiltrasyon” ibaresiyle birlikte ” peynirin ” etiketinde kullanılmasına izin verildiği anlaşılmakla, bu haliyle iptale konu tebliğ hükmünde dayanağı mevzuat hükümlerine ve hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Davacı tarafından öne sürülen iddialar ise anılan hükmü kusurlandıracak nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesinin uygun olduğu düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince; Dairemizin davanın reddi yolundaki 20/02/2020 tarih ve E:2015/1150, K:2020/734 sayılı kararının Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 15/11/2021 tarih ve E:2020/2094, K:2021/2422 sayılı kararıyla bozulması üzerine, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
08/02/2015 tarih ve 29261 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Türk Gıda Kodeksi Peynir Tebliğinin (TEBLİĞ NO: 2015/6) 14. maddesinin “i) bu maddenin birinci fıkrasının (a) bendi hükümleri saklı kalmak kaydıyla bu Tebliğ kapsamında yer alan ürünlerin etiketinde peynirin piyasaya sunulduğu biçimine, üretim tekniğine, şekline ve kullanım amacına göre “tost peyniri”, “süzme/ultrafiltrasyon”, “üçgen” gibi ibareler kullanılabilir.” bendinde yer alan “süzme” ibaresinin iptali istemiyle açılan davada Danıştay Onuncu Dairesinin 20/02/2020 tarih ve E:2015/1150, K:2020/734 sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın temyiz edilmesi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 15/11/2021 tarih ve E:2020/2094, K:2021/2422 sayılı kararıyla, Daire kararının bozulmasına karar verilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 46. maddesinin 1. fıkrasında, Danıştay dava daireleri kararlarına karşı Danıştay’da temyiz yoluna başvurulabileceği; 2575 sayılı Danıştay Kanunu’nun 38. maddesinde, idari dava dairelerinden ilk derece mahkemesi olarak verilen kararların İdari Dava Daireleri Kurulunca temyizen inceleneceği; 2577 sayılı Kanunun 49. maddesinin 4. fıkrasında da, idare mahkemelerinin bozmaya uymayarak eski kararında ısrar edebileceği, ancak Danıştay İdari ve Vergi Dava Daireleri Kurulları kararlarına uyulmasının zorunlu olduğu kurala bağlanmış; böylece Danıştay dava dairelerine, ilk derece mahkemesi olarak verdikleri kararların temyizen bozulması halinde ısrar olanağı tanınmamıştır.
Buna göre, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun bozma kararı üzerine yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.

İNCELEME VE GEREKÇE:
İLGİLİ MEVZUAT :
Anayasa’nın 124. maddesinde, Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzelkişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabileceği hükmüne yer verilmiştir.
Buna göre, idari teşkilat yapısı içinde yer alan Bakanlıklar ile diğer kamu kurum ve kuruluşları, görev alanlarına ilişkin olarak ve yönetmelik, yönerge, tebliğ, genelge ve talimat gibi çeşitli adlar altında düzenleme yapabilmektedirler.
Türk Gıda Kodeksi Yönetmeliği’nde, bu Yönetmeliğin amaç ve kapsamının, gıda ve gıda ile temas eden madde ve malzemelere ilişkin asgari teknik ve hijyen kriterleri, pestisit kalıntıları ve veteriner ilaç kalıntıları, gıda katkı maddeleri, aroma vericiler ve aroma verme özelliği taşıyan gıda bileşenleri, bulaşanlar, ambalajlama, etiketleme, numune alma, analiz metotları, taşıma ve depolama ile ilgili yatay ve dikey gıda kodeksine ilişkin esaslar ile coğrafi işaretle ilgili özel hükümlerin belirlenmesine dair kuralları düzenlemek olduğu hükmü yer almış; Hayvansal Gıdalar İçin Özel Hijyen Kuralları Yönetmeliği’nin (1). maddesinde,” Bu Yönetmeliğin amacı, hayvansal gıda üreten gıda işletmecisinin Gıda Hijyeni Yönetmeliğinde belirtilen kurallara ek olarak uyması gereken özel hijyen gerekliliklerini belirlemektir.” kuralına yer verilmiş; Mülga Türk Gıda Kodeksi Etiketleme Yönetmeliği’nin işlem tarihindeki şekliyle 1 . maddesinde, “Bu Yönetmeliğin amacı; son tüketiciye ve toplu tüketim yerlerine arz edilen gıdaların genel ve belirli özel etiketleme kurallarını, beslenme yönünden etiketleme kurallarını, tanıtımı ve reklâmına ilişkin belirli kuralları ve gıdalardaki beslenme ve sağlık beyanlarına ilişkin kuralları belirlemektir.”; 17. maddesinde de, “Gıdanın fiziksel durumuna veya geçirdiği özel işleme ilişkin bilgilerin (örneğin; toz haline getirilmiş, dondurularak kurutulmuş, derin dondurulmuş, konsantre, tütsülenmiş, gibi) bulunmamasının satın alan kişiyi yanıltabileceği durumlarda, bu bilgiler gıdanın adında yer alır veya gıdanın adının yanında belirtilir.” hükümleri düzenlenmiştir.
Dava konusu Türk Gıda Kodeksi Peynir Tebliği’nin, “Amaç” başlıklı 1. maddesinde, “(1) Bu Tebliğin amacı, doğrudan tüketime veya daha ileri işlemeye sunulan peynirlerin tekniğine uygun ve hijyenik şekilde üretilmesi, işlenmesi, muhafaza edilmesi, taşınması ve piyasaya arz edilmesini sağlamak üzere özelliklerini belirlemektir.”; “Kapsam” başlıklı 2. maddesinde, “(1) Bu Tebliğin 4. maddesinde tanımlanan, doğrudan insan tüketimine sunulan ve/veya üretim sonrası diğer ürünlere işlenmek üzere hammadde ya da yarı ürün olarak kullanılan tüm peynirleri kapsar.”; “Tanımlar” başlığını taşıyan 4. maddesinin (z) bendinin (ğğ) alt bendinde; “ğğ) Ultrafiltrasyon: Sütün konsantre edilmesi amacıyla kullanılan, molekül boyutlarıyla ayrım yapan ve basınç altında uygulanan filtrasyon yöntemini… ifade eder.”; “Etiketleme” başlıklı 14. maddesinin (1). fıkrasının (i) bendinde ise, “Bu maddenin birinci fıkrasının (a) bendi hükümleri saklı kalmak kaydıyla bu Tebliğ kapsamında yer alan ürünlerin etiketinde peynirin piyasaya sunulduğu biçimine, üretim tekniğine, şekline ve kullanım amacına göre “tost peyniri”, “süzme/ultrafiltrasyon”, “üçgen” gibi ibareler kullanılabilir.” kuralları yer almıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Anayasa Mahkemesinin birçok kararında da belirtildiği üzere, Anayasa’nın 2. maddesinde ifade edilen hukuk devleti, eylem ve işlemleri hukuka uygun, insan haklarına saygılı, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık, yasaların üstünde Anayasa’nın ve yasa koyucunun da uyması gereken temel hukuk ilkeleri bulunduğunun bilincinde olan devlettir
Hukukun temel ilkelerinden olan “öngörülebilirlik” ilkesine göre, kanunî ve idari düzenlemelerin açık ve net olması gerekmektedir. Buradaki amaç, ilgili kişilerin davranışlarını belirleyebilmesi ve belirli eylemlerin yol açabileceği sonuçları önceden öngörebilmesidir.
Öte yandan, hukukun diğer temel ilkelerinden olan “belirlilik” ilkesine göre ise, düzenlemenin keyfiliğe izin vermeyecek şekilde yani idare tarafından takdir yetkisine dayanılarak keyfi uygulamalara imkan verilmeyecek şekilde yapılması gerekmektedir. Anayasa Mahkemesi de, bir çok kararında “hukuki belirlilik” ilkesine vurgu yapmış; kanuni ve idari düzenlemelerin belirlilik ilkesine uygun olması gerektiğini belirtmiştir.
Uyuşmazlıkta, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından 08/02/2015 tarih ve 29261 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Türk Gıda Kodeksi Peynir Tebliği’nin (TEBLİĞ NO: 2015/6) 14. maddesinin (i) bendinde yer alan “süzme/ultrafiltrasyon” ibaresinden “süzme” ibaresinin iptali istenilmektedir.
Anılan Tebliğ’in, “Etiketleme” başlığını taşıyan 14. maddesinde, Tebliğ kapsamında yer alan ürünlerin etiketinde, peynirin piyasaya sunulduğu biçimine, üretim tekniğine, şekline ve kullanım amacına göre “tost peyniri”, “süzme/ultrafiltrasyon”, “üçgen” gibi ibareler kullanılabileceği belirtilmiş; “Tanımlar” başlığını taşıyan 4. maddesinde ise, sadece “ultrafiltrasyon” ibaresine ilişkin tanıma yer verilmiş, bu tanımda “süzme” ibaresine yer verilmemiştir.
Bu bağlamda, Tebliğ’in “Tanımlar” kısmında sadece “ultrafiltrasyon” ibaresine ilişkin tanıma yer verilip, bu tanımda “süzme” ibaresine yer verilmemesine rağmen Türk Gıda Kodeksi Peynir Tebliği’nin (TEBLİĞ NO:2015/6) dava konusu 14. maddesinin (i) bendinde, üretim tekniği olarak birbirinin yerine geçecek şekilde “süzme/ultrafiltrasyon” ibarelerinin birlikte kullanılmasının, bir düzenleyici işlemde olması gereken “açık ve belirgin olma” niteliğine uygun olmadığı, hukukun “öngörülebilirlik” ve “belirlilik” ilkelerine aykırılık teşkil etmesi nedeniyle hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Dava konusu “Türk Gıda Kodeksi Peynir Tebliği’nin” (Tebliğ No: 2015/6) Etiketleme başlıklı 14. maddesinin (i) bendinde yer alan “……süzme” ibaresinin İPTALİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen … TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
5. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 25/04/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.