Danıştay Kararı 10. Daire 2022/3454 E. 2022/3548 K. 27.06.2022 T.

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2022/3454 E.  ,  2022/3548 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2022/3454
Karar No : 2022/3548

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN_KONUSU : Davacı tarafından, yurtdışına akaryakıt taşıma yasağının kaldırılması istemiyle yapılan 16/09/2014 tarihli başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan dava sonucunda, Danıştay Onuncu Dairesinin 28/09/2020 tarih ve E:2015/4047, K:2020/3271 sayılı bozma kararına uyulmak suretiyle … İdare Mahkemesince dava konusu işlemin iptali yolunda verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davalı idare tarafından, ham petrol gibi stratejik ve riskli bir ürün olan akaryakıt ürünlerinin sevkıyatını yapacak firma ve personelinin engel halleri bulunup bulunmadığının titizlikle araştırıldığı, kamu güvenliği ve kamu düzeni yönünden ilgili kurumların değerlendirmelerinin de dikkate alındığı ve dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin REDDİNE,
2. Dava konusu işlemin iptali yolundaki … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararının ONANMASINA,
3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin istemi halinde davalı idareye iadesine
4. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesi, 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 27/06/2022 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

(X)-KARŞI OY :
Dava konusu işlemin dayanağını teşkil eden 3 Seri No’lu Gümrük Genel Tebliğinin 7. maddesinin dava konusu işlemin tesis edildiği tarih itibarıyla yürürlükte bulunan birinci fıkrasında; “Başvuru sahibi firmalar ve taşıyıcı firmalar ile sürücüler hakkında nihai değerlendirme yapılmadan önce, kamu düzeni ve güvenliği yönünden bu Tebliğde düzenlenen işlemleri yapmaya engel değerlendirmelerinin olup olmadığına dair ilgili kurumların görüşü alınır. Ancak sürücülerin adlî sicil belgelerinde herhangi bir arşiv kaydı bulunmaması şartıyla ilgili kurumların cevabî görüşü beklenmeksizin sürücülerle ilgili gerekli işlemler yapılır.”, üçüncü fıkrasında da “Bu Tebliğde düzenlenen işlemleri yapmaya engel bir hallerinin olup olmadığı hususunda sözleşme sahibi firmalar ve taşımacı firmalar ile sürücüler hakkında elde edilen veriler ile Bakanlıkta mevcut bulunan veriler tetkik edilerek nihai değerlendirme yapılır.” hükümleri yer almaktadır. Anılan hükümlerle ham petrol, benzin, motorin ve jet yakıtı gibi stratejik önem ve risk arz eden akaryakıt ürünlerinin karayolu ile transit sevkiyatında gerek firmalar gerekse istihdam edilen sürücüler bakımından özel bir düzenleme öngörülerek, sadece somut delillere dayalı adlî sicil kayıtlarıyla yetinilmemiş “kamu düzeni ve güvenliği yönünden ilgili kurumların değerlendirmeleri” de nihai değerlendirmeye esas alınmıştır.
Söz konusu hükümler doğrultusunda, davalı idare tarafından ilgili kurumun görüşü de dikkate alınarak yapılan nihaî değerlendirme sonucunda tesis edilen işlemin; her ne kadar davacı hakkında verilmiş bir mahkumiyet kararı bulunmasa da stratejik ve özel öneme sahip, risk taşıyan akaryakıt ürünlerinin karayolu ile transit taşınmasında sürücü olarak istihdam edilmesinin kamu düzeni ve kamu güvenliği yönünden sakıncalı olabileceğine yönelik ilgili kurum görüşü de göz önüne alınarak, mevzuatın verdiği takdir yetkisi kullanılmak suretiyle tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen Mahkeme kararının bozulması gerektiği görüşüyle, aksi yöndeki Dairemizin çoğunluk kararına katılmıyorum