Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2022/383 E. , 2022/3576 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2022/383
Karar No : 2022/3576
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Valiliği
VEKİLİ : Av. …
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMLERİN_KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Şırnak ili, Merkez ilçesi, … köyünde ikamet etmekte iken yaşanan terör olayları nedeniyle göç eden ve 1994-2005 yıllarına ilişkin zararları tazmin edilen davacı tarafından, köye halen dönüş yapamadığından bahisle 2005 yılı ve sonrasına ilişkin devam eden zararlarının 5233 sayılı Kanun kapsamında tazmini istemiyle 05/07/2013 tarihinde yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin …. tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; Danıştay Onuncu Dairesinin kısmen bozma kararına uyulmak suretiyle, dava konusu zımnen ret işleminin; davacının idareye başvurduğu tarihten geriye doğru 1 yıllık döneme, bir başka ifadeyle 05/07/2012 tarihinden davacının idareye yapmış olduğu başvuru tarihi olan 05/07/2013 tarihine kadar olan dönemle sınırlı olarak kısmen iptaline karar verilmesi, Kanun’un 6. maddesinde öngörülen süre içinde idari başvuru yapılmayan 30/05/2007-05/07/2012 tarihleri arasındaki dönem yönünden ise davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin kısmen iptaline, kısmen davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI :
Davacı tarafından; Mahkeme kararının hukuk güvenliği ve eşitlik ilkeleri ile hak arama hürriyetine ve mahkemeye erişim hakkına açıkça aykırı olduğu, yüzyıllarca yaşadıkları toprakları ve ekonomik geçimini sağladığı tarımsal taşınmazları iradesi dışında hiçbir kusuru olmaksızın terk mecburiyetinde kaldığı, maddi zararlarının tazmini için her yıl idari başvuru yapma ve dava açma külfeti yüklenmesinin usul ekonomisine, kamu yararına ve mahkemeye erişim hakkına aykırı bir yaklaşım olduğu, ayrıca mahkeme kararının hakkaniyete ve 5233 sayılı Kanun’un ruhuna da aykırı olduğu, kesinleşmiş vekalet ücretine ilişkin yeniden karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu ve vekalet ücretinin tamamına hükmedilmesi gerekirken mahkemece hükmedilen kısmi vekalet ücreti ve davalı idare lehine hükmedilen vekalet ücreti yönlerinden de kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından, davacının başvurusunun süresinde olmadığı, davanın tamamının reddine karar verilmesi gerektiği, 5233 sayılı Kanun kapsamında mal varlığına ulaşamama durumunun mevcut olmadığı ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
Davalı idarenin savunması alınmamıştır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : İdare Mahkemesi kararının, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 26. maddesi uyarınca bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Tarafların kişilik veya niteliğinde değişiklik” başlıklı 26. maddesinin 1. fıkrasında, “Dava esnasında ölüm veya herhangi bir sebeple tarafların kişilik veya niteliğinde değişiklik olursa, davayı takip hakkı kendisine geçenin başvurmasına kadar; gerçek kişilerden olan tarafın ölümü halinde, idarenin mirasçılar aleyhine takibi yenilemesine kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına ilgili mahkemece karar verilir. Dört ay içinde yenileme dilekçesi verilmemiş ise, varsa yürütmenin durdurulması kararı kendiliğinden hükümsüz kalır.” hükmü; 2. fıkrasında “Yalnız öleni ilgilendiren davalara ait dilekçeler iptal edilir.
” hükmü yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava dosyasının incelenmesinden; … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının davacı ve davalı idare tarafından temyizen incelenerek bozulmasının talep edildiği, ancak UYAP sisteminden alınan nüfus kayıt örneğine göre davacının 19/11/2021 tarihinde vefat ettiği anlaşılmaktadır.
2577 sayılı Kanun’un 26. maddesinin 2. fıkrasında yer alan “Yalnız öleni ilgilendiren davalara ait dilekçeler iptal edilir.” hükmünden kastedilen; münhasıran ölenin şahsına sıkı sıkıya bağlı olan, başkalarına devir ve temliki veya miras yoluyla intikali mümkün olmayan haklarla ilgili davalardır. Bunun dışında, Türk Medeni Kanunu hükümleri uyarınca, ölene ait bulunan bütün haklar, mallar ve borçlar mirasçılara geçeceğinden, açılmış bulunan bu tür davaları ölenin mirasçılarının takip etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekmektedir.
Bu durumda; İdare Mahkemesince, davacının vefat etmiş olduğu ve uyuşmazlığın yalnız öleni ilgilendiren bir dava niteliğinde bulunmadığı gözetilerek, 2577 sayılı Kanun’un 26. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davayı takip hakkı kendisine geçen mirasçıların başvurmasına kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 26. maddesinin 1. fıkrası hükmünün uygulanmasını teminen, temyize konu … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
2. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
3. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 27/06/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.