Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2022/3916 E. , 2022/3703 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2022/3916
Karar No : 2022/3703
DAVACI : …
VEKİLİ : Av. …
DAVALILAR : 1- … Bakanlığı
ANKARA
(Mülga … Bakanlığı)
VEKİLİ : Av. …
2- … Genel Müdürlüğü / …
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …
DAVANIN_KONUSU : Davacı tarafından, 15/06/2013 tarihli ve 28678 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Lisanslı Harita Kadastro Mühendisleri ve Büroları Hakkında Yönetmelik’in 14/01/2020 tarihli ve 31008 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Yönetmelik ile
– 5. maddesinin 1. fıkrasına eklenen (f) bendinin,
– 22. maddesinin 1. fıkrasına eklenen (e) bendinin,
– 59. maddesinin 1. fıkrasına eklenen (e) bendinin ve değişiklik Yönetmeliğinin 19. maddesinin iptali ile 20/02/2020 tarihli ve 31045 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7221 sayılı Coğrafi Bilgi Sistemleri ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 33. maddesiyle 5368 sayılı Lisanslı Harita Kadastro Mühendisleri ve Büroları Hakkında Kanun’un 9. maddesinin 1. fıkrasına eklenen (d) bendinin ve 34. maddesi ile aynı Kanun’a eklenen geçici 1. maddenin iptalleri için itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurulmasına karar verilmesi istenilmektedir.
DAVACININ_İDDİALARI : Davacı tarafından, Tapu ve Kadastro Antalya Bölge Müdürlüğü’nde … olarak çalışmakta iken, 2005 yılında çıkarılan 5368 sayılı Lisanslı Harita Kadastro Mühendisleri ve Büroları Hakkında Kanun gereği Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünce 11/10/2009 tarihinde yapılan sınavı kazandığı, Kurumdan ayrılarak lisans belgesi ile çalışmaya başladığı, dava konusu Yönetmelik değişikliği ile getirilen 65 yaşında çalışma süresinin sona ereceği yolundaki hükmün başta Anayasa olmak üzere hukukun temel ilkelerine açıkça aykırı olduğu, 7221 sayılı Coğrafi Bilgi Sistemleri ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un 33. maddesi ile 5368 sayılı Kanun’un 9. maddesinin 1. fıkrasına “d) Lisanslı mühendisin altmış beş yaşını doldurmuş olması,” bendinin eklendiği ve madde gerekçesinde “lisansın iptali şartları arasına lisanslı mühendisin 65 yaşını doldurmuş olması şartı eklenerek sahada fiziki güç gerektiren durumlarda zorluk yaşanmasının önüne geçilmesi amaçlanmaktadır.” şeklinde açıklama yapıldığı; oysa ki Lisanslı Harita Kadastro Mühendisleri ve Büroları Hakkında Yönetmeliğin 56. ve 57. maddeleri ile lisanslı bürolarda bulundurulması zorunlu asgari personel ve bu personelin niteliklerinin düzenlendiği, anılan hükümler gereği lisanslı büroların faaliyet ve hizmetlerini aksatmadan yürütebilmeleri için istenen formasyona sahip yeterli sayıda teknik personel istihdam etmek zorunda oldukları, 2019/13 sayılı Talebe Bağlı İşlemler İle Tescile Konu Harita ve Planların Yapımı ve Kontrolü Genelgesi’nin 17/6. maddesinde yer alan, “Aplikasyon işlemi lisanslı büro tarafından yapılmış ise lisanslı büroda çalışan teknisyen/tekniker ve mühendis tarafından imzalanır ve lisanslı mühendis tarafından onaylanır.” şeklindeki düzenleme ile lisanslı mühendislere, lisanslı bürolarda yürütülen faaliyetlerin büro personelince aksatılmadan yapılmasından, yaptırılmasından, sevk ve idaresinden dolayı sorumluluk verildiği, lisanslı mühendisçe sahada fiziki güç gerektiren durum veya zorluk yaşanmasının söz konusu olmadığı, sahada çalışacak teknik personel için herhangi bir yaş sınırının getirilmediği ve bu personele imza yetkisinin de devredilebildiği, dolayısıyla 65 yaş kriteri ile lisansı iptal edilen mühendis çalışamadığı halde, sahada çalışan mühendisin gerek bu pozisyonda gerekse imza yetkisini devralarak lisanslı mühendis pozisyonunda herhangi bir yaş kriterine tabi olmadan çalışabiliyor olmasının ayrı bir çelişki ve eşitsizlik doğurduğu; öte yandan mühendislik ve mimarlık mesleği mensuplarının mesleki faaliyet için herhangi bir yaş sınırının bulunmadığı, düzenlemenin eğitim ve mesleki faaliyetlerindeki çalışma şartları benzerlik gösteren meslek mensupları arasında çalışma özgürlüğü yönünden Anayasa’nın eşitlik ilkesine aykırılık teşkil ettiği; öyle ki dava konusu 65 yaş uygulaması ile LİHKAB lisans belgesi elinden alınan bir mühendisin TMMOB’ye bağlı olarak çalışma yapmak üzere büro tescilini yaptırabildiği ve faaliyet gösterebildiği, 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu’nda ve ilgili yönetmelikte lisanslı mühendislerin mal beyanında bulunacaklarına ilişkin bir düzenleme olmadığı, 5368 sayılı Lisanslı Harita Kadastro Mühendisleri ve Büroları Hakında Kanun’da da böyle bir hüküm bulunmadığı, düzenlemenin kanunlara aykırı olduğu, bu sebeplerle bahse konu düzenlemelerin iptaline ve 7221 sayılı Coğrafi Bilgi Sistemleri ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un 33. maddesi ile 5368 sayılı Lisanslı Harita Kadastro Mühendisleri ve Büroları Hakkında Kanun’un 9. maddesinin birinci fıkrasına eklenen (d) bendinin ve 34. maddesi ile aynı Kanun’a eklenen Geçici 1. maddenin iptali için itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurulmasına karar verilmesi istenilmektedir.
DAVALILARIN_SAVUNMALARI :
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından, usule ilişkin olarak; davanın süresinde olmadığının tespiti halinde süre aşımı yönünden reddi gerektiği, esasa ilişkin olarak; 65 yaş kriterine ilişkin dava konusu düzenleme ile devlet memurları ve noterler gibi meslekler için kabul edilen standartlara uyum sağlanmasının amaçlandığı; öyle ki lisanslı bürolarca yerine getirilecek kadastro teknik hizmetlerinin evvelce Kadastro Müdürlüklerince yürütülmekte iken 5368 sayılı Kanun ve bu Kanun’a dayanılarak yürürlüğe konulan Lisanslı Harita Kadastro Mühendisleri ve Büroları Hakkında Yönetmelik ile LİHKAB’a devredilen hizmetler olduğu, dolayısıyla bu hizmetlerin “kamu hizmeti” niteliği taşıdığı; ayrıca LİHKAB’ın İdare’nin sıkı denetim ve gözetimi altında çalışan kendine özgü bir yapıya sahip olduğu; çalışma şartları, mekan, donanım, disiplin cezaları, ücret gibi sıralanabilecek bütün alanlarda özel çalışan serbest harita bürolarından farklı sıkı kurallara tabi olduğu, dava konusu yönetmelik değişikliğinin konunun paydaşlarından ve sivil toplum örgütlerinden gelen talepler doğrultusunda gerçekleştirildiği, 5368 sayılı Kanun’un 5. maddesinde, lisanslı mühendislerin, tapu sicilinin tutulmasından doğan zararlardan Devletin kusursuz sorumluluğunu düzenleyen Türk Medeni Kanunu’nun 1007. maddesine tabi olduğunun ve lisanslı mühendislerin ceza kanunlarının uygulanmasında kamu görevlisi sayılacağının düzenlendiği, dava konusu mal bildiriminde bulunulmasına ilişkin kuralın bu husular göz önüne alınarak değerlendirilmesi gerektiği, sınavı kazandıktan sonra bir defaya mahsus olmak üzere düzenlenecek dava konusu mal bildirimleri nedeniyle mal bildiriminde bulunulmaması hallerinde verilecek olan cezaların lisanslı mühendislere uygulanmasının söz konusu olmadığı, bu bağlamda sınavı kazanan adayların mal bildiriminde bulunmaması halinde uygulanacak olan yaptırımın ibrazı zorunlu belgenin ibraz edilmemesi nedeniyle talep sahibine lisans verilmemesi olduğu, haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddi gerektiği; ayrıca Anayasa’ya aykırılık iddialarında da isabet bulunmadığı ve bahse konu iddialara hukuken itibar edilmemesi gerektiği savunulmaktadır.
Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü tarafından, 65 yaş kriterine ilişkin dava konusu düzenleme ile devlet memurları ve noterler gibi meslekler için kabul edilen standartlara uyum sağlanmasının amaçlandığı; öyle ki lisanslı bürolarca yerine getirilecek kadastro teknik hizmetlerinin evvelce Kadastro Müdürlüklerince yürütülmekte iken 5368 sayılı Kanun ve bu Kanun’a dayanılarak yürürlüğe konulan Lisanslı Harita Kadastro Mühendisleri ve Büroları Hakkında Yönetmelik ile LİHKAB’a devredilen hizmetler olduğu, dolayısıyla bu hizmetlerin “kamu hizmeti” niteliği taşıdığı; ayrıca LİHKAB’ın İdare’nin sıkı denetim ve gözetimi altında çalışan kendine özgü bir yapıya sahip olduğu; çalışma şartları, mekan, donanım, disiplin cezaları, ücret gibi sıralanabilecek bütün alanlarda özel çalışan serbest harita bürolarından farklı sıkı kurallara tabi olduğu, dava konusu yönetmelik değişikliğinin konunun paydaşlarından ve sivil toplum örgütlerinden gelen talepler doğrultusunda gerçekleştirildiği, 5368 sayılı Kanun’un 5. maddesine göre, lisanslı mühendislerin, tapu sicilinin tutulmasından doğan zararlardan Devletin kusursuz sorumluluğunu düzenleyen Türk Medeni Kanunu’nun 1007. maddesine tabi olduğu ve lisanslı mühendislerin ceza kanunlarının uygulanmasında kamu görevlisi sayılacağı; dava konusu mal bildiriminde bulunulmasına ilişkin kuralın bu hususlar göz önüne alınarak değerlendirilmesi gerektiği, sınavı kazandıktan sonra bir defaya mahsus olmak üzere düzenlenecek dava konusu mal bildirimleri nedeniyle mal bildiriminde bulunulmaması hallerinde verilecek olan cezaların lisanslı mühendislere uygulanmasının söz konusu olmadığı, bu bağlamda sınavı kazanan adayların mal bildiriminde bulunmaması halinde uygulanacak olan yaptırımın ibrazı zorunlu belgenin ibraz edilmemesi nedeniyle talep sahibine lisans verilmemesi olduğu, haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddi gerektiği; ayrıca Anayasa’ya aykırılık iddialarında da isabet bulunmadığı ve bahse konu iddialara hukuken itibar edilmemesi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ : Dava, 14/01/2020 tarihli 31008 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Lisanslı Harita Kadastro Mühendisleri ve Büroları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik” in; 3. maddesiyle, 15/06/2013 tarih ve 28678 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Lisanslı Harita Kadastro Mühendisleri ve Büroları Hakkında Yönetmeliğin 5. maddesinin birinci fıkrasına eklenen (f) bendinin, 8. maddesiyle, 15/06/2013 tarih ve 28678 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Lisanslı Harita Kadastro Mühendisleri ve Büroları Hakkında Yönetmeliğin 22. maddesinin birinci fıkrasına eklenen (e) bendinin, 16 ve 19. maddeleriyle, 15/06/2013 tarih ve 28678 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Lisanslı Harita Kadastro Mühendisleri ve Büroları Hakkında Yönetmeliğin 59. maddesinin birinci fıkrasına eklenen (e) bendinin, Anayasa’nın 2, 10 ve 49. maddeleri ile 19/04/1990 tarihli ve 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu’nun 2. maddesi ile 10/08/1990 tarih ve 90/748 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile yürürlüğe konulan Mal Bildiriminde Bulunulması Hakkında Yönetmeliğin 3. maddesine aykırılığı nedeniyle iptali istemiyle açılmıştır.
Davacının Anayasa’ya aykırılığı nedeniyle konunun bu yönden Anayasa Mahkemesi’ne intikal ettirilmesi istemi ve davalı idarenin süre defi yerinde görülmeyerek işin esasının incelemesine geçildi:
16.06.2005 tarih ve 5368 sayılı Lisanslı Harita Kadastro Mühendisleri ve Büroları Hakkında Kanunun 1. maddesinde; Kanunun amacının, kadastro teknik hizmetlerinin yerine getirilmesini sağlayacak lisanslı harita ve kadastro mühendislerinin faaliyet, denetim ve sorumluluklarına ve kuracakları harita ve kadastro bürolarına dair esas ve usûlleri belirlemek olduğu, kadastro teknik hizmetlerinden tescile tâbi olmayan işlemlerin yapım ve kontrolü, tescile tâbi olan işlemlerin yapım sorumluluğunun lisanslı harita kadastro mühendislik bürolarınca yerine getirileceği, lisanslı harita ve kadastro mühendislerinin, bu Kanun kapsamındaki faaliyetlerini yürüttükleri süre içerisinde serbest harita ve kadastro mühendislik ve müşavirlik faaliyeti yürütemeyecekleri, harita ve kadastro mühendislik müşavirlik hizmetlerini yerine getiren şirketlere ortak olamayacakları, ancak, kamu kurum ve kuruluşlarının diğer kanunlar ve ilgili mevzuata göre hak, görev ve yetkilerinin devam edeceği hükmüne yer verilmiştir.
21.01.2020 tarih ve 31045 sayılı 31045 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 7221 sayılı Coğrafi Bilgi Sistemleri ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 33. maddesi 5368 sayılı Lisanslı Harita Kadastro Mühendisleri ve Büroları Hakkında Kanunun 9. maddesine eklenen (d) bendi eklenmiş; “lisanslı mühendisin 65 yaşını doldurmuş olması” lisansın iptal nedenleri arasında sayılmıştır.
7221 sayılı Kanun 34. maddesiyle halen mühendislik faaliyetini yapanların kazanılmış haklarının korunması için 5368 sayılı Kanunun 9. maddesine eklenen (d) bendinin yayım tarihinden itibaren iki yıl sonra uygulanacağı hükmü getirilmiştir.
5368 sayılı Kanuna dayanılarak 15/06/2013 tarih ve 28678 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Lisanslı Harita Kadastro Mühendisleri ve Büroları Hakkında Yönetmeliğin, 14/01/2020 tarihli 31008 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Lisanslı Harita Kadastro Mühendisleri ve Büroları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 3. maddesiyle değiştirilerek 5. maddesinin birinci fıkrasına eklenen (f) bendi lisans sahibi olabilmenin şartları arasına iptal istemine konu “65 yaşını doldurmamış olmak.” koşulunu eklemiştir. Yönetmeliğin 16 maddesiyle, 15/06/2013 tarih ve 28678 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Lisanslı Harita Kadastro Mühendisleri ve Büroları Hakkında Yönetmeliğin 59. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen lisans iptaline ilişkin koşullarına eklenen (e) bendi ile “lisans sahibinin 65 yaşını doldurmuş olması” eklenmiş, 19. maddesiyle de Yönetmeliğin 16 ncı maddesinin yayımı tarihinden iki yıl sonra yürürlüğe gireceği kuralı getirilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; Tapu ve Kadastro Antalya Bölge Müdürlüğü’nde Bölge Müdür Yardımcısı olarak çalışmakta iken, 2005’de çıkarılan 5368 sayılı Lisanslı Harita Kadastro Mühendisleri ve Büroları Hakkında Kanun gereği Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü (TKGM) nce 11.10.2009 tarihinde yapılan sınavı kazanan davacının kurumdan ayrılarak lisans belgesi ile çalışmaya başladığı anlaşılmaktadır.
Davacı tarafından; dava konusu Yönetmelik değişikliği ile getirilen 65 yaşında çalışma süresinin sona ereceği yolundaki hükmün başta Anayasa olmak üzere hukukun temel ilkelerine açıkça aykırı olduğu, Yönetmeliğin 56. ve 57. maddeleri ile lisans bürolarında bulundurulması zorunlu asgari personel ve bu personelin niteliklerinin düzenlendiği, anılan hükümler gereği lisanslı büroların faaliyet ve hizmetlerini aksatmadan yürütebilmeleri için istenen formasyona sahip yeterli sayıda teknik personel istihdam etmek zorunda oldukları, lisanslı mühendislerin, lisanslı bürolarda yürütülen faaliyetlerin büro personelince aksatılmadan yapılmasından, yaptırılmasından, sevk ve idaresinden sorumluluk verildiği, lisanslı mühendisce sahada fiziki güç gerektiren durum veya zorluk yaşanmasının söz konusu olmadığı, sahada çalışan mühendisin gerek bu pozisyonda gerekse imza yetkisini devralarak lisanslı mühendis pozisyonunda çalışıyorken herhangi bir yaş kriterine tabi olmadan çalışabiliyor olmasının ayrı bir çelişki ve eşitsizlik doğurduğu iddialarıyla iptali istenmektedir.
Yukarıda anılan yasal düzenlemeler ve dosyadaki bilgi ve belgeler bir bütün olarak değerlendirildiğinde; daha önce Kadastro Müdürlüklerince yürütülen kadastro teknik hizmetinin davaya konu yönetmelikle mühendislik bürolarına devredilen bir kamu görevi olduğu açıktır. Kanunun gerekçesinde de lisanslı mühendislerin devlet memurları ve noterler gibi mesleklerin tabi olduğu standartlara tabi tutulmasının ülkemiz sosyal sigorta sistemleri ile iş hukuku mevzuatının kabul ettiği kural ve standartlara uyum sağlanarak kamu yararının gerçekleştirilmesi ve kamu düzenin korunmasının amaçlandığı belirtilmiştir. 5368 sayılı Yasa başta olmak üzere ilgili mevzuat gereği kadastro teknik hizmetinin bir kamu görevi olduğu dikkate alındığında, kurumların kamu hizmetinin aksamadan ve kesinti olmadan yürütülmesinde ileriye dönük olarak doğacak mühendis ihtiyaçlarının karşılanması ve bu konuda boşluk yaratılmaması amacıyla mühendislerin belirli bir yaş sınırı içerisinde değerlendirilmesi, kamu görevinin yerine getirilebileceği üst yaş sınırının da göz önüne alınması ve bu konuda idarenin planlama yapmasının kamu yararı ve hizmet gereği olduğu sonucuna ulaşıldığından yönetmelik kuralları üst hukuk normuna ve hukuka uygun olduğu, kanunun öngörmediği bir ayrım ve eşitsizlik yaratmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Yönetmeliğin 8. maddesiyle, 15/06/2013 tarih ve 28678 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Lisanslı Harita Kadastro Mühendisleri ve Büroları Hakkında Yönetmeliğin 22. maddesinin birinci fıkrasına eklenen (e) bendinde; ” 19/4/1990 tarihli ve 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu ile 10/8/1990 tarihli ve 90/748 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile yürürlüğe konulan Mal Bildiriminde Bulunulması Hakkında Yönetmeliğin 8 inci maddesine göre düzenlenmiş mal bildiriminin,” verilmesi kuralı getirilmiştir.
Davacı tarafından, 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu’nda ve ilgili yönetmelikte lisans mühendislerinin mal beyanında bulunacaklarına ilişkin bir düzenleme bulunmadığı, 5368 sayılı Lisanslı Harita Kadastro Mühendisleri ve Büroları Hakında Kanun’da da böyle bir hüküm bulunmadığı iddia edilmektedir.
5368 sayılı Kanunun 5. maddesinde; bu Kanun kapsamında yapılan iş ve işlemlerden; tescile tâbi olmayanların yapım ve kontrolünden, tescile tâbi olanların ise yapımından lisans sahibi kişinin sorumlu olduğu, lisanslı harita kadastro mühendislik bürolarında, Kanun kapsamında belirtilen hizmetleri yapmakla yetkilendirilenlerin Türk Ceza Kanununun uygulanmasında kamu görevlisi sayılacağı ve büroların işlemlerinden dolayı zarar doğması halinde kusuru bulunana 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 1007 nci maddesi uyarınca rücu edileceği hükmü getirilmiştir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunun “Sorumluluk” başlıklı 1007. maddesinde, “Tapu sicilinin tutulmasından doğan bütün zararlardan Devlet sorumludur. Devlet, zararın doğmasında kusuru bulunan görevlilere rücu eder…” hükmüne yer verilmiştir.
5368 sayılı Kanunda Devlete yüklenen kusursuz sorumluluğun, tapu siciline bağlı çıkarların ve ayni hakların yanlış tescili sonucu değişmesi ya da yitirilmesi ile bu haklardan yoksun kalınması temelinde, sicillerin doğru tutulmasını üstlenen ve taahhüt eden Devletin, gerçeğe aykırı ve dayanaksız kayıtlardan doğan zararları da ödemekle yükümlü tutulması “tapu siciline güven ilkesi”nin gereği ve sonucudur. Ayni haklardaki işlem güvencesinin sağlanmasında, davaya konu yönetmelikle mühendislik bürolarına devredilen bir kamu görevi olan Kadastro teknik hizmetini veren lisanslı mühendislerin de kamu görevlisi sayılmış olmaları ve tapu sicilinin tutulmasından doğan zararlardan Devletin kusursuz sorumluluğu çerçevesinde cezai ve mali sorumluluklarının bulunması karşısında, bu kişilerin de tüm kamu görevlileri gibi mal bildiriminde bulunmalarına yönelik olarak getirilen kural üst hukuk normuna ve hukuka uygun bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği, düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
Dava, davacı tarafından, 15/06/2013 tarihli ve 28678 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Lisanslı Harita Kadastro Mühendisleri ve Büroları Hakkında Yönetmelik’in 14/01/2020 tarihli ve 31008 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Yönetmelik ile
– 5. maddesinin 1. fıkrasına eklenen (f) bendinin,
– 22. maddesinin 1. fıkrasına eklenen (e) bendinin,
– 59. maddesinin 1. fıkrasına eklenen (e) bendinin ve değişiklik Yönetmeliğinin 19. maddesinin iptali ile 20/02/2020 tarihli ve 31045 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7221 sayılı Coğrafi Bilgi Sistemleri ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 33. maddesiyle 5368 sayılı Lisanslı Harita Kadastro Mühendisleri ve Büroları Hakkında Kanun’un 9. maddesinin 1. fıkrasına eklenen (d) bendinin ve 34. maddesi ile aynı Kanun’a eklenen geçici 1. maddenin iptalleri için itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurulmasına karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE:
USUL YÖNÜNDEN:
Dava konusu düzenleme 14/01/2020 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. 2577 sayılı Kanun’un 7. maddesine göre yayım tarihinden itibaren 60 gün içinde (sürenin son günü olan 14/03/2020 tarihi Cumartesi gününe denk geldiği için) 16/03/2020 tarihinde açılan davada süre aşımı bulunmamakta olup, davalı Bakanlığın bu husustaki iddiası yerinde görülmemiştir.
ESAS YÖNÜNDEN:
Anayasa’ya Aykırılık İddiasının İncelenmesi:
Davacının, 7221 sayılı Coğrafi Bilgi Sistemleri ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un 33. maddesi ile 5368 sayılı Lisanslı Harita Kadastro Mühendisleri ve Büroları Hakkında Kanun’un 9. maddesinin 1. fıkrasına eklenen (d) bendi ve 34. maddesi ile aynı Kanun’a eklenen Geçici 1. maddesine yönelik ileri sürdüğü Anayasa’ya aykırılık iddiasının ciddi olmadığına karar verilerek, davanın esastan incelenmesine geçildi.
15/06/2013 tarihli ve 28678 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Lisanslı Harita Kadastro Mühendisleri ve Büroları Hakkında Yönetmelik’in dava konusu madde ve bentlerinin incelenmesi:
25/09/2021 tarihli ve 31609 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Lisanslı Harita Kadastro Mühendisleri ve Büroları Hakkında Yönetmeliğin 48. maddesi ile 15/06/2013 tarihli ve 28678 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Lisanslı Harita Kadastro Mühendisleri ve Büroları Hakkında Yönetmelik yürürlükten kaldırılmıştır.
Bu durumda, dava konusu düzenlemelerin yürürlükten kaldırılması nedeniyle konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine hukuki olanak bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
1. Konusu kalmayan dava hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine,
3. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
4. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’na temyiz yolu açık olmak üzere, 04/07/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.