Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2022/4001 E. , 2022/3800 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2022/4001
Karar No : 2022/3800
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN_ÖZETİ : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, hakkında kişi güvenlik belgesi düzenlenmemesine ilişkin işlemin iptali ile mahrum kalınan parasal haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu … İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine kesin olarak karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı tarafından, davacının temyiz isteminin istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 6545 sayılı Kanun’un 19. maddesiyle değiştirilen “İstinaf” başlıklı 45. maddesinin 1. fıkrasında, idare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabileceği; 6. fıkrasında, bölge idare mahkemelerinin 46. maddeye göre temyize açık olmayan kararlarının kesin olduğu belirtilmiştir.
2577 sayılı Kanun’un 6545 sayılı Kanun’un 20. maddesiyle değiştirilen “Temyiz” başlıklı 46. maddesinde, “Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir:
a) Düzenleyici işlemlere karşı açılan iptal davaları.
b) Konusu yüz bin Türk lirasını aşan vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan davalar.
c) Belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davaları.
d) Belli bir ticari faaliyetin icrasını süresiz veya otuz gün yahut daha uzun süreyle engelleyen işlemlere karşı açılan iptal davaları.
e) Müşterek kararnameyle yapılan atama, naklen atama ve görevden alma işlemleri ile daire başkanı ve daha üst düzey kamu görevlilerinin atama, naklen atama ve görevden alma işlemleri hakkında açılan iptal davaları.
f) İmar planları, parselasyon işlemlerinden kaynaklanan davalar.
g) Tabiat Varlıklarını Koruma Merkez Komisyonu ve Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunca itiraz üzerine verilen kararlar ile 18/11/1983 tarihli ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanununun uygulanmasından doğan davalar.
h) Maden, taşocakları, orman, jeotermal kaynaklar ve doğal mineralli sular ile ilgili mevzuatın uygulanmasına ilişkin işlemlere karşı açılan davalar.
ı) Ülke çapında uygulanan öğrenim ya da bir meslek veya sanatın icrası veyahut kamu hizmetine giriş amacıyla yapılan sınavlar hakkında açılan davalar.
i) Liman, kruvaziyer limanı, yat limanı, marina, iskele, rıhtım, akaryakıt ve sıvılaştırılmış petrol gazı boru hattı gibi kıyı tesislerine işletme izni verilmesine ilişkin mevzuatın uygulanmasından doğan davalar.
j) 8/6/1994 tarihli ve 3996 sayılı Bazı Yatırım ve Hizmetlerin Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkında Kanunun uygulanmasından ve 16/7/1997 tarihli ve 4283 sayılı Yap-İşlet Modeli ile Elektrik Enerjisi Üretim Tesislerinin Kurulması ve İşletilmesi ile Enerji Satışının Düzenlenmesi Hakkında Kanunun uygulanmasından doğan davalar.
k) 6/6/1985 tarihli ve 3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanununun uygulanmasından doğan davalar.
l) 3/7/2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununun uygulanmasından doğan davalar.
m) Düzenleyici ve denetleyici kurullar tarafından görevli oldukları piyasa veya sektörle ilgili olarak alınan kararlara karşı açılan davalar.” kuralına yer verilmiştir.
2577 sayılı Kanun’un “Temyiz dilekçesi” başlıklı 48. maddesinin 6. fıkrasında, temyizin kesin bir karar hakkında olması hâlinde, kararı veren merciin temyiz isteminin reddine karar vereceği; ilgili merciin bu kararına karşı tebliğ tarihini izleyen günden itibaren yedi gün içinde temyiz yoluna başvurulabileceği; aynı maddenin 7. fıkrasında ise, temyizin kesin bir karar hakkında olduğunun anlaşılması durumunda, altıncı fıkrada sözü edilen kararın dosyanın gönderildiği Danıştay’ın ilgili dairesince kesin olarak verileceği kurala bağlanmıştır.
Dava dosyasının incelenmesinden; … Anonim Şirketinde mühendis olarak gizlilik dereceli projelerde çalışan davacı hakkında söz konusu şirket tarafından kişi güvenlik belgesi düzenlenmesi istemiyle davalı idareye yapılan başvuru üzerine yaptırılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması devam ederken şirket tarafından davacının anne ve babası hakkında FETÖ/PDY kapsamında yapılan soruşturma bulunması hasebiyle iş akdinin feshedildiği bu kapsamda şirket tarafından davalı idareye gönderilen 14/09/2020 tarihli yazı ile davacının işten ayrıldığı belirtilerek işlemlerinin sonlandırılmasının istenilmesi akabinde kişi güvenliği belgesi düzenlenmesi sürecinin sonlandırıldığı, bunun üzerine de davacı tarafından hakkında kişi güvenlik belgesi düzenlenmemesine ilişkin işlemin iptali ve mahrum kaldığı parasal haklarının iadesi istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı, … İdare Mahkemesi’nce davanın reddi yolunda verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı karara karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun, … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla kesin olarak reddedildiği; davacı vekili tarafından Danıştay’a hitaben verilen 27/01/2022 tarihli dilekçe ile … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin anılan kararının temyizen incelenerek bozulmasının istenildiği anlaşılmaktadır.
Bu kapsamda, uyuşmazlığın yukarıda bahsedilen mevzuat uyarınca temyize tabi olup olmadığının belirlenebilmesi için işlemin hukuki niteliğinin ortaya konulması gerekmektedir.
Davalı idareden talep edilen kişi güvenlik belgesine ilişkin düzenlemelerin yer aldığı 5202 sayılı Savunma Sanayii Güvenliği Kanunu’nda ve anılan Kanun’a dayanılara çıkarılan, 04/06/2010 tarih ve 27601 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Savunma Sanayii Güvenliği Yönetmeliği’nde yer alan düzenlemeler incelendiğinde, söz konusu belgenin gizlilik dereceli bir bilgiyi, belgeyi, projeyi veya malzemeyi, ancak görevi gereği öğrenme ve kullanma sorumluluğu bulunan ve gerekli gizlilik derecesini haiz işlerde çalışanlar hakkında düzenlendiği, belirli sürelerle yenilendiği, söz konusu belgenin düzenlenmesi aşamasında güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapıldığı ve belgenin iptal nedenlerine ilişkin hususların düzenlendiği görülmektedir. Bu kapsamda kişi güvenliği belgesinin gizlilik dereceli işlerde çalışanlar için özel olarak düzenlendiği, söz konusu belgenin düzenlenmemesinin veya iptalinin sonucunun ise sadece o işe yönelik olarak çalışamama neticesini doğuracağı, belirli bir meslekten çıkarılma sonucunu doğurmayacağı kuşkusuzdur.
Bölge idare mahkemelerinin hangi davalar hakkında verdikleri kararların temyiz edilebileceği 2577 sayılı Kanun’un 46. maddesinde tahdidi olarak sayılmış olup, davacı hakkında kişi güvenlik belgesi düzenlenmemesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davanın bu kapsamda değerlendirilemeyeceği; Bölge İdare Mahkemesi’nce istinaf başvurusu üzerine verilen kararın kesin olduğu açıktır.
Bu itibarla, istinaf incelemesi üzerine kesin olarak verilen kararlar aleyhine temyiz isteminde bulunulması hukuken mümkün olmadığından, … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yönelik temyiz isteminin incelenmesine hukuki olanak bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin iadesine,
3. Kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 14/09/2022 tarihinde oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X)- KARŞI OY:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “İstinaf” başlıklı 45. maddesinin 6. fıkrasında, Bölge İdare Mahkemelerinin 46. maddeye göre temyize açık olmayan kararlarının kesin olduğu; “Temyiz” başlıklı 46. maddesinde, Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile Bölge İdare Mahkemelerinin bu maddede sayılan davalar hakkında verdikleri kararların Danıştay’da temyiz edilebileceği; “Temyiz dilekçesi” başlıklı 48. maddesinin 6. fıkrasında, temyizin kesin bir karar hakkında olması halinde kararı veren merciin temyiz isteminin reddine karar vereceği; aynı maddenin 7. fıkrasında ise, temyizin kesin bir karar hakkında olduğunun anlaşıldığı hallerde altıncı fıkrada sözü edilen kararın Danıştayın ilgili dairesince kesin olarak verileceği, kurala bağlanmıştır.
2577 sayılı Kanun’un yukarıda aktarılan maddeleri gereğince belirli bir mesleğin icrasına yönelik olarak mesleki faaliyetin yapılmasını engelleyen idari işlemler hakkında açılan davalarda verilen kararlardan hangisinin, 2577 sayılı Kanun’un 46/1-(c) maddesi uyarınca temyize tabi olup olmadığının ortaya konulması gerekmektedir. Bu doğrultuda uyuşmazlıkta davacı hakkında çalıştığı şirket tarafından davalı idareye yapılan kişi güvenlik belgesi düzenlenmesi yönündeki başvuru akabinde süreç devam ederken şirketin ilgilinin anne ve babası hakkında açılan soruşturmayı öğrenmesi sonucunda iş akdinin 11/09/2020 tarihinde feshedildiği, fesih sonrasında da şirket tarafından davalı idareden kişinin işten ayrıldığı belirtilerek belge düzenlenme sürecinin iptalinin talep edildiği, akabinde de davalı idare tarafından sürecin sonlandırıldığı görülmektedir.
Bu kapsamda davacının iş akdinin feshi üzerine gizlilik dereceli işlerde çalışamaması sonucunun doğmasına sebep olan dava konusu işlemin belirli bir alanda mesleki faaliyetin icrasının engellenmesine neden olduğu görüldüğünden bu işlemin iptali istemiyle açılan davanın 2577 sayılı Kanun’un 46. maddesinde sayılan davalar arasında yer aldığı, temyizen incelenerek bozulması istenen Bölge İdare Mahkemesi kararına karşı temyiz yolunun açık olduğu sonucuna varılmaktadır.
Yukarıda açıklanan nedenle, davacının temyiz isteminin incelenmesi gerektiği oyu ile Daire kararına katılmıyorum.